1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
 13 Temmuz 2015, Pazartesi
 

 

    Maalesef Hrant Dink Vakfı’nın hazırladığı ve Eylül-Aralık 2014 dönemini içeren “Medyada nefret söylemi ve ayrımcı dil”  raporunda, Hürriyet’ten de bir haber girdi. 8 Aralık 2014 tarihli “Adaletle asacağız adaletle keseceğiz” başlıklı haber, raporun “Düşmanlık ve savaş söylemi” kategorisinde değerlendirildi:

   “Hürriyet gazetesi, Hak ve Hakikat Partisi başkanı Dursun Güneş’in konuşmasına yer verdiği haberinde, Anadolu Ajansı’nın imzasını yayımlamakla birlikte temel bir gazetecilik kuralı olan tırnak işaretini kullanmadığı için nefret söyleminin üreticisi oluyor. Güneş’in sözleri tırnak içinde verilmediği için kullanılan başlık, Hürriyet’in kendi sözleri, kendi yaklaşımıymış gibi algılanıyor. Bunun ötesinde Güneş’in sözlerini dolaşıma sokmakla, Yahudi ve Hıristiyanlara yönelik bir şiddet çağrısını yaygınlaştırmış oluyor.”

   Haberde aktarılan sözlerin, Yahudi ve Hıristiyanlara karşı “nefret söylemi” içerdiği çok açık. Yahudileri, Hıristiyanları asıp kesmekten söz eden, tehditler savuran bir söylemin tartışılacak bir yanı yok.

   Fakat raporda da vurgulandığı gibi, bu söylem Hürriyet’e ya da bir yazarına ait değil. Bu sözlerde haber değeri görüp yayımlamanın neresi yanlış? Ya da “nefret söylemi” içeren sözler hiç haber yapılmamalı mıydı?

   Bu sorulara olumsuz yanıt vermek imkansız. Medyanın temel görevi, insanları bilgilendirmek. Toplumun da bu kişilerin görüşlerini öğrenmeye hakkı olduğu düşünülebilir. Nitekim Avrupa Konseyi’nin “Nefret Söylemi El Kitabı”nda bu tür haber yapılabileceği görüşü destekleniyor:

   “Açıklamanın sahibi/yazarı gazetecinin kendisi ise bu kabul edilebilir değildir; başkalarının yaptığı açıklamaları sadece bildiriyorsa ve kendileri benimsemiyorsa durum farklıdır.”

  Dikkat edilirse, burada nefret söyleminin haber yapılabileceği kabul edilmekle birlikte önemli bir ayrım getiriliyor. Medyanın “nefret söylemi”ni haber yaparken, o görüşleri benimsemediğini vurgulaması gerektiğine işaret ediliyor.

   Medya etiği konusunda cesur çıkışlarıyla tanınan Prof.Dr.Raphael Cohen Almagor da “Medya kuruluşları, nefret tacirleriyle ilgili haber yaptıklarında kendilerini tarafsız gözlemciler olarak görmek zorunda değil” diyerek bu yaklaşıma destek veriyor. Nesnel habercilik ilkesinin “nefret tacirleri”ne karşı uygulanmaması gerektiğini savunuyor; “Nefret uyandırıcı ifadelerin nesnel bir şekilde haber yapılması kötü bir fikirdir. Aldatıcı ve yanlış bir düşüncedir.”

   Doğru bir yaklaşım bu. Çünkü “nefret söylemi” başkalarına zarar vermeyi amaçlayan, ayrımcılık yapan görüşlerdir. Demokratik değerlere aykırı bu tür söylemleri “nesnellik” ve “ahlaki tarafsızlık” adına olduğu gibi vermek, o görüşlere propaganda zemini sağlamak sonucunu doğurur. O nedenle haber yaparken mümkün olduğunca araya mesafe koymak, eleştirel yaklaşmak, yanlışlığını vurgulamak gerekir.

   Hürriyet’in, “Adaletle asacağız adaletle keseceğiz” haberinde ise nefret söylemine karşı eleştirel bir yaklaşım yok. Yazı İşleri ile de konuştum; elbette kötüniyet yok, sadece bu söylemin teşhiri amaçlanmış. Fakat Anadolu Ajansı’nın haberi editoryal süreçte redakte edilip gazetenin bu söylemi benimsemediği, söylenenlerin yanlış olduğu vurgulanmamış.

   Üstelik de o cümleler, başlıkta tırnak içine alınmamış. Mizanpaj açısından lüks gibi görülmüş olabilir ama tırnak işareti olsaydı, “adaletle asıp adaletle kesme” fikrinin “nefret tacirleri”ne ait olduğuna dikkat çekilmiş; araya duvar örülmüş olurdu. O da olmayınca haber, istemeyerek de olsa, başlığı ve yazım tarzı nedeniyle nefret söyleminin topluma aktarılmasına aracılık eder hale gelmiş.

 

İki kısa not

     Yalçın Bayer, gazetedeki köşesinde Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ın, Belediye Meclisi’ndeki konuşmasında “Ben ticaret adamıyım. Rant ifadesi beni korkutmaz” dediğini yazdı.

  Ancak Hazinedar, e-posta göndererek, 8 Temmuz tarihli yazıda, sözlerinin bir bölümü seçilerek “yanlış ve olumsuz algı yaratacak biçimde yansıtıldığını” savundu. Bunun üzerine Belediye Meclisi’nin 6 Temmuz’daki toplantısının görüntülerini izledim; tutanaklarını da okudum. Konuşmadaki o bölüm şöyle:

  “..elbette kaynak yaratacağız. Ben öyle rant kelimesine takılan bir adam değilim. Rant olacak kardeşim, kötü bir şey değil ki. Ama rant kime gidecek, tabii ki vatandaşa.”  

  Başkan Hazinedar’ın “rant”a bakışı, bu cümlelerle birlikte yazılınca daha doğru anlaşılıyor…

   *   *

   Ahmet Hakan’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yaptığı söyleşide kullanılan bir fotoğraf, kimi çevrelerin garip senaryolar üretmelerine neden oldu.

    Gazetede yoktu ama fotoğrafın internetteki versiyonunda Bahçeli’nin elinde çay bardağı görünüyordu. Tartışmaların uzaması üzerine Ahmet Hakan, söyleşi sırasında Bahçeli’nin oruçlu olduğunu, o fotoğrafın Ramazan’dan önce çekildiğini açıklamak zorunda kaldı.

    Anlaşılan o fotoğraf gazetede kullanılırken ramazan olduğu dikkate alınarak çay bardağı fotoşopla silinmiş, internette ise unutulmuştu. Fakat bence yanlış, fotoğrafın iki faklı biçimde yayınlanması ile sınırlı değildi. Daha önce de defalarca yazmıştım; fotoğrafların kaynağının mutlaka belirtilmesi gerekir. Hem gazetede, hem de internette o fotoğrafın altına “Arşiv” den alındığı en baştan yazılmalıydı.  Bu bilgi verilmiş olsaydı, yanlış anlamalara zemin hazırlanmamış olurdu. 

 

    Okurdan kısa kısa

     İ.Selçuk Gökçe: İlan nedeniyle bugün (7 Temmuz) hava raporu yayınlanmamış. Ben yaşlı bir insanım sürekli gazetedeki hava raporuna bakıyorum. Lütfen hergün yayınlayın.

    Mustafa Sağlamer: Sümer Tilmaç’ın ölümüyle ilgili haberlerde de rastladım. “Cenazeye gitti”, “cenazeye katıldı” edebiyatıdır gidiyor medyada. Eh, cenaze size bir de lokum, kolonya falan tutsun bari... “Cenaze töreni” desenize yahu!

    Fuat Gökyokuş: Cumhurbaşkanlığı sarayı gazetecilere gezdirilmiş. Ama haberinizde gazetecilere kravat ve fular hediye edildiği yoktu. Görüntü ve fotoğraf çektirilmediği, sonra Saraydan servis edildiği de eksikti. 

    Turan Karlı: Bugünkü (5 Temmuz) gazetede 3. Sayfada Kayseri yerine “Kasyeri” yazılmıştı. Ayrıca 6. Sayfada baypas (bypass), 8.Sayfada nevinden (neviinden), 11. Sayfada refenadum (referandum) ve ropörtaj (röportaj), 15. Sayfada araclığıyla (aracılığıyla), 17. Sayfada şert (sert) hataları vardı.

    Cumhur Kılıççıoğlu: Ancak öğleden sonra Siirt’e ulaşabilen 4 Temmuz tarihli Hürriyet’te, ertesi gün Yunanistan’da yapılacak referandumla ilgili, ilaveleri dahil 80 sayfalık geniş alanda tek satır haber, makale yoktu.

    Berkant Batı: “2 bakan aracına RUM’DAN HACİZ”  başlığınızı üzülerek okudum. Neden ulus kimliğini başa çekip, olumsuzluk atfediyorsunuz? Bir Türk, arabaya haciz koysa “Türk’ten haciz” diye yazmazsınız. (10 Temmuz)

     Arzu Beyaz: “Plajda 2 acı” haberinde Melisa Kolpar’ın sosyal medyada paylaştığı karamsar mesajlar dikkat çekti. Melisa ölmüş sonra medya hesabından paylaşım mı yapmış? Böyle anlaşılıyor. Sizce burada bir hata yok mu?

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 13 TEMMUZ 2015

 
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİKDIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
PKK'LILARIN BEKLENEN FOTOĞRAFLARI
BİR DOKTORUN MESLEKİ ONURU
YA O BOMBACILAR TÜRK OLSAYDI?
İCRA DEĞİL TEBLİGAT ŞAŞIRTICIYDI
1401 KAÇAMAĞI VE MAHREMİYET
AKİL İNSANLAR KOMİSYONU VE GAZETECİLİK
KADIN HABERLERİ MANİFESTOSU
RUMİ TAKVİM ALIŞKANLIĞI
BAŞÖRTÜLÜ PENGUEN GAZETECİLİK HATASI
SÖYLEŞİLER DEFİLE MİDİR?
PUSUDAKİ GAZETECİ
ÖLÜM HABERLERİNİN ŞEHVETİ
MENDERES'İN HEMŞİRESİ HABERİ HATALI
HAYATA VEDA GÖRÜNTÜLERİ
TİRE KÖFTESİ REKLAMI
FUTBOL YAZARLIĞI MI TARAFGİRLİK Mİ?
POLİS CEPHESİNDEN YAZMANIN SAKINCASI
BARIŞ GAZETECİLİĞİNDE PRATİK EKSİĞİ
GAZETECİLİĞİN YENİ ORTAKLARI
HEM GAZETECİ HEM REKLAMCI OLUNAMAZ
HÜRRİYET BU KAVGADA TARAF DEĞİL
BASIN İLAN: EVET YETKİMİZ VAR
YENİ İLKELERİN GETİRDİKLERİ
YALANLAMANIN ÇEKİCİLİĞİ
GAZETELERİN İLAN PANOSUNDAN FARKI
AH BU İSTANBUL YİNE SALLANDI
TEK ATIŞTA MİG VURDUM
AŞKIN İÇİNİ BOŞALTIYORSUNUZ
ŞAHİN'İN KOLAJLI FOTOĞRAFI
CEZAEVİNDEKİ GAZETECİLER
"ÖTEKİNİN DEPREMİ"NİN YILDÖNÜMÜ
ESAD 10 KM ÇEKİLDİ Mİ?
GAZETELERİN İÇERİK KORUMA MÜCADELESİ
İNTİHALİN BÖYLESİ
İSİM KODLAMA ÖNERİLERİ
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
TANDIRA KURBAN GİDEN GAZETECİLİK
FUTBOLDA SAVAŞ DİLİNE HAYIR
ARACI TWİTTER OLURSA
O POLİSİN ADI NEDEN GİZLİ
UZAKTAN KUMANDALI MAYIN YANLIŞI
SALDIRGAN KADIN OLUNCA
OPERASYONLARDA ABARTILAN SAYILAR
İLK YARIŞINA KUPÜRLÜ YANIT
HEDİYE TELEFON VE ETİK
KAZA YAPANLAR NİYE GİZLİ?
VİŞNE SUYU İLAÇ MI?
ORTAK PAYDAMIZ TÜRKİYE
AMAÇ DAHA FAZLA YAŞATMAKSA
YEREL MEDYADA OPERASYON
SAVCI VE DOKTORUN YOL KAVGASI
KAYMAKAMIN HAKKI VAR MIYDI?
IRKÇILIK MI HAKLI ŞİDDET Mİ?
KOPYALA YAPIŞTIR KORSANLIĞI
DOKTORA ŞİDDETTE MEDYANIN ROLÜ
KAYIP DNA'LARINDA KRİZ
SAVAŞ TAHRİKÇİLİĞİNE DİKKAT
SİYASİ HABERLERDE DENGE
GENELKURMAY'IN İDDİALARA İLGİSİ
İMAM HATİP'E YAKLAŞIM
MEDYADA CİNSİYETÇİ DİL
CEZAEVLERİNDEKİ ÖLÜMLER VE GAZETECİLİK
DAĞDAKİ ÇOCUKLARIN İSİMLERİ
"KOMŞU" O HABERE DE GÜLDÜ MÜ?
ARI SOKAN ERKEK KADIN OLUR MU?
LEKELENMEME HAKKI
AYNI OLAYA YENİ ÖYKÜ YAZILIRSA
HRANT DİNK CİNAYETİ VE HÜRRİYET
ERKEK GÖZÜYLE KADIN SUÇLAMAK
<<< <
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr