1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 CUMHURBAŞKANI'NA DA EŞİT MESAFE
 18 Mayıs 2015, Pazartesi
 

 

   7 Haziran seçim sürecinin en çok tartışılan yanlarından biri, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da kampanya yürütmesi. Aslında Erdoğan’ın, “Parti adı vermiyorum” demesi, Cumhurbaşkanlarının parti propagandası yapmaması gerektiğini kendisinin de kabul ettiğinin göstergesi.

    Yine de biz, Cumhurbaşkanının propaganda yapmasının yarattığı hukuki ve etik sorunları bir yana bırakalım. Olaya bir gazetecilik problemi olarak bakalım.  Cumhurbaşkanı tarafsızlığını korumuyor; AKP lehine propaganda yapıyorsa, bu konuşmalar nasıl haber yapılmalı? Ya da Anayasa ve siyasi etiğe aykırı girişimlere medyanın aracılık etmesi doğru mu?

     Erdoğan ile ilgili tartışmalar başladığından beri, bu sorulara yanıt arıyordum.  Bu gazetecilik sorununu tartışmak, açıklık getirmek zorunda olduğumuzu düşünüyordum. Kitaplar karıştırıp ilkeler tarayarak çözemediğim sorunun yanıtlarını, Hürriyet okurlarının, geçen hafta gönderdikleri seçim haberleri eleştirilerinde buldum: 

     Ferhat Özdilek: 12 Mayıs’ta, Erdoğan haberi sayfanın tamamını kaplamış.  Peki neden dört muhalefet liderinin konuşması tek sayfaya sığdırılıyor?

    T.Celal Güven: Bugün (9 Mayıs) ilk sayfaya bakın; Cumhurbaşkanı RTE’nin muhalefeti eleştiren konuşması, hemen altında CHP ve MHP başkanlarına ait birer cümlecik. Hürriyet bile Cumhurbaşkanını, AKP Başkanı olarak görüyor.

    Mehmet Çıtak: Neden sürekli muhalefetin haberlerini kısa başlıklarla toplayıp başbakan ve cumhurbaşkanı haberlerini ayrıca üstünde veriyorsunuz. Bunun adil bir yaklaşım olduğunu düşünmüyorum.”

    Üç eleştirinin ortak noktası, Erdoğan’ı parti lideri gibi görmeleri ve ona fazla yer ayrılmasının adil olmadığına inanmaları. Üç okur da, Erdoğan ve liderlere ilişkin haberlerde protokol sıralamasının esas alınmasına karşı çıkıyor.

   Sanırım haksız değiller. Eğer Erdoğan, AKP lehine kampanya yürütüyorsa, o konuşmalar sadece Cumhurbaşkanlığı faaliyeti olarak görülemez. Ama Anayasa ve siyasi etiğe aykırı olsa da, hiç yayımlamamak düşünülemez. Çünkü “haber değeri” ve okurların “bilme hakkı” sözkonusu.

     En doğrusu, okurların da dikkat çektiği gibi Cumhurbaşkanının bu tarz etkinliklerini “liderlerin seçim propagandaları” kapsamında değerlendirmek. Madem seçim haberlerinde “bütün partilere eşit mesafede” durmak ve liderler arasında adil bir denge kurmak gerektiğini savunuyoruz. Öyleyse Erdoğan’ın “parti propagandası” niteliğindeki konuşmalarına da “eşit mesafede” durmalı; diğer liderlerle aynı ölçütlerle okura yansıtmalıyız.

   Kaldı ki, salt seçim dönemlerinde değil, diğer zamanlarda da siyasi haberlerde protokol düzeni uygulamasından vazgeçmek gerek. Haberi büyüten ya da küçülten, kişinin bulunduğu makam değil, söylediklerinin içeriği olmalı...

 

        Kadın sürücülere ayrımcılık

    “Frenle gazı karıştırdı” haberinde sürücünün kadın olduğu vurgulanmıştı. “Keçiören’de park halindeki aracı, bulunduğu yerden çıkarmak için direksiyon başına geçen kadın sürücü fren yerine gaza basınca araç, 20 metreden yere çakıldı” deniyordu.

   Sürücünün cinsiyetinin belirtilmesine neden ihtiyaç duyuluyor? Haberin olmazsa olmazlarından değil. Kaza, sürücünün cinsiyeti nedeniyle meydana gelmemiş. Öyleyse kadın olduğunu yazmanın da gereği yoktu.

     Ama sürücünün kadın olduğu yazılınca, 13 Mayıs’ta Ankara Eki’nde yayımlanan bu haber, kadınların kötü sürücü olduğu algısını besleyen bir metne dönüşmüş. Düpedüz kadınlara karşı ayrımcılık yapılmış.

     Neden erkek sürücüler araç kullanırken bu tip hatalar yapınca “erkek” oldukları vurgulanmıyor? Erkeklerin tümü çok iyi araç kullanıyor, hiç hata yapmıyor mu? Sanırım bu yanıta olumlu yanıt vermek mümkün değil.

   Nitekim 15 Mayıs’ta çıkan “Hastaneye daldı” haberinde, geri manevra yaparken araca hakim olamayıp, pencereden hastane laboratuvarına dalan bir sürücünün neden olduğu kazadan bahsediliyordu. Ama haberde sürücünün erkek olduğu yazılmamıştı.

    Öyleyse bu tür haberlerde sürücünün “kadın” olduğunu da yazmamalıyız. Nasıl “Erkek sürücü frenle gazı karıştırdı” diye yazmıyorsak, aynı şekilde “Kadın sürücü frenle gazı karıştırdı” da dememeliyiz. 

   Kısacası, kadına da erkeğe de aynı gözlükle bakmalıyız. Gazeteci, sokaktaki insanın ağzıyla haber yazmamalı. Haberinin toplumda yaratacağı etkileri, sonuçlarını da gözetmeli. Bu da sözcükleri bile özenle seçmeyi gerektiriyor.

 

Sucuk efsaneleri

   Hürriyet Pazar’da, 26 Nisan’da yayımlanan “Tabağımızdaki tehlike” başlıklı yazı, küflü ve tarihi geçmiş sucukların satışa sunulmasını konu alıyordu. Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bılıkçı’dan bu yazıya itiraz geldi:

    “Geçmişte çok sayıda merdiven altı firmanın faaliyet gösterdiği şarküteri sektöründe, 2013’ten itibaren Et ve Et Ürünleri Tebliği ile standartlar sağlanarak merdiven altı üretimin önüne geçilmeye başlanmış, kaliteli üretime yatırım yapan firmalar üretime devam etmektedirler.

    İşine saygı duyan ve en iyisini üretmeye çalışan firma sahiplerinin yanı sıra; alanında yetkin pek çok veteriner hekim ve gıda mühendisi, et sektörünün her aşamasında görev alarak, halka sağlıklı, lezzetli, kaliteli ürünler sunmak için çalışmaktadır.

    Çeşitli alanlarda gıda hileleri konu olduğunda dile getirilen bu anlatımların hangi zamanda gerçekleştiği de önemli. Yıllar önce küçük bir imalathanede ya da kayıt dışı üretim yapan bir dükkanda yaşanmış olabilecek olayın, bir şehir efsanesi olarak anlatılmaya devam etmesi inandırıcılık sorununu ortaya çıkarmaktadır.

    Hürriyet gibi bir gazetede yer alan böyle bir yorum, tüketici davranışlarını kolayca etkileyerek, halkın üründen kaçınmasını sağlayacak niteliktedir. Gıda sektörü sürekli var olan söylentilerle mücadele etmektedir.”

   Aslında “Tabağımızdaki tehlike” yazısı da şarküteri sektörünün tamamını değil, sağlıklı üretim yapmayan ve bozuk ürünleri piyasaya sürenleri hedef alıyor; tüketicileri uyarıyordu.

 

        Okurdan kısa kısa

     Avni Spahiu (Kosova Cumhuriyeti Büyükelçisi) Makedonya’nın Kumanova kentinde 9 Mayıs’ta meydana gelen silahlı çatışma haberinde kullanılan haritada Kosova'nın Sırbistan sınırları içerisinde gösterilmesi beni derinden üzmüştür. Yeni bir ülke olarak bu konuda hassasiyetlerimiz olduğunu belirtmek isterim.

     Y.Okyay Alpaut: Promosyon olarak verilen “Şifalı Bitkiler Ansiklopedisi”nin yazarı bir derlemeci. Ancak bu eserin nereden toplandığına dair hiç bir bilgi yok. Yani kaynakça yok. Kitapta başka hatalar da var.

    Naim Turlan: 10 Mayıs’ta çıkan “Zayıflatan teknoloji” başlıklı haberin “Bolt Performansı” ara başlıktan sonraki bölümü; “Türkiye’deki yer alan stüdyolarda zayıflamak isteyenlere sunulan Fit in Time’ın tek seansı 85 lira. Ancak paket aldığınızda daha uyguna geliyor.” Böyle bir Türkçe var mı?  

     Asuman Yılmaz: “Danıştay Başkanı Zerrin Güngör’ün ayıbı”  başlıklı haberi okudum. Bu kurum açılışa sizi çağırmıyorsa, sizin okurunuz olarak beni de görmüyor demektir. Beni tanımayan kurumun haberini okumak istemiyorum.

     Vedat Hassan: İstanbul’daki başka din mensupları ve varsa inançsız olanların da yayınladığınız vefat edenler listesine ilave edilmesini rica ediyorum.

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 18 MAYIS 2015

 
ŞİMDİ SIRA OKURLARDA
MEDYADA BÜYÜK UZLAŞMA
ENSESTİ BÖYLE Mİ KONUŞMALIYDIK?
ÖLÜ FOTOĞRAFINDA İKİLİ STANDART
15 TEMMUZ GAZETECİLİĞİ
GAZETECİ MİYİZ, YARGIÇ MI?
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr