OKURA SAYGI ÇAĞRISI

“Dekolte krizi” nedeniyle geçen hafta yazdığım Sabah okurlarının bilme hakkı başlıklı yazıma, Sabah gazetesi ombudsmanı İbrahim Altay, gazetesinde "Ombudsman nasıl çalışmalı" başlıklı bir yazıyla yanıt verdi. 

Yazımda Sabah okurları için dile getirdiğim “bilme hakkı”, elbette Hürriyet okurları için de ihmal edilmemeli. Bu nedenle hurriyet.com.tr’deki “Okur Temsilcisi” sayfasına Altay’ın bana yönelttiği eleştirileri içeren “Ombudsman nasıl çalışmalı” başlıklı yazısının linkini koydum. Keşke gazetede yer sorunu olmasa da o yazının tamamını bu köşede de yayımlayabilsek!

Böylece Hürriyet okurları benim yazımla Altay’ın yanıtını birlikte okuyarak, iki farklı görüşü daha sağlıklı ve daha nesnel değerlendirme olanağı bulabilecekler. Sabah’ın da benim yazımın tamamını benzer yöntemle kendi okurlarına duyurmasını diliyorum. Okurun bilme hakkına saygı öncelikle bilgi vermeyi gerektirir bence.

Tabii bu iki yazıya ek olarak, Sabah’ınTaksim Gezi Parkı’nda ışığı sönen habercilik başlıklı eleştirisinin ardından işten attığı ombudsmanı Yavuz Baydar’ın T24’te yayımlanan konuyla ilgili yazısını da okumakta yarar var. Sabah’ın yayın ilkeleri olduğu ortaya çıktı başlıklı yazısında, “Sabah’ta dokuz yıl ombudsmanlık yaptığım halde, gazetenin yayın ilkelerinden ben de açıkçası haberdar değildim” diye yazdı. Bu yazının da bağlantısını veriyorum; Sabah’ın, okurlarına bu yazıyı da duyurması gerektiğine inanıyorum.

Artık karar velinimetimiz olan okurların…

 

Bakladaki tehlike

Sahrap Soysal, Kelebek’teki “Bir yemek masalı” köşesinde yemek tarifleri yazıyor. 9 Ekim’de, adı bile lezzetini çağrıştıran “Etli baklalı çağla ezmesi” tarifi vermişti. Emre Çelik adlı okur, bu yemek için bir uyarıda bulundu:

“Bakla, glikoz-6-fosfat dehidrogenaz enzimi eksikliği olanlar için ölümcül. Bu hastalık, ülkemizde özellikle Akdeniz ve Ege bölgesinde çok yaygın. Favizm de denilen bu enzim eksikliğine sahip kişiler bakla yedikleri anda hemoliz anemi (alyuvarların yıkımı) geçirir. Maalesef biz bunu 20 aylık kızımızda yaşadık. 15 günlük iken yoğun bakımda dört gece geçirerek kan değişimi ile hayata tutundu. Bu konuda ülkemizde ciddi bir bilgi eksikliği var. Sizlerden ricamız bakla ile yapılan yemekleri paylaşırken bu durum hakkında bilgi vermeyi unutmamanız!”

Soysal’ın o köşede yiyeceklerin sağlığa etkisini belirtmesi pek mümkün değil. Ancak küçük bir araştırma, adını bakladan yapılan bir meze olan “fava”dan alan bu hastalığın ülkemizde ne kadar yaygın olduğunu görmeme yetti. O nedenle okurun bu önemli uyarısını buradan aktarmak zorunluluğu doğdu.

 

Baskısı bozuk gazete

İzmir’den yazan Serdar Çilek adlı okur, aldığı gazetenin baskısının bozuk olmasından yakınıyordu:

“Geçici bir sorun olduğunu düşünerek, düzeleceği umuduyla size şimdiye kadar yazmadım. Ancak iş yerim için İzmir’in Gaziemir semtinde aldığımız gazeteniz baskı konusunda çok kötü. Renkler birbirine geçmiş olarak çıkıyor. Gazetenin bazı bölümleri soluk. Lütfen özen gösterilmesini sağlar mısınız?”

Okurun sabah saatlerinde gelen bu yakınmasını dağıtımla ilgili arkadaşımız Müfit Utkusoy’a ilettim. Utkusoy’da vakit yitirmeksizin İzmir DPC Tesis Müdürü Hasan Erdemir’e aktardı. Erdemir, hemen okuru arayıp görüştü ve öğleden sonra yeni bir gazete göndererek, baskısı bozuk gazeteyi aldırdı.

Mesajın bu kadar hızlı karşılık bulması hem okuru mutlu etti hem de Okur Temsilcisi olarak beni. Hürriyet’in, iç mekanizmasının eleştirilere ne kadar açık ve çözüm üretme refleksinin ne kadar canlı olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Utkusoy ve Erdemir’e teşekkürler…

 

Okurdan kısa kısa:

Nezih Akkutay: 1 Ekim’de, Kübalı boksör Solis’in dünya şampiyonu olması halinde bir ABD’linin dışında tarihin tek şampiyon boksörü olacağı yazılı. Şu anda WBA, WBC, WBO ve IBF’in şampiyonları Ukraynalı Klitschko kardeşler. Tarihe bakarsak, örneğin Alman Max Schmeling, Joe Louis’i yenerek, İsveçli Ingemar Johansson , Peterson’u yenerek dünya ağır siklet şampiyonu oldu.

Tülay Akhan: 1 Ekim’de Kelebek’te çıkan söyleşide, “Yok böyle bir kız” oyununu sahneleyen Damla Çercisoğlu eski oyuncuların isimlerini verip “İstediğim gibi olmadı değiştirdim” diyerek onları rencide edeceğine, “Biz emeğin karşılığını vermedik, paralarını alamadılar ayrıldılar” demeliydi. Önceki oyuncularla röportaj yapın aslını öğrenin.

Kaan Berkkan: 7 Ekim’de, “Kaza içinde kaza: Bir polis şehit” haberinde bir kez bile “İstanbul” kelimesi geçmiyor. Oysa bir haberde en önemli unsurlardan biridir nerede olduğu. Ama doğru ya! Dünya İstanbul’un etrafında dönüyor; Sokak, cadde isimlerinden olayın İstanbul’da geçtiğini anlamak zorundayız!

Yetkiner Mayda: Hürriyet Ankara’da 19 Ekim’de çıkan “Tarihi Samanpazarı dokuz aydır dokuz doğuruyor” haberindeki altyapı çalışmasını yapanlar veya yapmayanlar uzaylı mı? Hangi belediye?

Not: Bu unsur haberde eksik kalmış. Sorumlu, Ankara Büyükşehir Belediyesi.

Sezer Ergin: 15 Ekim’de ana gazetede “İkinci Kattan Kavgaya Atladı” haberinin spotunda “..bir genç balkondan kavgaya atlıyor ama dayak yiyen kendisi oluyor” yazıyor. Fakat aynı gün Çukurova ekinizde aynı haberin başlığı “Kaza yapan şoförü balkondan atlayıp dövdü”. Ana gazeteye göre dayak yemiş, Çukurova ekine göre dövmüş bu genç. Sanırım biri yanlış.

Not: Başlık ve spotların çelişmemesi gerekir. Balkondan atlayan bu genç, önce şoförü tekmelemiş, yumruklamış; sonra kendisi de bir yumruk yemiş.

Hakan Canbaş: Gazetede ünlü astrolog Susan Miller’ın haftalık tavsiyeleri yayınlanıyor. 18 Ekim’de ay tutulmasının Boğa burcunda olacağını yazmış. İlgilenenler bilir ki, bu ay tutulması Boğa’da değil Koç burcundadır(ve önemlidir) . Miller’ın bu hatayı yaptığına inanmam, başka bir açıklaması vardır.

Ömer Seyfettin Çelik: 13 Ekim’de Hürriyet Pazar’da Naci Cem Öncel’in “Tüm İnsanlar Halifedir” başlıklı yazısındaki fotoğrafta bulunan “Sultan Abdülmecid” ifadesi yanlıştır. Çünkü 1 Kasım 1922’de saltanat kaldırılmış ve Abdülmecid Efendi TBMM kararıyla halife ilan edilmiş; 3 Mart 1924’e kadar halife olarak görev yapmıştır. Hiç tahta oturmamış, sultanlık yapmamıştır.

Orkun Levent Boya: Bazı köşe yazarlarının yazılarının yanında elektronik posta adresleri mevcutken bazılarında yok. Hani bir yazısı hakkında görüş bildireceksin, “Şu da vardı” diye dikkat çekeceksin ama ulaşamıyorsun. 

Durkan Barutçu: Futbol maçlarının neticelerini verirken, futbolcuların isimlerini, kaç yıldızlık oynadıklarını, hakemlerin isimlerini, sarı kartların, kırmızı kartların dakikalarını yazıyorsunuz da bir tek teknik direktörlerin isimlerini yazmıyorsunuz. Spor servisini uyarsanız da meraktan kurtulsak.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 21 EKİM 2013

Diğer Haberler

Okur Görüşleri

Görüş Bildir

Endişelenme! E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar doldurulmalıdır (*).