1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
 07 Kasım 2016, Pazartesi
 

 

  Medyanın cevval, yaratıcı ve de muhabirlik ruhunu hiç yitirmeyen duayen ismi Mete Akyol’a da veda ettik.  Yazıp çizdiklerinin yanısıra Silivri Cezaevi önünde başlattığı “Umut nöbeti” ile de kalacak belleklerde.

   Evindeki sandalyesini alıp bir başına cezaevi önüne geldiğinde “Neden” sorusuna verdiği yanıt da katıksız bir gazeteci yaklaşımını içeriyordu:

  “Şu gazeteci şöyle düşünüyor, bu farklı düşünüyor; onun için biri iyi, biri tu kaka. Böyle laf olmaz.”

    Akyol için o gün cezaevine atılan Can Dündar ve Erdem Gül’ün düşünceleri değil, gazeteci olmalarıydı önemli olan. “Umut nöbeti” ile gazeteciliği savunuyordu.

   Maalesef Akyol’un yaklaşımı egemen değil bugün medyanın önemli bir kesimine. Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticilerinin gözaltına alındığı operasyon haberlerine bakın. Kimi gazeteler bırakın eleştirel yaklaşmayı, sayfalarında mahkeme kurarak destek verdiler operasyona. Suç olarak ortaya koydukları da Cumhuriyet’in manşetleriydi. “Gazeteciler”, gazeteciliğin yargılanmasına malzeme üretiyordu.

    Hürriyet ise her gün birinci sayfadan “Cumhuriyet’te 15 gözaltı”, “sanatçı desteği”, “Cumhuriyet savcısı FETÖ’den sanık”, “(Bozdağ’ın) Cumhuriyet savcısı yorumu: Bence talihsizlik”  başlıklı haberlerle duyurdu operasyonu. Tepkileri ve Cumhuriyet’e desteği de haber yaptı. Hürriyet internet de bu haberleri güncel gelişmelerle birlikte yayınladı.

     Hürriyet’in sağduyulu, demokrat ve özgürlükçü okurlarının da beklediği buydu. Hatta daha geniş verilmediği için eleştiren okurlar bile oldu.

      Okurlar da medyanın özgürlük alanının her geçen gün daha da daraldığının farkında bağımsız gazeteciler de. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu’nun Cumhuriyet operasyonuyla ilgili açıklamasındaki veriler medyanın durumunu gözler önüne seriyor:

    “15 Temmuz Darbe Girişimi ardından kapatılan gazete, dergi, tv ve ajans sayısı 170'e ulaşmıştır. Sürekli ve sarı basın kartı iptal edilen gazeteci sayısı 777'ye çıkmıştır. Şu anda 105 gazeteci tutuklu bulunmaktadır. Kapatılan yayın organları nedeniyle 2500’ün üzerinde gazeteci işsiz kalmıştır.”

    Hapisteki gazetecilere Cumhuriyet’ten Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Musa Kart, Güray Öz, M. Kemal Güngör, Turhan Günay, Bülent Utku, Önder Çelik ve Hakan Kara’yı da kattılar şimdi. Tutuklamaların, kapatmaların ardı gelmiyor.

   Böyle bir ortamda biz gazetecilere düşen Mete Akyol’un dediği gibi, görüşüne bakmadan, çizgisine aldırmadan gazeteciliği savunmak olmalı. Her seferinde tekrarlamalıyız, gazetecilik suç olamaz diye…

 

     Gelinciklere saygı

     Hürriyet’in spor sayfasında “Ada’da haşhaş tartışması” haberini görünce şaşırdım. “1.Dünya Savaşı’nda hayatını kaybeden askerleri ve gazileri anmak için sahaya haşhaş çiçekli formalarla çıkmak isteyen İngiltere ve İskoçya’ya FIFA’dan yasak geldi” yazılmıştı. Ama benim bildiğim İngilizler’in her yıl 11 Kasım’da yakalarına taktıkları sembol çiçek, gelincikti. Acaba yanılıyor muyum diye bir araştırma yaptım. Bulgularımı sıralayayım:

1-    Haşhaş, gelincikgiller familyasından. İngilizcede hem gelincik, hem de haşhaş çiçeğine “poppy” adı veriliyor. “Poppy”nın Türkçe sözlüklerdeki ilk karşılığı “gelincik” ama alt sıralarda “haşhaş çiçeği” de geçiyor.

2-     Anı çiçeğinin esin kaynağı, “In Flanders Fields” adlı şiir. Bu ünlü şiir, Belçika’nın Flanders bölgesindeki kırmızı çiçeklerden hareketle yazılmış. Şiirde “poppy” olarak geçen çiçekler gelincik mi, haşhaş mı? Latince isimlerinden bakınca bu sorunun yanıtını buldum. Gelinciğin Latincesi “Papaver rhoeas”, haşhaş çiçeğinin Latincesi ise “Papaver somniferum” imiş. Flanders’ta yetişen çiçekler ise “Papaver rhoeas”, yani gelincik.

3-    Nitekim Wikipedia’da, BBC’nin tarih sayfasında, eski askerlere destek veren British Legion’un web sayfalarında “Remembrance Day”de kullanılan anı çiçeğinin “Papaver rhoeas” yani gelincik olduğu yazıyor.

4-      Toronto Star’da 2014’te çıkan bir yazıda da haşhaş ile gelinciği birbirine karıştıranlara “Haşhaş çiçeği (Papaver somniferum) ile In Flanders Fields'te bahsedilen ve Flanders tarlalarında yetişen gelinciğin (Papaver rhoeas) aynı olmadığı” yanıtı veriliyor.

5-    İngiltere Büyükelçisi Richard Moore’un “Foreign & Commonwealth Office Blogs” da “Britanyalılar neden gelincik rozeti takıyor” başlıklı bir yazısı var. 11 Kasım 2015 tarihli bu yazıda da anı çiçeği “gelincik” olarak Türkçeye çevrilmiş.

         Sanırım bu kadar veri, anma günlerinin sembol çiçeğinin haşhaş değil gelincik olduğunu kanıtlamaya yeter. Zaten bugüne değin 11 Kasım hakkında Hürriyet ve Türkiye medyasında yayınlanan haberlerde sembol çiçeklerden hep “gelincik” olarak bahsediliyordu. “Haşhaş çiçeği” yazıldığına ilk kez Hürriyet’in 2 Kasım’daki haberinde tanık olmuştum. Ama o da yanlış.

 

   Okurdan kısa kısa

     Hüseyin Honça: İnternette basketbol sayfanızda puan tablosu hala geçen yılın. Bu sezonda beşinci hafta maçları oynandı ama siz daha önce uyarmama rağmen hala o tabloyu yenilemediniz. Fikstür de hala boş. Bu ne hız! (2 Kasım)

      Bahri Karakeçili: “Cemevi ne alanı’ krizi” haberinde “Cemevleri’nin tıpkı cami gibi olduğunu öne süren CHP’li meclis üyeleri” diye yazmışsınız. “Öne sürmek” ne demek? Cemevlerinin ibadethane olduğu sizin için de bir iddia mı yani? Bu tartışmada taraf değilseniz dilinize dikkat edin. (22 Ekim)

    E.Erdem: Ankara Eki’nizde “Caminin temeli atıldı” haberi var. Anlaşılan caminin Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde yapılacağını sanmışsınız ama orası Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesi. Haberdeki Belediye Başkanına, caddelerin isimlerine vs baksaydınız anlardınız. (30 Ekim)

    Salim Taşçı: Anıtkabir’deki tören haberinde “Generalleri aradılar” başlığı atılmış. Ama fotoğrafta kimlikleri kontrol edilen subaylar, general değil albay. Tören kıyafetlerindeki şapka ve omuzlarındaki rütbelerden belli. Dolayısıyla başlık yanlış. (30 Ekim)

     Sevim Manisalı: 31 Ekim tarihli gazetenizin ilk sayfasındaki “Kapsülden 1 ABD’li, 1 Rus, 1 Japon çıktı” haberinizde astronotlar kadın olmasına rağmen spotta “Üç uzay adamı” yazması bir kadın olarak beni rahatsız etti. Bilim insanı ifadesi kullanılarak cinsiyet ayrımcılığı yapılmamasını dilerdim.

      Yaman Yamaner: “Orkestra sinevizyonun arkasında kaldı” haberinde “Sopranoda Görkem Ezgi Yıldırım, mezzo sopranoda Ferda Yetişer, tenorda Ayhan Uştuk ve Metin Turan, basta Erdem Baydam, baritonda Umut Koşman’ın sahne aldığı” yazıyor. Anlaşılan sopranoyu, tenoru enstrüman sanıyorsunuz.(31 Ekim)

     Mustafa İnanç:  Hürriyet’in Ekonomi sayfası manşeti “Esnaflar da kazandıracak”. Malum esnaf kelimesi  “sınıf”ın çoğuludur. Bu nedenle “esnaflar” ifadesi yanlış olmuş. (1 Kasım)

     Özge Yazıcı: İnternette çıkan “Ataşehir'de AVM’de vatandaşın üstüne vitrin camı düştü!” haberinde neden AVM’nin adını yazmıyorsunuz? (22 Ekim)

  NOT: Olay, Novada Alışveriş Merkezi’nde, H&M mağazasında yaşandı.

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 7 KASIM 2016

 
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
HABERLER AKLAMAZ
GAZETECİYE YASAĞI SAVUNMAK
MEDYA DA MUHASEBE YAPMALI
OKURUN ÖĞRETİCİLİĞİ
İMA ETME SUÇU
CUMHURBAŞKANI'NA DA EŞİT MESAFE
BAKANLIĞIN SÖYLEYEMEDİĞİ
GÜMRÜKSÜZ PARA SAHASI
NEFRET SÖYLEMİ Mİ?
OTOMOTİV SAYFASINA BİR ELEŞTİRİ
ZAYTUNG ŞAKASI GİBİ
MEDYA MAHALLESİNİN JANDARMALARI
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr