1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
 28 Eylül 2015, Pazartesi
 

Bugün gazetesi yazarı ve avukat Gültekin Avcı’nın gözaltına alınması ve ardından tutuklanmasıyla ilgili haberlere eleştiriler geldi.

   Avcı’nın gözaltına alınması hakkındaki haber, 19 Eylül’de “İstanbul ve İzmir’de Paralel operasyonu” başlığıyla verilmişti. Tutuklanmasıyla ilgili gelişme de 21 Eylül’de “Gazeteci Avcı ve 3 polis tutuklandı” başlığıyla okurlara duyuruldu. İlk haber AA’dan, ikinci haber DHA’dan alınmıştı.

   Son derece sıradan, polisiye haber diliyle yazılmış ajans haberlerini kullanması ve başlıklar, Hürriyet’in, Avcı’nın gözaltına alınması ve tutuklanmasını salt polisiye bir gelişme olarak gördüğü izlenimi veriyor.

    Oysa gazete binalarının taşlı sopalı saldırılara maruz kaldığı, dergi bürolarının basılıp dağıtımının engellendiği, yazarlara cumhurbaşkanına hakaret soruşturmalarının yağdırıldığı, gazetecilerin yazı ve haberleri nedeniyle cezaevine atıldığı, baskılar nedeniyle çok sayıda gazeteci ve programcının işsiz kaldığı bir ülkede yaşıyoruz. Basın ve ifade özgürlüğüne yönelik müdahaleler, günlük rutinimizin bir parçası. Böyle bir dönemde bir gazetenin yazarının tutuklanmasına sıradan bir polisiye vaka olarak bakılamaz.

    Kaldı ki, mahkeme kararında tutuklanmasının gerekçesi “arama ve tutuklama kararı bulunan kişiler ile telefon görüşmeleri yapması, Selam ve Tevhid Örgütü dosyası kapsamında algı çalışması yürütmesi, bu doğrultuda yazılar yazması” olarak belirtilmiş. Bunu haberin son satırlarından öğreniyoruz. Tekrarlayayım, “algı çalışması yürütmesi ve bu doğrultuda yazılar yazması”!

    Demek ki, Avcı’nın tutuklanmasının başlıca nedeni, yazdığı yazılar. Bu da Avcı’nın hapse atılmasına sıradan bir polisiye olay olarak bakmamak gerektiğinin kanıtı. İktidar yanlısı medya, bu tutuklamayı, Gülen cemaati ile kavgada yeni bir aşama olarak görüp, haklı göstermeye çalışıyor. Hürriyet, iktidar medyası ya da cemaat medyası gibi taraf olmadan ama basın ve ifade özgürlüğü açısından bakarak haberleştirebilirdi bu olayı. En azından yakın geçmişteki “Nokta’ya baskın” ve “Star yöneticisine çapraz ateş” haberlerindeki gibi tepki açıklamaları da verilerek daha duyarlı bir yaklaşım sergilenebilirdi.

    Bu eleştirimi, Avcı’nın yazdıklarından, çalıştığı gazetenin geçmişte basın özgürlüğü konusunda sergilediği tutumdan bağımsız olarak dile getiriyorum. Çünkü basın ve ifade özgürlüğü, her medya kuruluşu ve her gazeteci için koşulsuz ve “ama”sız desteklenmeli.

   Ayrıca avukatlarının iddialara yanıtının ilk haberde olmaması başka bir eksiklik. Yazı İşleri de bu eksikliğin farkına varmış olacak ki, 22 Eylül’de avukatlarının görüşlerini de içeren “Yazıları terör delili” başlığıyla haber yapıldı. Ardından 23 Eylül’de “Hakimle husumeti varmış” ve 27 Eylül’de de “Eşe mektup” haberleri yayınlanarak savunma tarafına söz hakkı tanıma eksikliği bir ölçüde giderilmiş oldu.      

 

Eksik haberler

    Gazeteciliğin dillere pelesenk olan ünlü formülü 5 N 1 K, haberde bütün unsurların tamamlanmasını sağlayan bir kontrol listesidir. Ne, ne zaman, nerede, nasıl, neden ve kim sorularını sorduğunuzda, bu soruların yanıtlarının haberde verilmiş olması gerekir.

  Bir gazeteci, yazıp bitirdikten sonra haberini yeniden okuyup, haberde yanıtı verilmeyen soru kalıp kalmadığını kontrol etmeli. Fakat son zamanlarda bu açıdan kontrol edilmemiş, okuyanın belleğinde uyanan soruların yanıtlarını tam olarak vermeyen, temel unsurları eksik haberlerle karşılaşıyorum.

   20 ve 21 Eylül’de çıkan haberlerde, “Teröre karşı tek ses” mitingini “Sivil Dayanışma Platformu”nun düzenlediği yazılmıştı. Yaygın olarak tanınmayan bir organizasyon olduğu için haberlerde SDP’nin kimliği ile ilgili bilgi verilmeliydi. Örneğin SDP’nin 7 Haziran seçimleri öncesinde AKP’ye oy verilmesi için gazete ilanları yayınlattığı hatırlatılmalıydı.

  21 Eylül’de yayınlanan “Yine 2.80” haberi, Yenikapı’daki mitinge zabıta ve polisleri taşıyan İETT otobüsünün 2.80 metrelik demiryolu geçidine takılmasını konu alıyordu. Fakat otobüsün yüksekliği ne kadardı? Bu sorunun yanıtını bilmiyoruz.

  Yine 21 Eylül’de yayınlanan “Baba öldü anne kayıp miras ortada” haberinde annenin kaybolması uzun uzun anlatılıyor ama çocuklar hakkında yeterince bilgi verilmiyor. Haber onların üzerine kurulmuş ama iki çocuk olduğunu bile haberin son paragrafından anlıyoruz. Orada da maddi durumları, yaşları vb yok. Ama haber bir sürü gereksiz ayrıntıyla dolu.

 

Okurdan kısa kısa

     Mehmet Çağlayan: “Rıza Sarraf” mı “Reza Zarrab” mı? Avukatı bile düzeltme yazısında iki ismi birden kullanmış.

    NOT: Avukatı,  medyada yaygın olan “Reza Zarrab”ı parantez içinde kullanıyor ama TC vatandaşı olarak resmi kayıtlardaki ismi Rıza Sarraf.    

       Musa Alioğlu: “Kumport’u 3 Çinli dev aldı” haberinde imla hataları var ve anlatım bozuk. Okuyun bakalım bir şey anlayabilecek misiniz? (20 Eylül)

    Namık Baş: İnternette bir manşet, “PKK’nın ‘en üst düzey’ sorumlusu öldürüldü”. Haberi açıyorsunuz, meğer “son yıllarda öldürülen en üst düzey örgüt sorumlusu”ndan bahsediliyormuş. İkisi aynı şey değil ki. Ayrıca “örgütün sözde yöneticisi” de ne demek? (21 Eylül)

      A.Rıza Keskinalemdar: Hürriyet’in, Yenikapı’da, SDP denilen AKP yanlısı bir oluşumun düzenlediği ve beklendiği gibi AKP propagandasına dönüştürülen bir mitingi manşetine “Teröre Karşı Tek Ses” şeklinde vermesi ne kadar doğruydu acaba? Havuz medyası ile bir farkınız olmalı mıydı?(21 Eylül)

       E.Gülizar Emecan: Önseçimde 6. seçilmiş, 7 Haziran’da kontenjanlardan dolayı 11.sıradan aday gösterilmiştim. Haberinizdeki gibi “+1 adayları” arasında olsam bu seçimde 10.sıraya kaydırılmam gerekirdi; tersine 12.sıraya indirildim. (19 Eylül)

     Mahmut Ertunç: Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli, “550 tane milletvekili” demiş olabilir ama siz öyle yazmak zorunda mıydınız? Türkçede canlılara, hele insanlara tane denilmez. Tane cansız nesneler için kullanılır.

   Mustafa Sağlamer: 19 Eylül’de “Garip ilişkiler cinayeti” başlıklı haberde Afganistan uyruklu “Khadija” adında bir kadından söz ediliyor. Latin alfabesi dışındaki sözcüklerin telaffuzuna bakılır, Türkçe kurallarına göre yazılır.  Khadija dediğiniz, Türkçe’de Hatice diye telaffuz edilir, öyle yazılır.

  Kutlu Coskungur: 25 Eylül’de ikinci sayfada yer alan “İsviçre’de özel gösterim” başlıklı haberinizde “Isviçre’nin baskenti Cenevre’de..” olarak yazılmış metnin Hürriyet’e yakışmadığını belirtmek isterim.

    Not: İsviçre’nin başkenti Cenevre değil Bern’dir.

      Yılmaz Manav/ C.Özcan Çorlu: 19 Eylül’de “Defaten bıçakladı” haberini okuduğumuzda yaralının kaçtığını ve eşinin peşinden giderek tekrar bıçakladığını anlıyoruz. Defaten kelimesi (tek seferde, bir çırpıda) demektir.

 NOT: İlk baskılardaki bu yanlış daha sonra düzeltilmiş.    

      Mevlüt Küçükbahçıvan: Gazetemiz ve eklerinde bazı haber ve röportajların renkli zeminde yer alması özellikle orta yaş üstü ve görme sıkıntısı yaşayanlar için bir azap oluyor. Bunun önlenmesi mümkün değil midir?

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 28 EYLÜL 2015

 
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr