1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 TÜRKÇEYE SAYGI
 10 Nisan 2017, Pazartesi
 

 

  Yazım yanlışları haklı olarak okuru rahatsız etmekle kalmıyor; Türkçe yanlışlarının yayılmasına da katkıda bulunuyor. Yaptığımız bir dil yanlışı tahmin edemeyeceğimiz sayıda insanın Türkçeyi yanlış öğrenmesine ve yanlış kullanmasına neden olabiliyor.

   Her dil yanlışı bir Türkçe cinayeti aslında.  Gazetede yazım hataları ve Türkçenin yanlış kullanımlarından özenle kaçınmak şart. Okura saygının ve kaliteli gazeteciliğin de gereği bu. 

   Ayrıca her medya kuruluşunda yazım kuralları konusunda bir bütünlük olmak zorunda. Sözcüklerin, kısaltmaların yazımı ve işaretlerin kullanımı konusunda sayfalar, bölümler arasında farklılık olmamalı. Son zamanlarda Hürriyet’te rastladığım yazım yanlışları ve yazım birliği sağlanamayan dil sorunlarına birkaç örnek vermek istiyorum:

    Arttırma: Bu yanlış bir yazım. Bir şeyin artmasını sağlamak, çoğaltmak, tasarruf etmek anlamlarına gelen sözcük tek “t” ile “artırma” biçiminde yazılır. 

   Tek tırnak: Bir alıntı içinde başka bir alıntıyı göstermeye yarar. Tek tırnak çift tırnak olan yerlerin içinde kullanılır; kendi başına kullanılmaz. Başlıklarda ve haberlerde tek tırnağın bağımsız olarak kullanılması yanlış.

   Geçtiğimiz hafta: Zamanı biz geçmeyiz, zaman geçer. O nedenle “geçtiğimiz” yerine “geçen ay”, “geçen hafta”, “geçen gün” denilmeli.

   Tane: Adet anlamındaki bu sözcük cansızlar için kullanılır. Ancak siyasetçiler ve hatta bazı gazeteciler, insanlar için de “tane” diyor ve bu yanlış haberlerde aynen tekrarlanıyor.

   Sayılar: Tek rakamlı sayıların yazıyla, çift ve daha fazla haneli olanların ise rakamla yazılması okumayı kolaylaştırır. 5 yerine beş yazmak, onbeş yerine 15 yazmak gibi. 

  Bileşik sözcükler: Sık yapılan bir yanlış. İstisnaları olmakla birlikte birleştirmede temel kural “yanyana gelince farklı anlam içermeleri.” O nedenle birleştirmede kendi anlamlarını koruyan sözcükler ayrı yazılır.

   Giriş/çıkış yapmak: Girmek de fiil, yapmak da. Girdi demek için yapmak fiiline gerek yok. “Girdi” denmesi yeterli. Böylece bir sözcük de tasarruf edilmiş olur. Zaten bir yere giriş yapılamaz, girilir.  Çıkış yapılmaz, çıkılır.

    Yabancı sözcükler: Gazetede İngilizce sözcükler kullanıldığına tanık oluyoruz. “Hardcore startup çalışan gençler” (Ekonomi), Contemporary İstanbul (Sanat), “Teaser afiş” (Magazin). Birkaç örnek. Hürriyet, Türkçe yayınlandığına göre, dilimizde karşılığı olan sözcükleri İngilizce yazmak yanlış. Yabancı sözcük kullanıldığında da parantez içinde Türkçesini eklemek gerekli. Bütün okurların o dilleri bildiğini varsayamayız.

    Tabi/tabii: Tabi sözcüğü “bağlı/bağımlı” anlamına geliyor. Tabii doğal demek. İki sözcüğün arasında bir “i” farkı var ama anlamları çok değişik.

  Düzeltme (şapka) işareti: Düzeltme işareti (^) , yazılışları aynı, anlamları ve söylenişleri farklı olan kelimeleri ayırmak için kullanılır. Hala (babanın kız kardeşi) /hâlâ (henüz), adet / âdet (gelenek, alışkanlık), ala (karışık renkli)/  âlâ (pekiyi), kar  (yağış) / kâr (gelir), vakıf (para, mülk) / vâkıf (bilen-vakfeden) örneklerindeki gibi sözcüklerde düzeltme işareti konulmadığı zaman anlamı karışabilir.

  Gasp etmek:  Bir mal, para ya da değerli bir eşyayı, ona sahip olan kişiden, zorla almaya “gasp etmek” denir. Ama polisiye haberlerde insanların da gasp edildiğine tanık oluyoruz. Örneğin, “Ayşe teyzeyi gasp ettiler” deniyor.  Oysa insan gasp edilmez.

 

   Eninde mi önünde mi?

   Okurlardan, haber başlıklarında “eninde sonunda” yazılmasına da itirazlar geliyor. “Eninde sonunda’ denilmez. Doğrusu ‘önünde sonunda’. Zira bir şeyin eni sonu olmaz” diyorlar.

   Fakat bu hayli tartışmalı bir konu.  Emre Kongar’a göre, bu deyimin doğrusu “eninde sonunda”. “Bildiğiniz gibi, ‘daha sonrakinden de sonra, en sonunda’ anlamına gelir” diyor bir yazısında. Kongar, “önünde sonunda” şeklinde söylenmesinin “kıdemli bir Devlet Tiyatrosu sanatçısının söyleyiş biçiminin zamanla yaygınlaşmasından kaynaklandığını” anlatıyor.

  Ancak dil uzmanı Feyza Hepçilingirler, “Bu sözün aslı önünde sonunda” diyerek gerekçesini şöyle açıklıyor:

    “Aslının ‘önünde sonunda’ olduğunu biliyorum; çünkü bu, karşıt anlamlı sözcüklerle yapılmış bir deyim. ‘En’ ve ‘son’ sözcükleri arasında bir ilişki yok; ama ‘ön’ ve ‘son’ ilişkili sözcükler.

  Ö / e / i seslileri arasındaki dönüşme sonucu 'önünde', 'eninde' oldu, yazıya geçince de hızla yayıldı. Bu dönüşmede ses benzerliğinin etkisi vardır. Nitekim 'ölünün gürû' (ölünün mezarı) dönüşerek 'elinin körü' oldu.”

   Başka dil uzmanları da doğrusunun “önünde sonunda” olduğunu belirtiliyor.  Dil Derneği açıklamalarında da “eninde sonunda” kullanılıyor. Türk Dil Kurumu sözlüğünde de “eninde sonunda” maddesinin karşısında ‘önünde sonunda’ yazıyor.  Kısacası, günümüzde yaygın olarak kullanılan hali “eninde sonunda”. 

 

    Okurdan kısa kısa

    Remzi Özden: “Sarin dehşeti” manşetinin spotunda “..uçaklar Sukhoi mahallesini zehirli gaz içeren bombalarla vurdu” deniliyor. Oysa Sukhoi, mahalle değil.  Rusya’nın başlıca askeri av uçağı üreticisi firmanın adı. Zaten dünya sayfasındaki haberde de “Sukhoi uçakları” yazılmış. (5 Nisan)

   Gürbüz Onur:   “102 gün sonra Kiraz’da mutlu son” haberinin içinde “Ebru 3 ay 2 gün sonra kurtarıldı” yazıyor. 102 gün 3 ay 12 gün eder. Aynı günkü gazetede Mehmet Y.Yılmaz’ın yazısında “14 Mart Kadınlar Günü” deniyor.  “14 Mart Tıp Bayramıdır. Dünya Kadınlar Günü 8 Mart’tır. (29 Mart)

   A.Feridun Gündoğdu: “Fişleme bilgileri cevşende saklandı” başlıklı haberdeki “cevşen”in ne olduğu Türk Dil Kurumu sözlüğünde yok. İnternette ise “Genellikle üçgen muhafaza içinde veya kolye şeklinde taşınan dua metni” olarak bulabildim. Üçgen şeklinde olana bizler muska deriz. (25 Mart)  

  A.Adnan Şenel: Samsun’da bir kadının kendisini rahatsız eden iki şahsı vurmasını “Karadenizli anneye yanlış yapılmaz” başlığıyla vermenizi yadırgadım. Ülkemizde zaten şiddet üst seviyedeyken bu başlık herkesin kendi biçtiği cezayı kendisinin infaz etmesini teşvik ediyor. (3 Mart)

   Fatma Aytasan /M.Kemal Gündüz:  “Sarin dehşeti” haberinin spotunda  “sarin ya da klor olduğu tahmin edilen” deniyor. Demek sarin olduğu kesin değil. Devamında “Suriye rejimi bu katliamı da inkar etti” yazılmış ama olayın faili henüz kesinleşmedi. O halde rejim için “inkar” denebilir mi? (5 Nisan)
     Cem Mutlu:  A Milli Takım ile Moldova maçının Yeni Eskişehir Stadında oynandığını yazmışsınız. Stadın adı “Yeni Atatürk Stadı”. Yazarınız İlker Yasin de öyle yazmış. Lütfen haberdeki yanlışınızı düzeltin. (28 Mart)

NOT:  Futbol Federasyonu’nun sayfasında “Eskişehir Yeni Stadı”  deniliyor. Stada, Atatürk adının verilmesi konuşulsa da henüz resmileşmiş değil.

    Muvaffak Gözaydın: Hergün dört gazete okuyorum. İlaveleri okumuyorum.  Bugün eğitim ile ilgili haber var diye eşim İK ilavesini getirdi.  Süper bir ilave.  Okunmayacak bir tek yazı yok.

    Tarık Kamer: Bravo. İnternette “Dünyanın en güzel futbolcusu hacker mağduru” başlığını atıp, kadın sporcunun çıplak fotoğrafını kullanıyorsunuz. Mağduru bir daha mağdur ediyorsunuz.(5 Nisan)

     Levent Tarhan:  İnternet üzerinden okuduğum spor sayfalarının değişen formatını beğenmiyorum. Sayfanın eski derinliği ve konuların kolay tespit edilip erişim imkanı, yazarlara erişim  kaybolmuş.

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET / 10 NİSAN 2017 

 
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
HABERLER AKLAMAZ
GAZETECİYE YASAĞI SAVUNMAK
MEDYA DA MUHASEBE YAPMALI
OKURUN ÖĞRETİCİLİĞİ
İMA ETME SUÇU
CUMHURBAŞKANI'NA DA EŞİT MESAFE
BAKANLIĞIN SÖYLEYEMEDİĞİ
GÜMRÜKSÜZ PARA SAHASI
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr