1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 ÇEKYA MI?
 10 Ekim 2016, Pazartesi
 

   Hürriyet ile birlikte hemen tüm medyada yayınlanan “Çek Cumhuriyeti’nin adının artık resmen Çekya olduğu” haberlerini okumuştum. Hatta BBC’nin Türkçe sayfasında bile bu başlıkla çıkmıştı haber.

     O nedenle okurlarımızdan Birgül Ergev’in, “Basınımız hâlâ alışamadı ama o ülkenin adı artık Çekya” eleştirisi gelince ona hak vermekte tereddüt etmedim.

   Hürriyet’in üçüncü sayfasında 26 Eylül’de “Operamızdan bir yıldız kaydı” ve 27 Eylül’de “Savaş oyununa hazırlanırken gazi oldu” başlığıyla yayınlanan haberlerde “Çek Cumhuriyeti” yazılmasının yanlış olduğunu düşündüm.

   Fakat gazetemiz düzeltmenlerinden Olcay Öztorun uyardı beni. “Ülkenin resmi adı hâlâ ‘Çek cumhuriyeti’. Bizim Çek Cumhuriyeti şeklinde kullanmamız bilinçli bir tercihti” dedi. Öztorun, büyükelçiliğin web sayfasında “Çek Cumhuriyeti” yazılıyor olmasını da kanıt gösterdi.

   Haklıydı, büyükelçilik sayfasında Çekya yazılmamıştı, “Çek Cumhuriyeti” deniyordu.  Büyükelçilik yetkilileri de isim değişikliği konusunu şöyle açıkladı:

    “Haberlerinizde Çek Cumhuriyeti de kullanabilirsiniz, Çekya da. Siz nasıl Türkiye Cumhuriyeti yerine bazen sadece Türkiye demekle yetinebiliyorsunuz, bizim için de aynı şekilde. Flamalar gibi kısaltma gereken yerlerde Çekya’yı yazıyoruz, resmi yazışmalarda Çek Cumhuriyeti. Çekya bir tür kısaltma yani.”

   Mesele böylece açıklığa kavuştu ama “Çek Cumhuriyeti’nin ismi artık Çekya oldu” başlıkları ve haberlerinin yanlış olduğu anlaşılıyor. Ülkenin adı değişmemiş, kısaltmasının Çekya olmasına karar verilmiş. Bu ülkenin adı hâlâ Çek Cumhuriyeti. Haberlerde Çek Cumhuriyeti de kullanılabilir, Çekya da…

 

  AIDS derken dikkat

    Gülden Aydın’ın “AIDS resmen patlamış” haberi, bu hastalıkla ilgili sayısal verileri içeriyordu. Spotta da “2005-2015’te yüzde 522 artan HIV/AIDS’li sayısı, şu anda 11 bin 109” bilgisi veriliyordu.

   Pozitif Yaşam Derneği Koordinatörü Canberk Noyan Harmancı, 30 Eylül’de yayınlanan bu haberle ilgili bir açıklama gönderdi.  Harmancı,  “AIDS kavramının 1980'lerde HIV'den önce tanımlandığına ve toplumların hafızasına yatalak, ölümü bekleyen insan görseliyle birlikte kazındığına” dikkat çekti.  Artık AIDS kavramının her evrede kullanılmadığı uyarısında bulundu:

    “Günümüzde HIV tedavisi, bireylerin AIDS evresine gelmeden yaşamlarını sürdürmelerini sağlamaktadır. HIV enfeksiyonundaki bu gelişmeler ve yaşam konforunu eski terminoloji ile anlatmamız ne yazık ki mümkün değildir. Vermiş olduğunuz bilgi doğru dahi olsa okuyucu tarafından yerleşik algılar nedeniyle olumsuz reaksiyonlara neden olmaktadır. 

     O nedenle AIDS virüsü yerine HIV, AIDS Sendromu yerine AIDS evresi, AIDS hastalığı yerine HIV enfeksiyonu, AIDS’li yerine HIV pozitif kişi diyoruz. Ayrıca ‘ölümcül hastalık’, ‘asrın vebası’, ‘amansız hastalık’ gibi kullanımlar da oldukça yanlıştır.”

    Önemli bir uyarı. Bu hastalar üzerinde yeni olumsuzluklara neden olmamak için doğru kavramları kullanmak şart.

 

    Tıkınırcasına değil tıkınarak

    “Tıkınırcasına yeme bozukluğu” (TYB), tıbbi bir terim. Mesude Erşan’ın Hürriyet’te yayınlanan obezite ile ilgili üç günlük yazı dizisi de adını bu terimden almıştı.

    Bu tanımı eleştiren Gülümhan Saltan adlı okur, “tıkınırcasına” sözcüğüne itiraz etti. “..casına’ eki gelince tıkınmak fiili ‘gibi’ haline dönüşüyor.  Oysa burada kastedilen tıkınır gibi yiyenler değil, doğrudan tıkınanlar” dedi. Türk dili uzmanı ve yazar Emin Özdemir’e başvurdum. O da okurun eleştirisini haklı buldu:

   “-ecesine - -acasına" eki, sonuna geldiği fiillere eşitlik, (gibi) anlamı katar, eylemin nasıl olduğunu anlatır: ‘Adam, olayı yaşıyormuşçasına  anlatıyordu. Benimle alay edercesine konuşuyordu. Örneklerinde olduğu gibi…”

  Sanırım tıp camiasının, okurun ve Özdemir’in görüşlerini dikkate alarak, “Tıkınırcasına yeme bozukluğu” değil, “Tıkınarak yeme bozukluğu” tanımını kullanmaları doğru olacak.

 

     Okurdan kısa kısa

     Nihat Taşkın: “FETÖ hukuku” haberinin benimle ilgili kısmı gerçeğe aykırıdır. Yayına konu iftar yemeğine katılmadım. Balyoz soruşturmasında görev almadım. Aranmıyorum, 20 Temmuz’dan bu yana tutukluyum. Ayrıca iddia seviyesinde ileri sürülenler kesinmiş gibi gösterilmiş.(14 Ağustos)

     Deniz Vargeloğlu: “Cüppeli’nin damadı” yazınızda yer alan Muhittin Palazoğlu’nun, Cüppeli Ahmet Hoca’nın damadı olduğu bilgisi yanlış. Cüppeli Ahmet Hoca’nın kızı, Muhittin Palazoğlu’nun kardeşi Esat Palazoğlu ile evlidir.

   Not: Bu hata nedeniyle özür dilerim. Muhittin Palazoğlu, AdStation şirketinin yönetim kurulu başkanı. Esad Palazoğlu da bu şirketin ortaklarından.

     O.Ahmet Tuğsuz: 28 Eylül’de gazetenizin üçüncü sayfasında yayınlanan “Onurlu yaşam için iki kişiyi öldürdü” başlığından sanki bu davranış onaylanıyormuş anlamı çıkıyor.

   Serkan Yılmaz: “1 dolar minnet içinmiş” haberinizde “Bediüzzaman Said Nursi’ye ait eserlerin telif hakkı sahiplerinden Fetullah Gülen” ifadesi geçiyor. Said Nursi’ye ait eserlerin telif hakkı F. Gülen’de değildir. Yasal boşluktan dolayı sadeleştirme adı altında Risale-i Nurları basmışlardır. (5 Ekim)

       Taner Okutan: İnternette ana sayfadan tıkladığımızda onlarca parçaya bölünmüş haberle karşılaşıyoruz ve haberin odağına ulaşmak için bir sürü tık ile zaman geçirmek gerekiyor. Artık gördüğümde o sayfayı terk ediyorum.

     Şaban Öztürk: İnternette “Tarihi hezimette 7 gol” diyerek yedi golü de Barcelona yemiş gibi izlenim vererek haberi okutmaktan tiraj kaygısı dışında ne zevk aldığınızı anlamıyorum. (2 Ekim)

   Gökhan Ateşoğlu: Hürriyet interneti tercih ediyoruz. Fakat son zamanlarda diğer haber siteleri ya da gazetelerden haberler, doğru mudur araştırılmadan alınıyor. Ben o gazete ve sitelere çok itibar etsem onları okurum zaten. Çok elzemse kaynağı haberin başında verin. Okumayalım boş yere.

    Ali Seven: Hurriyet.com.tr’de bir başlık: “Megi tayfunu durdurulamıyor”.

Tayfunu kim durdurabilir ki, "durdurulamıyor" diyorsunuz?(29 Eylül)

      Fatma Derebaşı: İnternetteki “Öğretmen eşi açığa alınan anaokulu müdürü okulda intihar etti” haberinde psikolojik rahatsızlığı olduğu için intihar ettiği yazıyor. Eşimin psikolojik sıkıntısı yoktu. FETÖ iftirasını gururuna yediremediği için intihar etti. Benim de FETÖ ile bağlantım yok. (19 Eylül)

      Hikmet Satır: “Oryantal Didem arabasını temizledi”. Web sayfanızdan bir başlık bu. Lütfen yerel gazetelerin bile yapmayacağı basit ötesi haberlerle insanları oyalamayın. (26 Eylül)

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET / 10 EKİM 2016

 
BUYURUN DÜNYAYA BAKALIM
HAFİYELİK VE GAZETECİLİK
OTOMOTİV GAZETECİLERİ
TEST ARACIYLA TATİL
ÖNEMİNİ AZALTMAZDI
ÜZMEK İSTEMEZDİM
SALDIRIYI GERGİNLİK DİYE SUNMAK
KÜSTAH KÜSTAHÇA KÜSTAHLIK
ÖLÜMDEN KAÇAN ADAMIN PANTOLONU
PHOTOSHOP’SUZ TÜRKİYE
SAVAŞ TAMTAMLARI
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr