1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
 22 Ağustos 2016, Pazartesi
 

     İntiharlar mı arttı, yoksa yine intihar haberlerinin çekiciliğine mi kapıldık, bilemiyorum. Ama son zamanlarda intihar haberlerinde bir artış gözlemliyorum. Hurriyet.com.tr’yi taradım, son bir ay içerisinde Türkiye’nin farklı kentlerinden gelen tam sekiz intihar haberi yayınlanmış:

     Hastaneyi sarsan intihar (14 Temmuz),  Psikiyatri doktoru intihar etti (14 Temmuz), Eski vekil (Kubilay Uygun) intihar etti (24 Temmuz),  “Beni kurtarın” diye mesaj gönderdikten sonra intihar etti (26 Temmuz), Avşa’da kaldığı pansiyonda intihar etti (31 Temmuz), İntihar eden müdürün ailesinden suç duyurusu (4 Ağustos), Berdele karşı çıkan 17 yaşındaki kız intihar etti (4 Ağustos), Aşçı intihar etti (14 Ağustos).

    Maalesef intihar haberleri bu kadar değil. Bir de darbe girişimi sonrasındaki soruşturmalar nedeniyle meydana gelen intiharların haberleri var:

    Görevden alınan kaymakam intihar etti (20 Temmuz), Silivri’de tutuklu yarbay kendini astı (23 Temmuz), Darbe girişimini engelleyemediği için bunalıma giren yarbay intihar etti (22 Temmuz), “Boğaz köprüsünde albay intihar girişiminde bulundu” (28 Temmuz),  “Binbaşı intihar girişiminde bulundu” (29 Temmuz), “Halka ateş aç' emrine uymayıp intihar eden astsubay güvenlik kamerasında (29 Temmuz), Gözaltına alınmak istenirken intihar etti (10 Ağustos), İntihara kalkışan savcıyı eşi ikna etti (12 Ağustos), FETÖ'den gözaltına alınan işadamının eşi intihara kalkıştı (16 Ağustos)

       Basılı gazetede sadece eski milletvekili Kubilay Uygun ile darbe girişimiyle ilgili olan kaymakam Necmi Akman, Yarbay İsmail Çakmak ve emniyet amiri Ahmet Beşli’nin intihar haberlerine yer verildi. Diğerleri sadece internette çıktı.

     İntihar haberlerinin sakıncalarını defalarca yazmıştım. Hürriyet Yazı İşleri de iki yıl kadar önce “özel durumlar dışında intihar haberi kullanmama kararı” almıştı. Hürriyet, sadece tanınmış ve kamusal görevi olan kişilerin intiharlarını ya da kriminal nitelik taşıyan intiharları haber yapacak; bunun dışındaki intiharlarla ilgili haber yayınlamayacaktı.

    Bir kez daha hatırlatma durumunda kalmak üzücü. Kamusal kimliği olmayan ve tanınmamış kişilerle ilgili intiharları yayınlamak son derece sakıncalı.    Üstelik intihar edenin sorunlarına ve intihar yöntemiyle ilgili ayrıntılara da haberlerde yer verilmesi, intiharı benzer durumda olanlar için öğretici ve özendirici hale getirebilir. Bu nedenle Doğan Grubu Yazılı Medya Yayın İlkeleri’nde “İntihar haberlerinde yönteme ilişkin özendirici ve öğretici ayrıntılara yer verilmez” deniyor.

   Darbe girişimiyle ilgili intiharlar ise farklı. Bu intiharlar, toplumu sarsan büyük bir saldırıyla bağlantılı ve kriminal nitelik taşıyor. O nedenle bu intiharlar kamunun ilgi alanına giriyor. Bizdeki ilkeler, bu durumlara ilişkin bir düzenleme içermediği için İsveç Basın Konseyi Direktifleri’ne atıfta bulunabilirim. İsveç’teki direktiflerde, “protesto” ve “suçlamaları yalanlama” amacıyla gerçekleştirilen intihar haberleri istisnalar arasında sayılıyor.

   Hatırlarsınız, dört yıl kadar önce Yunanistan’daki büyük ekonomik kriz sırasında yaşanan intiharlar bütün dünyada haber olmuştu. Sintigma meydanında bir ağacın altında intihar eden 77 yaşındaki emekli eczacı Dimitris Hristulas hakkında Türkiye medyasında da haber ve yazılar yayınlanmıştı.

   Darbe girişimiyle ilgili intiharlar bu kategoride ve bütün toplumu ilgilendiriyor. Yayınlanması gerekli…    

 

      İlan görünümlü tekzip

       İşadamı Ali Ağaoğlu, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’a gönderdiği mektubu, yine Hürriyet’e verdiği tam sayfa ilanda yayınlamış. Gerekçesini de “Hürriyet okurunun bilmesi açısından” diye açıklıyor.

       Gazete okuruna hangi bilgilerin, nasıl sunulacağının belirlenmesi bir gazetecilik faaliyetidir. Bunu da sadece gazeteciler yapar. Hürriyet okurlarının neyi bilmesi gerektiğine de Hürriyet’in editoryal kadrosu karar verir. Sırf parası ve ilan verme gücü var diye bir işadamının istediğini Hürriyet okuruna “bilgi” diye sunması editoryal bağımsızlığa müdahaledir.

    Ayrıca Hürriyet, cevap ve düzeltme hakkına saygılı bir gazete. Yayın ilkelerinde bu açıkça dile getiriliyor. Nitekim Ahmet Hakan, “şehit yakınlarına ev yapmak için askeri bir arazinin tahsis edilmesi” isteğini eleştirdiği yazısına Ali Ağaoğlu’nun gönderdiği yanıta köşesinde yer verdi. Ama mektuba kendi yanıtını da ekledi. Bu da bir yazarın en doğal hakkı.

    Ağaoğlu, 12 Ağustos’ta yayınlanan ilanda o mektubu Hürriyet okuruna bir kez daha duyurmakla kalmamış; ismini Hürriyet yazarlarının logosu gibi düzenleterek, ilana “köşe yazısı” görünümü vermişti.  Bu da maalesef parayla “köşe yazısı” yayınlandığı izlenimi verdi. Anlaşılan Ali Ağaoğlu’nun istediği de buydu. Tam bir “Nasıl olsa param var, istediğimi yaparım” bakışı. Elbette o öyle bakabilir ama yine de gazetenin bu ilanı yayınlanması problemli…

 

      Okurdan kısa kısa

    Doğukan Ünal: “Kadın hakim duruşmada gözaltına alındı” başlığında neden hakimin cinsiyeti belirtiliyor? Kadınların bir mesleklerinin olması ya da hukuk alanında çalışmaları görülmemiş bir şey mi? Bir kadının cinsiyeti sizin “tık malzemeniz” olamaz. (İnternet/12 Ağustos)

     Celal Şengör: Hürriyet internette bir haber; Akıncı üssünde lüks kamelya inşa ediliyormuş! Kamelya bir çiçektir, inşa edilen ise kameriye. (18 Ağustos)

    Faruk Kızıklı: Saat 08.20 ve Marmaris’te hiçbir yerde Hürriyet gazetesi yok. Otobüs garajına kadar gittim. Sorduğum yerlerin hepsi “Abi dün maç vardı gelmez” dediler. İşte size daha önce de yazdığım ve anlatmaya çalıştığım bu. Maç için gazetenin dağıtımının geciktirilmesi neden? (19 Ağustos)

     Musa Alioğlu: “Bayramda Tatil Fırsatları” ekindeki haberler bariz reklam.  Otel adı başlıkta, haberde adı geçen şirketin uçak fotoğrafı sayfanın en üstünde. Keşke reklam amaçlı ilave yazsaydınız. (12 Ağustos)

     Mehmet Selçuk: “8 üniversiteye rektör atandı” haberinde Ege Üniversitesi rektörlüğüne atanan Prof.Dr.Cüneyt Hoşcoşkun’un seçimde 23 oyla dördüncü olduğu  yazılmış. Bu yanlış, 23 değil 232 oy almıştı. (13 Ağustos).

    Melek Esrik: İnternette “İşte F. Bahçeli yıldızın yeni evi! Kirası..” başlıklı bir haber var.  Haberin fotoğrafında da bir kadın. Evin kirasının kadınla nasıl bir ilgisi olabilir? Haberi okuyup hanımefendinin Fenerbahçeli yıldızın sevgilisi olduğunu anlayınca bir kadın olarak başlıktan rencide oldum.  (16 Ağustos)

      N.Fıratcan Çınar: “Cemaat para akıtmış” haberindeki, Süleyman Demirel Üniversitesinin Rektör Yardımcısı Mehmet Saltan'ın fotoğrafıdır. Gazi Üniversitesi’ndeki Mehmet Saltan ile uzaktan alakası olmayan biri. Bence habercilik yaparken biraz daha araştırın. (19 Ağustos)

   Sunay Akyıldız:“Darbe gecesi Hacettepe Teknokent niye basıldı?”  başlıklı yazıda Prof.Dr.Murat Tuncer hakkında gerçeğe aykırı, kişilik haklarına ağır saldırı teşkil eden ve kamuoyunu yanıltan ifadeler yer almaktadır. Anılan şirket, Üniversiteden bağımsız bir statüdedir. Sözü geçen Tuncay Delibaşı, 19.08.2014’de Tuncer tarafından görevden alınmıştır.(18 Ağustos)

    Ali Tan: Spor sayfasındaki 4-1 manşeti yanlış. Galatasaray-Beşiktaş maçı 1-1 sonuçlandı. Penaltı vuruşları sonunda Galatasaray 3-0 ile kupayı kazandı. Penaltı vuruşlarının sonucu ile maç sonucu farklıdır, birbirilerine eklenmez. Bu tür maçlar UEFA sitesinde (1-1)(3-0) olarak yazılır.(14 Ağustos)

   NOT: Haklısınız, UEFA’nın uygulaması bu. Ancak manşete böyle taşımak sonucu karmaşık hale getirebilir. Onun yerine bu bilgiler haberde yazılıyor.

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 22 AĞUSTOS 2016  

 
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr