1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda.  Haberlerin peşinden koştum; haber trafiği yönettim, söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım. Dokuz yıl boyunca sürdürdüğüm Hürriyet gazetesi Okur Temsilciliği (Ombudsman) görevinden 4 Mart 2019’da ayrıldım. Artık mesleğime "Medya ombudsmanı" olarak katkıda bulunmayı hedefliyorum.  Okurlardan da somut örnekler üzerinden medya eleştirileri bekliyorum.

Faruk Bildirici


 DEDİ DEDİ GAZETECİLİĞİ
 27 Ağustos 2018, Pazartesi
 

Gerçi bu ülkenin gazetecileri olarak büyük kazalara, felaketlere, krizlere alışkınızdır; sıradan günlük olaylarmış gibi rahatlıkla izler, yazar, çizer ve görüntüler, okura/izleyiciye aktarırız.

Fakat son aylarda hepsi çok üst üste geldi, sarsıcı olaylar birbirini izledi. Çorlu’daki tren kazası, Ordu ve Ankara’da sel baskınları, şimdi de ekonomik kriz...

Hemen her kaza ya da her felaket sonrasında ilgili yöneticiler ve devlet insanları suçlanır; onlar da çoğunlukla bunların “önlenemez doğal felaketler olduğu” savunmasını yaparlar. Sadece bizde değil, örneğin Yunanistan’da da orman yangınının ardından politikacıların ilk açıklamaları “önlenemez doğal afet” olduğu yönündeydi.

Politikacıların doğal refleks haline gelmiş bu söylemleri çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. Hataları, eksiklikleri, ihmalleri olabilir; sorunları bilerek gizliyor da olabilirler. Gerçekleri ortaya çıkarmak gazetecilere düşer.

Doğruları perdelemeden topluma aktarma görevi sorun görünür hale gelmeden, daha dumanı tütmeden başlar. Gazeteci sorunları saptayıp üzerine gitmeli, göz önüne sermeli, yöneticileri/politikacıları uyarmalı. Olay haline geldiğinde de nedenlerini ayrıntılı olarak araştırmalı, bir daha tekrarlanmaması için alınması gereken önlemleri uzmanlar ve konunun tüm taraflarıyla görüşerek yansıtmalı. Fikri takipten de vazgeçmemeli. Yeterli önlem alınıp alınmadığını izlemeli, eksiklik ve ihmaller devam ediyorsa uyarmaya devam etmeli.

Altını çizdiğim bu yönteme “çözüm gazeteciliği” denebilir mi bilemiyorum. Toplumun büyük zarar gördüğü ve göreceği böylesi konularda “çözüm odaklı” olmanın gazeteciliğin temel işlevi ile çelişmeyeceğine eminim.

Peki, meydana gelen sarsıcı olaylarda Türkiye medyasında bu görevin hakkıyla yerine getirilebildiği söylenebilir mi?

Bu soruya olumlu yanıt vermek zor. Maalesef yine “Çorlu’da tren kazası oldu, 10 kişi öldü” ya da “Ordu’yu sel aldı” türü duyuru haberleri ağırlıktaydı. Tren kazasında yağmurun rayların altını boşaltması öncesinde zeminin neden güçlendirilmediği, bakım ihalesinin neden iptal edildiği, ray bekçilerinin görevlerine neden son verildiği gibi iddialara pek de yer verilmedi. Jeoloji mühendislerinin kaza sonrasında oluşturduğu rapor da görmezden gelindi.

Ordu’daki sel baskınlarında Karadeniz otoyolunun kentin önüne set çekmesi ve belediyelerin hatalı imar uygulamaları, iklim değişikliği gibi sorunların üzerine gidilmedi. Sembolik fotoğraflar üzerinden birkaç “duyuru haberi” yapıldı o kadar.

Ayrıntılı ve derinlemesine araştırmalar yapıp sorunları, sorumluları ve çözümleri gazeteci gözüyle topluma yansıtmak yerine işin kolayına kaçıldı. Son yıllarda alışıldığı gibi yine yetkililer ile politikacıların açıklamaları ve demeçlerini aktarma yoluna gidildi.

Üstelik açıklama ve demeçler aktarılırken de sınırlamalar oldu. Muhalefet partileri sözcülerinin görüşleri iyice gölgede kaldı. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve ekonomik krizle ilgili aykırı görüşler neredeyse hiç yer bulamadı medyada. Egemen kriz söylemini benimsemeyen, koroya katılmayan uzmanların sesleri duyurulmadı.

Oysa böyle bir “duyuru gazeteciliği” ya da “dedi dedi” tarzı habercilik ne felaketlerin önlenmesine ne de ekonomik krizin önlenmesine katkıda bulunabilir. Olsa olsa sorunların gizlenmesine yardımcı olur.

Yeni bir duman tütene, yeni bir kazaya, yeni bir krize kadar unutulabilir bu yaşananlar. Ama emin olun, ülkenin derinden sarsılmasına neden olan yeni felaketler, yeni krizler meydana geldiğinde yöneticiler gibi gazeteciler de sorumlu olacaktır.

 

HAFTANIN ENGELLENENLERİ

Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin ilettiği Sulh Ceza Hâkimliklerinin yeni erişim engelleme kararları şöyle sıralanıyor:

İskenderun Sulh Ceza Hâkimliği, suçlanan plastik cerrahi uzmanı doktorun başvurusu üzerine 2007’de yılında 23 ayrı sitede yayımlanan “Estetik kurbanı Şehide’ye anma” haberlerine erişimi engelleme kararı aldı.

18 yıl önce yayımlanan “Sahte dolar operasyonu” haberlerine erişim, Antalya 4.Sulh Ceza Hâkimliği tarafından operasyonda yakalanan M. A. A. adlı kişiye “yeni bir sayfa açma olanağı verme” gerekçesiyle yasaklandı.

 

OKURDAN KISA KISA

Aycan Tuna: İnternette dün seri katiller haberinde iki ayrı kişiye aynı fotoğraf konmuştu. Durmuş Anuçin’in başka bir seri katille girdiği iddia üzerine cinayet işlediği yazılmıştı. Bugün de Kayseri’nin kırmızı bisikletli katilinin İstanbul katili ile iddiaya girdiği haber olmuş. İkisi de doğru mu? (8-9 Ağustos)

N. Ergun / İ. Özcan: Spor sayfasında “2. haftanın hakemleri” tablosunda dokuz maçın tamamına da “Trabzon-Bursa: Tolga Özkalfa” yazılmış. (17 Ağustos)

Not: Taşra baskılarındaki bu hata sonraki baskılarda düzeltilmiş.

Bülent Çelik: İnternette ana sayfada “Lask Linz-Beşiktaş maçı hangi kanalda” diye lanse edilen uzun haberin sonuna “Karşılaşmanın yayıncı kuruluşu henüz belli değil” yazmak okuru aptal yerine koymaktır. (16 Ağustos)

Cengiz Çaylak: Gazetedeki “Lennon’un katili 10. kez affını istiyor” haberinde matematiksel hata var. 1980’de hapse girmiş, 20 yıl hapis cezası almış!

Not: Okur haklı. Katil Chapman 20 yıla değil “20 yıldan az olmamak üzere ömür boyu hapis cezası”na çarptırılmış. Af değil şartlı tahliye istiyor.

Cengiz Güngör: Ligde maçlar başladı ve sabahları Hürriyet Marmaris’e çok geç geliyor. Gazetenin gelişi maç nedeniyle geciktirilmemeli. (13 Ağustos)

S. Ahmet Aytaç: “Esenboğa havalimanında yangın” dikkat çekiyor değil mi? “Havaalanı yakınındaki arazide yangın” deseniz kimse tıklamaz çünkü! (17 Ağustos)

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 27 AĞUSTOS 2018


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@gmail.com