1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 MAHKEME KARARI YAZARKEN
 16 Kasım 2015, Pazartesi
 

 

    Sanatçı Deniz Seki hakkındaki haber ve yazıları okuyanların çoğu muhtemelen aynı ikileme düşmüştür. “Uyuşturucu satmadıysa nasıl oldu da uyuşturucu ticareti yapmaktan mahkum oldu?” Çünkü çoğu haber ve yazıda Seki’nin, “uyuşturucu ticareti yapmak” suçundan hüküm giydiği bilgisi veriliyor.

     İşte tam da bu bilgiye itiraz eden hukukçu okurlarımızdan Okan Okyay, “Zaten ‘Sattı’ diye hüküm veren, böyle bir gerekçe açıklayan mahkeme yok ki.  Deniz Seki uyuşturucu satmaktan değil, temin etmekten ötürü hüküm giydi” diye yazdı:

     “Gazetecilerin hadiselere belli bir mesafe ile yaklaşması gerek. Aksi halde popülizm rüzgarına kapılıp kolayı seçer; ‘Masum insanı mahkum ettiler’ edebiyatına sarılırsınız. Deniz Seki gibi ünlü bir şarkıcının dosyasının savcılar ve hakimler tarafından iyi okunmaması ihtimali sizce gerçekçi mi? Bence değil! Hakim, iş yükü ne kadar ağır olursa olsun daha özenli hareket eder.”

   Okyay, bu elektronik postayı gönderdiğinde, seçimler nedeniyle gündem çok farklıydı. Ben de eleştirilerini inceleme fırsatı bulamadım. Ama Okyay, mail göndermeye devam ederek, beni mahkeme kararını incelemeye yönlendirdi.

   Anayasa Mahkemesi kararını satır satır okuyunca, Okyay’ın haklı olduğunu gördüm. Orada açıkça yazıyor. İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, Deniz Seki’yi Türk Ceza Kanununun 188.maddesine dayanarak mahkum etmiş. Evet, bu madde “uyuşturucu veya uyarıcı maddi imal ve ticareti” başlığını taşıyor ama “uyuşturucu satan”ların yanısıra “başkalarına veren”leri de kapsıyor. Nitekim mahkeme kararının gerekçesinde Seki’nin uyuşturucuyu arkadaşlarına bedel almaksızın verdiği, bu nedenle “başkalarına veren” kişi olarak kabul edildiği belirtiliyor. Kısacası, mahkeme Seki’yi uyuşturucu ticareti yaptığı için değil, başkalarına uyuşturucu temin ettiği için mahkum etmiş. 

    Anayasa Mahkemesi’nin, Seki’nin “adil yargılanmadığı” itirazını ret kararında da, Seki’nin “uyuşturucu maddeyi başkalarına verme” suçundan hüküm giydiğine dikkat çekiliyor; davayla ilgili şu saptamada bulunuluyor:

    “..başvurucunun delillerini sunma ve delillerin değerlendirilmesi konusunda farklı bir muameleye tabi tutulduğuna dair somut bir olgu bulunmamakta olup, mahkumiyet hükmü duruşmada başvurucu ve vekilinin huzurunda tartışılmış delillere dayandırılmıştır. Delillerin değerlendirilmesinde bariz takdir hatası veya açıkça keyfilik oluşturan bir bulguya da rastlanmamıştır.”

    AYM üyelerinden Serdar Özgüldür’ün karşı oyu ise aramanın yeni mahkeme kararı alınmadan ve avukatı bulunmadan yapılması ile soruşturmanın emniyet yerine görev alanında olmamasına rağmen jandarma tarafından yürütülmesine dayanıyor. Özgüldür, bu usulsüzlükler nedeniyle Seki’nin “adil yargılama hakkının ihlal edildiğini” savunuyor.

   Seki gibi bir sanatçının cezaevine girmesi çok üzücü ama maalesef mahkeme kararı böyle. Okurları yanıltmamak için bu bilgileri dikkate almakta yarar var.

Kaynağı şüpheli haberler

    “Asena Erkin, iş adamı Mehmet Dinçerler'le aşk mı yaşıyor?” Haberin başlığı bu. Hemen altında da “Fenerbahçeli Caner Erkin ile evli olan Asena Erkin'in iş adamı Mehmet Dinçerler'le birlikte olduğu iddia edildi” denilmiş.

   4 Kasım’da hurriyet.com.tr’de yayınlanan bu haberi görünce insan ister istemez somut bir bilgi arıyor haberde. Ama yok. Sadece “yeni bir aşk dedikodusu ortaya çıktı” denilmiş. Nerede ortaya çıkmış bu dedikodu? O da yok. Parantez içinde Takvim gazetesi kaynak gösterilmiş. Takvim yazınca şüphelenmeye, kontrol etmeye gerek kalmazmış gibi…

   İddia ediyorum, bir siyasetçi ya da bir devlet adamı ile ilgili asla böyle dayanaksız bir haber yazılamaz. Peki, konu bir “magazin ünlüsü” olunca atış serbest mi? Olmamalı. Konu magazin de olsa her iddia, her dedikodu doğrulanmaya muhtaçtır.

   Yine internet sayfasında çıkan başka bir haber. “Eskişehirspor için vefat ilanı verdiler.” 30 Ekim’de yayınlanan bu haberde kaynak “yerel bir gazete” olarak verilmiş. Ama gazetenin adı verilmemiş.

   Hamdi Gündüz adlı Eskişehirli bir okur, İstikbal, Anadolu, Yenigün ve Milli İrade başta olmak üzere kentteki bütün yerel gazeteleri aramış. Hiçbirinde böyle bir ilan yayınlanmamış. Spor gazetelerini de aradıktan sonra bu ilanın “sosyal medyadan alınmış olabileceğini” öğrenmiş. “Sosyal medyada kim olduğu belirsiz kimselerin yaptıkları bir şeye dayanarak haber yapılmasını kınıyorum” diye mail gönderdi.

    Şimdi bu okur haksız mı? Hürriyet bir bulvar gazetesi değil. Sosyal medyada her önüne geleni kopyalayıp yayınlayamaz. Her iddia, her söylenti, kim ortaya atarsa atsın araştırılmak, kaynağından doğrulanmak zorunda. Genellemelerle geçiştirmek yetmez, kaynağın ne olduğu açıkça yazılmalı.

 

     Okurdan kısa kısa

   Yunus Şekerci: “Kral kapattı” haberinde “Mardan Palace’da 18 gün Suudi Kralı Salman ve mahiyetindekiler kalacak.” Hadi Arapça meraklısı birisi yazdı, bari maiyyet yazsaydı. Kullanımda “y” harfinin biri zamanla düşmüş.(7 Kasım)

   Abdurrahman Kendirci: 7 Kasım’da “-15’te inlerine girdiler” haberinde “üst bölgesi” diyorsunuz. Sakın o “üs bölgesi” olmasın? Ertesi gün de “5-10 metrede çatıştılar” haberinde “uçaklar” yerine “uçuklar” yazdınız. Hem nasıl “güvenilir kaynaklar” ise haberi üç beş gazeteye birden vermiş, hepsi aynı cümlelerle çıktı.

    Tijen Şencan: Bir resim sergisi açıldığı gün biter mi? “Arda’nın sanat aşkı” haberinize göre öyle olmuş. Arda “sergi sonunda” ressam Ahmet Gümüştekin ile fotoğraf çektirmiş! Ama aslında sergi 12 Aralık’a kadar açık. (7 Kasım)

     Kurtul İşmen: Yaşar Kemal Parkının açılış haberinin fotoğrafında sekiz kişi var. Yedisinin ismi yazılmış birinin yok. Neden? O kadın diye mi, siyasetçi değil diye mi? Bu eksiği ben gidereyim; o kişi Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in eşi Kezban Taşdelen.

   Ayhan Yükseler:  8 Kasım’da Pazar ekinde Atlantis’le ilgili anlatımda “225 yıl önce tek bir bütün olan karalar bölünmeye başladığında” cümlesinde “225 milyon yıl” olması gerek. Önemli bir yanlışlık.

   Mustafa Sökmen: 8 Kasım’da yayınlanan seçim değerlendirmesinde hatalar var. Haberde, 7 Haziran seçimlerinde Zonguldak’ta AKP birinci parti olarak gösterilmiş. Oysa o seçimde CHP birinci parti olarak çıkmıştı. CHP’nin 1 Kasım’da oy kaybetmesinin sorumlusu olarak CHP’li belediye gösterilmiş. Oysa sadece Merkezde değil sekiz ilçenin  tümünde oy kaybı yaşandı.

      A.Feridun Gündoğdu: 29 Ekim’de spor sayfasında “Gümüş ‘Nur” başlıklı haberde “yenilerek gümüş madalya kazanmayı başardı” ifadesi geçiyor. Yenilerek kazanmayı başarmak nasıl bir mantıktır anlamadım.

Not: Finalde yenildiği için öyle yazılmış, “başarı” denilmese daha doğru olurdu.

    Engin Saldamlı: 9 Kasım’da, Hindistan'ın kendisine ait olduğunu iddia ettiği İngiltere Kraliçesi'nde bulunan elmas ile ilgili haberde karat yerine iki kez kırat sözcüğü kullanılmış. Gözünüzden kaçmış olduğunu umarım.

     S.Tuğrul Körüklü/ Ahmet Eryılmaz/ Zafer Arı: 8 Kasım tarihli ekonomi haberleri içinde yer alan “Kestane bereketi” haberindeki fotoğraf yanlış. At kestanesi fotoğrafı kullanılmış. Düzeltilmesi gerek zehirlenmelere yol açabilir.

     Sebahattin Gökyokuş: Üçüncü sayfada bir başlık, “Uçakta radrasyon paniği”. Bereket haberde “radyasyon” yazılmış. Son sayfada “Aranıyorlar” haberindeki ilk cümlede fazladan bir “adı” sözcüğü kalmış. (11 Kasım)

 FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 16 KASIM 2015


 
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
HABERLER AKLAMAZ
GAZETECİYE YASAĞI SAVUNMAK
MEDYA DA MUHASEBE YAPMALI
OKURUN ÖĞRETİCİLİĞİ
İMA ETME SUÇU
CUMHURBAŞKANI'NA DA EŞİT MESAFE
BAKANLIĞIN SÖYLEYEMEDİĞİ
GÜMRÜKSÜZ PARA SAHASI
NEFRET SÖYLEMİ Mİ?
OTOMOTİV SAYFASINA BİR ELEŞTİRİ
ZAYTUNG ŞAKASI GİBİ
MEDYA MAHALLESİNİN JANDARMALARI
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr