M4D 2019 Medya İzleme Raporu yayınlandı


Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun “Civil Society Facility and Media Programme” kapsamında finanse ettiği ve Gazeteciler Cemiyeti Derneği tarafından yürütülmekte olan “Demokrasi için Medya, Medya için Demokrasi Projesi” (M4D) kapsamında hazırlanan 2019 Medya İzleme Raporu” yayınlandı.

M4D Projesi, demokrasinin güvencesi olarak Türkiye’de çoğulcu medya ve özgür basının güçlendirilmesini, gazeteciler arasında dayanışmanın kuvvetlendiği ve gazetecilerin kendini güvende hissettiği bir zeminin oluşturulmasını hedefliyor.

2019 Medya İzleme Raporu, proje kapsamında hazırlanan dörder aylık dönemler halinde hazırlanan medya sektörü incelemelerine dayanıyor. Rapordaki veriler, açık kaynaklardan ve Gazeteciler Cemiyeti Özgürlük için Basın (ÖiB) projesi kapsamında hazırlanan aylık raporlardan derleniyor. Özellikle yazılı ve görsel medyaya yansımış olaylar rapora alınıyor. Rapordan iki bölüm şöyle:

              SETA raporu

2019 yılında medya dünyasının gündemine bomba gibi düşen gelişmelerden biri uluslararası medya kuruluşlarında görev yapan ya da yazılarıyla bu kuruluşlara katkı sunan gazetecilerle ilgili hazırlanan SETA raporuydu.

“Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları” isimli rapor gazetecileri fişleyen bir çalışma olarak basın tarihindeki yerini aldı. 196 sayfalık rapor SETA ekibinden İsmail Çağlar, Kevser Hülya Akdemir ve Seca Toker tarafından hazırlandı. BBC Türkçe, DW Türkçe, VOA Türkçe, Sputnik Türkiye, Euronews Türkçe, Independent Türkiye ve CRI Türk’te gorevli gazeteciler hakkında ayrıntılı özgeçmiş ve sosyal medya paylaşımlarının sıralandığı raporda “hükümet karşıtı” gibi tanımlamalar yapıldı.

Raporda, uluslararası medya kuruluşlarının Türkiye’deki gelişmelere bakışlarını, gazeteciler üzerinden denetim kurulması ve hatta kişisel sosyal medya hesaplarına müdahalede bulunulma çağrısı yapılması, ifade özgürlüğü açısından kabul edilemez olarak değerlendirildi. Gazeteciler Cemiyeti, DİSK Basın-İş Sendikası, ÇGD, TGC, TGS, Haber-Sen, TYS, RSF, Gazeteci Dayanışma Ağı yanı sıra siyasi partiler, barolar ve Avrupa Komisyonu, SETA Raporuna tepki gosterdi.

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, “Meslektaşlarımızın Türkiye gelişmelerini dünya kamuoyuna aktarmadaki üstün gayretleri takdir edileceğine, fişlenmeleri ve hedef gösterilmeleri üzüntü vericidir. Bu utanç verici çalışmayı bir düşünce kuruluşunun yapması, yayınlaması ayrıca çok düşündürücü ve irkilticidir. Kınıyoruz” sözleriyle endişesini dile getirdi.

 SETA Raporu’nda adı gecen bazı gazetecilerin iş akitlerine son verilmesi endişeleri arttırdı.

Ağustos ayında Basın İlan Kurumu’nun (BİK) 36 kişilik Genel Kurul yapısındaki 12 kişilik Hükümet Grubu’na yeni isimler atandı. Atanan kişiler arasında uluslararası medya kuruluşlarında görev yapan gazetecileri hedef gosteren SETA Direktörü ve Rapörtörü görevindeki isimler olması tepkilere yol açtı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu 12 üyeyi atamadan önce BİK Genel Müdürlüğü’ne de Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Kurulu üyesi ve SETA Koordinatoru Burhanettin Duran’ın kardeşi Rıdvan Duran’ı getirmişti.

Eylül ayında ise Basın İlan Kurumu’nun (BİK) Genel Kurulu’na RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin “hükümet temsilcisi” üye olarak atandı. Bu atama RTÜK Kanunu’na aykırı olarak nitelendirildi ve gorevden ayrılması gerektiği konusunda eleştiri sesleri yükseldi.

RTÜK üyesi Faruk Bildirici, Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Kurulu’nda ve TÜRKSAT’ın yönetim kurulunda üyelik görevi üstlendiği için RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin’in “RTÜK’teki görevlerinden çekilmiş sayılması” için TBMM ve RTÜK Başkanlığı’na dilekçe verdi. Faruk Bildirici, Şahin’in “etik ve yasa dışı” durumu nedeniyle RTÜK’teki görevinin düştüğünü belirtti. Bildirici, “düzenleyici ve denetleyici kurumların üyeleri kamu kurum ve kuruluşları ile sermayesinin yarıdan fazlası devlete ait kurum ve kuruluşlar tarafından yönetilen şirketlerin yönetim kurullarında ‘kurumun görev alanıyla ilgili olmaması kaydıyla’ görevlendirilebileceklerini” açıklayarak, “Oysa BİK ile TÜRKSAT, RTÜK’ün görev alanıyla ilgili alanlarda faaliyet göstermektedir. Bu da çıkar çatışması doğmasına neden olmaktadır” dedi.

Faruk Bildirici olayı

Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici, 2019 yılında gazetecilere yönelik hak ihlallerinden doğrudan etkilenen isimlerden birisi oldu. Bildirici, Mart ayında 27 yıldır görev yaptığı Hürriyet gazetesine veda etmek zorunda kaldı.

Temmuz ayında TBMM’de CHP kontenjanından RTÜK üyesi secilen Faruk Bildirici’nin üyeliği Ekim ayının sonunda AKP ve MHP üyelerinin oylarıyla ikiye karşı altı oyla RTÜK kurul toplantısında düşürüldü. Üyelikten düşürülme gerekçesi olarak Bildirici’nin kanuna aykırı eylem ve açıklamaları gosterildi.

Üst kurul, Bildirici’nin hem siyasi tarafsızlığını hem de RTÜK’ün düzenleyip denetlemekle yükümlü olduğu medya hizmet sağlayıcılara karşı tarafsızlığını yitirdiğini, Üst Kurul toplantılarının gizliliğini ihlal ettiğini, yargı kararlarına muhalefet ettiğini ve Üst Kurul ile calışanları hedef aldığını iddia etti.

Bildirici ise yaşananlar karşısında hukuksuzluğun galip geldiğini, muhalefet yapmanın bedelini üyeliğinin düşürülmesiyle ödediğini belirtti. Bildirici, yaşanan tahammülsüzlüğü, hukuksuzluğu, antidemokratik kararı yargıya taşıyacağını açıkladı. Yapılan eylemle Bildirici, yaşanan sıkıntılı durumun 25 yıllık RTÜK tarihinde bir ilk olduğunu ve demokrasi açısından tehlikeli bir yol açtığını dile getirdi.

Bildirici’nin toplantıda üyeliğinin düşürülmesine CHP kontenjanından seçilen İlhan Taşcı ve HDP kontenjanından secilen Ali Ürküt itiraz etti.

Bu arada Bildirici’nin diğer kurumlardan da maaş ve görev almasını RTÜK Kanunu’na aykırı olduğu için eleştirdiği RTÜK Başkanı Ebubekir Şahin, TÜRKSAT Yönetim Kurulu üyeliğinden istifa etti.

   Raporun tam metni şu linkten okunabilir:

http://media4democracy.org/public/uploads/reports_4561472.pdf



Diğer Haberler

Okur Görüşleri

Görüş Bildir

Endişelenme! E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar doldurulmalıdır (*).

Takip Edin

Video

Okur Görüşleri