1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
 14 Eylül 2015, Pazartesi
 

 

      Bizim mesleğin tanımı çoktur. Her gazeteci  durduğu yere ve mesleğe bakışına göre bu tanımlardan birini benimser. Benim gazetecilik anlayışıma denk düşen, ünlü İngiliz gazeteci ve edebiyatçı George Orwell’in tanımı.

   “Gazetecilik, başkasının yayımlamak istemediğini yayımlamaktır. Onun dışında her şey halkla ilişkilerdir.”

   Meslek yaşamım boyunca birileri yazdıklarıma tepki gösterdiğinde hep Orwell’in bu tanımını hatırladım. Yanlışa itiraz edilmesine sözüm yok. Ama aslında genellikle doğrunun yazılmasına itiraz ediliyor. Salt bireyler değil, neredeyse bütün güç odakları, kendi kurgularının topluma aktarılmasını istiyor.  Yalın gerçeğin topluma aktarılmasından rahatsız oluyor. İsteniyor ki, gazeteler söylenenleri aynen yazsın; sorgulamasın, araştırmasın.

   Hürriyet’in başına gelen de bu. Sorun yalan yazılması değil, siyasi iktidarın istediği gibi gazetecilik yapılmaması. Hürriyet’in, iktidar partisi sözcülüğü yerine bağımsız gazetecilikte direnmesi.

   Unutmayalım bugünlere öyle bir çırpıda gelinmedi. Bu siyasi iktidarın, basın ve ifade özgürlüğüne yaklaşımı ilk günden beri problemli. Basın özgürlüğüne yönelik mevcut engelleri kaldırmak yerine, medyayı “benden yana”, “bana karşı” diye ayırdı. Medyanın bir kısmını teslim alırken, bağımsız kalmaya çalışan kuruluşların üzerine gitti. Vergi cezalarından, yargı tehdidi ve akreditasyon yasaklarına kadar her tür silahla hedef alınan medya kuruluşlarından biri de Doğan Medya grubu ve asıl olarak da Hürriyet’ti.

    Bizzat Erdoğan, en başta Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan olmak üzere, Hürriyet yöneticilerini, yazarlarını ve haberlerini defalarca hedef aldı; defalarca meydanlardan ağır bir dille suçladı. 7 Haziran seçimlerine giden süreçte bu suçlamalar, iyiden iyiye yoğunlaştı. İktidar yanlısı medya da Hürriyet ve yazarlarına karşı asılsız iftiralarla savaş açtı.

    6 ve 8 Eylül’de yaşanan Hürriyet’e yönelik fiili saldırılar aslında bu sürecin devamı niteliğinde.  Saldırıların nedeni bir haberin öyle ya da böyle verilmesi değil. Nitekim Erdoğan’ın ağır suçlamalarına ve ardından Hürriyet binalarına saldırılara gerekçe gösterilen “Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan #Dağlıca açıklaması: “400 milletvekili alınsaydı bunlar olmazdı” haberi yalan değildi; bağlamı yanlış kurulmuştu. Erdoğan bu cümleyi, “yeni anayasa yapılabileceği; 7 Haziran’dan bu yana kaos ve terör ortamının olmayacağı” çerçevesinde söylemişti. Haberi inceleyip, vardığım bu sonucu yazdım. Fakat hala o haberin tümüyle yalan olduğu yazılıp çiziliyor, söyleniyor. Yanlışı düzeltmem onlara yetmiyor.

    Bu da gösteriyor ki, onları kızdıran haberin yanlışlığı değil haberin ta kendisi. Daha açık bir deyişle, Türkiye’de medyanın “amiral gemisi” olarak nitelenen bu gazetenin bütün sayfalarının iktidarın hoşuna gidecek haberlerle bezenmemesi; iktidarın siyaset mühendisliği çabalarına katkı sunmaması.

    Kısacası, saldırıların nihai amacı, Hürriyet okurlarının öğrenme hakkının sınırlanması. Bu nedenle sadece Hürriyet sahip ve yöneticilerinin geri adım atmaması yetmez. Hürriyet okurlarının da öğrenme haklarına ve gazetelerine sahip çıkmaları gerekir. Her gazete gibi Hürriyet de gücünü okurlarından alır, okurlarının sahip çıkması sayesinde fırtınalı ortamlarda dik durabilir.

   Hürriyet okurlarından gazetelerine kızanlar, çeşitli nedenlerle eleştirenler olabilir. Haklıdırlar da. Elbette bu gazetenin geçmişte yanlışları da olmuştur. Ama önemli olan, insanlar gibi gazetelerin de geçmişindeki hatalardan dersler çıkarabilmesi ve hatalarıyla yüzleşme cesareti gösterebilmesi.

     Bu köşeyi izleyenler, Okur Temsilcisi olarak bu gazetenin yanlışlarını ne denli sık eleştirdiğimin yakın tanığıdır. Hürriyet’i, yine Hürriyet’in sayfalarında eleştirebilmem, bu gazetenin hatalarıyla yüzleşme cesaretinin somut göstergelerinden biri olsa gerek.

    Geldiği bu noktanın verdiği gönül rahatlığı olmasa, Hürriyet, “Her türlü teröre karşı #HürriyetBenim” kampanyası başlatamaz ve okurlarından gazetelerine destek vermelerini isteyemezdi. Şimdi sıra okurların Hürriyet’e ve haber alma hürriyetlerine sahip çıkmalarında…

 

      Okurdan kısa kısa   

      Ufuk Ay:  İnternetteki haberin başlığı “Gresskroutz ilk 50’ye bile giremez” şeklinde. Ayrıca “GS yöneticisinden şok sözler” ifadesiyle “kulübün kendi yöneticisi, o iyi bir futbolcu değildir ilk 50’ye bile giremez" anlamı veriliyor. Ama haber farklı! Yönetici aslında “bu futbolcunun transfer sürecinde yaşanan sıkıntıların benzer sıkıntılar içinde ilk 50’ye giremeyeceğini” söylüyor. Manipülatif başlıklar atmaktan vazgeçin.

      Suphi Bediz: Okurların da bilmesi lazım geldiği düşünülmüş olacak ki haberin başlığında fantezi sayılabilecek bir ifade kullanılmış. Merak ettim internetten araştırdım “binom açılımı”, iki sayının toplamının üslü ifadesinin açılımı imiş. Hal böyle iken bir aldatmayı oluşturan fiiller için neden “Aldatmada binom açılımı” başlığı kullanıldığını anlayamadım.(9 Eylül)

      Kemalettin Koç: Amerikalı transit yolcuya uygulanan polis zulmünü internette “12 polis durduramadı” başlığıyla bildirmeniz memleketimiz hesabına üzücü. Sanki yolcu yaramazlık yapmış ve polis zulmünü haketmiş gibi bir ifade kullanmanızı hayretle karşıladım.  (5 Eylül)

    Amir Demir: Kelebek’te bugün (11 Eylül) “Kara Bela” filminin, başrol oyuncusu Cengiz Bozkurt'un ilk başrol filmi olduğunu yazmışsınız. Bozkurt, daha önce de “Karakol” ve “İyi Biri” adlı filmlerde başrol oynamıştır.

    Mehmet Çağlayan: David Cameron, “İngiltere Başbakanı” mı, “Birleşik Krallık Başbakanı” mı? Ülkenin adı İngiltere mi, Birleşik Krallık mı?

      Not: Ülkenin adı “Birleşik Krallık” ama medyada (ve Türkiye'de) İngiltere kullanılıyor. “İngiltere’nin ölüm listesi’nde 10 cihatçı var” haberinde ikisinin de yazılması karışıklık yaratmış.

     Fatih Batı: “Şehit annesidir bir öf bile demeyiniz” haberi, ilk olarak doktorlarsitesi.net’te yayınlandı, oradan sosyal medyaya yayıldı. Ama siz haberimizi alırken kaynak göstermediniz. Dr. Ayşenur Hoş ile yapılan röportajda da sitemizin isminin geçtiği bölümü çıkardınız.

    Erdoğan Barbaros: Bütün televizyon kanallarına gazeteniz eki Kelebek’te yer veriyorsunuz da neden Ulusal Kanal’ın programlarını vermiyorsunuz?

     Özdemir Özen: Bazı maçlar ve loto çekilişi gibi geç vakit olan gelişmelerin ilk baskılara yetişememesini anlıyorum. Ama bunlar ertesi günkü gazetede yine ilk baskılar için birkaç satır da olsa konulabilir. Bu eksiklik böyle giderilebilir.

     Musa Alioğlu: Onur Belge Hürriyet grubunun Gazete gazetesinde Spor Müdürü olarak görev yaptı. Haberinizde bu bilgi eksikti.  (8 Eylül)

FARUK BİLDİRİCİ/ 14 EYLÜL 2015/ HÜRRİYET

 
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
HABERLER AKLAMAZ
GAZETECİYE YASAĞI SAVUNMAK
MEDYA DA MUHASEBE YAPMALI
OKURUN ÖĞRETİCİLİĞİ
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr