1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 HABERCİLİK SUÇU
 05 Eylül 2016, Pazartesi
 

    Gazetenizin bugünkü manşetini anlamakta zorlanıyorum” diyordu Ebru Koçak adlı okur. “Bu kadar büyük tehdit altındayken devlet üst kademesinin korunmasını eleştirel dille önplana çıkarmanızın nedenini öğrenmek istiyorum.”

     30 Ağustos töreninde Anıtkabir’de alınan güvenlik önlemlerini içeren “Özel koruma” manşetini kastediyordu. Ama aslında bu gelişmenin neden büyütüldüğü manşetin spotunda yazılmıştı:

   “Güvenlik önlemleri açısında bu yıl birçok ilke sahne olan Anıtkabir’deki 30 Ağustos töreninde, özel harekât polisleri elleri tetikte koruma yaptı.”

  Manşetteki fotoğrafta da özel harekât polisleri, devlet erkanı ile subaylar arasında yürürken görülüyordu. Gerçekten de Anıtkabir’deki törenlerde daha önce böyle bir koruma görülmemişti.

    Öyleyse yeni ve güncel bir gelişme sözkonusuydu. 15 Temmuz sonrasında böyle bir güvenlik önlemine gerek duyulmuş olması haber değeri taşıyordu. Haber yapılarak doğal bir gazetecilik refleksi gösterilmişti.

    Fakat okurun söylediği “eleştirel dili” spotlarda ve haber metninde göremedim. Onun için kendisine yazarak, “eleştirel dilin nasıl kullanıldığını somutlamasını” istedim. Koçak, “Özel Koruma’ (özel kelimesi sarı renkte öne çıkmış ve abartılı şahsi bir korumayı çağrıştıracak şekilde) manşeti ve koruma açısından ilklere sahne olduğunun belirtilmesi eleştirel bir dildir” yanıtını verdi.

    Okurun haberden bir eleştiri sözcüğü ya da cümlesini gösterememesi doğaldı. Çünkü baştan sona taradım, gerçekten tek bir eleştiri sözcüğü yoktu haberde. Nesnel bir dille Anıtkabir’deki gelişme okurlara duyurulmuştu, o kadar.

    “İlklere sahne olduğunu” belirtmek niye eleştiri olsun? İlk olduğu doğru mu, değil mi? Doğru olduğu besbelli. Öyleyse neden yazılmasın? Kaldı ki, gazeteci eleştirebilir de. Ama burada gerçek yorum katılmadan aktarılmış okura. Güvenlik önlemlerini yazmanın sakıncası da olamaz. Zira görünür önlemlerin asıl amacı caydırıcılıktır.

   Aslında okurumuzun yazdığı bu görüş, o gün bazı tv programları ve gazetelerin internet sitelerinde de dile getirildi. “Erdoğan’ın özel harekâtçılar tarafından korunması üstü kapalı olarak eleştirildi” deniyordu o haber ve yorumlarda. Bu sonuca nasıl vardıklarına yönelik somut örnek verilmiyordu. Düpedüz niyet okunuyor; Hürriyet’in haberiyle ilgili algı yaratılmaya çalışılıyordu.

     Ayrıca bu haberin yanındaki “Saray’ın türbanlı koruması” fotoğrafı için de manipülatif ifadeler kullanılıyordu. Oysa o da yeni bir gelişmeydi; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kadın korumalarından birinin “ilk kez” başını örtmesi haberdi. Hürriyet okurlarının bunu öğrenmeye hakkı yok muydu? Bu değişiklikleri görmezden gelmek mi gazetecilikti?

    Kendisine “gazeteci” diyenlerin bu sorulara “Hayır” yanıtı vermesi haber değeri taşır. Tıpkı gazetecilerin, meslektaşlarını “Neden haber yaptınız?”, “Neden üstü kapalı eleştirdiniz” diye suçlaması gibi…

 

   Cayma hakkı    

    Nevfel İşler adlı okur, “30 soruda yeni Bireysel Emeklilik Sigortası” başlıklı yazıdaki “45 yaş altı herkes BES’e girip, tasarruf edecek. Girenler isterlerse 2 ay sonra çıkabilecek” ifadesinin hatalı olduğunu savundu. Yeni yürürlüğe giren kanunda, “2 ay içinde” ifadesinin kullanıldığını vurguladı. “Bu haberinizle insanların mağdur olmasına sebep olabilirsiniz” dedi.

   Okurun bu ifadelere yönelik eleştirisini yazıda imzası olan Noyan Doğan’a ilettim. Özetle şu yanıtı verdi:

   “Bizim yazdığımız ile okuyucunun söylediği arasında fark göremedim. Biz yazdığımızda ‘kişiler isterlerse 2 ay sonra sistemden çıkabilecek’ diyoruz; okuyucu ise ‘2 ay içinde sözleşmeden cayabilecekler’ diyor. İkisi de sistemden çıkış anlamına geliyor ki, 2 ay sonra sistemden çıkılabilecek. Dolayısıyla mağdur olunacak bir durum yok. Kişi 2 aydan sonra da çıkabilir ama devlet katkısını alamaz.  Daha açık bir anlatımla biz sadece yasadaki maddelere göre yazıyı hazırlamadık, sistemin uygulanmasına yönelik bildiklerimizi de yazdık.”

    Ancak Doğan yazısının girişinde BES hakkında yeni kanuna göre bilgiler vereceğini vurguluyor. Yeni yasanın Ek 2. maddesinde de “Çalışan, emeklilik planına dahil olduğunun kendisine bildirildiği tarihi müteakip iki ay içinde sözleşmeden cayabilir” denilmiş. Yani “cayma hakkı” 2 ay sonra değil, “2 ay içinde” kullanılabilecek. Bu durumda Doğan’ın yazısındaki “2 ay sonra çalışan kendi isteği ile sistemden ayrılabilir. Buna da cayma hakkı deniyor” bilgisi yanlış.

    Kuşkusuz BES’ten 2 ay sonra ayrılmak da mümkün. Bunun koşulları ise Hazine Müşteşarlığı’nın hazırlayacağı yönetmelikle belirlenecek.


    Okurdan kısa kısa

    Sabri Çiğdem: Hürriyet’te iki defadır, “Bahreyn Kralı” olarak yazılıyor. Halbuki, sadece Suudi Arabistan Krallık’tır; Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, “emirlik”tir. Yani doğrusu Bahreyn Emiri.

  Not: Dijital İçerik Koordinatörü Emre Kızılkaya hatırlattı; Bahreyn okurun belirttiği gibi Emirlik’ti ama 2002’den itibaren “krallık” oldu.

    Süleyman Korman: Yavuz Sultan Selim Köprüsü için cuma günü “dünyanın en geniş köprüsü” diye yazdınız, ertesi gün “üzerinden tren geçen dünyanın en geniş köprüsü” yaptınız. İnternetten taradım. Dünyanın en geniş köprüsü San Francisco-Oakland köprüsüymüş. Guinness Rekorlar Kitabı’na da girmiş.

NOT: O köprünün denizde ayağı var. Yavuz Sultan Selim köprüsü, dünyanın en geniş asma köprüsü ve üzerinden tren yolu geçen en uzun asma köprüsü.

    Mehmet Çağlayan: Kelebek’te Gökhan Kimsesizcan “Alaçatı’ya Michelin yıldızlı otel” başlığı atmış ama bu sefer tutturamamış. Michelin yıldızlı otel olmaz. (25 Ağustos)

   NOT: O başlıkla otelin restoranında “Michelin yıldızlı şefler”in çalışmasının planlanmasına atıfta bulunuluyor. Ama tabii tırnak içine alınabilirdi.

  Alper Temel: Günlük eklerin olmaması, bazı hafta sonları ve bayramlarda gazete gelmemesi Ürgüp bayisinin kusuru mu? Yoksa dağıtımı yapan Yaysat’ın mı? Okur olarak bir cevap bulamıyoruz. Babamın isteği üzerine size yazıyorum.

  Ayşe Hacat/ Dinçer Irmak: Hürriyet’te ilk sayfa sol alt köşede Kibariye’nin 56 yaşında olduğu yazmakta.  Kelebek kapak sağ alt köşede ise 54 yaşında.  Gazetem bir karar versin. Bildiğim kadarıyla 56 yaşında.  (31 Ağustos)

      M.Yılmaz Saral: 25 Ağustos tarihli gazetemizin ilk sayfasında İtalya’da meydana gelen deprem hadisesini küçük başlıkla da olsa göremedim. Üzüldüm.

NOT: İtalya’daki depremle ilgili olarak 26 Ağustos’ta ekonomi sayfasında, 27 ve 28 Ağustos tarihlerinde de “İnsan” sayfasında haberler yayınlandı.

   Adil Arıman: Gece oynanan maçlar sabah gazetede neden yer almıyor? İstanbul baskısına yetiştiriyorsunuz ama taşra beklesin. Bunu başaran gazeteler sizinle aynı teknolojiyi kullanıyorlar. (24 Ağustos)

   Levent Uluç/ Feyyaz Caner: İki haftadır süper lig başlamadı Hürriyet’e göre. Tek maç sonucu yok. Gazetem Hürriyet, Süper Lig maçlarının sonucunu vermiyor, oradan buradan öğreniyoruz. Spor gazetesi mi satın alalım?

     Eren Güler: İnternette “Feci kaza: Hız kadranı 170 km’de takılı kaldı” diye bir haber var. “İbre takılı kaldı” medya efsanesine bir daha mı el atsanız? (24 Ağustos)

NOT: Uzmanlar, kadrandaki ibrenin 170 km’de takılı kalmasının kazanın o hızla yapıldığı anlamına gelmediğini söylüyor. Bu konuyu daha önce yazmıştım.

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET / 5 EYLÜL 2016

 
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr