1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
 18 Nisan 2016, Pazartesi
 

    Örtbas etme gazeteciliğin ruhuna aykırı. Gazetecilik, örtülen gerçekleri günyüzüne çıkarıp kamuoyuna aktarma, aktarılanla yetinmeme, denetleme, sorgulama ve eleştirme mesleğidir. Gazeteciler, birilerini, özellikle de toplumdaki güç odaklarını memnun etme değil, tam tersine gerektiğinde hoşnutsuz etmekle yükümlüdür.  Nereden gelirse gelsin bütün yanlışlara kafa tutar bu mesleğin erbapları.

   Maalesef ülkemizde çocukların cinsel istismarı, tecavüz ve ensest gibi vakalarda örtbas etme eğilimi yaygın. Sadece suçlananlar değil, kimi zaman mağdur taraf da örtbas etmeye çalışabiliyor. Belki içinde bulunduğu “mahalleden” dışlanma korkusu, güce karşı çıkamama, utanma ya da başka birçok nedenden kaynaklanıyor olabilir bu çaba. Kuşkusuz onaylanamaz ama anlaşılabilir davranışları.

    Gazetecilerin ise bu tür vakaları asla ve asla örtbas etme eğilimine girmemesi gerekir. Tersine sorumluların ve nedenlerinin ortaya çıkarılması için bütün araştırma teknikleri kullanılmalı, suçun tekrarlanmaması için önlem alınması sağlanmalı, önlemler ısrarla ve inatla takip edilmelidir.

  İnsani değerlere karşı işlenen bu suçlar karşısında gazetecinin tarafsız kalması beklenemez. Bence “ahlaki tarafsızlık”, bu vakalara karşı tavır almayı zorunlu kılar. Elbette suça karşı olmak, suçluya taraf olmak ya da olmamak anlamına gelmez. Ne kadar utanç verici olursa olsun yine de suçlananlara adil davranmak ve haklarını gözardı etmemek durumundayız.

    Ayrıca ceza hukukunun en önemli ilkelerinden biri olan “suçun ve cezanın kişiselliği ilkesini” de unutmamalıyız. Bir kişinin işlediği öne sürülen suç nedeniyle yakınları ve içinde bulunduğu kurumlar ya da topluluklar peşin hükümle suçlanamaz. Ama suç ve suçlu ile ilgili kurum ya da toplulukların ilişkisi araştırılır; suça ilişkin bir ihmal olup olmadığı, alınan önlemlerin kalitesi, suçun örtbas edilip edilmediği sorgulanır.  

   Bunları aktarmamın nedeni, 10 erkek çocuğun Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip Lisesi Mezunları Derneği’nin (KAİMDER) Karaman’daki ev ve yurtlarında cinsel istismara uğramasıyla ilgili davanın iki gün sonra başlayacak olması. Ne yazık ki, bu olayın ortaya çıktığı andan beri kimi çevreler olayı örtbas etme çabası içine girdi. Garip ama gazeteciler de kamuoyundaki yaklaşımlara paralel olarak iki kampa ayrıldı. Bir grup, Ensar Vakfı ve KAİMDER’i suçlarken, bir grup da bu kurumları savunmayı yeğledi.

   Oysa gazeteci peşin hükümle davranamaz. Gazeteci ne o kurumların sözcüsü olur ne de düşmanı. Gazetecinin görevi, olayı örtbas etmek isteyenlerle mücadele etmek ve gerçeğin peşine düşmektir; yani araştırmak, sorgulamak, önyargılı davranmak yerine soru sormaktır. Ensar Vakfı ve KAİMDER yöneticilerinin bu suçla bir ilişkisi var mı? Böyle bir suçun işlenmemesi için yeterli önlem alınmış mı? Neden bu kurumlarda böyle olaylar yaşanmış? Suçun ortaya çıkmaması için örtbas etmeye çalışılmış mı?

    Sadece Ensar Vakfı ve KAİMDER de değil, Milli Eğitim Bakanlığı, valilik, polis ve ilgili devlet kuruluşları, küçük çocukların geceleri de kaldığı böyle yurtlar açılmasına nasıl göz yummuş; neden hiç denetlememiş?

    Onlarca soru daha sorulabilir. Bu soruların yanıtları alınabildiği oranda sorumlular, sorumluluklar ve varsa kurumsal yanlışlar ortaya çıkar. Sadece Karaman’daki davayı incelemek de yetmez. Türkiye’nin her yanına yayılmış bu yurtlara gitmek, oralardaki ilişkileri, yaklaşımları, önlemleri araştırmak ve sorgulamak gerek.

   Ancak böyle yaparsak başka çocuk ve kadınların mağdur olmasını önleyebiliriz.

 

 Pornografik ayrıntılar

 Kadın cinayetlerinde olduğu gibi çocukların cinsel istismarı haberleri hakkında da bir kuşku dile getiriliyor. Çocukların cinsel istismarı vakaları arttı mı? Yoksa medyanın ilgisi yoğunlaştığı için mi artmış görünüyor?

   İsa Öngel adlı okur da benzer bir kaygıyı dile getirmiş; Hürriyet’te hemen her gün küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel istismar haberlerinden yakınıyor; bu haberlerin yayınlanmamasını istiyor. Fakat çok uzağa gitmeye gerek yok. Gülden Aydın’ın imzasıyla 3 Nisan’da Hürriyet’te çıkan “Kara tablo” haberi, gereken yanıtı veriyor. Habere göre, 2009’dan 2014’e kadar açılan cinsel istismar davaları yüzde 50 artarak 18 bin 104 olmuş. Demek ki, artan bu vakaların medyadaki görünürlüğü değil. Toplumda bu tür suçlar artıyorsa bizim haber yapmamızdan daha doğal bir davranış olamaz.

   Okurumuz İsa Öngel’in bir itirazı daha var; “Bu haberlerin cinsel fantezi içeriği ile yayınlanmaması konusunda hassasiyet gerekmektedir” diyor. Çok haklı. Gerçekten bu tür vakalarda, pornografik ayrıntıları aktarmamalıyız.

 

   Okurdan kısa kısa

   İdil Kocagil: “Otobüsle New York’a”  haberinde kullanılan Amerika haritası Indiana eyaletini India, Illinois eyaletini de Iowa yapmış. Georgia eyaleti olmuş Atlanta. Günlük gazete basmak dikkat, detaya özen gerektiriyor. (14 Nisan)

   Hakan Pizrenli: Kadıköy vapurundan çektiğim ve Beşiktaş’ı sis bulutu içinde gösteren fotoğrafı Instagram’dan paylaştım. 12 Nisan’da Hürriyet internette “İlk maç biletleri karaborsaya düştü” başlığıyla, gazetede ise “Arenaa, sesss 1-2 deneme” başlığıyla iznim olmadan ve referans gösterilmeden kullanıldı.

  Not: Şikayetin ardından fotoğrafın kaynağı internetteki habere eklendi.

    Nejat Üner: Seyahat ekinin 16. sayfasında “Beş büyüğün peşinde” yazısının altında  “Çamurda bufalo” olarak gösterilen hayvan bufalo değildir. “Blue Wildebeest” denen bir antilop türüdür. (10 Nisan)

   Abdullah Bizden: Ömür Gedik, Keyif ekinde “Deliormanlı” filmini tanıtan yazısında, filmde “Biz korkmayız, benim millî marşım ‘Türküm’ diye başlıyor” şeklinde bir replik olduğunu yazıyor.  Lütfen söyler misiniz İstiklal Marşımız  “Türküm” diye mi başlıyor? (3 Nisan)

Not: “Korkma” sözcüğü yerine sehven “Türküm” yazılmış.   

   Ahmet Açan: Emre’nin hastane ziyareti fotoğrafına “Fenerbahçe’yi yenmeyin” manşetini atmak bulvar gazeteciliğidir. Haber okunduğunda gerçek anlaşılsa bile yaptığınız yakışmıyor. (9 Nisan)

     Deniz Şahin: Hürriyet Akdeniz ekinizde “Fuarda herşey organik” başlıklı haberde “Sakarya’nın Bilecik ilçesini okuduğumda “Yok artık” dedim. Haber Ajansı’nda böyle yazılmış olabilir; düzeltilmez mi? (9 Nisan)

       Prof.Dr.Ilgaz Akdoğan: Pazar ekinde “Hani bizden çıkmazdı” haberiniz şiddeti özendirici bir dil taşımaktadır. Seri katillerin yaptıkları hunharca katliamları onların dilinden anlatmak cinayeti ve şiddeti artırma anlamına gelir. Şiddet estetize edilemez, şiddetin haberi bu şekilde verilmemelidir. (10 Nisan)

     Azize Meral: İnternetteki “Sevgilisiyle yatakta bastığı karısını böyle öldürdü”, şiddet düzeyi yüksek bir video. Karısını öldürüp kameraya çeken ruh hastasının videosunu yayınlamak sakıncalı. Zaten bu konuda sıkıntılıyız. (6 Nisan)

   Tümhan Baysal: 13 Nisan’da Kelebek’in ilk sayfasında ayrı yazılması gereken “de” bitişik yazılmış; “Ünlülerde gaza geldi” olmuş.  

FARUK BİLDİRİCİ/ 18 NİSAN 2016/ HÜRRİYET

 
BUYURUN DÜNYAYA BAKALIM
HAFİYELİK VE GAZETECİLİK
OTOMOTİV GAZETECİLERİ
TEST ARACIYLA TATİL
ÖNEMİNİ AZALTMAZDI
ÜZMEK İSTEMEZDİM
SALDIRIYI GERGİNLİK DİYE SUNMAK
KÜSTAH KÜSTAHÇA KÜSTAHLIK
ÖLÜMDEN KAÇAN ADAMIN PANTOLONU
PHOTOSHOP’SUZ TÜRKİYE
SAVAŞ TAMTAMLARI
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr