TEKZİP VE ADALET DUYGUSU

“Hatay’da silah yüklü TIR sırrı” başlıklı haber, İnsani Yardım Vakfı (İHH) yöneticilerini kızdırmış. Tekzip yayınlatma başvuruları önce İstanbul 33. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından uygun görülmemiş. Karara itiraz etmişler. Bu kez İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmiş.

Açıklama göndermek yerine yargı yoluna başvurmaları hakları elbette. Ancak metni okuyunca mahkemenin böyle bir tekzip metnini nasıl kabul ettiğini anlamakta güçlük çektim doğrusu. Çünkü metin, haberdeki iddialara yanıt vermekten çok Hürriyet’e yönelik suçlamalarla dolu. Haberin “karanlık amaçlara hizmet ettiğini” ve “kamuoyunu kasten yanlış yönlendirmek suretiyle, vakfı ve faaliyetlerini karalama amaçlı olduğu”nu öne sürüyor İHH.

Oysa habere yanıt vermek için “Hatay ve Adana’da aranan silah yüklü TIR’lar ile vakfın ilgisi olmadığını” bir cümleyle belirtmek yeterliydi. Bunu yapmak yerine 33 satırdan oluşan, bir A4 sayfası uzunluğunda tekzip metni göndermişler. Tekzibi gören, haberin de aynı uzunlukta olduğunu düşünebilir.

Halbuki 2 Ocak tarihli Hürriyet’te yayımlanan haber çok kısa. Üstelik haberin başlığında falan değil içindeki üç cümlede geçiyor İHH’nın adı. “TIR’ın İHH’ya ait olduğu ileri sürüldü” deniyor, hemen ardından da “Vakıf yetkilileri ise TIR’ın kendilerine ait olmadığını belirtti” diye ekleniyor. Yani suçlama ve vakfın yanıtı birlikte verilmiş haberde.

Hürriyet’in habercilikten farklı bir amacı olsa niye yanıtlarını da koysun habere? Ayrıca İHH, 15 Ocak’ta “El Kaide’ye 28 gözaltı” haberindeki fotoğrafla ilgili açıklama yapmış, ben de Okur Temsilcisi köşesinde yayımlamıştım. İHH için “karanlık amaçlar” olsa açıklamalarına bu gazetede yer verebilir miydim?

Kendilerine haksızlık yapıldığını söyleyenler, başkalarına karşı adalet duygularını yitirmemeli. Hele de bir “insani yardım” kuruluşu yönetiyorlarsa…

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 26 TEMMUZ 2014

Diğer Haberler

Okur Görüşleri

Görüş Bildir

Endişelenme! E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar doldurulmalıdır (*).