1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
 20 Haziran 2002, Perşembe
 

KIRLANGIÇ YUVASI/81

KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK

Doğup büyüdüğüm kentin sokaklarında kaybolacağım hiç aklıma gelmezdi. Caddelerini, sokaklarını, hatta çıkmazlarını bile avucumun içindeki kıvrımlar kadar iyi biliyordum. Gözlerimi kapatsam bile yolumu bulabilirdim. Ne de olsa benim kentim, benim evimdi.

Yanıldığımı dört yıl kadar önce bizzat yaşayarak anladım, olabiliyormuş. İnsan, kendi kentinde kaybolabiliyormuş.

Kaybolduğumu kendime itiraf etmekte zorlandım. Nafile bir çabayla çırpındım, oradan oraya koşturdum. Olmadı, yolumu bulamadım. Ne yana gitsem bilmediğim bir caddeyle karşı karşıya kalıyordum. Aşina olduğum en küçük bir nirengi noktası bile bulamıyordum.

En ağır darbeyi, kaybolduğumu kabullenmekle değil, oradan geçen birine yol sormakla aldım. Okuldan dönen bir lise öğrencisiydi. ``Bu da kim?'' dercesine süzdükten sonra soruma soruyla yanıt verdi:

- Yabancı mısın?

Midemde bir acı duydum. ``Yabancı'', kendi kentimde yabancı! Ona anlatmak istedim. ``Ben bu kentte doğdum. Sonra başka kentlerde yaşadım. Kimi yıl hiç uğrayamadım, kimi yıl bir iki günlüğüne gelip geçtim. Ancak şimdi gezip dolaşacak zamanım oldu. Gördüm ki, bu kent çok değişmiş, çok büyümüş. Benim tanıyıp bildiğim bir yer olmaktan çıkmış.''

Kendimi engelledim. Henüz bir kente yıllar sonra dönmenin ne demek olduğunu anlayacak yaşta değildi. ``Yabancıyım'' dedim kestirmeden. Yolu tarif etti, uzaklaştı. Gösterdiği yoldan ilerlerken ``Yabancı mısın'' sorusu kulaklarımda çınlıyordu. Dehşet içindeydim. Tam anlamıyla dehşet.

Hani olur ya, dostlarınız vardır; her zaman bir köşede varolduğuna, her gittiğinizde azalmayan bir sıcaklıkla sizi kucaklayacağına eminsinizdir. Bir el uzatımı mesafededir, canınız istediğinde uzanırsınız, yerinde bulduğunuzda içinizi mutluluk kaplar. Güven duyar, kaldığınız yerden devam edersiniz.

Ben işte o kadim dostumu yerinde bulamamıştım. Gerçi yerindeydi, ama çok değişmişti. Ne ben onu tanıyabilmiştim, ne de o beni.

O akşam yerel bir televizyon kanalında canlı yayına çıktığımda sıkıntıyı hala üzerimden atamamıştım. Kendi kentimde kaybolduğumu, buna çok üzüldüğümü anlattım. Kentimle yeniden tanışıp, kaynaşmam gerektiği dersini çıkardığımı söyledim. ``Burada büyüyüp, kentten kopup gitmiş çok insan olsa gerek'' deyip, bir öneride bulundum:

- Türkiye'de her kent, karpuzuyla, kirazıyla, fıstığıyla övünür, yetiştirdiği meyvelerin adına festival düzenler. Gaziantep, yetiştirdiği insanlarla festival düzenlese, bu kentten doğup büyüyen sanatçılar, ressamlar, yazarlar ve diğer ünlüler gelseler nasıl olur? Böylece hem onlar kentleriyle yeniden buluşmuş olur, kent de kendi evlatlarıyla...

Ertesi gün, Gaziantep'in Şahinbey Belediye Başkanı Yaşar Ağyüz, destek verdi projeye. Hayata geçireceğini söyledi. Doğrusu o an inanamamıştım. Fakat Ağyüz, bu yıl söylediğini gerçekleştirip beni şaşırttı.

``Gaziantep değerleriyle buluşuyor'' adlı bir hafta düzenledi. Kendi adıma, ``Gaziantep evlatlarıyla buluşuyor'' denmesini tercih ederdim. Ağyüz, basın müşaviri Nesrin Gözükızıl ile böyle karar kılmış.

Öyle güzel, öyle farklı bir hafta yaşadı ki, Gaziantep, anlatmak zor. Bu kentte doğmuş, sonra kentten ayrılmış bir demet insandık biraraya gelen. Edip Akbayram, Ülkü Tamer, Zeynep Göğüş, Ahmet Ümit, Arif Erkin, Lütfiye Aydın, Suat Suna, M.Adil Yalçın,  Akif Dai, Yağmur Dai ve ben.

Söyleşiler, konserler, resitaller, paneller, sergiler, belgesel gösterimleri, farklı bir atmosferde geçti. Gaziantep'in evlatları, ürettiklerini kendi topraklarında sergilediler. Kent de evlatlar da mutluydu bu buluşmadan.

Edip Akbayram'ı hiç bu kadar keyifli görmemiştim. Türküleri, meydanda toplanan insanların üzerine ak güvercinler misali salarken yüzüne eşsiz bir gülümseme yerleşmişti...

20-26 Haziran 2002/Tempo


 
FRENLERİMİZİ BOŞALTIP DÜŞLERİMİZİ ORTALIĞA SALSAK
GONCASI RAFYALI GÜLLER
BÜTÜN HÜCRELERİNDE YAŞIYORDU ACIYI
HERKESİN NOSTALJİSİ KENDİNE GÜZEL
ÇIPLAK BEDENLERİ ŞİİRLE SARMAK
ORADA BİR PARK VARDI
BAK HELE NELER GELDİ ZELİŞ'İN BAŞINA
DOĞURGANLIĞA MI TAPALIM, AFRODİT'E Mİ?
ALÇAKÇA İŞLENMEYEN CİNAYET VAR MIDIR HAYATTA?
EŞİMİ ÖPERİM ÖPMEM SANA NE BE KADIN!
GÜVENLİ LİMANLARA SIĞINMAYI YEĞLEYENLER
SIRADAN ÖYKÜLER DE AĞLATIR
BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
BAKKAL DEFTERLERİ NE GÜZELDİ
TEK DOLARLIK KALPAZAN OPERASYONU
SORGU LABORATUVARINDAKİ DANSÖZ
NE VOLKANLAR TAŞIRIM İÇİMDE BİLİR MİSİN?
ÇOK ŞÜKÜR BENİM OĞLUM KATİL DEĞİL
DERİNDİ BALIKÇININ GÖZLERİ
ŞAİRİN KOKU ALAMADIĞI VAZİYETTEYİZ
YAHU BİR GÜZEL ÜTÜLÜYOR Kİ DONLARIMI SORMA
KADERİMİN PATRONU, RUHUMUN KAPTANIYIM
TENCERE ELİNDE KELEPÇELEDİLER GENÇ KIZI
DAHA NE KÖTÜLÜKLER GÖRECEK SABRİYE NİNE?
İLKELER NAZİKTİR HER DAİM SULANMAK İSTER
AH O KOCA MEMELİ KADIN!
DNA TESTİ YAPIN HAKİM BEY!
İKİ DUDAK ARASINA SIKIŞMIŞ KİMLİKLER
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞAYDI KUŞLAR
SANA KİRPİKLERİMİ BİRİKTİRDİM ALIR MISIN?
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDA 16 YILDIZIN İŞİ NE?
AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
AL YÜZÜĞÜM SENDE KALSIN
UÇAN LİDERLER KAÇAN KONGRELER
YES DE EMİNE HANIM
MÜDÜR BEYE NEDEN GÜNAYDIN DEMEDİN?
AŞKIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLADI HASTALIK
AYI KONSERVE YERSE
DÖNECEKSEN DÖN ARTIK VE GÖR OLACAKLARI
SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
EN BÜYÜK BAYRAM BİZİM BAYRAM
MEĞER SİLAHLAR NE KADAR GEREKSİZ ZERZEVATMIŞ
MEDET EY TSE, GETİR ŞU İŞE BİR STANDART
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM YENİ KAHRAMANLAR GELİYOR ESKİ YOLDAN
ÇARŞAFA BÜRÜNMÜŞ PARİSLİ KADININ KIVRAK YÜRÜYÜŞÜ
GÜNEŞİN ÜZERİNDE OYNAŞMADIĞI BİNADA OTURAN SİYASETÇİ
TÜRK ASKERİNİN KORE YOLCULUĞUNUN ÖYKÜSÜ
KÖKLERİNİ BU TOPRAKLARA SALANLAR DA KAÇIYORSA
YİNE KANI KANLA YIKAMASANIZ
ECEVİT, CALLAGHAN'IN 27 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLASA
ASKERLER SORGULANAMAZ DARBECİLER ASLA
DOKUNULAMAYAN KAPILARA SIKIŞMIŞ İNSANLIKLAR
CAMDAN ÖRÜLMÜŞ SINIRLAR KAFAYI VURUNCA ANLAŞILIR ANCAK
DİLERİM AİLE ALBÜMÜM SAHAFLARA DÜŞMEZ
OLAĞANLAŞAN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE KARŞI AĞLAMA SEANSLARI
BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
İSLAMİYETİN CAMİLERE ÇEKİLME VAKTİ GELDİ ÇATTI
NE AŞKLAR BİLİRİM GÖRKEMLİ İTİRAFLARA KURBAN GİTMİŞ
SANTİMETREKARECİ MEMDUH'UN UYANIK İŞLERİ
ÇIPLAKLIK SEVENLER GERÇEKLERİ DE GİYDİRMESELER YA
HİSSEDİLEN SICAKLIK VARSA HİSSEDİLEN ENFLASYON NİYE OLMASIN?
HANİ ALEVİLER LAİKLİKTEN YANAYDI?
BİR KURU GÜL KALMIŞTI ELİNDE
ŞİVE DİYENLER YARGILANSIN
ESSAH MI YANİ?
HERKES ŞEHİT HERKES KAHRAMAN
ÇETECİLER BAYRAĞI AŞAĞILADILAR
FOTOĞRAF TERÖRDEN GÜÇLÜ OLMASA...
ÖNGÖRÜLERİN BEREKETLİ TARLASI KURUDU
PKK İLE SAVAŞ KAZANILDI MI Kİ?
BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
CEP TELEFONU HIRSIZI ÇOCUKLAR KOĞUŞUNDA
TANRI AŞKINA! BU SİZİN DE ÜLKENİZ!
ERDOĞAN'A ÇOK KONUŞMA CEZASI VERİLMELİ
KANADALILAŞAN TÜRKÜN VİCDAN AZABINA ÖVGÜ
KENDİNİ ÇOĞALTARAK YAŞAMAK YA DA CENAZELER
OSMANLI SEVDASINDA DANSÖZÜN YERİ
EKRANDA SEVİŞEN TÜRK KIZINI TÜRKLER DESTEKLERSE!
KÖTÜLÜKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK YOKETME
TANRI BU ÜLKEYİ TESADÜFLERDEN KORUMASIN
KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
SANIRSINIZ TARİH BİR OYUNCAK
İNSANA YATIRIM YAPMANIN ALBENİSİ
ÇINARLAR AYAKTA ÖLÜR GAZETELER DE
DEREYATAĞINA EV YAPARSANIZ YIKILIR
HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
SEN HASTALIKLI KORUK GİBİSİN
DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
KAVUN KARPUZ MİSALİ SİYASET
ÖZKÖK: ÜNİFORMANIN ALTINDAKİ KİŞİLİK
NECDET TEKİN: PIRASA PROFESÖRÜ OLUR MU?
HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
AHMET VEFİK ALP: UÇUK PROJELER BAŞDANIŞMANI
DIŞ GÖREVDEN DÖNEN VEKİL
KOYUNLAR OTORİTEYE ÇAKTIRMADAN KARŞI ÇIKAR
TAHTERAVALLİDEN İNMENİN ZAMANI GELDİ
NABZA GÖRE ŞARKILAR
AKIP GİTMEKTEDİR SESSİZ HAYATLAR
GURKALAR EMRİNİZDE SAM AMCA
TARİHTEN İBRET ALMASI GEREKENLER
1 - 2
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr