1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 38 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010’dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 "PERDE ARKASI"NIN ÖLÜMÜ
 12 Şubat 2018, Pazartesi
 
Genel olarak bakıldığında Türkiye’de gazeteler ve haber siteleri de AVM sinemalarına benzedi. Sinema ve salon sayısı çoğaldı ama hangisine gitseniz hep aynı filmler oynuyor. Farklı ve özel haberler de azaldı, özellikle de siyasi haberler hep birbirine benzedi. “Dedi”, “açıkladı”, “söyledi” haberleri gazetelerde çok geniş yer kaplıyor artık.

“Perde Arkası” başlıklarına da artık nadiren rastlanıyor. Halbuki “Perde arkası”, gazetecinin resmi açıklamaları bir yana bırakıp kendi çabasıyla, özel kaynaklara başvurarak ortaya çıkardığı bilgileri içerir. Açıklananı değil açıklanmayanı, söyleneni değil söylenmek istenmeyeni okura aktarır. Niteliği gereği, ağırlıklı olarak siyaset ve devlet çarkıyla ilgili gelişmeleri yansıtır.

"Perde arkası” ve kimi zaman “kulis haber” diye tanımlanan bu haber türü, kıdemli muhabirlerin üstesinden gelebileceği bir iştir. Gazetecilik deneyimi, güçlü ilişki ağı ve üslup kıvraklığı gerektirir.

Bu tür habercilik, günümüzde daha çok köşe yazarlarına kalmışa benziyor. Muhabirler yerine aktüel gelişmeleri yakından izleyen köşe yazarları, yazılarında “perde arkası” bilgiler veriyor, “kulis” bilgileri aktarıyor. Ancak köşe yazarının “perde arkası” yazısıyla, bir muhabirin kaleme aldığı “perde arkası” aynı olamaz. Biri haberci, diğeri yorumcudur. Muhabir, yalın haber olarak yazar, köşe yazarı yazdığında ise bilgi ile yorum iç içe geçer.

“Perde arkası” haberciliğinin yok denecek kadar azalmasının temel nedeni elbette gazetecilerin yeteneksizliği, tembelliği, medya kuruluşlarının yapısal sorunları ve isteksizliği falan değil. Asıl neden günümüzün siyasi koşulları. Bu tür haberciliğin riskli olması. Zira gizli bilgilerin, gizli ilişkilerin ortaya çıkarılması hep birilerini kızdırmıştır.

Bugünlerde ise “edinilmiş bilgiye göre” diye yazılan ve “Perde arkası” diye sunulan yazı, haber ya da analizler, kızdırmak yerine çoğu kez mutlu ediyor oysa gerek. Çünkü sıklıkla resmi makamlar tarafından verilip yazılması isteniyor; hatta özel olması gerekirken bir bakıyorsunuz aynı gün dört beş medya kuruluşunda yayımlanıyor. Hem de neredeyse sözcüğü sözcüğüne aynı olarak…

Bu yönteme ilişkin çok sayıda örnek toplamıştım. Ama bu durumun asıl olarak ülkemizdeki gazetecilik koşullarından kaynaklandığını bildiğim için gazeteci arkadaşları üzmemek adına vazgeçtim somut örnekleri sıralamaktan...

Hürriyet’i ve her şeye rağmen "Perde arkası" haberlerine devam eden muhabir arkadaşlarımızı dışarıda tutmak gerektiğini de belirtmeliyim. Zira okur da Hürriyet’in farklı ve özel içerik sunma gayretinin sayfalarına nasıl yansıdığının farkındadır.


Birbirini düzelten haberler

Zeytin Dalı operasyonu sırasında bir tankın isabet alması, tanklara koruma kalkanı sağlayacak olan AKKOR sistemini akıllara getirdi. 5 Şubat’ta, Hürriyet’te yayımlanan “Tanklar AKKOR’u bekliyor” başlıklı haber, bu konuda bilgi veriyordu:

“Saldırı öncesi birçok basın organında Afrin’de görevli tankları AKKOR sisteminin koruyacağı yönünde bilgi yer almıştı. Fakat savunma kaynakları, AKKOR’un henüz proje aşamasında olduğunu ifade etti. Kaynaklar, koruma sisteminin 2020 yılında TSK envanterine gireceğini söyledi.”

Bu haberin ardından e-posta gönderen savunma sanayi ve havacılık uzmanı Arda Mevlütoğlu ve okurlarımızdan Haldun Demirok, 17 Ocak’ta gazetede "AKKOR’lu tanklar sınırda" ve hurriyet.com.tr’de “Dikkat çeken detay... AKKOR koruyacak” başlığıyla yayımlanan haberi hatırlattılar. Mevlütoğlu, “Hürriyet gazetesi, ‘Tanklar AKKOR’u bekliyor’ haberiyle yanlış bilgi içeren haberini tekzip etmiş oluyor” dedi. Demirok da bu tür haberlerin savunma sanayini bilen kişiler tarafından yapılması ya da bilenlere sorulması gerektiğini vurguladı. Sosyal medyada da epeyce yazıldı bu konu...

Okurlar haklı. İlk haberdeki “PYD/YPG güçlerinin elinde Amerikan ordusunun verdiği çok sayıda tanksavar füzesi olduğu, bu nedenle AKKOR koruma kalkanlı tankların sınır hattına gönderildiği bildirildi” cümlesi gerçeği yansıtmıyor. Çünkü AKKOR’un üretimine henüz başlanmamış ve daha geliştirme aşamasında. 2015 yılında Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Aselsan arasında sözleşme imzalanırken AKKOR’un (Aktif Koruma Sistemi) teslimatına 2020 yılında başlanacağı belirtilmişti.

Gerçekten de 5 Şubat’ta gazetede yayımlanan "Tanklar AKKOR’u bekliyor" haberi, başka bir muhabir tarafından yazılan ve yanlış olan ilk haberi düzeltmiş oldu. Ancak bir yanlışı düzeltirken o haberin –başka medya kuruluşlarının yanı sıra- Hürriyet’te de yayımlandığını gizlememek gerek. Düzeltmeleri yaparken açık olmakta yarar var. Zira örneğimizden de anlaşıldığı gibi okurların gözünden kaçmıyor bu hatalar.

Üstelik okur eleştirileri, otomotiv ve havacılık kadar olmasa da savunma ve savunma sanayisiyle ilgili haberlerin de epeyce "meraklısı" olduğuna işaret ediyor. Hem de silahlarla ilgili bir yanlışlığın sonuçları ve etkisi, bir otomobille ilgili haberdeki yanlışla ölçülemez...

 
Haftanın engellenenleri

Hâkimlerin, internetteki haber ve yazılarla ilgili erişim engeleme isteklerini içeriğini incelemeden neredeyse otomatik kabul ettiğini yazmıştım.

Bu kararların uygulanmasına aracılık eden Erişim Sağlayıcıları Birliği’nden "erişim engelleme kararlarına karşı yargılama makamlarına sıklıkla itiraz yoluna başvurulmakta ve itirazın haklı nedenlere dayanması durumunda engellenme kararları kaldırılmaktadır" açıklaması geldi.

ESB’nin açıkladığı gibi, engelleme kararlarına karşı "sıklıkla" itiraz edildiği doğru. Gazetenin Hukuk Servisi’nin en çok mesaisini alan işlerden biri bu artık. Ancak bu itirazlar "nadiren" kabul görüyor. Kaldı ki, içeriğe bakılmadan, incelemeden verilen otomatik engeleme kararları, itirazı beklemeden hemen uygulamaya konuluyor. Önce yasak, sonra inceleme yani...

Bütün hızıyla süren erişim engelleme kararlarının niteliğinin anlaşılabilmesi için her hafta gelen kararları listeyle okurların dikkatine sunmaya karar verdim. Hürriyet internette bu haftanın haftanın engellenenleri şöyle:

. Ahmet Maranki’nin tv programında onaysız ürün sattığı iddiasıyla ilgili olan ve Sabah’tan alıntılanan "Televizyon şifacısına soruşturma şoku" haberi.

. 2011 yılında Diyarbakır-Muş karayolunda aracına aldığı Japon turiste cinsel saldırıda bulunan İ.K’ya ceza veren mahkemenin indirim uygulanması haberi.

. 2016’da Kelebek’te yayımlanan "M.Ali Erbil’in 19’luk sevgilisi" haberi.

. Hürriyet’in finans portalı Bigpara’daki Mensa şirketinin hisse senedi fiyatlarını gösteren interaktif sayfası.


Okurdan kısa kısa

Ayhan Yükseler: Gazetenizin üçüncü sayfasındaki halk otobüsünün yaptığı kazayla ilgili haberde yukarıdaki fotoğrafta otobüs sarı, altta inceleniyor denilen fotoğrafta ise mavi. Dikkatten kaçmış herhalde. (2 Şubat)   

Ömer Kılıç: İnternet sayfanızda yer alan "Ve Emre Belözoğlu’nun cezası belli oldu" başlığı aldatıcı mahiyette. Haberden ilgili kurulun henüz ceza tayin etmediği, olası cezaya ilişkin tahmin yapıldığı anlaşılmaktadır. (6 Şubat)

Ayla Konak: Nasıl yazılacağına bir karar verseniz iyi olacak, “Menbiç” mi, yoksa “Münbiç” mi?” Gazetede üçüncü sayfada “Menbiç”, 20. Sayfada “Münbiç”. Bu karışıklığa gazetenizde daha önce de rastladım. (5 Şubat)

Şükran Kul: İnternetteki "1.5 aylık evlilik ve hamilelik skandalı" başlıklı haberiniz sayesinde hamileliğin de "skandal" sayılabileceğini öğrenmiş oldum. "Gözaltına alınan bir kadının tutuklanmadan kurtulmak için evlenip hamile kaldığı" iddiasını anlatmak için sizce de doğru sözcük bu mu? 

Şükrü Gezer: Ekonomi sayfasında otomobilde “İthalat azaldı yerli arttı” yazmışsınız. Bildiğim kadarıyla Türkiye’de “yerli otomobil” üretimi yok. Yabancı markaların Türkiye’de ürettiği araçlar var. Onun için hükümet yerli otomobil üretmeye çalışıyor. (5 Şubat)

Mehmet Ertüzün: İnternetteki “Çubuk Barajı eski günlerine dönecek’’ başlıklı haberde “kullanım ömrünü dolduran restoran ve büfe”’ saptamasına itirazım var.

Cumhuriyet’in ilk barajı olan bu anıtsal yapının bir unsurunun ’”kullanım ömrü”ne kim, ne hakla karar verebilir? (29 Ocak)

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 12 ŞUBAT 2018

 
HAD BİLDİRME İŞİ
99.952 ADRES ENGELLENMİŞ
DOĞRULUĞUNU KANITLAYAMIYORSAK
DOĞRU HAVADİS, DÜRÜST GAZETE
AKLANMA DA HABERDİR
GAZETECİ-SEKTÖR İLİŞKİSİ
KARŞIT GÖRÜŞ
HÜRRİYET’İN ORTAK DEĞERLERİ
İNANMA, ŞÜPHE ET VE SORGULA
DİL DEĞİŞİR, KÖHNE ZİHNİYET SİLİNİR
SENİ OLDUKÇA SEVİYORUM
ÇOCUK İSTİSMARI HABERLERİ
GÖZLERİ MORARMIŞ KADIN
"PERDE ARKASI"NIN ÖLÜMÜ
RAKILI FOTOĞRAF
TIK AVCILIĞI VE GALERİLER
HER ŞEY İNŞAAT MI?
"BUZUL ÇAĞI" TEKRARLARI
HABERCİYİ LİNÇ ETMEK YERİNE
GAZETECİNİN DİLEĞİ
KABAHATİN BÜYÜĞÜ PR'CILARDA
ERİŞİM ENGELLEME REKORU
BUYURUN DÜNYAYA BAKALIM
HAFİYELİK VE GAZETECİLİK
OTOMOTİV GAZETECİLERİ
TEST ARACIYLA TATİL
ÖNEMİNİ AZALTMAZDI
ÜZMEK İSTEMEZDİM
SALDIRIYI GERGİNLİK DİYE SUNMAK
KÜSTAH KÜSTAHÇA KÜSTAHLIK
ÖLÜMDEN KAÇAN ADAMIN PANTOLONU
PHOTOSHOP'SUZ TÜRKİYE
SAVAŞ TAMTAMLARI
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELINA JOLIE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   fbildirici@hurriyet.com.tr