1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 SALDIRIYI GERGİNLİK DİYE SUNMAK
 30 Ekim 2017, Pazartesi
 

 

   Yazar İhsan Eliaçık’a yönelik saldırı girişimiyle ilgili haberleri görmemiştim. Akşam saatlerinde sosyal medyadan gelen bildirimlerle farkettim olayı. “Gerginlik değil @ihsaneliacik saldırı var. Yazarın konuşması engellendi. Vahim bir durum”  denilen paylaşımlarda Hürriyet’e tepki gösteriliyordu.

  Hemen baktım Hürriyet internetteki habere. “Kayseri’de son dakika/ İhsan Eliaçık gerginliği” başlığı atılmıştı. Tepkiler haklıydı.  “Gerginlik” en azından iki taraflı olur; iki taraftan da bir hareket, bir söz gelir ve “gerginlik” doğar.  Ama Kayseri’de İhsan Eliaçık’ın “gerginliğe” neden olacak hiçbir sözü, eylemi, hareketi yoktu. Kitaplarını imzalamak için Kitap Fuarı’na gelmiş; burada bir grup Eliaçık’a saldırmak istemiş, hakaretlerde bulunmuş, bağırıp çağırmışlardı.  Polis de Eliaçık’ın fuara girmesine izin vermemişti. 

    Gerçekten de gerginlik değil, saldırı söz konusuydu. Haberin “Eliaçık’a saldırı” başlığıyla yazılması gerekirdi. Bu düşüncemi ve tepkileri internet editörlerine aktardım. Onlar da haklı buldular ve ajanstan gelen haberin başlığını “Kitap Fuarında İhsan Eliaçık’a saldırı” diye değiştirdiler.

  Ne yazık ki, ertesi gün (22 Ekim)  basılı Hürriyet, bu haberi “İhsan Eliaçık gerginliği” diye verdi. Doğal olarak, akşam yaşanan düzeltme sürecini izleyen okurlar, sosyal medyadan eleştiri yağmuruna tuttular beni. Bunlardan birini aktarayım; Ayşegül Tozeren, “Mağdurun saldırının öznesi gibi gösterildiği dil basılı gazetede de değişmemiş görünüyor” diyordu. Haklıydı..

   Aslında benzer bir olay, Hürriyet’te daha önce de yaşanmıştı. 14 Eylül’de, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un annesinin cenaze töreni haberine “Tuğluk’un annesinin cenazesinde gerginlik” başlığı atılmıştı. Oysa düpedüz cenaze törenine katılanlara saldırı sözkonusuydu; nitekim daha sonra bu gruptan bazı kişiler yakalanarak haklarında dava açıldı.

    Hürriyet de 15 Eylül’de “Çirkin saldırıya tepki yağdı” manşeti atarak ilk günkü “gerginlik” hatasını düzeltme yoluna gitmişti. Tuğluk’un annesinin cenazesindeki saldırıya ilişkin bu düzeltme örnek olmalı, “gerginlik” yanlışı tekrarlanmamalıydı.  Ortada saldırı varsa “saldırı” diye yazmak tarafsızlığımızı zedelemez ama saldırıyı gerginlik diye yazmak şiddeti meşrulaştırır ve bizi saldıranları koruyan bir konuma düşürür.  Elbette amaç bu değil ama…

 

   Ponçik entegratör janrı

   Eski bakanlardan Bülent Akarcalı, Hürriyet’in Türkçe konusunda daha duyarlı ve titiz davranmasını bekleyen okurlarımızdan. Haber ve yazılarda Türkçe karşılığı olmasına rağmen İngilizce ve Fransızca sözcükler kullanılmasından yana dertli. Akarcalı, Hürriyet’ten derlediği örnekler eşliğinde eleştiriyor:

    “Duble ceza, neden çifte ceza olarak yazılmıyor? Televizyonun her janrı mevcut yazarken tür-çeşit yazmamak neden? Kaç okuyucu ponçik der? Front Row’u kaç kişi anlar? Tecavüze imitasyon indirimi saçmalığı nasıl açıklanır? Bayramın şizoit’i nasıl bir şey acaba? Bunlar Hürriyet’in kaleminden çıkanlar.

   Haber olarak yazılanlar daha da fecaat. Finansal Kurumlar Birliği Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan ‘entegratörlük belgesi’ almış. Türkçe anlamı bütünleştirme varken bu kelimeyi kullananlara ‘Türkçe’yi en iyi tahrip etme ödülü’ vermeli. Ya ‘bozuk para totemi’ne ne demeli? Uçağın motoruna para atmayla totem arasında bizlerin bilmediği ince sosyolojik ve filozofik bir bağ mı var?

   Akarcalı’nın böylesine titizlenmesinin değerini anlamak için geçen ay yitirdiğimiz dil bilimci Emin Özdemir’in sözlerini hatırlamakta yarar var. “Dil duyarlığı, dil bilinci gelişmeyenlerin düşünce evreni de sınırlı kalır.  Çünkü dil, düşüncenin evidir” demişti hoca. Daha güzel nasıl anlatılır ki dil bilinci?

 

   “Son Mohikan”a sözüm vardı

   Bir tek “müjde” denilmediği kalmıştı. Oysa haber, yeni bir sentetik uyuşturucu maddenin yakalanmasına ilişkindi. Barcelona’dan kargoyla İstanbul’a gönderilen uyuşturucuyu alan özel bir kanalda çalışan tv spikeri yakalanmıştı.

   Birçok gazete ve haber sitesinde bu sentetik uyuşturucunun özellikleri anlatılıyor; “çılgınlık derecesinde saldırganlaştırıyor” ve “halüsinasyon gördürüyor”  diye tanıtılan bu zehrin adı da veriliyordu.

    Binlerce insan, o haberler sayesinde “F..” adlı bu zehrin varlığını öğrenmiş oldu. Halbuki haberleri yazarken, okuyanlar arasında uyuşturucuya yatkın insanlar da olabileceğini gözetmeliyiz.  Adını yazıp, böyle anlatınca o insanlara bu uyuşturucuyu tanıtmış oluruz.  Hem adı olmazsa haber ne kaybeder ki?

   Üç yıl kadar önceydi. Türkiye’de “B..” adlı bir kimyasal maddenin kullanımı yaygınlaşmıştı; haber başlıklarında dolaşıyordu o uyuşturucunun adı. Artık hayatta olmayan “Son Mohikan” lakaplı duayen gazeteci Arda Uskan uyarmıştı beni: “Uyuşturucuların isimlerini yazmak sakıncalı. Bağımlılara reklamını yapmış oluyorsunuz.” Yerinde bir uyarıydı.

    O günlerde bu konuyu yazmış; Arda Uskan’a uyuşturucuların adının yazılmaması konusunu takip etme sözü vermiştim. Lütfen bu yeni uyuşturucunun adını yazarken “Son Mohikan”ın uyarısını hatırlayın.

 

    Okurdan kısa kısa

    N.Demirkol/ F.Gençer: Büyük virtüöz tanburi Necdet Yaşar’ın ölüm haberini Web’te ve gazetede göremedim. Sonra sadece gazetede cenaze töreni haberini verdiniz. Bu tavrınız ciddi bir habercilik eksiği.

   İ.Bora Büyüköner : “WTA Singapur Sezon Sonu Finalleri” haberindeki Muguruza değil K.Pliskova adlı tenis oyuncusunun fotoğrafıdır.  (26 Ekim)

  Şenol Karakaş:  İnternette “Derbi öncesi dev kriz! Tesisleri terk etti” yazmışsınız. Ne yapsaydı Volkan, toplantı sonrası tesislerde mi sabahlasaydı?

   Melike Bezgin: İnternette başlık, “Kadın doktor hasara bakmak için aracından indi”! Haberin kahramanı erkek olsaydı, erkek doktor yazar mıydınız? (24 Ekim)

   Naim Altan: “Cillop restorasyon” yazmışsınız. Lumpen aleminde “cillop gibi kız” falan derler; bu tür sözcüklerin Hürriyet’in başlığında ne işi var?(18 Ekim)

   Ziya Abdullah: Spor sayfasında TFF 1.Lig 9.hafta maçları yanlış yazılmış. Rize 0-Gaziantep 0, İstanbul 2-Altınordu 0, Denizli 1-Adana Demir 0 olmalıydı. (23 Ekim)

    Evren Gül: Hurriyet.com.tr’de  en üstte sesli bir şekilde otomatik olarak açılan ve kapatsanız da bir süre sonra yine sesli olarak açılan reklamlar insanı taciz ediyor. Neden ses açmayı kullanıcının isteğine bırakmıyorsunuz?   

FARUK BİLDİRİCİ/HÜRRİYET/ 30 EKİM 2017 

 
ÖNEMİNİ AZALTMAZDI
ÜZMEK İSTEMEZDİM
SALDIRIYI GERGİNLİK DİYE SUNMAK
KÜSTAH KÜSTAHÇA KÜSTAHLIK
ÖLÜMDEN KAÇAN ADAMIN PANTOLONU
PHOTOSHOP’SUZ TÜRKİYE
SAVAŞ TAMTAMLARI
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr