1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
 11 Nisan 2002, Perşembe
 

KIRLANGIÇ YUVASI/71

BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...

Ağaçlar, bahara ne denli tutkuyla bağlılar ki, bir kez olsun kanmamayı başaramıyorlar.

Bahar güneşinin ilk ışıklarıyla karşılaşır karşılaşmaz sularını hemen koyveriyorlar. Yüzleri gülüyor, dallarında çiçekler açıyor. Şık şıkırdım renk armonileriyle donanıyorlar.

Sıradan bir sevgi olsa hissettikleri, belki biraz temkinli davranabilirler bahara karşı. Baharın kışı kovduğuna, soğuğu bir daha gelmemecesine gönderdiğine emin olmadan kendilerini kapıp koyvermezler gönül oyunlarına.

Belki mevsimlerin düzenli değiştiği eskilerde sorun yoktu. Koşulsuz, sınırsız teslimiyet hallerinden acı çekmiyordu ağaçlar. Marazi aşkı doya doya yaşıyorlardı, gönüllerince.

Ama son yıllarda hiç de öyle değil. Bahar, artık cazibesinden emin çapkın erkekler gibi. Şöyle bir gösteriyor yüzünü. Ağaçlar hemen inanıveriyorlar baharın bir daha onları terketmeyeceğine. Dirilip, süsleniveriyorlar.

Her seferinde de aldanıyorlar. Birkaç gün içinde soğuklar geri geliyor. Bahar kaçıyor, kış yeniden bastırıyor. Son birkaç yıldır, aynı kalemden çıkmış kötü bir senaryo halinde tekrarlanıyor bu sahne.

Bahar için farketmiyor, çekip gidiveriyor. Dönüp geldiğinde aynı sevecenlikte, aynı tutkuyla karşılanacağından kuşku duymadan uzaklaşıveriyor.

Zarar gören hep ağaçlar oluyor, çiçekleri dökülüyor, dalları kırılıyor. Serseme dönüyorlar en azından.

Dahası soğukla birlikte kar, dolu, yağmur bastırıyor. Bahar dalları, karlarla bezenip, donuyor. Ya da şiddetli yağmurlar yağıyor, çiçeklerin taç yapraklarını tek tek kopup sürüklüyor kaldırımlarda.

Bütün hücreleri kabeye dönüp secdeye varsa, dualar etse, çığlıklar atsa da bahar, ağaçların yardımına gelmiyor.

O, ağaçların değil kendisinin istediği zaman gelecektir geri. Ağaçlar ise talihsiz bir ikilemle karşı karşıyadır. Karlar mı, yağmurlar mı?

Ne zaman yağarsa yağsın, kar denince beyazlar gelir akla. Kışın da yağsa, zamansız da gelse karın beyazı hep temizlikle özdeşleştirilir. Eline kalem alan, karın bütün çirkinlikleri örtmesinden, siyahlıkları beyaza dönüştürmesinden dem vurur. Kara övgüler düzer.

Halbuki kar, temizlemez. Sadece üzerini kapatır, bütün kötülükleri beyazın altına alır saklar. Eridiğinde de daha beter kirlenir ortalık. Vıcık vıcık çamurla kaplanır caddeler, sokaklar.

Yağmurlar ise kara benzemez. Çirkinliklerin üzerini örtüp onları gizlemek yerine siler süpürür, temizler. Sele dönüşmediği sürece sorun çıkarmaz, alır götürür pislikleri...

Belki de yaptığı temizlikten gelir yağmurun kokusu. Oysa karın kokusu yoktur, soğuğu vardır. Ağaçlara da yağmur kokusu yakışır.

Hiç sormadıysam da ağaçların, yağmur mu kar mı ikilemine her düştüklerinde, karı reddetmekte tereddüt etmeyeceklerine eminim. Hava soğuk da olsa yağmuru tercih edeceklerdir, yıkanıp arınmak isteyeceklerdir kışın kirinden, tozundan. Ve tabii varsa aşklarının günahından.

Ben ki, her yıl bahara aldanan ağaçlar için mateme girerim. Kar değil de yağmur yağdığında sevinirim. Dallarını iki yana açıp yağmur altında dikilen ağaçlara özenirim. Bir fırsatını bulur, yağmurda yürürüm.

Yağmurla kucaklaşmak iyi gelir bana. Kışın getirdiği karaların akıp gittiğini, eklemlerimin pasının söküldüğünü, dirildiğimi, yenilendiğimi hissederim.

Bu bahar, yağmura yakalandığımda meclis bahçesindeydim. Etrafıma baktım, bir tek milletvekili göremedim. Yağmurda yürümüyorlardı, hepsi binanın içindeydi. Belki yağmur yağdığının bile farkında değillerdi.

Düşündüm, acaba bu bahar, yağmur altında yürümeyi düşleyen bir tek milletvekili olmuş mudur? Olmuşsa ne mutlu bize...

11-17 Nisan 2002/Tempo


 
FRENLERİMİZİ BOŞALTIP DÜŞLERİMİZİ ORTALIĞA SALSAK
GONCASI RAFYALI GÜLLER
BÜTÜN HÜCRELERİNDE YAŞIYORDU ACIYI
HERKESİN NOSTALJİSİ KENDİNE GÜZEL
ÇIPLAK BEDENLERİ ŞİİRLE SARMAK
ORADA BİR PARK VARDI
BAK HELE NELER GELDİ ZELİŞ'İN BAŞINA
DOĞURGANLIĞA MI TAPALIM, AFRODİT'E Mİ?
ALÇAKÇA İŞLENMEYEN CİNAYET VAR MIDIR HAYATTA?
EŞİMİ ÖPERİM ÖPMEM SANA NE BE KADIN!
GÜVENLİ LİMANLARA SIĞINMAYI YEĞLEYENLER
SIRADAN ÖYKÜLER DE AĞLATIR
BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
BAKKAL DEFTERLERİ NE GÜZELDİ
TEK DOLARLIK KALPAZAN OPERASYONU
SORGU LABORATUVARINDAKİ DANSÖZ
NE VOLKANLAR TAŞIRIM İÇİMDE BİLİR MİSİN?
ÇOK ŞÜKÜR BENİM OĞLUM KATİL DEĞİL
DERİNDİ BALIKÇININ GÖZLERİ
ŞAİRİN KOKU ALAMADIĞI VAZİYETTEYİZ
YAHU BİR GÜZEL ÜTÜLÜYOR Kİ DONLARIMI SORMA
KADERİMİN PATRONU, RUHUMUN KAPTANIYIM
TENCERE ELİNDE KELEPÇELEDİLER GENÇ KIZI
DAHA NE KÖTÜLÜKLER GÖRECEK SABRİYE NİNE?
İLKELER NAZİKTİR HER DAİM SULANMAK İSTER
AH O KOCA MEMELİ KADIN!
DNA TESTİ YAPIN HAKİM BEY!
İKİ DUDAK ARASINA SIKIŞMIŞ KİMLİKLER
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞAYDI KUŞLAR
SANA KİRPİKLERİMİ BİRİKTİRDİM ALIR MISIN?
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDA 16 YILDIZIN İŞİ NE?
AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
AL YÜZÜĞÜM SENDE KALSIN
UÇAN LİDERLER KAÇAN KONGRELER
YES DE EMİNE HANIM
MÜDÜR BEYE NEDEN GÜNAYDIN DEMEDİN?
AŞKIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLADI HASTALIK
AYI KONSERVE YERSE
DÖNECEKSEN DÖN ARTIK VE GÖR OLACAKLARI
SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
EN BÜYÜK BAYRAM BİZİM BAYRAM
MEĞER SİLAHLAR NE KADAR GEREKSİZ ZERZEVATMIŞ
MEDET EY TSE, GETİR ŞU İŞE BİR STANDART
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM YENİ KAHRAMANLAR GELİYOR ESKİ YOLDAN
ÇARŞAFA BÜRÜNMÜŞ PARİSLİ KADININ KIVRAK YÜRÜYÜŞÜ
GÜNEŞİN ÜZERİNDE OYNAŞMADIĞI BİNADA OTURAN SİYASETÇİ
TÜRK ASKERİNİN KORE YOLCULUĞUNUN ÖYKÜSÜ
KÖKLERİNİ BU TOPRAKLARA SALANLAR DA KAÇIYORSA
YİNE KANI KANLA YIKAMASANIZ
ECEVİT, CALLAGHAN'IN 27 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLASA
ASKERLER SORGULANAMAZ DARBECİLER ASLA
DOKUNULAMAYAN KAPILARA SIKIŞMIŞ İNSANLIKLAR
CAMDAN ÖRÜLMÜŞ SINIRLAR KAFAYI VURUNCA ANLAŞILIR ANCAK
DİLERİM AİLE ALBÜMÜM SAHAFLARA DÜŞMEZ
OLAĞANLAŞAN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE KARŞI AĞLAMA SEANSLARI
BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
İSLAMİYETİN CAMİLERE ÇEKİLME VAKTİ GELDİ ÇATTI
NE AŞKLAR BİLİRİM GÖRKEMLİ İTİRAFLARA KURBAN GİTMİŞ
SANTİMETREKARECİ MEMDUH'UN UYANIK İŞLERİ
ÇIPLAKLIK SEVENLER GERÇEKLERİ DE GİYDİRMESELER YA
HİSSEDİLEN SICAKLIK VARSA HİSSEDİLEN ENFLASYON NİYE OLMASIN?
HANİ ALEVİLER LAİKLİKTEN YANAYDI?
BİR KURU GÜL KALMIŞTI ELİNDE
ŞİVE DİYENLER YARGILANSIN
ESSAH MI YANİ?
HERKES ŞEHİT HERKES KAHRAMAN
ÇETECİLER BAYRAĞI AŞAĞILADILAR
FOTOĞRAF TERÖRDEN GÜÇLÜ OLMASA...
ÖNGÖRÜLERİN BEREKETLİ TARLASI KURUDU
PKK İLE SAVAŞ KAZANILDI MI Kİ?
BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
CEP TELEFONU HIRSIZI ÇOCUKLAR KOĞUŞUNDA
TANRI AŞKINA! BU SİZİN DE ÜLKENİZ!
ERDOĞAN'A ÇOK KONUŞMA CEZASI VERİLMELİ
KANADALILAŞAN TÜRKÜN VİCDAN AZABINA ÖVGÜ
KENDİNİ ÇOĞALTARAK YAŞAMAK YA DA CENAZELER
OSMANLI SEVDASINDA DANSÖZÜN YERİ
EKRANDA SEVİŞEN TÜRK KIZINI TÜRKLER DESTEKLERSE!
KÖTÜLÜKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK YOKETME
TANRI BU ÜLKEYİ TESADÜFLERDEN KORUMASIN
KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
SANIRSINIZ TARİH BİR OYUNCAK
İNSANA YATIRIM YAPMANIN ALBENİSİ
ÇINARLAR AYAKTA ÖLÜR GAZETELER DE
DEREYATAĞINA EV YAPARSANIZ YIKILIR
HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
SEN HASTALIKLI KORUK GİBİSİN
DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
KAVUN KARPUZ MİSALİ SİYASET
ÖZKÖK: ÜNİFORMANIN ALTINDAKİ KİŞİLİK
NECDET TEKİN: PIRASA PROFESÖRÜ OLUR MU?
HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
AHMET VEFİK ALP: UÇUK PROJELER BAŞDANIŞMANI
DIŞ GÖREVDEN DÖNEN VEKİL
KOYUNLAR OTORİTEYE ÇAKTIRMADAN KARŞI ÇIKAR
TAHTERAVALLİDEN İNMENİN ZAMANI GELDİ
NABZA GÖRE ŞARKILAR
AKIP GİTMEKTEDİR SESSİZ HAYATLAR
GURKALAR EMRİNİZDE SAM AMCA
TARİHTEN İBRET ALMASI GEREKENLER
1 - 2
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr