1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 38 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 DEDİ DEDİ GAZETECİLİĞİ
 27 Ağustos 2018, Pazartesi
 

Gerçi bu ülkenin gazetecileri olarak büyük kazalara, felaketlere, krizlere alışkınızdır; sıradan günlük olaylarmış gibi rahatlıkla izler, yazar, çizer ve görüntüler, okura/izleyiciye aktarırız.

Fakat son aylarda hepsi çok üst üste geldi, sarsıcı olaylar birbirini izledi. Çorlu’daki tren kazası, Ordu ve Ankara’da sel baskınları, şimdi de ekonomik kriz...

Hemen her kaza ya da her felaket sonrasında ilgili yöneticiler ve devlet insanları suçlanır; onlar da çoğunlukla bunların “önlenemez doğal felaketler olduğu” savunmasını yaparlar. Sadece bizde değil, örneğin Yunanistan’da da orman yangınının ardından politikacıların ilk açıklamaları “önlenemez doğal afet” olduğu yönündeydi.

Politikacıların doğal refleks haline gelmiş bu söylemleri çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. Hataları, eksiklikleri, ihmalleri olabilir; sorunları bilerek gizliyor da olabilirler. Gerçekleri ortaya çıkarmak gazetecilere düşer.

Doğruları perdelemeden topluma aktarma görevi sorun görünür hale gelmeden, daha dumanı tütmeden başlar. Gazeteci sorunları saptayıp üzerine gitmeli, göz önüne sermeli, yöneticileri/politikacıları uyarmalı. Olay haline geldiğinde de nedenlerini ayrıntılı olarak araştırmalı, bir daha tekrarlanmaması için alınması gereken önlemleri uzmanlar ve konunun tüm taraflarıyla görüşerek yansıtmalı. Fikri takipten de vazgeçmemeli. Yeterli önlem alınıp alınmadığını izlemeli, eksiklik ve ihmaller devam ediyorsa uyarmaya devam etmeli.

Altını çizdiğim bu yönteme “çözüm gazeteciliği” denebilir mi bilemiyorum. Toplumun büyük zarar gördüğü ve göreceği böylesi konularda “çözüm odaklı” olmanın gazeteciliğin temel işlevi ile çelişmeyeceğine eminim.

Peki, meydana gelen sarsıcı olaylarda Türkiye medyasında bu görevin hakkıyla yerine getirilebildiği söylenebilir mi?

Bu soruya olumlu yanıt vermek zor. Maalesef yine “Çorlu’da tren kazası oldu, 10 kişi öldü” ya da “Ordu’yu sel aldı” türü duyuru haberleri ağırlıktaydı. Tren kazasında yağmurun rayların altını boşaltması öncesinde zeminin neden güçlendirilmediği, bakım ihalesinin neden iptal edildiği, ray bekçilerinin görevlerine neden son verildiği gibi iddialara pek de yer verilmedi. Jeoloji mühendislerinin kaza sonrasında oluşturduğu rapor da görmezden gelindi.

Ordu’daki sel baskınlarında Karadeniz otoyolunun kentin önüne set çekmesi ve belediyelerin hatalı imar uygulamaları, iklim değişikliği gibi sorunların üzerine gidilmedi. Sembolik fotoğraflar üzerinden birkaç “duyuru haberi” yapıldı o kadar.

Ayrıntılı ve derinlemesine araştırmalar yapıp sorunları, sorumluları ve çözümleri gazeteci gözüyle topluma yansıtmak yerine işin kolayına kaçıldı. Son yıllarda alışıldığı gibi yine yetkililer ile politikacıların açıklamaları ve demeçlerini aktarma yoluna gidildi.

Üstelik açıklama ve demeçler aktarılırken de sınırlamalar oldu. Muhalefet partileri sözcülerinin görüşleri iyice gölgede kaldı. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve ekonomik krizle ilgili aykırı görüşler neredeyse hiç yer bulamadı medyada. Egemen kriz söylemini benimsemeyen, koroya katılmayan uzmanların sesleri duyurulmadı.

Oysa böyle bir “duyuru gazeteciliği” ya da “dedi dedi” tarzı habercilik ne felaketlerin önlenmesine ne de ekonomik krizin önlenmesine katkıda bulunabilir. Olsa olsa sorunların gizlenmesine yardımcı olur.

Yeni bir duman tütene, yeni bir kazaya, yeni bir krize kadar unutulabilir bu yaşananlar. Ama emin olun, ülkenin derinden sarsılmasına neden olan yeni felaketler, yeni krizler meydana geldiğinde yöneticiler gibi gazeteciler de sorumlu olacaktır.

 

HAFTANIN ENGELLENENLERİ

Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin ilettiği Sulh Ceza Hâkimliklerinin yeni erişim engelleme kararları şöyle sıralanıyor:

İskenderun Sulh Ceza Hâkimliği, suçlanan plastik cerrahi uzmanı doktorun başvurusu üzerine 2007’de yılında 23 ayrı sitede yayımlanan “Estetik kurbanı Şehide’ye anma” haberlerine erişimi engelleme kararı aldı.

18 yıl önce yayımlanan “Sahte dolar operasyonu” haberlerine erişim, Antalya 4.Sulh Ceza Hâkimliği tarafından operasyonda yakalanan M. A. A. adlı kişiye “yeni bir sayfa açma olanağı verme” gerekçesiyle yasaklandı.

 

OKURDAN KISA KISA

Aycan Tuna: İnternette dün seri katiller haberinde iki ayrı kişiye aynı fotoğraf konmuştu. Durmuş Anuçin’in başka bir seri katille girdiği iddia üzerine cinayet işlediği yazılmıştı. Bugün de Kayseri’nin kırmızı bisikletli katilinin İstanbul katili ile iddiaya girdiği haber olmuş. İkisi de doğru mu? (8-9 Ağustos)

N. Ergun / İ. Özcan: Spor sayfasında “2. haftanın hakemleri” tablosunda dokuz maçın tamamına da “Trabzon-Bursa: Tolga Özkalfa” yazılmış. (17 Ağustos)

Not: Taşra baskılarındaki bu hata sonraki baskılarda düzeltilmiş.

Bülent Çelik: İnternette ana sayfada “Lask Linz-Beşiktaş maçı hangi kanalda” diye lanse edilen uzun haberin sonuna “Karşılaşmanın yayıncı kuruluşu henüz belli değil” yazmak okuru aptal yerine koymaktır. (16 Ağustos)

Cengiz Çaylak: Gazetedeki “Lennon’un katili 10. kez affını istiyor” haberinde matematiksel hata var. 1980’de hapse girmiş, 20 yıl hapis cezası almış!

Not: Okur haklı. Katil Chapman 20 yıla değil “20 yıldan az olmamak üzere ömür boyu hapis cezası”na çarptırılmış. Af değil şartlı tahliye istiyor.

Cengiz Güngör: Ligde maçlar başladı ve sabahları Hürriyet Marmaris’e çok geç geliyor. Gazetenin gelişi maç nedeniyle geciktirilmemeli. (13 Ağustos)

S. Ahmet Aytaç: “Esenboğa havalimanında yangın” dikkat çekiyor değil mi? “Havaalanı yakınındaki arazide yangın” deseniz kimse tıklamaz çünkü! (17 Ağustos)

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 27 AĞUSTOS 2018


 
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELINA JOLIE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR. MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
HABERLER AKLAMAZ
GAZETECİYE YASAĞI SAVUNMAK
MEDYA DA MUHASEBE YAPMALI
OKURUN ÖĞRETİCİLİĞİ
İMA ETME SUÇU
CUMHURBAŞKANI'NA DA EŞİT MESAFE
BAKANLIĞIN SÖYLEYEMEDİĞİ
GÜMRÜKSÜZ PARA SAHASI
NEFRET SÖYLEMİ Mİ?
OTOMOTİV SAYFASINA BİR ELEŞTİRİ
ZAYTUNG ŞAKASI GİBİ
MEDYA MAHALLESİNİN JANDARMALARI
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   fbildirici@hurriyet.com.tr