VİŞNE SUYU İLAÇ MI?

Metin Münir, Milliyet’teki köşesinde, Hürriyet’in “Kireçlenmeye karşı vişne suyu” haberini eleştirdi. Münir, “Çoktan beri gördüğüm en dandik haber” diye nitelediği haber için özetle şunları söylüyordu:

“Yaptığım küçük bir araştırma şu gerçekleri ortaya çıkardı; Vişne suyunun kireçlenmeye iyi geldiği iddiası Amerikan Kiraz Pazarlama Enstitüsü tarafından ortaya atıldı. Hürriyet’in yazdıklarına benzer iddialarda bulundular. Ama bu iddiaları kanıtlayacak klinik araştırma gösteremediler. Daha doğrusu, gösterdikleri araştırmaların hemen hepsi kendileri tarafından yaptırıldığı için bilimsel inanılırlıktan yoksundu. Ama reklama devam ettiler.

Bunun üzerine Ekim 2005’te Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) 29 vişne ve pazarlama şirketine uyarı mektubu yolladı. FDA devreye girdi çünkü vişnenin bazı hastalıklara iyi geldiğini söylemek onu ilaç sınıfına sokmaktır.”

11 Haziran’da yayınlanan “vişne suyu” haberini, Hürriyet Roma Temsilcisi Reha Erus yazmıştı. Erus’a, Münir’in eleştirisini sordum. O da haberini savundu; geniş bir okuyucu ve izleyici kitlesi olduğu için İtalya’da yayınlanan sağlık haberlerini dikkatle taradığını vurguladı. Erus, “Kireçlenmeye karşı vişne suyu” haberinin öyküsünü şöyle özetledi:

“Vişne suyu haberi ilk olarak Di Piu adlı haftalık kadın dergisinde çıktı. İlginç buldum. Çünkü Türkiye özellikle yaz aylarında vişne suyu tüketen ülkeler arasında birinci sırayı alıyor.

Sonra İtalya’nın en saygın ekonomi gazetesi ‘İl Sole 24 Ore’nin sağlık sayfasında aynı haberin ayrıntılarına rastladım. 31Mayıs’ta çıkan ve Silvia Soligon imzasını taşıyan haberde vişne suyunun kireçlenme ve ağrılarına iyi geldiği yazılmıştı. Bu konuda ABD’deki Portland Üniversitesi’nde yapılan araştırmanın San Francisco’da bulunan Amerikan Spor Hekimliği Koleji’nde düzenlenen konferansta gündeme getirildiği belirtiliyordu. Bu haberi de görünce tercüme ederek Hürriyet’e geçtim.

Vişnenin efektif bir ilaç olmadığı doğru ancak faydalı bitkiler arasında olduğu da kanıtlanmış durumda. Tıpkı soğan, sarmısak, badem, domates, kırmızı biber, ada çayı, bin derde deva brokoli, avokado gibi. Hürriyet okurlarını bilgilendirmek için vişne suyu ile ilgili haberi yazdım.”

Reha Erus, sözünü ettiği İtalyan dergi ve gazetesindeki haberleri de gönderdi. Ancak haberin orijinalini görebilmek için araştırmanın ABD’de yapılmış olduğundan hareketle oradaki kaynakları taradım.

Evet, yeni yapılmış böyle bir araştırma vardı. Oregon Üniversitesi’nden Kerry Kuehl, araştırmasını Spor Hekimliği Konferansı’na sunmuş ve hemen ardından 30 Mayıs’ta birçok internet sitesinde yayınlanmıştı araştırmanın haberi. (http://choosecherries.com/Uploads/Documents/8588632732022580808.pdf) Hatta çoğu sitede Amerikan Kiraz Pazarlama Enstitüsü’nün web sayfası kaynak gösteriliyordu.

Haluk Bilginer’den düzeltme

“Bilginer: "Ben o topa girmem" başlıklı haberde “Sahnelediği oyunun ardından tiyatro salonuna bağlı kafeye geçen Bilginer, burada adının aşk dedikodularına karıştığı oyuncu Evrim Alasya ile bir araya geldi” diye yazılmıştı. Sanatçı Haluk Bilginer, 1 Haziran’da çıkan bu habere avukatı aracılığıyla yanıt gönderdi. Düzeltme metni özetle şöyle:

“Haluk Bilginer ve eşi Aşkın Nur Yengi Bilginer, spekülasyonların önlenmesi amacıyla, müştereken ayrılık kararı verdiklerini ve üçüncü kişilerin bu kararda etkisinin olmadığını basına açıklamış olmalarına rağmen, gazete gerçeğe aykırı yayın yapmıştır.

Gazete, gösterimi devam eden ‘Antonius ve Kleopatra’ adlı oyunda müvekkilimin sadece rol arkadaşı olan Evrim Alasya’nın da adını kullanarak, uydurma ‘aşk dedikodusu’ haberine gerçeklik duygusu kazandırmaya çalışmıştır. Tiyatro oyununda birlikte rol alanların, oyun öncesi ve sonrasında tüm kadro ile birlikte, tiyatro salonunun bir parçası olan kafede ve aynı masada oturmasına, kurmaca yöntemlerle farklı anlamlar yüklemek ve bu türden bir habere konu etmek, olsa olsa hayal gücüyle açıklanabilir.

