1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 38 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan bu yana Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 DOĞRU HAVADİS, DÜRÜST GAZETE
 30 Nisan 2018, Pazartesi
 
Yarın, Hürriyet için özel bir gün. 1 Mayıs 1948’de yayın hayatına başlayan Hürriyet, 70. kuruluş yıldönümünü kutlayacak.

Hürriyet, 70 yıl önce yola çıkarken okuruna "doğru havadis vermeyi, hakkı gözeten dürüst bir gazete çıkarmayı" ve okurlarla el ele yürümeyi vaat etmişti. Hürriyet’in kurucusu Sedat Simavi, ilk gün kaleme aldığı başyazıda Hürriyet’in temel misyonunu "demokrasiyi savunmak" olarak duyurmuştu:

"Hürriyet’in programı kısadır. Memleketimizde gelişmeye başlayan demokrasi zihniyetini kökleştirmek ve müdafaa etmek için ortaya atılıyoruz ve demokrasinin memleketimizin bünyesine en uygun rejim olduğuna iman etmiş bulunuyoruz.

Demokrasinin müdafisi olduğumuzu ileri sürmekle Demokrat Parti’nin körü körüne taraftarlığını ve Halk Partisi’nin düşmanlığını yapacağımızı zannetmeyiniz! HÜRRİYET, hiç bir partiye bağlı değildir. HÜRRİYET hür ve müstakil kalacaktır.

...HÜRRİYET’in bütün kuvveti, yalnız kendi maddi imkânlarına dayanarak çıkabilmesindedir. Bundan dolayı da kimseyi gücendirmekten korkmayacak ve kimseyi memnun bırakmak duygusunu gütmeyecektir.

Size şimdiden çok vaatlerde bulunmak istemiyoruz. Doğru havadis veren, hakkı gözeten dürüst bir gazete çıkarabilmek için ortaya atıldık. Bu gayeye varabilmek için doğruyu seven, riya, iftira ve haksızlıktan nefret eden okuyucularımızla el ele yürümek istiyoruz.

Vatan ve milletimize faydalı olabilmek için hür ve müstakil bir gazete kürsüsünün herhangi bir makam sandalyesinden daha verimli olduğuna kani bulunduğumuzdan şahsımıza ait hiçbir siyasi gaye gütmeyeceğiz."

Hürriyet’in bugün artık 70 uzun yılı geride bırakması, bu yazıda açıklanan "demokrasiye sahip çıkan, özgür, bağımsız, tarafsız, doğru haber veren, hakkı gözeten gazete" olma misyonunun ne denli isabetle belirlenmiş olduğunun kanıtı. Tabii Hürriyet’in yıllar içinde bu misyondan sapmadığının da göstergesi. Aksi halde zamana yenilir, ana akım medya pozisyonunu koruyamazdı.


FIRTINALI YOLCULUK

Türkiye hızlı dönüşümler ülkesi. Fikir ve teknoloji alanındaki hızlı değişimler, siyasal, sosyal ve ekonomik dalgalanmalar, medya kuruluşlarının uzun soluklu olmasını zorlaştırıyor. Bugün Türkiye’nin en eski gazetelerinden biri olan Hürriyet, bütün bu güçlükleri aşmayı başardı.

Hürriyet’in bu zorlu yolculuğu, 50. kuruluş yıldönümünde yayınlanan "Amiral gemisinin seyir defteri 1948-1998" adlı kitabın önsözünde "fırtınalı deniz" metaforuyla özetlenmiş:

"Amiral gemisi seyrederken, bütün yolculuğunu sakin bir denizde yapmamıştır. Fırtınalarla, dalgalarla mücadele etmiş, pusulasını değiştirmemiştir. Amiral gemisinin ve kaptanlarının büyük sorumluluğu vardır. Çünkü herkes güzergâhını ona göre tayin eder. En küçük bir yanılma büyük hatalara yol açar. Kıyıdan ve denizden herkes onu takip eder. İşte bu gemi, Cumhuriyet’in ilkelerinden taviz vermeden, siyasal dalgalara kapılmadan, kişisel fırtınalara aldırmadan bütün filoya yol göstermiştir."

50. yıl kitabında Hürriyet’in "Cumhuriyet’in ilkelerinden taviz vermemesi" kadar "siyasal dalgalara kapılmaması"nın vurgulanması çok önemliydi. Hürriyet, -ilk gün Simavi’nin açıkladığı gibi- siyasetçilerin beklentilerine göre yön belirleyen bir gazete de değil. Hürriyet’e "dalgalı denizleri" aşma gücü veren asıl faktör, siyasetçiler yerine toplumun gereksinimlerine göre kendini yenileyebilme yeteneğini hiç kaybetmemesi olsa gerek.


SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN

Sedat Simavi’nin 70 yıl önce "Hürriyet, hiçbir partiye bağlı değildir. Hürriyet hür ve müstakil kalacaktır" diye ilan ettiği, aslında evrensel bir gazetecilik ilkesi. Geçerliliğini hiçbir zaman da yitirmeyecek.

Zira taraf olan gazeteci özgür olamaz, doğru bilgi veremez. Yanlı haber gerçek haber değildir. Okura doğru bilgi vermenin önkoşulu, tarafsız ve özgür olmaktır. Gazeteci, iktidar ya da muhalefet ayrımı yapmadan bütün partilere ve tabii Cumhurbaşkanı adaylarına eşit mesafede olmalıdır.

Tarafsızlık ve bağımsızlık ilkesinin tavizsiz uygulanması yeni seçimler yaklaşırken daha da önem kazanıyor. Biz gazetecilerin görevi, partilerin daha çok oy almasını ve propaganda yapmasını sağlamak değil. Türkiye’nin gelecek rotasını belirleyecek seçimlerde insanların doğru karar verebilmesine yardımcı olmak, toplumu aydınlatmak, bilgilendirmek.

Seçmenleri doğru bilgilerle donatmak için yapılması gerekenlerin başında okuru yönlendirmeye çalışmamak geliyor. Gazeteciler, kurumlarını bağlayacak siyasi tavırlar da sergilememeli. Kaynağı, finansmanı, yöntemi, kapsamı belli olmayan kamuoyu araştırmalarıyla seçmeni manipüle etmeye çalışmamalı.

İktidar ya da muhalefet partilerinin söylediklerini aynen yazmakla yetinmek gazeteciliğin rolünü aktarıcılığa indirgemek olur. Söylenenlerin analizini yapmak, incelemek ve doğru olmayanları da duyurmak gerekir.

Haber verilerini toplarken yansız davranmakla kalmayıp, haberlerde de objektif bir dil kullanmak zorunludur. İktidar partisinin yönetimde olduğu süre boyunca yaptıklarını ve yapamadıklarını hatırlatmak, muhalefetin de yapmayı vaat ettiklerini irdeleyerek duyurmak gerekir.

Seçime katılan bütün partilerin faaliyetleri ve açıklamaları dengeli ve adil biçimde okura duyurulmalıdır. Bazı partilerin haberlerini görmezden gelmek tarafsızlığa gölge düşürür ve okurdan bilgi saklamak anlamına gelir.

Demokratik, özgür ve açık bir tartışma ortamının sağlanması için çaba harcanmalı, seçimlerin adil ve hilesiz yapılması için sandık güvenliğinin de takipçisi olunmalıdır. Gazeteci vatanına, milletine böyle hizmet eder.

 
OLAYLI MAÇTAN DERSLER

Fenerbahçe-Beşiktaş’ın yarıda kalan maçındaki olaylar ve sonrasında ortaya çıkan gelişmelerin, futbol camiasında kolay silinemeyecek derin izler bırakacağı şimdiden belli oldu.

Siyasetin bile müdahil olduğu bu maç ve sonrası, gazetecilik açısından da değerlendirilmesi ve dersler çıkarılması gereken bir vaka. Okur Temsilcisi olarak yaptığım değerlendirmelerde, Hürriyet’in bu vakayla ilgili yayınlarına okurlar ve sosyal medyadan gelen eleştiriler yol gösterici oldu.

Öncelikle her iki takımdan "taraftar okurlar"ın yaşananlara nesnel olarak bakamadığını görmenin üzücü olduğunu belirtmeliyim. Elbette doktorların bile taraf olarak açıklamalar yaptığı bir ortamda fanatik taraftarlardan farklı davranmalarını bekleyemeyiz. Ama bu yaklaşım, olayı serinkanlı tartışmanın önünde engel.

Bu olayı verimli bir şekilde tartışabilmenin önündeki engellerden biri de futbol medyasında bazı gazetecilerin taraftar gözlüğüyle bakmaları. Gazetecilerin taraftar psikolojisi içine girmemesi, olaylara objektif bakabilmesi gerekirdi.

Bunlar genel gözlemlerim. Hürriyet’in maçla ilgili yayınlarına gelince ilk vurgulamam gereken yine gazeteci-taraftar farklılığı. Taraftarlar ve hatta siyasetçiler, bu olaylarda komplo, kumpas ya da provokasyon olduğunu söyleyebilir. Ama gazeteci, bilgi ve belgelere dayanarak yazar, konuşur. Hürriyet’te 20 Nisan’da yayımlanan "Provokasyon şüphesi" başlıklı kutuda ise bilgi yoktu; sadece varsayımlar ve sorular sıralanıyordu.

Bildiğim kadarıyla bu olaylarda komplo ya da kumpas olduğuna dair somut bir kanıt, bir veri henüz ortaya çıkmadı. Gözaltına alınan 30’den fazla seyirciden sadece üç kişi "silahla yaralama" iddiasıyla tutuklandı ve tutuklama gerekçelerinde bir örgütten söz edilmedi. Doğru gazetecilik, bir organizasyon olup olmadığını araştırmak ve soruşturmayı takip edip orada ulaşılan bulguları okura duyurmaktır.

Asıl olan sahada yaşanan şiddet. Gazeteci olarak görevimiz, bu şiddeti vurgulamak ve saldırganlığa karşı tavır almak. Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş’in başının yarılıp yarılmadığı, kan olup olmadığı tartışması, şiddeti geri plana atmamalıydı.

Şenol Güneş’in başına beş dikiş (stapler/zımba) atıldığını gösteren fotoğrafları Beşiktaş kulübü servis etmiş. Maçın ertesi günü yani 20 Nisan’da Hürriyet ve hemen bütün medyada kullanılan o fotoğraflarda kan yok, sadece batikonlu bir yara ve dikişler görünüyor. Sözcü ve Star’da kullanılan fotoğrafta pamukta kan izi olduğu dikkati çekiyor.

Ancak 21 Nisan’da Şenol Güneş ile söyleşinin olduğu sayfada kullanılan dikişli yara fotoğrafı, medyada yer alan bütün fotoğraflardan farklı. Dikiş atılmış yara kanlı. Sosyal medya kaynaklı bu fotoğraf doğru değil, üzerinde oynanmış. Nitekim Fenerbahçe taraftarlarının bu fotoğrafın gerçek olmadığı itirazına Hürriyet spor sayfalarında yer verildi.

Şenol Güneş’in "Hürriyet’in kendisine haksızlık yaptığı" suçlamasını da inceledim. Hürriyet’te önce Güneş ile yapılan söyleşi yayınlanmış, sonra Aykut Kocaman’ın o söyleşiye verdiği yanıtlar yer almış. Bir gün sonra da Aziz Yıldırım ile Beşiktaş’ın ona verdiği karşılık yayınlanmış. İki tarafın açıklamaları, karşılıklı suçlamaları okura aktarılmış. Güneş’e ilişkin bir haksızlık göremedim doğrusu.

Maç ve sonrasındaki gelişmelerden çıkardığım sonuçlar bunlar...

 
OKURDAN KISA KISA

Furkan Okutan: İnternette "Murat Başoğlu’ndan 8 ay sonra ilk paylaşım" haberinde "panonun önünde çektirdiği fotoğraf" yerine sıkça yapılan hata tekrarlanmış, "çekindiği" ifadesi kullanılmış. (22 Nisan)

Fikret Kepezoğlu: Bugün Hürriyet’te bir haberin başlığı şöyle: "İttifak önerileri simülasyonla anlattı". Simülasyon nedir? Okurlarınızın çoğu bu sözcüğün anlamını bilmiyordur. Türkçesini neden kullanmıyorsunuz? (26 Nisan)

Tülay Gemici: İstanbul’da her yıl onlarca özel okul açılıyor. Hepsini haber yapıyor musunuz? Ya da okul açan bütün kadınlarla söyleşi yapıyor musunuz? Ama Ayşe Arman’ın Y. Pekkan ile yaptığı tam bir özel okul tanıtımı. Öbür özel okullara haksızlık bu. (17 Nisan)

Cumhur Kılıççıoğlu: Hürriyet Pazar’da "Kaybolan diller peşinde" başlıklı araştırmada Hervetince için "Siirt’te konuşulan bu dilin 5 yıl önce son iki konuşanı vardı, biri vefat etti diğeri de Adana’ya göçetti" yazılmış. Oysa bu dili konuşan çok kişi Avrupa’da yaşamaktır. Siirt’in Hervetin köylülerinden bazıları da günlük konuşmalarında halen bu dili kullanmaktadır. (16 Nisan)

Tahir Akıntürk: Hürriyet’te aradığım her şeyi buluyorum, Trabzonspor haberleri hariç. Taraftar olarak takımımla ilgili haberler yok denecek kadar az.

İzzet Doğan: Boşanmış eşler arasında geçen olaylarda "eski eşi", "eski karısı", "eski kocası" yazılıyor. "Eski karısı/kocası" yerine "önceki eşi" veya "boşandığı eşi" sözcüklerinin daha uygun olacağı kanısındayım.

 
HAFTANIN ENGELLENENLERİ:

Hürriyet Dijital İçerik Koordinatörü Emre Kızılkaya, Sulh Ceza Hâkimlikleri’nin bu hafta erişiminin engellenmesine karar verdiği hurriyet.com.tr haberlerini şöyle sıraladı:

* Çiftlik Bank dolandırıcılığını ve KKTC merkezli şirketin hesaplarının inceleneceğini duyuran 24 Kasım 2017 tarihli Sabah haberini hurriyet.com.tr’de aktarmıştı. Haberde adı geçen ve Çiftlik Bank’ın da para aktarımında kullandığı uygulamanın sahibi olan Papara adlı şirketin şikâyeti üzerine bu haberlere erişim İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından engellendi.

* Adana’da üzerinde ’Hero’ yazılı tişört giyen bir kişinin, ihbar üzerine bir kafede yemek yediği sırada gözaltına alındığını duyuran haber engellendi.

* Beşiktaş Başkanı Fikret Orman 2012’de tatil yaparken teknede genç bir kadını kucağında taşırken görüntülenmiş, "O kız, arkadaşımın yeğeni" diyerek magazin basınına sitem etmişti. İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği "içeriklerin güncelliğini yitirmiş olduğu" gerekçesiyle habere erişimi yasaklandı.

* Kendisini MİT görevlisi olarak tanıtan taksi şoförü Kürşat Çatalbaş’ın İstanbul’da bir işadamının cesedine otopsi yapılmasını önlediği iddiasıyla ilgili 2007 tarihli DHA haberine erişim, "güncel haber niteliğini yitirdiği" gerekçesiyle engellendi.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 30 NİSAN 2018

 
EDİTORYAL STANDARTLAR
GAZETECİLERİN "EN" MERAKI
MEDYAYA YENİ KAYNAK
AMA NE SON DAKİKA
YETERSİZ BİLGİ
ARA GÜLER’E SAYGI
SERVİS GAZETECİLİĞİ
EKSİK HABER YANILTIR
GELENEKSEL HABER DEĞERİ
FUTBOLDA HABER ÜLEŞTİRME
SOSYAL MEDYA OLMASAYDI
KANDIRMACANIN BÖYLESİ
İZLEDİĞİ KURUMLA BÜTÜNLEŞİRSE
KARANLIKTA BIRAKMAMA ROLÜ
DEDİ DEDİ GAZETECİLİĞİ
PORNOGRAFİK AYRINTILAR
YOK SAYILAN ÜNİVERSİTELER
BİR ÖLÜMÜN İŞARET ETTİKLERİ
GAZETECİ KANDIRMAK KOLAY
EVET, SKANDAL AMA
28 ŞUBAT KARARINDA YANLIŞLIK
MÜFTÜNÜN NASİHATI MIYDI?
PARASINI ÖDEYİNCE SERBEST Mİ?
KAÇIRDIĞI KIZI ÖLDÜREN MAĞDURMUŞ
YANLIŞ, YALAN, GAF
EZHEL VE SANATÇININ TUTUKLANMASI
SİNEMA SÖYLEŞİLERİ
"ÇIPLAK ARAMA" MEVZUATI
HAD BİLDİRME İŞİ
99.952 ADRES ENGELLENMİŞ
DOĞRULUĞUNU KANITLAYAMIYORSAK
DOĞRU HAVADİS, DÜRÜST GAZETE
AKLANMA DA HABERDİR
GAZETECİ-SEKTÖR İLİŞKİSİ
KARŞIT GÖRÜŞ
HÜRRİYET’İN ORTAK DEĞERLERİ
İNANMA, ŞÜPHE ET VE SORGULA
DİL DEĞİŞİR, KÖHNE ZİHNİYET SİLİNİR
SENİ OLDUKÇA SEVİYORUM
ÇOCUK İSTİSMARI HABERLERİ
GÖZLERİ MORARMIŞ KADIN
"PERDE ARKASI"NIN ÖLÜMÜ
RAKILI FOTOĞRAF
TIK AVCILIĞI VE GALERİLER
HER ŞEY İNŞAAT MI?
"BUZUL ÇAĞI" TEKRARLARI
HABERCİYİ LİNÇ ETMEK YERİNE
GAZETECİNİN DİLEĞİ
KABAHATİN BÜYÜĞÜ PR'CILARDA
ERİŞİM ENGELLEME REKORU
BUYURUN DÜNYAYA BAKALIM
HAFİYELİK VE GAZETECİLİK
OTOMOTİV GAZETECİLERİ
TEST ARACIYLA TATİL
ÖNEMİNİ AZALTMAZDI
ÜZMEK İSTEMEZDİM
SALDIRIYI GERGİNLİK DİYE SUNMAK
KÜSTAH KÜSTAHÇA KÜSTAHLIK
ÖLÜMDEN KAÇAN ADAMIN PANTOLONU
PHOTOSHOP'SUZ TÜRKİYE
SAVAŞ TAMTAMLARI
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   fbildirici@hurriyet.com.tr