1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
 15 Ağustos 2016, Pazartesi
 

     Medyada yıllarca “Hizmet hareketi” diye yazılan örgütlenme nasıl oldu da şimdi “Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)” olarak anılır oldu? “Fethullah Gülen Hoca Efendi” diye anılan Fetullah Gülen, niçin “teröristbaşı”na dönüştü?

    Türkiye’nin bugüne değin gördüğü darbe girişimlerinin en kanlısı olan 15 Temmuz’daki saldırının ardından bu soruları sormak zorundayız.   Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “..bu hain örgütün gerçek yüzünü çok daha önceden ortaya dökmemiş olmanın üzüntüsü içindeyim. Rabbim de milletim de bizi affetsin” diyerek siyaset ve devlet kurumlarının bugünlere gelinmesindeki sorumluluğunu kabul etmesi medyaya da örnek olmalı.

     Öyle ya, siyasetçinin, bürokratın, askerin, polisin ve başkalarının sorumluluğu var da bu örgütlenmenin vahşi bir darbe girişimine kalkışabilecek kadar güçlenmesinde medyanın hiç rolü yok mu? Sanırım hiçbir medya profesyoneli gönül rahatlığıyla “Hayır” yanıtı veremez bu soruya.  

    “Cemaat medyası”ndan başlayalım.  Bu örgütlenmenin tanıtılmasında, görüşlerinin topluma aktarılmasında “cemaat medyası” önemli bir işlev görüyordu. Bununla da kalmadı, son yıllarda bu gazete ve televizyonlar, Ergenekon, Balyoz, Askeri casusluk, Oda tv gibi operasyonlarda özel misyon üstlendiler. Davaların açılmasında ve yürütülmesinde propaganda aygıtı olarak çalışmakla kalmayıp, gözaltına alınan ve tutuklanan gazeteciler hakkında bile yargısız infaz niteliğinde haberler, yazılar yayınladılar. Yarbay Ali Tatar’ın intiharının “şaibeli” olduğunu, Prof.Dr.Türkan Saylan’ın burs verilen kızlara fahişelik yaptırdığını öne sürebilecek kadar uzaktılar gazetecilikten.

    İktidara yakın medya da “Cemaat medyası”ndan geri kalmıyor; yargı içeren, savcı ve polislerin diliyle yazılmış haberler yayınlıyordu. Köşe yazılarında da birbiriyle ilintisiz insanların aynı torbaya doldurulduğu bu davaların “savcılığı” üstlenilmişti. Alabildiğine haysiyet cellatlığı yapılıyordu.

    Bağımsız gazeteler ise baskı altındaydı. 17-25 Aralık operasyonlarına kadar elele vermiş olan cemaat ve iktidar yanlısı medya, bağımsız gazeteleri de kendileri gibi yayın yapmaya zorluyordu. Yine de Hürriyet’in de aralarında bulunduğu bazı gazeteler bu davalara ilişkin mesafeli ve eleştirel tavrını korudu. Hürriyet, “Dalgalar” halinde gelen gözaltıları aktarırken, örneğin gazeteci Ahmet Şık’ın cemaat ile ilgili olarak “Dokunan yanar” dediğini de haber yaptı. Davalara savcı ve yargıç gibi yaklaşmadı; suçlamaları “iddia” olarak duyurdu.  Sanıkların savunmalarına yer verdi; Ergenekon, Oda-tv ve Balyoz davalarındaki çelişkileri de sorguladı.

    Fakat “Gülen cemaati” hakkında yıllar içinde yeterince sorgulayıcı davranıldı mı? Onların faaliyetleri ve örgütlenmeleri araştırılıp okura ayrıntılı bilgi verildi mi? Yayınlanan kitaplara, mağdur olanların açıklamalarına gerektiği gibi yer verildi mi? Bundan çok emin değilim. Aksine cemaat kendisini nasıl sunmak istiyorsa o kabullenildi; öyle aktarıldı okura.

  Cemaatin medyadaki adlandırılması bile nasıl göz yumulduğunun göstergesi. Önce “Gülen Cemaati” olarak yazılıyordu; sonra “Hizmet hareketi” olarak adlandırmasını istediler, öyle kullanıldı. Çoğu zaman haberlerde sıfat eklenmeden “Fethullah Gülen” diye yazılıyordu, “Fethullah Gülen Hoca Efendi” olarak yazılması telkin edildi; ona da uyuldu. Halbuki Gülen’in adı nüfusta “h”siz olarak, yani “Fetullah” diye kayıtlıydı; bütün resmi belgelerde ve davalarda öyle geçiyordu.  

   Şimdi hava döndü, medyada Gülen’in resmi kayıtlardaki ismi kullanılıyor ve iddianamelerdeki gibi “FETÖ” diye anılıyor bu örgütlenme. Olabilir ama madem yeni bir aşamadayız, geçmişin muhasebesini yapmamız şart. Özeleştiri yaparak geçmişten dersler çıkarmak gazeteciliğimizin kalitesini yükseltecektir.

 

      Okurdan kısa kısa

        Perihan Klumpp/ Selma Vahaboğlu: “Deri şort festivali”  haberinde hata var; sözkonusu festival Avustralya’da değil Avusturya’dadır. Windischgarsten kenti de Avusturya’da. (3 Ağustos)

     Yavuz Karakoç: “2.Ordu’ya 2.kez korgeneral” yazısının içeriği eksik.1966-1967’de Korgeneral Nazmi Karakoç da vekaleten komutanlık yaptı. Başlık “2.Ordu’ya 3.kez korgeneral” olmalıydı. Eskiden eksik rütbeyle atanınca “vekil” olarak anılırdı. (30 Temmuz)

   Ahmet Bodur: Birinci sayfanızda gördüm. “Collie cinsi bir köpek ABD'nin New Jersey eyaletinde rahatsızlanan ve hareket edemez hale gelen sahibini ön patileriyle evin camını kırıp sokağa atladı”. Bu cümlede eksiklik var.(4 Ağustos)

    Ayhan Yükseler: 5 Ağustos günlü gazetenizin ilk sayfasında “Din Şurası: FETÖ/PYD sahte Mehdi Hareketi" başlığında “PYD” alta ise  doğrusu olan “PDY” (Paralel Devlet Yapılanması) yazılmış. Üstelik bu ilk kez olmuyor.

     H.Ender Kaya: Kalkışmanın önemli isimlerinden biri Cumhurbaşkanı’na yönelik operasyonu yöneten general. “Çiğli 2. Ana Jet Üssünde görevli Tümgeneral Gökhan Şahin Sönmezateş” diye yanlış yazdınız. Adı geçen kişi tuğgeneral ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı Müşterek Hedef Üretim, Analiz ve Yönetim Merkezi Başkanı’dır.

   Ahmet Dönmez: “Zaman Gazetesinin 6 eski çalışanı tutuklandı” başlığı atmışsınız. Yılların münevverleri, akademisyen köşe yazarları, ‘Eski Zaman çalışanı’ olmuş. Ali Bulaç, Şahin Alpay, A.Turan Alkan, Nuriye Akman, Mustafa Ünal… (İnternet/31 Temmuz)

       Burak Güveloğlu:  Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler savcılık ifadesinde “Kendisini kurtarmaya gelen komutanın Korgeneral Yıldırım Güvenç olduğunu” söylüyor. Bu korgeneral, Akıncı üssünde tutulan herkesi kurtarıyor; darbecileri de yakalayıp emniyete teslim ediyor. Ama ona iftira attılar, tutuklandı.  Yazılı ve görsel basın bu konuya hiç değinmedi.

        Nurcan Baydar: “Bahçede yaz” ekinin 5.sayfasında 5 nolu resmin altına petunya yazılmış, o çiçek 6 nolu resimdeki “Latin Çiçeği Tropaeolum majus”. Ayrıca petunya çit bitkisi değildir, sarılıcı bitki hiç değildir.(28 Temmuz)

     Mustafa Sağlamer: Kelebek, 10 Ağustos. “Hawaii tatilindeki Justin Bieber, kendini okyanusun soğuk sularına bıraktı.” Adanın iki plajında o günkü deniz suyu sıcaklığına baktım. Birinde 80, diğerinde 79 fahrenhayt imiş. Bize uyarlarsak 26,7 derece. Bırak “soğuk su”yu, adam yüzerken terler yahu.

     Gürhan Çoban: 35 yıldır bir gün kaçırmadığım Hürriyet’i son birkaç senedir tanıyamıyorum artık. Askeri okullar kapanıyor, herkes “Marş marş” imam hatiplere, meslek ya da devlet okullarına. Siz ki laik cumhuriyet yanlısısınız nasıl böyle özendirerek bu okullara yönlendirirsiniz? (3 Ağustos)

NOT: Haberde özendirme yoktu; sadece bu konudaki karar aktarılıyordu.

      Ensar Yeğen: Kırgızistan bağımsız bir devlet. Sizin bir devletin Cumhurbaşkanına küstah demeye hakkınız yok! Siyasetçiler yani muhatapları o sıfatı kullanabilir. Sizin işiniz siyaset değil, haber yapın. (1 Ağustos/internet)

   Recep Övet/ Birgül Ergev: Bugün gazetenizin 14. Sayfasında yer alan “Ekvator’a ‘Yıldırım’ yatırım” başlığında hata yapılmış!  Doğrusu, “Ekvador” olacak! Ülke=Ekvador, Çizgi=Ekvator (11 Ağustos)

    Mahmut Tozlu: Oyuncu Deniz Çakır'ın rasta saçlarıyla çekilmiş bikinili fotoğrafını ne kadar sevdiniz? 7 Ağustos'ta ana gazetenin ve Kelebek'in birinci sayfasında, 8 Ağustos'ta bu sefer Ankara Eki'nizin birinci sayfasında kullandınız. Bakalım daha kaç defa çıkacak?

   Oğuz Cem Murat: “Türkiye’nin en huzurlu 10 yeri” başlıklı listede, Yenice ormanlarının Kastamonu’da olduğu belirtilmiş. Karabük olarak düzeltilmesi gerekmektedir.(Seyahat Eki/ 24 Temmuz)

     M.Şamil Arslan:  “FETÖ’nün önemli ismi yakalandı” haberinde babam İlhan Arslan hakkındaki suçlamaların iddia olduğunu yazmadığınız için kesin suçlu gibi göstermişsiniz. Oysa bunların hepsi iddia ve henüz yargılama başlamadı. (9 Ağustos)

    İrfan Doğrul: İstanbul’dan Kocaeli Gölcük’e taşındım ve 60 yıldır okuduğum gazeteniz kökten değişti. Dün akşam oynanan FB-Monaco maçı 80 km ileride olan Kocaeli baskısına yetişemiyor. (28 Temmuz)

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 15 AĞUSTOS 2016

 
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr