Sabah gazetesinin “Komşu’yu güldüren pot” başlıklı haberi, Hürriyet’in bir haberindeki isim yanlışlığını konu alıyordu. Hürriyet’te 24 Şubat’ta çıkan “Bakanların gaz mesajı” haberinde Tina Birbili, Yunanistan Çevre, Enerji ve İklim Değişikliği Bakanı olarak geçiyordu. Oysa Birbili, sekiz ay önce bakanlıktan ayrılmış, yerine Yorgo Papakonstantinu getirilmişti.

Bu yanlışlık haberde imzası olan Nuray Babacan’ı üzdü. Babacan, “Enerji Bakanı Taner Yıldız’ın, Yunan meslektaşı ile dostane mesajlaşması sıcak ve sevimli bir olaydı. Ancak bakanın ismini ararken Google ile yetinmemeliydim. Görevi bırakan eski bakanın ismini habere yazmak benim hatam” dedi. Hürriyet’teki yanlışlığın kısa öyküsü böyle.

Fakat öykünün tümünü yazmazsak hem Hürriyet hem de Sabah okurlarına haksızlık olur. Eksik bilgi vermiş oluruz. Zira Hürriyet’teki o haber, zincirin son halkasıydı.

Yanlışlıklar zincirinin ilk halkası Sabah’ta yer aldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın, Yunan bakanın araması üzerine doğalgaz vanalarının açılmasıyla ilgili sözleri 19 Şubat günü Sabah’ın manşetinde şöyleydi: “Komşu yalvardı vanaları açtık” !

Bu aslında zorlama bir ifadeydi; Yıldız’ın açıklamasında “yalvardı” gibi bir ifade yoktu. Nitekim aynı haber, Hürriyet’in ekonomi sayfalarında “Yunanlı bakan, ‘Zordayız’ dedi dayanamayıp gaz vanasını açtık” başlığıyla verildi. Doğrusu buydu.

Zaten bakan Yıldız da bu duruma üzülmüş olmalı ki, ertesi gün “Bazı gazetelerde görüyorum, rencide edici bir üslup taşınmış. Bu üslubu ben kullanmadım” açıklaması yaptı. Kastettiği gazete asıl olarak Sabah’tı ama bakanın bu “düzeltmesi” o gazetede kendine yer bulamadı maalesef.

Bakan Yıldız, Yunan meslektaşına açıklamasının orijinal metnini göndererek “Yalvardı demedim” diye bilgi verirken, Sabah’ın o haberinin iki ülke arasındaki ilişkilerde hasar yaratmaması için çaba harcıyordu.

O nedenle Sabah’ın önceki gün Hürriyet’teki isim yanlışlığından söz ettiği haberde yer alan “Hem bakanların hem de medyanın prestijini korumak amacıyla ilgili makamların ‘kimin kimi aradığına ve tam olarak ne konuşulduğuna’ ışık tutacak bir açıklama yapması bekleniyor” cümlesinin iki muhatabı var. “Kimin kimi aradığı” kısmı Hürriyet’i ilgilendiriyor. Sanırım bu konu açıklığa kavuştu yukarıdaki satırlarla.

“Tam olarak ne konuşulduğu” kısmının muhatabı ise Sabah. Sanırım o kısımla, yani 19 Şubat’taki “Yalvardı” haberiyle ilgili açıklama yapıp “bakanların ve medyanın prestijini kurtarmak” da Sabah’a düşer.Zira ne bakanların ne de komşunun o habere gülmediği ortada.

Not: Sabah’ın söz konusu iki haberinde Yunan bakanın adının farklı yazılması ve Hürriyet’teki ilk haberde “Yunanlı” başlığı olması da başka sorun.

 

Bıçaklı taraftar

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da yargılandığı davanın duruşması sırasında Çağlayan Adliyesi’nin önündeki taraftarlar arasında yaşanan gerginlik, “Taraftardan polise bıçaklı tehdit” başlığıyla haberleştirildi.

21 Şubat’ta spor sayfasında yer alan bu başlık, Fenerbahçeli taraftarları kızdırdı. Çok sayıda taraftar, bu haberi eleştiren elektronik ileti gönderdi. Bu iletilerde Özer Bulut, “haberin içindeki bilgiler haberin başlığının gerçek dışı olduğunu ortaya koyuyor” derken, Uğur Özker, “manipülatif haber” suçlamasında bulunuyor; Mustafa Deniz ise “Dünya ve memleket gerçeklerini sizden öğrendiğimi sanırken çok yanılmışım” diyordu. Diğer mesajlarda da aşağı yukarı benzer görüşler yer almıştı.

Gerçekten haberin başlığıyla içeriği örtüşmüyordu. “Bıçaklı taraftar” ile ilgili olarak haberde “Bir taraftar elinde bir bıçakla alanın bir tarafında bulunan taraftarlara doğru bağırırken, polisler bu kişiyi gözaltına alarak alandan uzaklaştırdı” diye yazılmıştı. Demek ki o taraftar, başlık ve spotta yazıldığı gibi polisi tehdit etmemişti!

Yine dava haberleri arasında yer alan “Acar Yıldırım ifade verdi” başlığı da doğru değildi. Acar Yıldırım sanık olarak değil, sanıklardan Aziz Yıldırım’ın kardeşi olması nedeniyle izleyici olarak duruşmaya gitmişti.

Fenerbahçeli Mehmet Topuz’un sezon sonunda takımdan ayrılacağı yolundaki haber ise 23 Şubat’ta spor sayfasında yayımlandı. Topuz yaptığı açıklamada, haberi yalanladı ve “Bırakıp bir yere gitmek şöyle dursun, biz bu sezon tüm takım olarak, tüm Fenerbahçe camiası olarak bambaşka bir mücadele veriyoruz. Hiç ama hiç hak etmediğimiz bir sürecin mağduru olmuş durumdayız” dedi. Topuz’un bu açıklaması ertesi gün cevap hakkı kabul edilerek Hürriyet’te yayımlanmadığı için burada yer verme gereği duydum.

 

Yine alıntı sorunu

Maalesef bir kez daha Hürriyet’ten yapılan alıntılarda kaynak gösterilmemesi sorununa değinmek durumundayım. Dilerim, meslektaşlarım bu satırları, emeğe saygı ve bir yanlışa dikkat çekme çabası olarak değerlendirir.

“Ezra Pound’un kızı faşistlere savaş açtı” başlıklı haber, Sefa Kaplan imzasıyla 17 Ocak’ta Hürriyet’te çıktı. Ünlü şair Ezra Pound’un 86 yaşındaki kızı Mary De Rachewiltz, Casa Pound isimli neo-faşist grubun babasının adını ve şiirlerini istismar etmesini önlemek için mahkemeye başvurmuştu.

Aradan günler geçti. 19 Şubat’ta Habertürk’te, “Suça ilham olan edebiyat” başlıklı bir araştırma yayınlandı. Gülenay Börekçi’nin yazısında Hürriyet’in haberinin o yazıya “ilham verdiği” yolunda bir atıf yoktu.

Sefa Kaplan’ın ünlü romancı Virginia Woolf’un “takma sakalla İngiliz Deniz Kuvvetleri’ni oyuna getirdiği”ni anlatan 13 Şubat tarihli haberi de Sabah’ta alıntılandı. Emre Aköz, 19 Şubat’taki yazısında “Geçen haftanın çıktı haberi” diyerek, o konuyu işliyordu ama haberin nerede çıktığını yazmıyordu.

 

Okurdan kısa kısa:

Ayla Kırçıl: Kimya öğrencisi genç kızın intihar haberini niye verdiniz? Hani intihar haberleri, başkalarına örnek olmaması için yazılmıyordu? Bu haberi kaç genç kız okumuştur bilmiyorum. Ama ben okudum ve çok üzüldüm.

Hatice Ürkmez: Bugün (20 Şubat) gazetenizde bir haber gördüm; "İmdadına doktor hanım koştu". Bu hanım sözü yerli yersiz kullanılır oldu. Madem "Doktor kadın" demiyorsunuz, bari itfaiyeciler için de "itfaiyeci beyler" yazsaydınız.

Volkan Tümkor: 109 yıllık Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nü gazeteniz Beşiktaş Spor Kulübü olarak değiştirdi. Tebrik ederim. İlk okuduğumda hatadır dedim, ikincide hatadır dedim ama sizce de artık yeterli değil mi?

Tarık Konal: Dün Hürriyet’te (19 Şubat) “Avrupa ve Amerika’da ‘Hepimiz Yunanlıyız’ başlığı vardı. Bu kullanım yanlıştır. Yunanistan, Yunan ülkesidir. Bu ülkenin insanına "Yunanlı" değil "Yunan" denir; insanlarına "Yunanlar" denir. Bulgarlı, Türkmenli, Ermenili diyor musunuz? Bulgar, Türkmen, Ermeni diyorsunuz değil mi? Öyleyse "Yunanlılar" değil "Yunanlar" denmeli.

Asım Yelkenci: Kelebek’te (31 Ocak) ikinci sayfada kocaman bir fotoğraf vardı. Eski Başbakan Mesut Yılmaz’ın oğullarının açtığı restoran paket servisine başlamış! GS’nin eski yöneticilerinden Mehmet Cansun da tanıtım için fotoğraf çektirmiş. Bari restoranın telefonunu da verseydiniz, reklam eksik kalmış!

Savaş Yüksel: Ben Kıbrıs’ta yaşayan bir Samsunluyum. Maalesef gazetenizde Samsun hep taciz, tecavüz gibi haberlerle anılıyor. Merak ediyorum Samsun’da hiç mi olumlu bir gelişme olmuyor?

Mehmet Koyunoğlu: Gazetenizde yayınlanan hava sıcaklığı listelerinde hatalar oluyor. 19 Şubat tarihli Ankara ekinizde Ankara hava sıcaklığı -2/-12, hemen yanında Ankara ilçeleri 3/14 olarak gösterilmiş. Buna göre Ankara ilçelerinde adeta bahar havası. Olacak gibi değil!

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 27 ŞUBAT 2012

Diğer Haberler

Okur Görüşleri

Görüş Bildir

Endişelenme! E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar doldurulmalıdır (*).