Gazetede yer alan haberler, bütünlüğü itibarıyla Haluk Bilginer ve ailesinin kişilik haklarını zedelemiş, okurda yanlış intiba oluşmasına neden olmuş ve adları haksız yere karalanmıştır.”

 

İrlanda’nın teşekkürnamesi

“Osmanlı’dan İrlanda’ya gıda yardımının rotası saptandı” başlıklı haberde, İrlandalı yerel tarihçi Brendan Matthews’un, 1847’de İrlanda’da yaşanan patates kıtlığı döneminde bu ülkeye gemilerle gıda yardımı gönderildiğine dair yeni kanıtlar bulduğu bilgisi veriliyordu. Eski bakanlardan Bülent Akarcalı, bu haberle ilgili bir bilgi notu iletti:

“1984’ de Avrupa Konseyi’ne gittiğimizde İrlandalı MV’lerinden çok yakınlık görmüştük. Kayıtsız şartsız doğru yanlış her konuda Türkiye’ye destek veriyorlardı. Bu tavırlarının kaynağı haberde geçen hikâye idi. Çünkü sonra araştırınca en önemli kanıtın Osmanlı arşivlerinde bulunduğunu öğrendim. Bu kanıt bizzat İrlandalı önde gelen kişiler tarafından hazırlanıp Osmanlı Padişahına gönderilen bir teşekkürnamedir. Bir kopyası bugün Başbakanın Dolmabahçe’deki ofisinde, odasına girerken sağ duvarda asılı bulunmaktadır. Hürriyet Okurlarının bunu bilmesinde yarar var.”

 

Okurdan kısa kısa:

Aziz Naci Doğan: 11 Haziran’daki Seyahat ekinde “İki Göl Arasında Şanslı Makedon Kasabası: Resne” başlıklı yazının altında Resneli Niyazi Bey’i anlatırken "geyik muhabbeti" ve "Ne şehittir ne gazi" deyimlerine yapılan gönderme gülünç ve yakışıksızdı. "Niyazi Bey’in öldürülme nedeninin karanlıkta kaldığı" savı gerçek dışıdır. Avlonya Limanı’nda kendisini İstanbul’a götürecek vapuru beklerken Esat Toptani ve İsmail Kemal gibi Arnavut ayrılıkçılarının tuttuğu adamlar tarafından sırtından vurularak öldürülmüştür Niyazi Bey. Bu saygın “Hürriyet Kahramanı” şehit edilmiştir. 

Muammer Özkoca / Aylin Ordu / T. Özyaman: 18 Haziran günü Hürriyet’in birinci sayfasında "İlköğretim kurasından 280 bin TL" başlıklı haberiniz yayınlandı. Haberde 5.727 kişinin kuraya katıldığı, katılım bedelinin kişi başına 500 TL olduğu yazılıydı. Bu durumda 5.727 x 500 = 2.863.500 TL gelir yapar. 50 kişi ücretsiz alındığına göre öğrenci başına 2.863.500 / 50 = öğrenci başına 57.270 TL para alındığı anlamına gelir. Bunun neresi ücretsiz?

Mehmet Pehlivan: Gazetede şans oyunları sonuçları düzenli yayınlanmıyor. Oyun bayii bana yakın değil ama gazete bayii yakın. Sonuçlara bakmak için Hürriyet alıyorum bazen oluyor bazen olmuyor. Ya her çekiliş düzenli bir şekilde olsun her zaman bakayım. Ya da hiç yayınlanmasın ben de hiç bakmayayım.

Ahmet Koşar: “Masaj yatağında mamografi” haberini önce Hürriyet internette verdiniz; çok önemsemiş olmalısınız ki, 16 Haziran’da da gazetede yayınladınız. Sizi kutlarım! Adını sanını haberin hemen girişinde verdiğiniz, konforunu övdüğünüz hastanenin reklamı bundan iyi yapılamazdı. Ama habercilik neresindeydi bu satırların?

Prof. Dr. Nihat Sapan: THY’nin bulundurduğu ya da bulundurmadığı gazete sorunu halen devam ediyor. Uçakta ülkeye dönerken arka sıralardaysanız; Hürriyet, Milliyet vb. gazeteler kalmıyor. Nedense dünyaya reklam veren THY bu sorunu çözemiyor. 

Ziya Şefik Atun: Hürriyet gazetesinin internet sitesinde şehit haberinin verildiği sayfada reklâmlar da yer almaktadır. Şehit haberleri ve toplumu derinden etkileyen haberlerin verildiği sayfalara reklam konulmasının doğru olmadığını düşünüyorum.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 25 HAZİRAN 2012

Diğer Haberler

Okur Görüşleri

Görüş Bildir

Endişelenme! E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar doldurulmalıdır (*).