1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 ÜZMEK İSTEMEZDİM
 06 Kasım 2017, Pazartesi
 

    Ertuğrul Özkök’ü üzmek istemezdim.  Belli ki çok etkilenmiş. Önce “Bize üç ay mutluluğu bile fazla gördüler. Hürriyet Okur Temsilcisi Faruk Bildirici yememiş içmemiş. Araştırmış. Meğer Dünya Sağlık Örgütü’nün yeni yaş skalası yokmuş” diye yazdı. İki sefer de adımı vermeden “Hürriyet Okur Temsilcisi bir kalem dokunuşu ile ‘yeni orta yaş grubu’ hayallerimizi söndürdü” diye yakındı.

   Oysa ben Özkök gibi 70 yaşındaki insanların “orta yaşlı sayılma hayalini söndürme”dim, bir bilgi yanlışını ortaya çıkardım. Bir yanlışın düzeltilmesini sağlayana tepki gösterilmemeli. Hem bu benim görevim.

    Prof.Dr. Osman Müftüoğlu, “Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘yaş dilimi listesi’ni değiştirdiği ve artık 66-79 yaş arasını yaşlı değil orta yaşlı kabul ettiği”ni yazmıştı. Okurlardan itiraz gelince Müftüoğlu’na kaynağını sordum,  “bir dostundan gelen WhatsApp mesajı”na dayandığını ve onun da “Brillo.net” adlı (Endonezya kaynaklı) bir web sitesinden öğrendiğini belirtti.

    Resmi bir yanıt alabilmek için DSÖ yetkililerine e-posta gönderdim. Sonunda DSÖ Türkiye Ofisi’nden Doç.Dr.Toker Ergüder, “DSÖ’nün böyle bir kararı olmadığı ve DSÖ’nün 60 yaş üzeri kişileri yaşlı kabul ettiği” yanıtını verdi. Müftüoğlu’nun isteği üzerine referanslarını iletince Ergüder, “Gönderdiğiniz referanstan sonra konuyu DSÖ Cenevre Genel Merkezi ve Kopenhag Avrupa Bölge Ofisi uzmanları ile tekrar değerlendirdik. Bu web sayfasında verilen bilginin DSÖ ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır” dedi.

    Bu yanıtları ilettiğim Müftüoğlu, köşesinde bir düzeltme yayınlayarak, DSÖ’nün böyle bir kararı olmadığını okurlarına duyurdu. Son derece net ve samimi bir üslup kullandı; bir daha da yazmadı.

     Özkök ise bu konuda yeni bir dosya açacağını duyurduktan sonra, Bill Andrews adlı bir doktorla söyleşi yaptı. Bu doktoru, “yaşlanmayı tedavi etmede yepyeni bir alan açan … molekülünü buldu” diye tanıttı.

  Kerem Kaynar ve bazı okurlardan gelen eleştiriler nedeniyle bu dosyayı da inceledim; yine uzmanlarla konuştum. Hatta Osman Müftüoğlu da NTV’de, “Hapla çöple olmaz bu iş. Bunlar pazarlama teknikleri” diye konuştu. Gazetede de böyle bir yöntemin kansere yol açabileceği uyarısında bulundu.

    Öncelikle belirteyim, yaşlanma ile telomer ilişkisini bulan Dr.Bill Andrews değil, 2009’da Nobel ödülünü alan ABD’li üç bilim insanı. Andrews’ün bulduğu, daha doğrusu pazarladığı Çin ve Moğolistan’da yetişen “astragalus” adlı bitkiden elde edilen bir ürün. Bu bitki özütü, bağışıklık güçlendirici olarak birçok marka tarafından satılıyor. Andrews’ün farkı, bu ürünü “telomer tedavisi” ve “yaşlanma önleyici” diye pazarlaması. Bu ürün, hayvanlar üzerinde denenmiş ama insanlar üzerindeki etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Nitekim Andrews de söyleşisinde “Doğal maddelerden yapıldığı için FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) onayına gerek olmadığını” belirtiyor.

   Bu bitki özütü, Türkiye’de de Sağlık Bakanlığı onayı olmaksızın satılıyor. Belli ki, Andrews, ürünü pazarlamak için Türkiye’ye gelmiş. Onu ağırlayan da ürünü (bazı testlerle birlikte) yüzlerce liraya satan bir şirket. Andrews, 28 Ekim’de bir konuşma yaptı bu online şirketin organizasyonunda.

  Bu ürünün “piyasa yüzü” de Sertab Erener. Sanatçı, ürünün tanıtımı için 5 Ekim’de düzenlenen basın toplantısına katılmış, reklam panosu önünde şirket yöneticileriyle fotoğraf çektirmişti.  Erener’in 25 Ekim’de yaptığı “Biyolojik yaşı 40’da durdurmak ve telomerler” etkinliği de şirketin web sayfasından duyurulmuştu. Özkök’ün Andrews söyleşisinin yayınlandığı gün, Hürriyet Pazar’da da Ayşe Arman’ın, aynı konuda Erener ile yaptığı söyleşi çıktı.

   Andrews’ün bitki özütü, Dr.Ziya Özel’in “kanseri tedavi edici zakkum ekstresi” ni çağrıştırıyor. Biliyorsunuz, zakkum hâlâ FDA’dan onay alamadı. Hürriyet, 13 Şubat 1988’de boş umutlar yaymak yerine “Zakkum rezaleti” manşeti atmıştı; haklı çıktı. Ne yazık ki, günümüzde aynı çizgiyi izleyemedi.

 

     Çöken tuvaletti

     “Lavabo çöktü, doktor alt kata düştü” haberini okurken tereddüde düşmüştüm. “Acaba lavabo değil de tuvalet mi çöktü” diye.

    Esat Koçal adlı okurdan “Lavabo lafı, tuvalet veya hela demekten utananlarca kamuflaj için kullanılıyor.  Ama gazetede tuvalet yerine lavabo yazılması komik kaçmış” mesajı gelince sağlık muhabiri arkadaşımız Mesude Erşan’dan yardım istedim. Sağlık İl Müdürlüğü yetkililerine sordu. Hakikaten Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde lavabo çökmemiş.  Tuvalet çökmüş, oraya giren doktor da alt kata düşerek yaralanmış.

   İhlas Haber Ajansı (İHA) haberde tuvalet yerine “lavabo” yazmış. Hürriyet’in yanısıra hemen tüm gazeteler de “lavabo” sözcüğünü aynen aktarmış. Lavabo ile tuvalet aynı şey olmadığına göre “lavabo çöktü” yazmanın anlamsızlığı ortada. Ajansın haberi gazete ve internette düzeltilmeliydi. Haber, günlük dildeki mahcup edayı takınmamalı. Olayın kendisi trajikomik olsa da…

 

    Okurdan kısa kısa

    Tuğçe Karadeniz: Amasra’da oturan anneannem Ferdane Güler, yıllardır eve Hürriyet’ten başka gazete sokmaz.  Ama son zamanlarda süper loto ve şans oyunları sonuçlarını vermemenizden şikayetçi.

    Ayla Türman: Kelebek’teki Magazin Konseyi’nde Ömür Gedik’in Erkan Petekkaya ve Sinan Akçıl fotoğrafı için yaptığı cinsiyetçi yorum üzücü. Dostane bir fotoğraftan nasıl oldu da öyle bir sonuç çıkardınız, anlamadım. (30 Ekim)

    Sadık Baycan: Cengiz Semercioğlu’nun, “Emrullah bey görmesin” yazısında ölçü kaçmamış mı? Yeni açılan bir restoranı göklere çıkarıp reklamını yapmış. (3 Kasım) 

    S.Kozluoğlu/ E.Gül/Ö.Turan: Sitenizde son günlerde yayınlanan sesli reklamlar çok sinir bozucu. Başka bir sayfaya da geçseniz, baştan tekrar başlıyor ve kapatmak zor oluyor.  Haber okumayı imkansız ve zahmetli yapıyor.

 Erol Erdoğmuş: Promosyon kuponlarının arkasında haber ve köşe yazıları görülüyor. Kupür kesersem kupondan, kesmezsem kupürden oluyorum.

  Anıl Ural: MASAK Başkanı Osman Dereli, 16 Ekim’de yayınlanan söyleşide “İllegal bahis sitelerinin artık banka havale ve EFT işlemlerini kullanamadıklarını” vurgulamış. Ama bu yöntemleri hâlâ kullanıyorlar.

    Mustafa Aydoğmuş: Sokak köpekleri haberinde Eyüp’ün adı “Eyüpsultan” olarak yazılmış. Eyüplü olarak ilçenin adının değiştiğini duymadım. (30 Ekim)

   NOT: İlçenin adının Eyüpsultan olarak değiştirilmesi hakkındaki kanun, 3 Kasım’da yürürlüğe girdi. Haklısınız, o tarihte henüz değişmemişti.

    Baysan Pamay:  Kelebek’teki “35 yıl sonra yine sahnede” haberinde “Arzu Tramvayı” adlı oyunun 1982’ de Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenmesinden 35 sene sonra tekrar sahneleneceği yazılmıştır. Bu yanlış. İBB Şehir Tiyatroları bu oyunu 2005’te “İhtiras Tramvayı” adıyla sahnelemişti. (27 Ekim)

    K.Eriş Gürsel: Kelebek’teki TV rehberinde niçin Kanal B’ye yer verilmiyor?

   Hikmet Kanca:  İnternette gazetenizi okumak çok eziyetli. Her haberin her satırı için tıklamak gerekiyor. Reklamı atlamak da işkenceye dönüyor.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET/ 6 KASIM 2017

 
ÖNEMİNİ AZALTMAZDI
ÜZMEK İSTEMEZDİM
SALDIRIYI GERGİNLİK DİYE SUNMAK
KÜSTAH KÜSTAHÇA KÜSTAHLIK
ÖLÜMDEN KAÇAN ADAMIN PANTOLONU
PHOTOSHOP’SUZ TÜRKİYE
SAVAŞ TAMTAMLARI
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr