1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 38 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan bu yana Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
 08 Mayıs 2017, Pazartesi
 

12 Eylül 1980 döneminde genç bir muhabir olarak askeri mahkemeleri izlemiştim. Aynı binada, bitişik odada çalıştığım Doğan Holding Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu da tutuklanıp Silivri Cezaevi’ne konulunca eski alışkanlığım depreşti, dava dosyasını inceledim.

İlk gözüme çarpan, bu davada hukukun tersine işlemesi oldu. Bildiğim kadarıyla önce suç tespit edilir, sonra o suçu işleyen bulunur. Muratoğlu ise önce suçlu ilan edilmiş, sonra suç isnatları ortaya çıkarılmış.

Şöyle ki, Muratoğlu, yaklaşık 5.5 ay önce gözaltına alınırken hakkındaki temel iddia, Fehtullah Gülen ile 2012 yılında çekilmiş bir fotoğraftı. Hâkim, çoğu gazeteci yedi kişinin bulunduğu bu fotoğrafta Muratoğlu’nun ceketinin iki düğmesinin iliklenmiş olmasını tutuklama gerekçesi yapmıştı. Ancak bu fotoğraf iddianamede tamamen unutulmuş, tek satır bile bahsedilmiyor. Onun yerini telefon konuşmaları listesi ve bir avukatla görüşmeler almış.

Suçlama sadece gerekçesiz iki paragraf- Zaten 22 sayfalık iddianamenin 20.5 sayfası, "FETÖ/PDY hakkındaki genel tespitler ve örgütün yapılanması" ile ilgili. Muratoğlu ile ilgili suçlama sadece iki paragrafta özetlenmiş. "Silahlı terör örgütüne yardım ettiği" iddiasıyla cezalandırılması isteniyor.

Tanık avukat ifadesine açıklık getirdi- İddianamede Muratoğlu’na yöneltilen iki suçlama var. Birincisi "FETÖ’nün yargıda etkin olan yapılanmasından yararlanmak için örgüte ait bir hukuk bürosu"nda çalışan avukat Ramazan Aykış ile görüşmek. Oysa Holding adına vekâlet sözleşmesi yapılan bu avukat, hiçbir davayı kazanamayınca sözleşme Kasım 2014’te feshedilmiş. Üstelik halen tutuklu bulunan Aykış, son duruşmada ilk ifadesini düzelterek, "gözlemlerime dayanarak verdiğim ifadeler kesinmiş gibi beyanlarıma geçirilmiş" dedi. Muratoğlu’nun "cemaatin yargıda etkin olmasından dolayı kendilerine vekâlet verdiği" gibi bir sözünü de duymadığını söyledi.

ByLock’u yok ama kullananlarla görüşmekle suçlanıyor- İkinci suçlama da "bylock programı kullanan FETÖ/PYD mensubu şahıslarla görüşmek." Fakat bu görüşmelerin içeriğinde nasıl bir suç unsuru olduğu yok. Görüşmüş olmak başlı başına suç kabul ediliyor. Halbuki o dönemde kamu görevlileri olan şahısların görevden ayrılmalarından sonra Muratoğlu’nun bu kişilerle görüşmeleri kesilmiş. Ayrıca kayıtlarda geçen telefon numaraları da yeterince araştırılmamış. Örneğin, Kimse Yok Mu Derneği Konya Şube başkanına ait olduğu söylenen telefon numarasının Vodafone telesekreter servisine ait bir hat.

Savcı iki kez tahliye istedi mahkeme reddetti - 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 21 Mart’ta yapılan ilk duruşmada savcı, "suçun vasıf ve mahiyeti ile delillerin toplanmış olduğu" gerekçesiyle Muratoğlu’nun tahliyesini istedi. Hatta adli kontrol talebinde bile bulunmadı. Mahkeme ise "kuvvetli suç şüphesini gösteren deliller bulunması, tanık üzerinde baskı girişimi ve delilleri karartma ihtimalinin bulunması, kaçma şüphesi, muhtemel ceza ile tutuklama tedbirinin ölçülü olması" gibi standart gerekçelerle tahliye istemini reddetti. 18 Nisan’daki ikinci duruşmada savcı yine aynı gerekçeyle tahliye talebini yineledi. Mahkeme tanığın dinlenmiş ve delillerin toplanmış olmasına rağmen aynı gerekçelerle tutukluluğun devamına karar verdi. Böylece bu tür davalarda pek görülmeyen bir hukuki çelişki ortaya çıktı.

Dava artık final aşamasında. 16 Mayıs’ta savcı esas hakkındaki görüşünü açıklayacak; ardından sıra savunmalara ve karara gelecek.

 

FETÖ üyesi hâkimle birlikte ev aldığı iftirası

Barbaros Muratoğlu, Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Kelkitlioğlu’nun 24 Kasım 2016’daki yazısının ardından gözaltına alınmıştı. Kelkitlioğlu, davanın her kritik dönemecinde yeni bir suçlamada bulundu ve 3 Mart’ta yazdığı bir haberde, Muratoğlu’nun "Kosova’ya kaçan FETÖ militanı eski Yargıtay Tetkik hâkimi Serkan Aydın ile birlikte Priştine’deki bir siteden ev aldığını" öne sürdü. 

Halbuki sadece isim benzerliği söz konusuydu; Muratoğlu ile birlikte Kosova’dan ev alan, aynı isimdeki işadamı arkadaşıydı. Zaten hâkim Serkan Aydın, 22 Temmuz 2016 tarihinden itibaren cezaevindeydi ve Kosova’dan ev alması söz konusu olamazdı. Nitekim hâkimin eşi Gülşen Aydın da Ahmet Hakan’a bir mektup göndererek iddiaları yalanladı. Muratoğlu’nun oradan 49 metrekarelik bir ev almasının nedeni de küçük yaşta kaybettiği ve Kosovalı olan babası ve annesinin doğup büyüdüğü topraklara duyduğu bağlılıktı.

Kelkitlioğlu’na gelen e-posta- İlginç bir şekilde, Kelkitlioğlu’na gönderilen bir e-posta dava dosyasından çıktı. Sosyal medya hesaplarında SPK’da başuzman görünen Namık Kemal Ayengin adlı kişinin Kelkitlioğlu’na gönderdiği 11 Ocak 2017 tarihli e-postada, Doğan Medya hakkında dedikodulara dayalı suçlamalar yer alıyor. Bu e-postanın nasıl olup da savcılığa ulaştığı ve neden dosyaya girdiği belirsiz.

 

Okurdan kısa kısa:

Ertuğrul Kürkçü: Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) "Türkiye’de demokratik kurumların işleyişi"ne ilişkin raporu görüşerek Türkiye’yi yeniden "gözlem altına alma" kararı verdi. Bu toplantıya ilişkin haber internet sayfanızda "..iki HDP’li vekil Türkiye aleyhinde oy kullandı" başlığıyla sunulmuştu. Bu sunum gerçeklere ve gazetecilik etiğine uygun değildir. AKPM kararına katılan HDP milletvekillerini hedef göstermektedir. Oysa bu "Türkiye aleyhinde" oy kullanmak değil, herkesin insan hakları ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsü"nün gerçekleşmesi için halklarımızın haklarına yönelik ihlallere karşı tutum almaktır.

Aycan Gönenç: Web sitenizde "Aman tanrım ne oldu!" deyip tıklattırmaya yönelik başlıklar atılıyor. Bir örnek, "Üniversitede saldırı! Ölü ve yaralılar var". Bu ülkede çocuğu üniversitede başka şehirde okuyanların olması umurunuzda değil! "Texas Üniversitesi’nde saldırı" başlığı atmak zor olmasa gerek.

Tuncay Hacaloğlu: "Çok partili hayatta bir ilk" başlığı yanlış. Türkiye’de çok partili hayat 1945’te başlar. Akabinde 1946 ve 1950 seçimleri yapılır. O seçimlerde CHP Genel Başkanı kimdi? Cumhurbaşkanı İsmet İnönü. (28 Nisan)

Mahir Yavaş: Hürriyet’te "Tüketici köşesi" kurulmasını istiyoruz. İnternet üzerinden alınan sahte ürünler gönderiliyor. Satıcı firmalar arandığında muhatap bulunamıyor. Lütfen halkın sesi olun.

Alkan Esin: Spor sayfasında "Spor ekranı"nda Başakşehir - Fenerbahçe maçı "Bloomberg hd" kanalında gözüküyor. Saat hatalarına alıştık ama şimdi kanal ismi yanlış. (26 Nisan)

Himmet Umunç: 23 Nisan Özel Eki’nde 3.sayfada yer alan "Antep, Urfa ve Maraş’ta direniş" yazısındaki resim, bu direnişi değil, 1915’te "Teke Burnu" sahiline çıkarma yapan İngiliz birliğinin taarruzunu yansıtmaktadır. 5.sayfadaki resim Ulu Önderimizi 1930’ların şık kıyafetiyle göstermektedir. Oysa Atatürk, Bandırma Vapuru’nda paşa üniforması ile seyahat etmiştir.

Engin Nur / H. Osman Özgen: Gazetenizin mürekkebi ellerimi kirletiyor. Beyaz koltuğun üzerine bırakmıştım orası da boyanmış.

Noyan Aktaş: "Hakaretin bedeli 8.400 TL" başlıklı haberinizde hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği, hükmün açıklanmasının mahkeme tarafından geri bırakılmayarak 12 ay taksitle ödenmesine karar verildiği yazılmış. CMK gereği adli para cezaları hakkında hükmün açıklanması geri bırakılamaz; diğer bir deyişle ikisi bir arada bulunamaz. (3 Mayıs)

Barış Bekar: İşadamlarının "Bu yıl şu kadar yatırım yapacağız" sözleriyle başlayan beyanatları nasıl test edeceğiz? Üşenmeyip bir gazetede bir yılda çıkan "Şu kadar yatırım yapacağız" haberlerini toplamıştık. Sadece bir gazetede çıkan yatırım beyanatlarının toplamı 400 milyar doları bulmuştu. Bizler bilerek ya da bilmeyerek maalesef yalan beyanatlara aracı oluyoruz.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 8 MAYIS 2017


 
MAĞDURU BİR KEZ DAHA MAĞDUR ETMEK
SIRA KİMDE TEHDİDİ
MISIR VE LİBYA HABERLERİNDE YALANLAR
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ÜZERİNE SORULAR
SPORDA SPONSOR REKLAMINI TARTIŞALIM
HABERCİNİN GERÇEĞE KARŞI SORUMLULUĞU
GAZETECİLERİ ELEŞTİRMEK DAHA MI KOLAY
PROVOKATÖRLER Mİ PROTESTOCULAR MI?
GAZETECİLİKTE MESAFE SORUNU
APAÇİLER HEPTEN TACİZCİ MİYMİŞ?
YILBAŞI BİLMECESİ HÂLÂ MUAMMA
NEFRET SÖYLEMİNE DİKKAT
WİKİLEAKS KURUCUSU ASSANGE SANIK MI?
BEDAVA GEZİLER KÖRLEŞTİRİR
YENİ SİLAHLARA ÖVGÜ SON BULMALI
HANGİ NEDENLER CİNAYETLERİ MEŞRU KILAR?
MECLİS'İ KAMERA İŞPORTACILARI MI BASTI?
GALATASARAY TARAFTARLARI ÜZÜLDÜ
MAHKEME ELİYLE HAKARET OLUR MU?
KURBAN OPERASYONUNA KURBAN OLANLAR
MAGAZİNDE MUHABİRLİK VE MUHBİRLİK
İNTİHAR HABERLERİ DAHA ÇOK FREN GEREKTİRİYOR
SAVARONA OPERASYONUNUN GÜNAHI
HASTALIKLI ET HABERLERİNİN TAKİBİ ZORUNLUYDU
KİBARİYE SÖYLEŞİSİNİN KAYNAĞI HÜRRİYET'Tİ
BEDELLİ ASKERLİKTE ÜÇ GÜNLÜK FARK
KÜÇÜK TAHSİN'İ ÖLDÜREN HEYECANI MIYDI?
REFERANDUM REKLAMLARI VE İLETİŞİM ÖZGÜRLÜĞÜ
BAKAN STRİPTİZCİ DE OLSAYDI
HÜKÜMETİN AİHM'DEKİ HRANT DİNK SAVUNMASI
KADIN DEMEKTEN UTANILIR MI?
DÖRTYOL HABERİNDE AYIKLAMA OLDU MU?
ŞİMDİ BARIŞ GAZETECİLİĞİ ZAMANI
SAVCIDAN BELGE ALMAK ETİK SORUNU ÇÖZMEZ
ÖSYM BAŞKANI ESKİDEN YALNIZ DEĞİL MİYDİ?
YAZILARIN REKLAMA DÖNÜŞMEMESİNE DİKKAT
RUS KADINLARI NEDEN AŞAĞILIYORSUNUZ?
HÜRRİYET'TE YORUM EDİTÖRLÜĞÜ BAŞLIYOR
GERÇEKLER SEVİMSİZ OLABİLİR
DADI YAZISINA ELEŞTİRİ YAĞDI
AĞLAYAN KOMANDO EFSANEYİ SONA ERDİRDİ
EMZİRME FETVASI HABERİ PROBLEMLİ
DÖRT GAZETEDE FUTBOL ARAŞTIRMASI
GEZİ YAZISINDA SİYASİ DEĞERLENDİRME
İNTİHAR EDENİN CİNSEL TERCİHİ
O FOTOĞRAFTAKİ EKSİK
O HABER KADINLARI KIZDIRDI
NAZAL KEMİĞİ NASIL NAZAR KEMİĞİ OLDU?
AMAÇ ETİK STANDARTLAR VE GÜVENİLİRLİK
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5


© Tüm Hakları Saklıdır. 2018   |   fbildirici@hurriyet.com.tr