1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 38 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 HÜRRİYET’İN ORTAK DEĞERLERİ
 02 Nisan 2018, Pazartesi
 
HÜRRİYET’in de içinde bulunduğu Doğan Medya grubunun Erdoğan Demirören’in sahibi olduğu Demirören Holding’e satılması, medya ve demokrasi açısından önemli bir gelişme.

Tıpkı geçmişte Aydın Doğan’ın Milliyet’in ardından Hürriyet’i satın alması gibi, bu el değiştirme de Türkiye medya tarihinde yeni bir dönemin başladığına işaret ediyor.

Doğal olarak okurlar, bu süreçle ilgili eleştirilerde bulunuyor, sorular gönderiyor. O nedenle bazı noktalara açıklık getirmek istiyorum. Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak benim için Doğan Yayın İlkeleri pusula işlevi görmüştü. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi ile Dünya Haber Ombudsmanları Birliği (ONO) ilkeleri ve evrensel gazetecilik ilkeleri ışığında görevimi sürdürmüştüm.

Hürriyet, ülkemizde ana akım gazeteciliği temsil eden bir kuruluş. Geçmişte bu gazetenin ‘ortak değerleri’, güven, bağımsızlık, doğruluk, tarafsızlık, hakkaniyet, çoğulculuk, kişi hakları ve özel hayatın korunması, şeffaflık ve hesap verebilirlik, kurumsal saygınlık olarak ifade ediliyordu. Bu değerlerin yanı sıra demokrasi, laiklik, adalet ve insan hakları ile ifade ve basın özgürlüğünden yana, nefret söylemine, ırkçılığa, şiddete, ayrımcılığa karşı olduğu vurgulanıyordu. 1 Mayıs 1948’deki ilk sayıda “..demokrasi zihniyetini kökleştirmek ve müdafaa etmek için ortaya atılıyoruz” deniliyordu.

Elbette bu değerlere ne kadar bağlı kalındığı sorgulanabilir, hatalar yapıldığı da söylenebilir. Ama Hürriyet, kurulduğu günden beri bu değerleri temsil ederek, hatalar karşısında da iç denetim mekanizmalarını işleterek, şeffaflığını ve hesap verebilirliğini koruyarak bugünlere geldi.

Bu değerler, Hürriyet için her zaman yol gösterici olmalıdır. Hürriyet, saygınlığını ve ana akım konumunu, ancak editoryal bağımsızlık ve eleştirel gazetecilikle koruyabilir, hatta geliştirebilir.

 

MAGAZİN VE ÜNLÜLER

EGE Üniversitesi’nden Doç. Dr. Şebnem Soygüder, gazetecilik okullarında magazin gazeteciliği dersleri verilmesini savunan ender akademisyenlerden biri. Magazin gazeteciliği uzun süredir, Soygüder’in takibi altında.

Soygüder, ‘magazin ünlülerini’ kategorilere ayırıyor. Ünlüler, biyolojik ünlüler, şöhretimsiler ve üretilmiş şöhretler. Ünlüleri açıklamaya gerek yok. Biyolojik ünlüler, ünlü kişilerin eş, çocuk gibi yakınları. Şöhretimsiler; popstar, survivor gibi tv programlarına katıldıkları için bir süreliğine tanınanlar.

‘Üretilmiş şöhretler’ ise magazin medyasının ün kazandırdıkları. Gerçekten bazen bakıyoruz magazin medyasına, sanatçı, oyuncu, modacı, manken, yazar, çizer, iş insanı vb olmayan, hatta kimi zaman hayatta ne gibi bir faaliyette bulunduğu bile belli olmayan insanlar, sürekli magazin medyasının vitrininde. Bu figürler o kadar sık görülünce zamanla okur da onlara alışıyor, şöhretleri kendinden menkul hale geliyorlar.

Ünlülerin haberleriyle beslenen magazin medyası, bir yandan da ünlü üretiyor. Onunla da kalmayıp ünlerini koruyan, pazarlayan, besleyen, unutulmasına izin vermeyen bir mecra halinde. Kısacası, ünlüler ve magazin medyası birbirini yeniden üretiyor, birbirinden besleniyor.

Nasıl ünlü olurlarsa olsunlar, ünlerini sürdürebilmek için magazin medyasına muhtaçlar. Magazin medyasının ünlülerle bu ilişkisi, tanınmışlık durumlarına göre farklılaşıyor. Örneğin Kelebek’te her vesileyle orkestra şefi Behzat Gerçeker haberi yayınlanıyor. Radyo programlarına çıktığında, sahne aldığında, hatta Kızıl Ordu Korosu uçak kazası geçirdiğinde bile haber olabiliyor Gerçeker. Son olarak 1 Mart’ta yeni albüm çıkardığı, 7 Mart’ta bu albüme klip çektiği, 18 Mart’ta albümü çok sattığı ve dün de solistine bir teklif geldiği gerekçesiyle Kelebek’te birinci sayfadan haber oldu.

Bir sanatçının albümü piyasaya çıktığında başlayan bu haberleri, habercilik mi saymalıyız, yoksa tanıtım faaliyeti mi? Dikkatimi çektiği için Gerçeker’i örnek verdim ama bu uygulama çok yaygın.

Gerçeker’in albümü için bir ayda üç haber yapılmış ama örneğin Cem Yılmaz gibi bir ünlü film çektiğinde Kelebek’in yanı sıra ana gazete ve Hürriyet Pazar da devreye giriyor; onlarca haber, köşe yazısı ve söyleşi yayınlanıyor. Sanatçı olması da gerekmiyor, örneğin Canan Karatay kitap çıkardığında da geniş söyleşiler yapılıyor. Salt albüm, film, kitap gibi ürünlerin çıkışı değil restoran-bar açılışları bile haber oluyor.

Kuşkusuz bir kısmı gerçekten haber. Fakat önemli bir bölümü aslında haber değeri taşımıyor. Hatta çoğu zaman yayın zamanlamasını gazeteciler yerine halkla ilişkiler ve reklam şirketleri belirliyor. Okura bilgi vermek ile ürün tanıtma arasındaki denge bozuluyor, gazeteci aracı konumuna indirgeniyor, gazeteler de ürün pazarlama mecrası haline geliyor. İtiraz ettiğim nokta da burası. Acaba bu noktaya gelinmesinde o çevrelerle içli dışlı olmanın etkisi var mı? Editoryal bağımsızlık korunabiliyor mu? Bu yayınlara bir de bu gözle bakmakta ve tartışmakta yarar var.

 

HAFTANIN ENGELLENENLERİ

SULH Ceza Hâkimliklerinin, bu hafta yine ‘otomatik’ şekilde erişiminin engellenmesine karar verdiği hurriyet.com.tr haberlerinden öne çıkanlar şöyle:

Kelebek yazarı Onur Baştürk’ün, Tugay Kerimoğlu’ndan boşanan Etkin Ünal’ın verdiği bir röportajı değerlendirdiği 28 Ocak 2018 tarihli yazısı.

“Ebru Şallı ve Uğur Akkuş imam nikâhı kıydı” başlıklı, 27 Ekim 2017 tarihli haber.

“Adil Serdar Saçan’a işkence suçlamasından beraat” başlıklı, 2011 tarihli DHA haberi.

 Ankara’da bir kadının, boşandıktan sonra birlikte yaşadığı eşini öldürmesini konu alan 2006 tarihli haber.

Eskişehir’de bir banka müdürüne zimmet davasından 13 yıl hapis cezası verilmesine dair 2006’da yayımlanan haber.

 

OKURDAN KISA KISA


S. Konuksever / M. Tekin: “Kaynana damat aşkı cinayetle noktalandı” haberini doğru bulmuyorum. Öncelikle bu tarz sapkınlık ve toplum ahlakı bakımından yanlış olan her durumu “aşk” diye nitelendirmeyiniz. (28 Mart)

Not: Kaldı ki, haberdeki ifadeler de bu ilişkinin “aşk” olmadığını gösteriyor.

S. Ekber Dilmen: İnternetteki Angelina Jolie haberinde “İşte yeni sevgilisi” demişsiniz, sabırla 28 kareyi de tek tek tıkladım. Her şeyi koymuşsunuz ama yeni sevgilisinden tek görüntü bile yok! Maksat insanlar tüm fotoğraflara baksın tıklanma sayısı artsın. (27 Mart)

İzzet Doğan: Ahmet Hakan, New York’ta grev yapan 123 kadın dokuma işçisinin 25 Mart 1911’de kilitli atölyede yanarak ölmesinin anısına 8 Mart’ın “Dünya emekçi kadınlar günü” kabul edildiğini yazdı. Bu olay 1911’de değil, 8 Mart 1857’de meydana geldi, ölen kadın sayısı da 123 değil 129’du. (9 Mart)

Avni Öngen: Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın gıda ürünlerinde sahtekârlık yapan 173 firmayla ilgili açıklaması haberi 57 sayfalık foto galeri. Ciddi bir haber ama sayfaların çoğunun da içi bomboş.

Ogün Şahan: İnternette “WhatsApp’ta sizi engelleyenlere mesaj atmanın yolu” paylaşımınız, insanlara bir haber ulaştırmaktan çok, art niyetli insanların başkalarını taciz etmesine yardımcı olma amacına hizmet etmektedir.

Tarık Kutlu: “Meclis’te kadın tiyatrocu krizi” haberinde kadın sanatçıların “merdivende beklediklerini” yazmışsınız. Lütfen dikkat edin. Kendileri beklememişler, bekletilmişler. İkisi arasında fark var. (30 Mart)

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 2 NİSAN 2018


 
SERVİS GAZETECİLİĞİ
EKSİK HABER YANILTIR
GELENEKSEL HABER DEĞERİ
FUTBOLDA HABER ÜLEŞTİRME
SOSYAL MEDYA OLMASAYDI
KANDIRMACANIN BÖYLESİ
İZLEDİĞİ KURUMLA BÜTÜNLEŞİRSE
KARANLIKTA BIRAKMAMA ROLÜ
DEDİ DEDİ GAZETECİLİĞİ
PORNOGRAFİK AYRINTILAR
YOK SAYILAN ÜNİVERSİTELER
BİR ÖLÜMÜN İŞARET ETTİKLERİ
GAZETECİ KANDIRMAK KOLAY
EVET, SKANDAL AMA
28 ŞUBAT KARARINDA YANLIŞLIK
MÜFTÜNÜN NASİHATI MIYDI?
PARASINI ÖDEYİNCE SERBEST Mİ?
KAÇIRDIĞI KIZI ÖLDÜREN MAĞDURMUŞ
YANLIŞ, YALAN, GAF
EZHEL VE SANATÇININ TUTUKLANMASI
SİNEMA SÖYLEŞİLERİ
"ÇIPLAK ARAMA" MEVZUATI
HAD BİLDİRME İŞİ
99.952 ADRES ENGELLENMİŞ
DOĞRULUĞUNU KANITLAYAMIYORSAK
DOĞRU HAVADİS, DÜRÜST GAZETE
AKLANMA DA HABERDİR
GAZETECİ-SEKTÖR İLİŞKİSİ
KARŞIT GÖRÜŞ
HÜRRİYET’İN ORTAK DEĞERLERİ
İNANMA, ŞÜPHE ET VE SORGULA
DİL DEĞİŞİR, KÖHNE ZİHNİYET SİLİNİR
SENİ OLDUKÇA SEVİYORUM
ÇOCUK İSTİSMARI HABERLERİ
GÖZLERİ MORARMIŞ KADIN
"PERDE ARKASI"NIN ÖLÜMÜ
RAKILI FOTOĞRAF
TIK AVCILIĞI VE GALERİLER
HER ŞEY İNŞAAT MI?
"BUZUL ÇAĞI" TEKRARLARI
HABERCİYİ LİNÇ ETMEK YERİNE
GAZETECİNİN DİLEĞİ
KABAHATİN BÜYÜĞÜ PR'CILARDA
ERİŞİM ENGELLEME REKORU
BUYURUN DÜNYAYA BAKALIM
HAFİYELİK VE GAZETECİLİK
OTOMOTİV GAZETECİLERİ
TEST ARACIYLA TATİL
ÖNEMİNİ AZALTMAZDI
ÜZMEK İSTEMEZDİM
SALDIRIYI GERGİNLİK DİYE SUNMAK
KÜSTAH KÜSTAHÇA KÜSTAHLIK
ÖLÜMDEN KAÇAN ADAMIN PANTOLONU
PHOTOSHOP'SUZ TÜRKİYE
SAVAŞ TAMTAMLARI
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   fbildirici@hurriyet.com.tr