1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 HABERLER AKLAMAZ
 29 Haziran 2015, Pazartesi
 

 

    Haberciliğin en basit kurallarından biridir. Bir kişiden söz edilirken mutlaka ünvanı da belirtilir.  Ama her nedense medya kuruluşlarının çoğunda, Sedat Peker ile ilgili haberlerde hiçbir ünvan verilmedi.

    Sanatçı Sümer Tilmaç’ın, Peker’in düğününde kalp krizi geçirip yaşamını yitirmesine ilişkin haberlerde üç gün boyunca düğünden sözedildi. Fakat hiçbirinde Peker’in kim olduğu, geçmişi, ünvanı gibi bilgiler yoktu.

    Özellikle taradım; Hürriyet internette 12 Haziran’da “Sosyal medya Sümer Tilmaç için ağladı”, 13 Haziran’da “O düğüne ünlü akını” başlıklı haberlerde hep “Sedat Peker” ya da “Sedat Peker’in düğünü” denip geçilmişti.

Basılı gazetede ise 13 Haziran’da çıkan “Düğünde kalp krizi” haberinde Peker’in “organize suç örgütü liderliği” suçundan cezaevinde yattığı bilgisi verilmiş ama 14 ve 15 Haziran’daki haberlerde sadece “Sedat Peker” denilmişti.

    Medyadaki bu durum Necdet B.adlı okurun dikkatini çekmiş, haberlerde Peker’in kimliğiyle ilgili bilgi verilmemesini eleştiren bir elektronik posta gönderdi:

   “Gazetemiz Sedat Peker deyip geçiyor, okurlarımızın onu tanıdığını var sayıyor. Eşi için avukat, cezaevinde evlendi gibi bilgiler aktarılırken, Peker hakkında tek kelime yok. En azından aldığı cezaları, yargılandığı davaları yazmak gerekmez mi? Yakında siyasi konularda görüş de alırlarsa şaşırmayacağım. Medyanın işi suçu, suçluyu övmek, parlatmak değildir.”

   Okurun vurguladığı gibi, haberler, bu kişiyi nasıl olsa herkes tanıyor, “Sedat Peker’i okurlar bilir” varsayımıyla yazılmaz. Sedat Peker’i herkesin tanımasını bekleyemeyiz. Kaldı ki herkesin tanıdığı bir kişiden bahsederken bile kim olduğunu, ünvanını yazmak gerekir, yazılıyor da.

     Cumhurbaşkanı, Başbakan ya da parti liderleri gibi herkesin tanıdığı insanlardan bahsedilirken bile ünvanları mutlaka yazılır. Dolayısıyla Peker’in de kim olduğunu belirtmek gerekirdi; bu bilginin verilmemesi büyük eksiklik.

    Hatta Peker’in kimliği düşünülünce eksiklikten ziyade bir karartma sözkonusu. Çünkü Sedat Peker, bir işadamı ya da ünlü bir sanatçı değil. “Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek” ile “hürriyetinden yoksun bırakmak” gibi suçlardan hüküm giymiş, uzun yıllar cezaevinde yatıp infazını tamamlamış bir kişi. Ayrıca Ergenekon davası sanıklarından. Bu davadan 10 yıl mahkumiyet aldı ama dava dosyası halen Yargıtay’da. Peker, Vikipedia’da ise “Türk organize suç örgütü lideri, eski Ülkücü, Turancı” olarak tanımlanıyor.

     Zaten Peker de geçmişini yadsımıyor, kendi deyimiyle “normalleşme”ye çalıştığını dile getiriyor. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan ile başka bir düğünde sohbet ederken çekilen fotoğrafı, bloğundaki yazısında “Bu fotoğraftaki an, benim toplumdaki normalleşme konumum için önemli bir kırılma anıydı” diye değerlendirdi.

   Biz gazeteciler de haberlerde Peker’in geçmişini örterek “normalleşme” çabasına katkı vermek gibi bir işlev yüklenemeyiz. Haberler hiç kimsenin aklama alanı olamaz, olmamalı.

O söz öyle değilmiş

  “Yollar yürümekle aşınmaz” cümlesi, geçen hafta hem gazetelerde, hem de televizyonlarda o kadar sık söylendi ve o kadar farklı yorumlandı ki, merak ettim. Acaba Süleyman Demirel, o sözü hangi anlamda söylemişti?

   Yıl 1968. Demirel Başbakan ve Adalet Partisi Genel Başkanı. Partisinin Ankara İl Kongresi’nde, öğrenci eylemleri ve yürüyüşleri konusundaki eleştirileri yanıtlarken söylüyor bu sözü.

   9 Kasım 1968 tarihli Hürriyet’teki haberin başlığı, “Demirel, birtakım yürüyüşler oluyor diye asabınız bozulmasın”. Kısa bir haber. Bu cümlenin öncesinde söylenenler ve devamı verilmemiş.

    Aynı gün Milliyet’te çıkan haber daha ayrıntılı. Başlıkta “Demirel: Sokaklar eskimez. Takati olan yürür” denilmiş. Konuşmadaki o bölüm şöyle aktarılıyor:

    “Kudretli iktidar eline sopa alan ve her önüne gelenin başına vuran iktidar değil, vatandaşın hak ve hukukunu gözeten iktidardır. Memleketin huzura, sükuna ihtiyacı vardır. Memleketimiz hareketlenmiştir. Bu sebepten bazı rahatsızlıklar olacaktır. Gösteriler yapılıyor diye asabımız hiçbir zaman bozulmamalıdır. Sokaklar eskimez, takati olan yürür.”

   Bu paragraf, Demirel’in günümüzde  “Sokaklar yürümekle aşınmaz” diye bilinen sözünün aslının “Sokaklar eskimez, takati olan yürür” şeklinde olduğunun kanıtı.  Demek ki, hayata veda eden Demirel ile özdeşleşen bu cümle hep yanlış söyleniyor, yanlış yazılıyor. Gazetecilerin söylentilerle hareket etmek yerine kaynağını araştırıp yazması gerektiğinin yeni bir örneği ile karşı karşıyayız.

   “Yollar yürümekle aşınmaz”, orijinali ile aynı anlama geliyor olabilir ama eksik. Biz gazetecilerin de gerçeğe sadık kalmak gibi bir yükümlülüğümüz var. Üstelik bu cümle orijinalinde olduğu gibi “Sokaklar eskimez, takati olan yürür”

olarak yazılsa eminim, Demirel’in bu sözü hangi bağlamda ifade ettiği de daha rahat anlaşılırdı. Bu kadar farklı yorum ortaya çıkmazdı.

 

     Okurdan kısa kısa

     Ersin Arslan: İnternetteki “Feraceli Anadolu Lisesi” haberinde, “okulda etek giyilmeyecek” deniyor. Halbuki başka bir sitede çıkan fotoğrafta görülüyor, formalar arasında etek de var. Başörtülü öğrencilere böyle bir seçenek sunulmuş.

  Adil Vahapoğlu: 21 Haziran’da “Yüzde 9’luk kayba Çelik tarama” başlığı hatalı. Yüzde 49’dan yüzde 40’a inişin karşılığı yüzde olarak yüzde 9 değildir; yüzde 18’dir. AKP 2015 seçimlerinde önceki genel seçimlere göre, 9 puan aşağı inmiştir ama “yüzdesel” olarak  yüzde 18 oranında oy kaybetmiştir.

    Levent Yalçın:  13 Haziran tarihli gazetede, Tuğçe Albayrak haberinin başlığı “Öldüren tokada 3 yıl istendi” idi. Haberde ise yumruktan bahsediliyor. İnternet sürümünde de aynı bilgi hatası yinelenmiş. Tokat mı, yumruk mu?

   Kadir Surdan: Spor sayfasında Hollandalı futbolcu Van Persie hakkındaki haberin spotunda “sarı lacivertliler, golcünün işini bitirmekte kararlı” denmiş. Bir transfer görüşmesi “işini bitirmek” ile anlatılabilir mi? (23 Haziran)

     Taç Erdoğan: Pazar ekinde Saffet Emre Tonguç’un yazısında “Aslantepe Höyüğündeki bu saray 5300 yılında yapılmış” yazısını okuyunca pes dedim! Milattan Önce 5300 yılında mı yapılmış; yoksa 5300 yıl önce mi? İfade başından sonuna yanlış. (21 Haziran)

NOT: Saray, M.Ö. 3200-3300 yıllarında yapılmış.

     Tuğrul Yenmez:  Reza Zarrab’ın ödül törenine davetiyle ilgili “İşte Türkiye’nin konuştuğu davet” haberi için Fırat Alkaç’ı tebrik ederim. TİM’den gelen fısıldamalara aldanmayıp araştırarak işinin hakkını vermiş.

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 29 HAZİRAN 2015


 
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
HABERLER AKLAMAZ
GAZETECİYE YASAĞI SAVUNMAK
MEDYA DA MUHASEBE YAPMALI
OKURUN ÖĞRETİCİLİĞİ
İMA ETME SUÇU
CUMHURBAŞKANI'NA DA EŞİT MESAFE
BAKANLIĞIN SÖYLEYEMEDİĞİ
GÜMRÜKSÜZ PARA SAHASI
NEFRET SÖYLEMİ Mİ?
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr