1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 İMA ETME SUÇU
 25 Mayıs 2015, Pazartesi
 

 

     Eleştiri nereden gelirse gelsin, değerlidir. Tartışırız, üzerinde görüş birliği sağlayamasak bile yararlanırız. Ama bir gazete, haber nedeniyle saldırıya uğrar, meydanlarda hedef gösterilirse bu doğrudan basın özgürlüğüne müdahale olur; bundan demokrasi ve gazetecilik adına sağlıklı bir sonuç çıkması beklenemez. Hele de bu saldırı, ülkeyi yöneten şahsiyetlerden gelirse…

     Son günlerde yaşanan tam da bu. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu, Hürriyet’i eleştirmiyor; doğrudan müdahale ediyorlar.  Suçluyor, yargılıyor, mahkum ediyor, tehdit ediyor ve de taraftarlarının nezdinde “şeytanlaştırma” çabası sergiliyorlar. 

   Okur Temsilcisi olarak, Erdoğan ve Davutoğlu’nun tepki gösterdiği Mursi haberlerini inceledim. Hürriyet internet, Mursi’nin idama mahkum edilmesiyle ilgili haberi şu başlıkla duyurmuş; “Dünya şokta / Yüzde 52 ile seçilen Cumhurbaşkanına idam”.

    Ardından, Erdoğan İstanbul’daki toplu açılışta “'Mısır’da halkının yüzde 52 oyuyla Cumhurbaşkanı seçilen Mursi ile ilgili maalesef idam kararı vermişler” deyince, yeni bir haber yapılmış. Bu haber de Erdoğan’ın fotoğrafıyla birlikte “Yüzde 52 oy aldı idam kararı verdiler” başlığıyla verilmiş.

      Bir süre sonra Davutoğlu’nun tepkisi gelince verilen ikinci haberin başlığı “Erdoğan İstanbul’da konuştu: ‘Yüzde 52 oyla cumhurbaşkanı seçilen Mursi’ye idam kararı vermişler” şeklinde değiştirilmiş.

    Vardığım sonucu aktarayım. İlk başlıkta, Mursi hakkındaki idam kararına eleştirel yaklaşıldığı açık. Yüzde 52’den bahsedilmesinin nedeni bu. İnternet gazeteciliğinde her zaman yapıldığı gibi, başlıkta Mursi’nin adı verilmemiş ama “Dünya şokta” üst başlığı konularak, bu kararın Türkiye ile ilgisi olmadığına dikkat çekilmiş. Zaten ne Erdoğan’a bir atıf var, ne de Erdoğan fotoğrafı.

     İkinci başlıkta da yine eleştirel yaklaşım devam etmiş. Erdoğan’ın sözleri tırnak içinde verilerek, o cümlenin Erdoğan’a ait olduğuna yeterince dikkat çekilmiş. Gazetelerde de son yıllarda başlıklar böyle atılıyor, bakınca o cümlenin fotoğraftaki kişiye ait olduğunu anlıyorsunuz.  

   Kaldı ki, okurların o cümleyi Erdoğan ile ilgili bir mahkumiyet kararı olarak algılamasının zemini de yok, mantığı da. Türkiye’de ne bir darbe ya da ihtimali sözkonusu, ne de Erdoğan’ın yargılanması.

     Şimdi kalkıp, hiçbir somut veri olmamasına rağmen bu başlıklarda “Erdoğan’ın ima edildiği”ni söylemek, “darbe çağrışımı yapıldığı”ndan söz etmek olsa olsa bir niyet okumadır. Okumakla da kalmayıp demokrasilerde eşine rastlanmayan “İma etme suçu” üretmektir.

     Galiba asıl amaç, gazetecilerin her haberi yazarken “Acaba Erdoğan bu başlığı nasıl algılar” diye kaygılanmalarını sağlamak; seçim öncesinde otosansür baskısını artırmak. Hedef sadece Hürriyet ve Doğan grubu değil…

 

Seçimde gazetecilik açığı

     Siirtli gazeteci Cumhur Kılıççıoğlu’nun,  Mücadele gazetesinde yayımlanan yazısında dikkatimi çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 4 Mayıs’taki mitingi öncesinde, protokole “Gelişen Siirt” başlıklı dört sayfalık bir broşür dağıtılmış. Ama orada bile Erdoğan’ın o gün açacağı belirtilen “164 milyonluk 54 yatırımın hiçbirinin adı yokmuş.” Açıkçası, Erdoğan’ın “Toplu açılış”ta açacağı tesisleri o kentte kimse öğrenememiş.

    Fakat ulusal medyadaki haberlerde “Erdoğan’ın toplu açılış yaptığı ve TÜRGEV’in Emine Erdoğan adı verilen Kız Yurdu’nu hizmete açtığı” bilgisi yer almıştı. Hürriyet’te de açılışlar aynı şekilde yazılmış, başkaca ayrıntı verilmemişti. Anlaşılan yerel medyanın okuruna aktardığı bilgi eksikliği, ulusal medya için haber değeri taşımıyordu.

     Kuşkusuz sorun salt seçim dönemindeki Erdoğan haberleri ve açılış listesi sorunu değil. Bana çok çarpıcı gelen “Toplu açılışlar” örneğini vermemin nedeni, bütün liderlerin kampanyalarıyla ilgili haberlerde benzer eksiklikler gözlüyor olmam.

    1983’ten bu yana seçimleri izleyen bir gazeteci olarak seçim haberlerinin geçmişe göre hayli farklı olduğunu söyleyebilirim. Günümüz medyasında seçim haberleri, ağırlıklı olarak “O onu dedi”, “Bu da bunu dedi”den ibaret.

    Liderlerin konuşmalarının meydanda yarattığı atmosfer, konuşmaların hangi bölümlerinin alkışlandığı, meydana giderken yol boyunca nasıl karşılandığı, meydanda ne kadar taraftar toplandığı vs gibi bilgiler yazılmıyor.  Eskiden gazeteciler, miting gözlemlerini kaleme alır, liderin konuşması dışındaki bilgileri, gidilen kentteki havayı da okura aktarırlardı.

    Bakıyorum bu seçimde, (bazı yazarların nadir girişimleri dışında) miting izlenimleri ve kentin tansiyonunu yansıtan haberler yazılmıyor. “Seçim haberi eşittir liderlerin konuşmaları” gibi bir anlayış hakim medyaya. Erdoğan’ın hangi tesisi açtığının merak edilmemesinin nedeni de bu anlayış olsa gerek.

     Oysa biz gazetecilerin okura doğru ve eksiksiz bilgi aktarmak gibi bir yükümlülüğümüz var. Okurlara partilerin ve liderlerin seçim çalışmaları, kampanyalarla ilgili yeterli bilgi vermeyince gazetecilik açığı doğuyor.

    O boşluğu da kamuoyu araştırmacıları, anketler doldurmaya çalışıyor. Ama onların, seçmenlerin karar verme sürecinin sağlıklı işleyebilmesi için gerekli bilgiyi tam olarak verebilmesi mümkün değil. Gazetecilik faaliyetinde doğan açığı yine gazetecilerden başkası kapatamaz.

        

        Okurdan kısa kısa

     Hasan Fehmi Doğuç:  18 Mayıs’ta gazetenizde bir hata vardı. “İngiltere Avam Kamarası Sözcüsü John Bercow”, karısı onu aldattığı için boşanacakmış. Avam Kamarası/Parlamento başkanlarına “speaker” denir. Buna “sözcü” demek gülünç olmuş. John Bercow, Avam Kamarası Başkanıdır.

    Coşkun Kartal: Kelebek’teki “Gazi Paşa, bu saatte masasına beni değil Deniz Kızı Eftelya’yı çağırsın” yazısı hatalı. Yazının içeriğinde, bu sözü,  söylediği öne sürülen Nazım Hikmet yalanlıyor. Fakat başlık, hem tırnaksız verilmesi, hem de düzenleniş biçimiyle efsaneyi gerçek gibi sunuyor.

    Ahmet Kaya (B. Karataş ve Ö.Kır’ın avukatı) 16 Mayıs’ta “10 asker için yakalama kararı çıktı” haberinizde “İstanbul C. Başsavcılığı, paralel yapıya yönelik soruşturmada yeni bir operasyon başlattı” ifadesi kullanılmıştır. Bu haber yanlış ve hak ihlali niteliğinde. Zira soruşturma “paralel yapıya” yönelik değil, “MİT TIR’larının durdurulması kapsamında yapılan bir soruşturmadır.

     İlkin Gazi: Türkiye devletinde bir kedinin burnu kanadığı zaman Azerbaycan’ın tüm medyası bu haberi üzüntüyle sunar. Yahu bir yangında 15 kişi (4 çocuk) öldü, 50 kişi hastanelik oldu sizin gıkınız çıkmadı. Ayıp ayıp…

    Atalay Arıkan: Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a, Washington’da “Cumhurbaşkanını eleştiren yorumlar yapanların başı belaya giriyor” dendiğini es geçmeseydiniz. “Türkiye’de her nasılsa bazı şeyler geriye gidiyor. Gazeteciler hapse atılıyor” denildiğini de yazsaydınız. 

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET / 25 MAYIS 2015

 
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
HABERLER AKLAMAZ
GAZETECİYE YASAĞI SAVUNMAK
MEDYA DA MUHASEBE YAPMALI
OKURUN ÖĞRETİCİLİĞİ
İMA ETME SUÇU
CUMHURBAŞKANI'NA DA EŞİT MESAFE
BAKANLIĞIN SÖYLEYEMEDİĞİ
GÜMRÜKSÜZ PARA SAHASI
NEFRET SÖYLEMİ Mİ?
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr