1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 38 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
 22 Mayıs 2017, Pazartesi
 

İki okurdan, Hürriyet yazar ve muhabirlerinin Instagram hesaplarında reklam yaptığına ilişkin eleştiri aldım. Okurlar bazı isimler ve örnekler de veriyorlardı.

Okurların eleştirdiği isimlerden biri, Ayşe Arman’dı. Gerçekten de Arman’ın Instagram hesabına baktığımda çok sayıda marka övgüsü ve fotoğraf içeren paylaşım gördüm.

En çok da S.. marka spor ayakkabıları ile ilgili paylaşım yapmıştı. Geçen yıl eylül ayından itibaren bu marka ayakkabılarla çekilmiş 20’den fazla fotoğraf geçmişti hesabından. Bir fotoğrafın altında bu marka ile ilgili olarak "Onlar ayakkabı değil S.. bir kere dedim. Her şeyin altına olurlar. Sonsuza kadar yürüyorum, bundan rahatı yok" yazmıştı. Bir klinikte çalışan altı kadınla birlikte çekilmiş ve yine aynı marka ayakkabıların gösterildiği fotoğrafı "Bugün yine geldim hahahaha bir de ne göreyim bütün kızlar benim Hindistan’ı dere tepe dolaştığım ayakkabıları giymiş. Bütün klinik rahat diye beyaz S.’ları geçirmiş ayağına" notuyla paylaşmıştı. Arman’ın bu ayakkabı markası hakkında övgü içeren başka satırları da vardı ve hatta bu markanın geçen Anneler gününde düzenlediği "S.. ile rahat bi’pazar" etkinliğinin duyurusunu da yapmıştı.

Arman’ın Instagram hesabında İ. adlı başka bir ayakkabı markasıyla ilgili paylaşımlar da vardı. "1ayakkabıyla8ayrıkadınoldum" diye hashtag koyduğu bu paylaşımda bu markanın bir ayakkabısıyla çekilmiş sekiz fotoğrafı yer alıyordu. Arman’ın bu fotoğraf ve görüntüleri, markanın Twitter, Facebook, Instagram hesabında da kullanılmış; Youtube’a da yüklenmişti.

Ayrıca pantolon, makyaj malzemesi gibi başka markaların ürünleri ile ilgili paylaşımları da vardı. Bu paylaşımlar, Arman’ın bazı takipçilerinin de dikkatini çekmiş, bazı paylaşımlarının altına "S’dan ne kadar aldınız acaba" ve "S.. ile medyaya yansımamış bir reklam anlaşması olduğuna inanmaya başladım artık" gibi yorumlar yazmışlardı.

Okurların adını verdiği diğer yazar da Sibel Arna’ydı. Arna’nın Instagram hesabında da iki ayakkabı markası ve çeşitli firmalarla ilgili paylaşımlara rastladım. F.. marka ayakkabıyla çekilen fotoğrafın altındaki paylaşımda markanın yanı sıra ayakkabının fiyatını da vermişti. S.. ayakkabılarıyla çekilmiş beş ayrı fotoğraf paylaşmıştı.

 

İlkeler ne diyor?

Ayşe Arman ve Sibel Arna’nın instagram hesaplarında markalardan söz etmeleri, "ürün yerleştirme" mi, değil mi? Ya da daha açık bir deyişle reklam mı? Bunun tartışmaya değer bir konu olduğunu düşünüyorum.

Ama oraya gelmeden önce "Sosyal medya hesapları gazetecilerin her istediğini yapabileceği özel ve özgür alanlar mıdır?" konusunda görüş birliği sağlamamız gerek. Bence sosyal medya hesapları, sınırları ve kuralları olan özel alanlardır. Sınırları da gazetecilik değerleri ve yayın ilkeleri belirler. Çünkü bir gazeteci her zaman her yerde olduğu gibi sosyal medyada da gazetecidir; düşünce özgürlüğünü kullanırken mesleki ve kurumsal sorumluluğunu bir kenara bırakamaz.

Örneğimize dönersek, Ayşe Arman, Instagramda yazarken de "Hürriyet yazarı Ayşe Arman"dır; orada da evrensel gazetecilik değerleri ve Doğan Grubu Yazılı Basın Yayın İlkeleri’ne uygun davranmak durumundadır. Aynı yaklaşım Sibel Arna ve tüm Hürriyet yazar, çizer ve muhabirleri için de geçerlidir.

Nitekim Yayın İlkeleri’nin 23. maddesinde, ilkelerin "gazete, dergi çalışanları ve dışarıdan katkıda bulunanların sosyal medyadaki faaliyetlerini de kapsadığı" vurgulanıyor. 28.madde ise sosyal medyada reklam konusunda açık hüküm içeriyor:

"Gazete ve dergi çalışanları haber, tweet, blog ve iletilerinde reklam, halkla ilişkiler ve propaganda yapmamalı; ilan-reklam kaynaklarından telkin alarak ve maddi çıkar sağlayarak yazmamalıdır. Gazetecinin yeni medya ortamında yazdıkları, reklam ve ilanlarla iç içe sunulmamalı; gazetecilik ürünlerinde yanıltıcı etiketler konulmamalıdır."

Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak ilkeleri hatırlatmakla yükümlüyüm.

 

Deniz kenarındaki denizciler

Dünya Haber Ombudsmanları Birliği (ONO) mail grubunda da bir süre önce gündem sosyal medyaydı. Avustralya’dan Alan Sunderland, "Gazeteciler, kişisel sosyal medya sayfalarında, kurumlarında yayınlanandan daha fazla şiddet içeren görüntüleri paylaşabilir mi?" sorusunu ortaya attı orada da.

Sunderland, bu soruyu Suriye’nin İdlib kentinde meydana gelen kimyasal silah saldırısında ölenlerin fotoğraflarının özel hesaplardan paylaşılması nedeniyle gündeme getirmişti.

ABD’den Jeffrey Dvorkin, "gazetecilerin görev dışında olduklarında bile sorumlu gazetecilik yapmakla yükümlü olduklarını ve çalıştıkları kuruluşu temsil ettiklerini" hatırlatarak yanıt verdi. "Deniz kenarındaki denizciler gibi" diye de ekledi. Kanada’dan Ron Waksman da "gazetecinin kendisini 7/24 görevde kabul etmesi gerektiğini" vurgulayarak, açıkladı görüşünü:

"Bir haber sitesi Suriye’den korkunç görüntüler yayınlarsa ve ardından aynı gazeteciler kişisel sosyal hesaplarında daha şiddet içerikli ve rahatsız edici ek fotoğraflar paylaşırsa, şüphesiz ana akım medyanın politik nedenlerden gerçek hikâyeyi anlatmayı reddettiği suçlamaları doğacaktır.

Eğer Donald Trump tarafından tweet edilen her kelimeyi çözümlüyorsak, aynı dikkati resmi veya kişisel sosyal medya hesaplarımıza da göstermemiz gerekir. Halk gazetecilere gelince, haber organlarını kişisel olanlardan ayırmıyor. "

Görüldüğü gibi, hem Dvorkin, hem de Walksman, gazetecilerin hesaplarının mesleki kimlikleri ve kurumlarından ayrı tutulamayacağı görüşünde. İkisi de gazetecinin çalıştığı medya kuruluşunun yayınladığından fazla fotoğraf, haber ve bilgiyi kişisel hesabında paylaşmasının sakıncalı olduğu kanısında. ONO üyesi ombudsmanlardan bu görüşlere karşı çıkan da olmadı.

Ben de aynı düşüncedeyim. Türkiye’de de bazen gazetecilerin edindikleri haber ve fotoğrafları çalıştıkları kurumdan önce kişisel hesaplarından paylaştıklarına tanık oluyoruz. Bu etik bir davranış değil. Gazeteci, edindiği bilgi veya belgeyi öncelikle çalıştığı medya kuruluşuna vermeli, yayınlandıktan sonra da yayınlandığı biçimiyle paylaşmalı…

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 22 MAYIS 2017


 
EVET, SKANDAL AMA
28 ŞUBAT KARARINDA YANLIŞLIK
MÜFTÜNÜN NASİHATI MIYDI?
PARASINI ÖDEYİNCE SERBEST Mİ?
KAÇIRDIĞI KIZI ÖLDÜREN MAĞDURMUŞ
YANLIŞ, YALAN, GAF
EZHEL VE SANATÇININ TUTUKLANMASI
SİNEMA SÖYLEŞİLERİ
"ÇIPLAK ARAMA" MEVZUATI
HAD BİLDİRME İŞİ
99.952 ADRES ENGELLENMİŞ
DOĞRULUĞUNU KANITLAYAMIYORSAK
DOĞRU HAVADİS, DÜRÜST GAZETE
AKLANMA DA HABERDİR
GAZETECİ-SEKTÖR İLİŞKİSİ
KARŞIT GÖRÜŞ
HÜRRİYET’İN ORTAK DEĞERLERİ
İNANMA, ŞÜPHE ET VE SORGULA
DİL DEĞİŞİR, KÖHNE ZİHNİYET SİLİNİR
SENİ OLDUKÇA SEVİYORUM
ÇOCUK İSTİSMARI HABERLERİ
GÖZLERİ MORARMIŞ KADIN
"PERDE ARKASI"NIN ÖLÜMÜ
RAKILI FOTOĞRAF
TIK AVCILIĞI VE GALERİLER
HER ŞEY İNŞAAT MI?
"BUZUL ÇAĞI" TEKRARLARI
HABERCİYİ LİNÇ ETMEK YERİNE
GAZETECİNİN DİLEĞİ
KABAHATİN BÜYÜĞÜ PR'CILARDA
ERİŞİM ENGELLEME REKORU
BUYURUN DÜNYAYA BAKALIM
HAFİYELİK VE GAZETECİLİK
OTOMOTİV GAZETECİLERİ
TEST ARACIYLA TATİL
ÖNEMİNİ AZALTMAZDI
ÜZMEK İSTEMEZDİM
SALDIRIYI GERGİNLİK DİYE SUNMAK
KÜSTAH KÜSTAHÇA KÜSTAHLIK
ÖLÜMDEN KAÇAN ADAMIN PANTOLONU
PHOTOSHOP'SUZ TÜRKİYE
SAVAŞ TAMTAMLARI
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELINA JOLIE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   fbildirici@hurriyet.com.tr