1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
 26 Aralık 2001, Çarşamba
 

KIRLANGIÇ YUVASI/56

BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ

Ne de olsa bir erkekti. Hediye seçmek için mağaza mağaza dolaşmaktan, hediye konusuna kafa patlatmaktan asla hoşlanmazdı. Özenmeden, fazlaca emek vermeden seçerdi hediyelerini.

O yıl doğum günü için eşine hediye alırken de enerji harcamadı. Birkaç mağazanın vitrinine gözucuyla baktıktan sonra aradığını buldu. Vişne çürüğü hırkayı görür görmez, mağazaya hemen daldı. Kararını çarşıya çıkmadan önce vermişti.

Hırkayı alıp kasaya geçerken bir doğum günü hediyesi alma külfetinden daha kurtulduğu için rahatlamıştı. ``İyi, çabucak bitirdim bu işi'' dedi içinden.

Hızlı hareketlerle hırkanın parasını ödedi, sonra tezgahtar kıza döndü. ``Lütfen hediye paketi yapar mısınız?'' dedi. Birden kızın gözlerinde yıldızlar uçuştu. Sanki hırka kendisine hediye edilecekti, o kadar mutlu olmuştu. Özenle sarıp sarmaladı paketi, rafyalarla süsledi. ``Buyrun'' diye uzatırken hala tatlı tatlı gülümsüyordu.

Eşi, her zamanki gibi sevinçle karşıladı hediyeyi. Gülümseyerek aldı, ama içindekini görmek için acele etmedi. Rafyalarını kesmeden, kağıdını yırtmadan yavaş yavaş, sindirerek açtı.

Tezgahtar kızın paketi saran parmaklarıyla, eşinin paketi açan parmakları arasında inanılmaz bir uyum vardı. Her iki kadın da pakete dokunmaktan büyük haz duyuyorlar, dokunma anını uzatmaya çalışıyorlardı. Parmakları, paketin üzerinde dans ediyordu.

Aslında eşi paketi açarken parmaklarına dikkat etmedi. Tezgahtar kız ile eşinin parmak hareketleri arasında benzerlik kurmak aklına bile gelmedi. O sırada düşündüğü tek şey, eşinin vişne çürüğü hırkayı beğenip beğenmeyeceğiydi.

Gereksiz bir meraktı bu. Kızıl saçlı meleği, o güne değin aldığı hiçbir hediyeyi beğenmemezlik etmemişti! Her doğum gününde, her evlenme yıldönümünde paketin içindeki hediyeyi hep aynı şaşkınlık ve mutluluk nidalarıyla açar, ``Aaaa çok güzellll...'' derdi.

Gerçekte ise hiç şaşırmazdı. Çünkü kocasının rastgele hediye seçtiğini evlendikleri ilk yıl farketmiş, kendince bir önlem almıştı. Ne yapar eder, doğum günü ya da evlenme yıldönümünden birkaç gün önce bir vesile yaratır, kocasıyla birlikte çarşıya çıkardı. Dolaşırken, çaktırmadan almasını istediği şeyi gösterir, ``Ne kadar güzelmiş'', ``Çok beğendim'' diyerek kocasının belleğine unutmamasını sağlayacak bir çentik atardı. Başarı kesindi, kocası günü geldiğinde gider, birkaç gün önce gösterdiği o şeyi hediye paketi yaptırıp getirirdi.

Kocası farkında değildi ama vişne çürüğü hırkayı da iki gün önce oradan geçerken göstermişti. Hediye almaktan mutlu olsa da paketin içindekini önceden bildiği için heyecanlanmıyordu. Şaşırmış görünmesi -kocasını sevindirmek için yaptığı- bir numaraydı. Evliliğin artık alıştığı ``beyaz yalanları''ndan biriydi o da...

``Mutluluk oyunu''nu bozup, hediye paketini hazırlayan tezgahtar kızı babasına hatırlatan, ailenin 15 yaşındaki büyük kızı oldu. Doğum günü için annesine alınan hediyeyi beğenmemişti. Yalnız kaldıklarında babasına eğildi, azarladı:

- Baba, annem için hiç emek vermemişsin.

- Beğenmedin mi?

- Yine onu düşünmeden, sadece görevini yerine getirmiş olmak için hediye almışsın. Bu belli.

Yanlışını aramak için filmi geri sardı. Üç kareyi yakalayıp, yanyana getirdi. Eşinin vişne çürüğü hırkayı iki gün önce göstermesi ve paketi açtığı anda çıkardığı ``Aaaa çok güzelll'' sesi, bir de tezgahtar kızın paketi saran parmakları...

Tezgahtar kız ile eşinin parmaklarının hediye paketi üzerindeki yumuşak hareketlerinin birbirine benzediğini farketti. Hem de çok benziyordu! Hediye paketi, her iki kadının da ruhunun derinlerindeki gizli kapıları açan sihirli bir anahtardı. Açılan odalardan yükselen melodiyi duyunca gözleri ışıldıyor, parmakları dansediyordu!

``Bütün kadınlar aynı'' dedi, ``hediye alıp vermeye onların yüklediği anlamlar erkeklerden daha farklı. Hediye onlar için daha özel.''  O an herşey aydınlandı! ``Kırmızı saçlı meleği'', hediye alırken farkettirmeden onu yönlendiriyor, sonra da paketi açarken şaşırmış numarası yapıyordu!

Fakat masumdu oynadığı oyun. Hediye alma mutluluğunun yanlış bir seçime kurban gitmemesini garantiye alıyordu eşi. ``Üzücü bir durum'' diye düşündü adam. ``Kızım haklı. Daha kötüsü karım da benim emek vermeyişimi kabullenmiş, kendine göre önlem alıyor.''

Dersini almıştı. Ertesi yıl, eşinin doğum gününden günler önce planını yaptı. Kızından da yardım aldı. Gizli gizli konuşup, dışarda buluşup hazırlıkları gözden geçirdiler. Ne keyifliydi ama, daha önce hiç yaşamamıştı!

Doğum günü gelip çattığında ``Bugün akşam 20.00'den önce eve gelmek yok'' dediler. Kadın meraklandı ama sorularına yanıt alamadı. Heyecanla beklediği saat gelip çattığında hala hiçbir tahminde bulunamıyordu.

Kapıdan içeri girdiğinde çığlık atmaktan kendini alamadı. Yıllardır görmediği, başka kentlere dağılmış eski arkadaşları eve toplanmıştı. Masanın üzeri yiyeceklerle donatılmış, evin her köşesi kendisinin büyük resimleriyle süslenmişti.

O gece daha önceki hiçbir doğum günü kutlamasına benzemedi. En sonunda verdiği hediyeler bile farklıydı. Eşinin birkaç gün önce çaktırmadan gösterdiği parfüm yerine yıllardır arayıp durduğunu bildiği yeşil fili bulmuştu! Paketi yine aynı yumuşacak hareketlerle açtı ama ``Aaaa çok güzelll'' diyemedi! Sevinçten çıldırdı, koltukların üzerinde zıpladı. Sonsuz yeşilliklerde saatlerce haykırmışcasına arındı günlük sıkıntılarından.

Dört ay kadar sonra adamın doğum günü gelip çattı. Bu kez yaratıcılığını ortaya koyma sırası kadındaydı. O da haftalar öncesinden kutlama planları yaptı.

Herşeyden habersiz olan adam, o sabah işe gitmek üzere evden çıktı. Bir de ne görsün? Arabasının içi rengarenk balonla dolu. Kapıyı açar açmaz, balonlar gökyüzüne savruldu. Direksiyona bağlanmış bir tek balon kaldı. Eğildi baktı, üzerinde ``İyi ki doğdun'' yazıyordu.

Geriye döndü, eşi ve kızı, apartmanın kapısında durmuş ona bakıyorlardı. Koşarak geldiler. Ellerinde birer demet frezya vardı. En sevdiği çiçekti sarı frezya...

Derken, karşılıklı sürprizler, farklı yerlere bırakılmış çiçekler, dikkatle düşünülmüş hediyeler, ailenin daimi mutluluk oyunu haline geldi.  Karşılıklı sürprizler, her yıl bir öncekini gölgede bırakacak şekilde gelişerek sürüp gitti.

Adam, bu yılbaşı için aylar öncesinden hazırlandı. Parklarda dolaşıp kestane kabuğu topladı, paketi hazırlayıp bir kenara koydu. Kadın paketi açınca beş küçük yuvarlak paket ve küçük bir notla karşılayacak. ``Lütfen küçük topları numara sırasıyla aç.''

Bir numaralı paketten boş bir kestane kabuğu çıkacak. İçinde de bir not olacak, ``Hayat bazan boştur...''

İki numaralı paketten yine bir kestane kabuğu çıkacak. İçinde mavi bir boncuk. ``Ama bazen ödüllendirir insanı.''

Üç numaralı paketteki kestane kabuğunu açacak, kurutulmuş bir kırmızı gül. ``Bazen sevgiler getirir eteğinde.''

Dört numaralı kestane kabuğundan minik bir baykuş çıkacak. ``Bazen bilgece dersler verir her adımda.''

Beş numaralı kestane kabuğu ise `dolu' olacak. ``Aç o kabuğu. Kestaneyi avucuna al. Onun tazeliğini teninde hisset, onunla birlikte yenilenerek başla yeni yıla.''

Adamın en büyük merakı, eşinin en çok hangi kestaneden etkileneceği! Kendisinin favorisi dört numara...

26 Aralık 2001/2 Ocak 2002/Tempo

 


 
FRENLERİMİZİ BOŞALTIP DÜŞLERİMİZİ ORTALIĞA SALSAK
GONCASI RAFYALI GÜLLER
BÜTÜN HÜCRELERİNDE YAŞIYORDU ACIYI
HERKESİN NOSTALJİSİ KENDİNE GÜZEL
ÇIPLAK BEDENLERİ ŞİİRLE SARMAK
ORADA BİR PARK VARDI
BAK HELE NELER GELDİ ZELİŞ'İN BAŞINA
DOĞURGANLIĞA MI TAPALIM, AFRODİT'E Mİ?
ALÇAKÇA İŞLENMEYEN CİNAYET VAR MIDIR HAYATTA?
EŞİMİ ÖPERİM ÖPMEM SANA NE BE KADIN!
GÜVENLİ LİMANLARA SIĞINMAYI YEĞLEYENLER
SIRADAN ÖYKÜLER DE AĞLATIR
BIRAK YANINDAKİ ADAM LAF ETSİN
BAKKAL DEFTERLERİ NE GÜZELDİ
TEK DOLARLIK KALPAZAN OPERASYONU
SORGU LABORATUVARINDAKİ DANSÖZ
NE VOLKANLAR TAŞIRIM İÇİMDE BİLİR MİSİN?
ÇOK ŞÜKÜR BENİM OĞLUM KATİL DEĞİL
DERİNDİ BALIKÇININ GÖZLERİ
ŞAİRİN KOKU ALAMADIĞI VAZİYETTEYİZ
YAHU BİR GÜZEL ÜTÜLÜYOR Kİ DONLARIMI SORMA
KADERİMİN PATRONU, RUHUMUN KAPTANIYIM
TENCERE ELİNDE KELEPÇELEDİLER GENÇ KIZI
DAHA NE KÖTÜLÜKLER GÖRECEK SABRİYE NİNE?
İLKELER NAZİKTİR HER DAİM SULANMAK İSTER
AH O KOCA MEMELİ KADIN!
DNA TESTİ YAPIN HAKİM BEY!
İKİ DUDAK ARASINA SIKIŞMIŞ KİMLİKLER
ÇIĞLIK ÇIĞLIĞAYDI KUŞLAR
SANA KİRPİKLERİMİ BİRİKTİRDİM ALIR MISIN?
CUMHURBAŞKANLIĞI FORSUNDA 16 YILDIZIN İŞİ NE?
AMAN POPOSUNU PARMAKLAMAYIN!
AL YÜZÜĞÜM SENDE KALSIN
UÇAN LİDERLER KAÇAN KONGRELER
YES DE EMİNE HANIM
MÜDÜR BEYE NEDEN GÜNAYDIN DEMEDİN?
AŞKIN BİTTİĞİ YERDE BAŞLADI HASTALIK
AYI KONSERVE YERSE
DÖNECEKSEN DÖN ARTIK VE GÖR OLACAKLARI
SEVİŞMEK ERKEĞE ÖDÜLSE KADINA CEZA MI?
EN BÜYÜK BAYRAM BİZİM BAYRAM
MEĞER SİLAHLAR NE KADAR GEREKSİZ ZERZEVATMIŞ
MEDET EY TSE, GETİR ŞU İŞE BİR STANDART
SAFLARI SIKLAŞTIRALIM YENİ KAHRAMANLAR GELİYOR ESKİ YOLDAN
ÇARŞAFA BÜRÜNMÜŞ PARİSLİ KADININ KIVRAK YÜRÜYÜŞÜ
GÜNEŞİN ÜZERİNDE OYNAŞMADIĞI BİNADA OTURAN SİYASETÇİ
TÜRK ASKERİNİN KORE YOLCULUĞUNUN ÖYKÜSÜ
KÖKLERİNİ BU TOPRAKLARA SALANLAR DA KAÇIYORSA
YİNE KANI KANLA YIKAMASANIZ
ECEVİT, CALLAGHAN'IN 27 YIL ÖNCEKİ SÖZLERİNİ DE HATIRLASA
ASKERLER SORGULANAMAZ DARBECİLER ASLA
DOKUNULAMAYAN KAPILARA SIKIŞMIŞ İNSANLIKLAR
CAMDAN ÖRÜLMÜŞ SINIRLAR KAFAYI VURUNCA ANLAŞILIR ANCAK
DİLERİM AİLE ALBÜMÜM SAHAFLARA DÜŞMEZ
OLAĞANLAŞAN OLAĞANÜSTÜLÜKLERE KARŞI AĞLAMA SEANSLARI
BİR ERKEĞİN HEDİYELERLE EVRİMİ
İSLAMİYETİN CAMİLERE ÇEKİLME VAKTİ GELDİ ÇATTI
NE AŞKLAR BİLİRİM GÖRKEMLİ İTİRAFLARA KURBAN GİTMİŞ
SANTİMETREKARECİ MEMDUH'UN UYANIK İŞLERİ
ÇIPLAKLIK SEVENLER GERÇEKLERİ DE GİYDİRMESELER YA
HİSSEDİLEN SICAKLIK VARSA HİSSEDİLEN ENFLASYON NİYE OLMASIN?
HANİ ALEVİLER LAİKLİKTEN YANAYDI?
BİR KURU GÜL KALMIŞTI ELİNDE
ŞİVE DİYENLER YARGILANSIN
ESSAH MI YANİ?
HERKES ŞEHİT HERKES KAHRAMAN
ÇETECİLER BAYRAĞI AŞAĞILADILAR
FOTOĞRAF TERÖRDEN GÜÇLÜ OLMASA...
ÖNGÖRÜLERİN BEREKETLİ TARLASI KURUDU
PKK İLE SAVAŞ KAZANILDI MI Kİ?
BAHAR YAĞMURLARINDA YIKANMADAN...
CEP TELEFONU HIRSIZI ÇOCUKLAR KOĞUŞUNDA
TANRI AŞKINA! BU SİZİN DE ÜLKENİZ!
ERDOĞAN'A ÇOK KONUŞMA CEZASI VERİLMELİ
KANADALILAŞAN TÜRKÜN VİCDAN AZABINA ÖVGÜ
KENDİNİ ÇOĞALTARAK YAŞAMAK YA DA CENAZELER
OSMANLI SEVDASINDA DANSÖZÜN YERİ
EKRANDA SEVİŞEN TÜRK KIZINI TÜRKLER DESTEKLERSE!
KÖTÜLÜKLERİ GÖRMEZDEN GELEREK YOKETME
TANRI BU ÜLKEYİ TESADÜFLERDEN KORUMASIN
KENDİ KENTİNDE KAYBOLMAK
SANIRSINIZ TARİH BİR OYUNCAK
İNSANA YATIRIM YAPMANIN ALBENİSİ
ÇINARLAR AYAKTA ÖLÜR GAZETELER DE
DEREYATAĞINA EV YAPARSANIZ YIKILIR
HEYECAN DA RUTİNLEŞİR
SEN HASTALIKLI KORUK GİBİSİN
DENİZDEKİ HAYALİ KIRMIZI ÇİZGİ
KAVUN KARPUZ MİSALİ SİYASET
ÖZKÖK: ÜNİFORMANIN ALTINDAKİ KİŞİLİK
NECDET TEKİN: PIRASA PROFESÖRÜ OLUR MU?
HÜSAMETTİN ÖZKAN: İKİLİ TEMASLAR UZMANI
AHMET VEFİK ALP: UÇUK PROJELER BAŞDANIŞMANI
DIŞ GÖREVDEN DÖNEN VEKİL
KOYUNLAR OTORİTEYE ÇAKTIRMADAN KARŞI ÇIKAR
TAHTERAVALLİDEN İNMENİN ZAMANI GELDİ
NABZA GÖRE ŞARKILAR
AKIP GİTMEKTEDİR SESSİZ HAYATLAR
GURKALAR EMRİNİZDE SAM AMCA
TARİHTEN İBRET ALMASI GEREKENLER
1 - 2
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr