1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 HABER NASIL YAZILMAZ?
 09 Mayıs 2016, Pazartesi
 

    “Tarabya’da söz yemeği”. 2 Mayıs’ta, Hürriyet’in magazin sayfasındaki haberin başlığı böyleydi. Tarkan’ın, Pınar Dilek ile sözlendiğini duyuruyordu.  

   Fakat aynı gün sabah erken saatlerden itibaren Hürriyet internette “Tarkan evlendi” haberi yayına girdi. Ertesi gün Hürriyet’te yer alan haber ise “Sürpriz nikah” başlığını taşıyordu. Bunun üzerine okurlardan Muharrem Akduman, “Hangisi doğru?” diye sordu. Öyle ya, Tarkan sözlendi mi, evlendi mi?

    Meğer Tarkan’ın basın danışmanı gazetecilere Tarkan’ın “sözlendiği” bilgisi vermiş. Hürriyet dahil bütün gazeteler de o nedenle “sözlendi” diye yazmış haberleri. Ertesi gün nikah töreni fotoğrafları servis edilince anlaşılmış evlendikleri.

    Ancak bu bilgiler Hürriyet’in ikinci haberinde yoktu. 3 Mayıs’ta çıkan “evlendi” haberi, sanki bir gün önce “sözlendi” diye bir haber yayınlanmamış gibi yazılmış; ilk habere atıf bile yapılmamıştı.

    Oysa bir gün önceki haberin doğru olmadığı anlatılmalı, bu yanlışın nedeni konusunda okura bilgi verilmeliydi. İki haberi birden okuyan okuru şaşkına çevirmemek için gerekliydi bu.

                         *                  *                 *

   “Adı bile belliydi” haberi, 3 Mayıs’ta yayınlanmıştı. Gaziantep’teki bombalı saldırının istihbaratının önceden alındığı ve saldırganın adının da aralarında bulunduğu muhtemel şüphelilerin listesinin beş gün önce Gaziantep Emniyeti’ne iletildiği aktarılıyordu.

    Bu haberle ilgili olarak Gaziantep Valiliği bir açıklama yaptı.  Açıklamada, haberdeki “yetkililere şüpheli ismi de bildirildi’ ifadesinin gerçeği yansıtmadığı”  belirtildi.

   Valiliğin bu açıklaması, Hürriyet’te 4 Mayıs’ta “Bombacı açıklaması” başlığıyla yayınlandı. AA mahrecini taşıyan haberin ilk cümlesi, “…haberin gerçeği yansıtmadığını bildirdi” şeklindeydi. Halbuki Valilik, haberin tümünü yalanlamamış; sadece “şüphelinin adının bildirilmesi” kısmına itiraz etmişti.  

   Bu durumda haber, “Adı bile belliydi” haberinin tümünün yalanlandığı gibi bir üslupla yazılmamalıydı. Valiliğin haberin diğer unsurlarıyla ilgili hiçbir ifade kullanmadığı, böylece saldırı olacağı istihbaratının Gaziantep Emniyet’ine beş gün önceden bildirildiği unsurunu doğruladığı vurgulanmalıydı.

                   *          *           *

    “ABD’li öğrenciye İstanbul’da tecavüz” 3 Mayıs’ta üçüncü sayfada yayınlandı. Haberin girişinde genç kızın “otostop yaptığı” bilgisi veriliyordu. Hemen altındaki paragrafta da “D.D.S. cumartesi gecesi arkadaşlarıyla Mecidiyeköy’deki bir gece kulübünde eğlendi. Genç kız çıkışta evine dönmek için otostop yaptı” deniyordu.

    “Otostop” sözcüğü böyle vurgulanınca haber, “gecenin bir yarısında eğlenceden dönerken otostop yapan Amerikalı genç kıza tecavüz” öyküsüne dönüyordu. Böylece şiddete maruz kalan genç kız, tedbirsiz davranmış ve tecavüze zemin hazırlamış gibi görünüyordu.

     Üstelik otostop yaptığı bilgisi de kesin değildi. Nitekim bir gün sonra ortaya çıkan görüntü ve ifadelerde genç kızın otostop yapmadığı, arkadaşının evinden çıktıktan sonra yolda yürürken saldırganların genç kızı kendi araçlarına binmesi için ikna ettikleri anlaşıldı.

  Bu da gösteriyor ki, saldırı ve şiddet haberlerini yazarken sadece fail ifadesine dayanmamalı ve kalıplaşmış söylemlerden uzak durmalıyız. Daha da önemlisi, –özellikle de kadın- mağdurlar hakkında suçlayacak ifadeler kullanmamalıyız.

    Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin “Toplumsal cinsiyet eşitlikçi haber kılavuzu”ndaki “Bu tür haberlere konu olan kadınların kıyafetleri, davranışları, alışkanlıkları, zevkleri vb. suça zemin oluşturan sebepler gibi gösterilmemeli ve önyargı oluşturabilecek ifadelerden kaçınılmalı”  tavsiyesi kulağımıza küpe olmalı.

 

    Şiddet anketi

    Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde bir grup kız öğrencinin, tacizci olduğu iddiasıyla bir erkek öğrenciye saldırmaları hemen tüm medyada haber olmuştu. Hürriyet internette bu haber yayınlanırken bir de anket düzenlenmişti.

    O erkek öğrencinin avukatı olan F. Seda Kaya, Hürriyet'te 29 Mart'ta internette yayınlanan “DTCF karıştı, taciz iddiasıyla dayak” haberine tekzip göndermiş. “Yanlı beyanlara itibar edilerek yapılan asılsız haberlerde müvekkil aleyhine olumsuz algı oluşmuştur” diyor.

    Ancak habere baktım, suçlamaların iddia olduğu özellikle belirtilmiş; erkek öğrencinin de ne adı yazılmış, ne de görüntülerde yüzü görünüyor. Sadece isminin ilk harfleri verilmiş. Ama avukatın tekzip metninde erkek öğrencinin açık adı var, yani metin aynen yayınlansa kimliği tümden deşifre olacak!

    Fakat avukatın da vurguladığı gibi böyle bir haberle ilgili anket yapmak son derece sakıncalı. Gerekçesi ne olursa olsun ortada bir şiddet var, kız öğrencilerin davranışın haklı bulup bulmadıklarını okura soramayız. Bereket okurların yüzde 44.2’si “Tepki haklı ama şiddet uygulamaları yanlış” şıkkını işaretlemiş. Ama ya çoğunluk şiddeti “haklı” görseydi? O zaman biz de gazeteci olarak şiddeti desteklemiş olmayacak mıydık?

 

    Okurdan kısa kısa

   Metin Susan: Hürriyet Cumartesi Ekinde yer alan “Sahnede şenlik var” yazısındaki Selami Şahin ve İrem Derici röportajlarındaki sorularla cevaplar birbirinden ayırt edilemiyor.(30 Nisan)

  Birgül Ergev: Galiba “Haddini bilmeyenler Kutu’l Amare’yi inkar edemezler” başlığında anlam kayması olmuş. Cumhurbaşkanı “Haddini bilmeyenler bu zaferi inkar etti” anlamında konuşmuş. “Haddini bilen” ya da “inkar eder” olabilirdi. Tabii en doğrusu konuşanın kalıbını kullanmak. (1 Mayıs/ 27.sayfa)

    Kaan Tatar: Neden inatla “Kilis’e roket düştü” diye haber yayınlıyorsunuz? Kilis’e bilinçli olarak roket atılıyor; başka bir yere giderken kazayla Kilis’e düşmüyor. (1 Mayıs/internet)

      Sadık Zeki: 3 Mayıs tarihli gazetenin arka kapağındaki “Dünya kadar 3 gezegen” haberinde geçen “güneşin 10 katı küçüklüğündeki” ölçüsünü anlayamadım. Üstelik bu ölçü (!) aralıklarla kullanılıyor. Acaba “güneşin 10’da biri büyüklüğünde” mi denilmek isteniyor? Yoksa bilmediğim bir ölçü mü var?

   Baran Yılmaz: Hani intihar haberlerini kullanmayacaktınız? İnternette “Gayrettepe’deki ünlü otelde feci ölüm” başlıklı bir haber var. İntihar eden kişi ünlü değil. Üstelik intihar nedeni benzer durumdakilere de olumsuz örnek oluşturabilecek üzücü bir olay.(3 Mayıs)

    A.Feridun Gündoğdu: 20 Nisan’da manşetinizdeki çelişkiye dikkat çekmek isterim. Cumhurbaşkanı, “PKK’yı yendik” diyor. Sağ alt köşede ise “İki şehit” haberi var. Nasıl yendikse?

  NOT:  Manşet, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini aktarıyordu; onun görüşüydü.  Şehit haberi de Güneydoğu’daki gelişmeyi içeriyordu.  

     Ayşe Doğuş: Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun görüşmesi, bizim okuduğumuz gazetede yarın diye yazıyor. Görüşme bugündü. Erken öğrenemediniz herhalde. (4 Mayıs)

  NOT: Cumhurbaşkanlığı, program değişikliğini o gece 00.45’te açıklayınca ilk baskılarda “yarın” diye kalmış. “Bugün” düzeltmesi son baskılarda yapılabilmiş.

   Erdinç Baştopçu: Hemen her haberi internette “Dünya bunu konuşuyor”, “Sonunda bu da oldu” gibi başlıklarla sunuyorsunuz. “Gmail kullananlara çok önemli uyarı” başlığına tıklıyorsunuz bu hesabın özelliklerini anlatan haber çıkıyor. 

FARUK BİLDİRİCİ/ 9 MAYIS 2016 / HÜRRİYET

 
PHOTOSHOP’SUZ TÜRKİYE
SAVAŞ TAMTAMLARI
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr