1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 NEFRET SÖYLEMİ Mİ?
 27 Nisan 2015, Pazartesi
 

   Yalçın Bayer’in köşesinde, 22 Nisan’da yer alan  “Ermeniler gına getirdi” başlıklı yazıya okurlardan ve sosyal medyadan tepki geldi. Prof.Dr.Atilla Çetin imzasıyla yayımlanan yazıda, 24 Nisan öncesi gelişmeler, “Ermenilerin dünya çapında yaptıkları azgınlıklar” olarak tanımlanıyor; 1915’teki katliamlar ve tehcir anlatılırken de Ermeniler “hain” olarak nitelendiriliyordu.

   Uzun yıllardır birlikte çalıştığımız ve meslek büyüğüm olan Yalçın Bayer’in, Ermenilere düşmanlık içinde olmadığını, olamayacağını da yakından biliyorum. 

    Fakat eleştirinin konusu Yalçın Bayer’in kişiliği ve gazeteciliği değil; Prof. Dr.Çetin’den aktardığı yazıdaki ifadeler ve yazının başlığı. Çetin’e göre, “azgınlık” ve “hainlik” yapanlar kimler? Ermeni politikacılar, diyaspora, Taşnak çeteler ya da milisler mi?  Hayır, Ermeni ulusunun tümü için kullanılıyor bu tanımlamalar. Böylece Ermeni ulusunun bütün bireyleri, sırf ulusal kimliklerinden ötürü etiketlenmiş, aşağılanmış ve suçlu ilan edilmiş oluyor.

    “Türkler” ve Ermeniler”, yani biz ve onlar ayrımcılığı üzerinden Ermeniler ötekileştiriliyor; bir ulus kimliği düşmanlaştırılıyor. “Nefret söylemi” de zaten “Kişi ya da gruba, cinsiyeti, etnik kökeni, dini, ırkı, engeli ya da cinsel yönelimi üzerinden saldıran, olumsuzluk yükleyen ifadeler” olarak tanımlanıyor.

    Böyle bir yazının Hürriyet’te yer bulması, gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin’i de rahatsız etti.  Ergin, 25 Ağustos 2014’te, Hürriyet’in genel yayın yönetmenliği görevini devralırken yaptığı konuşmada “Nefret söylemi bu gazetenin kapısından içeri girmemelidir” taahhüdünde bulunmuş bir gazete yöneticisi.

     Ergin, bu yazıdan sonra gazetenin muhtelif kademeleriyle bu konuyu değerlendirdi. Ayrıca geçen 24 Nisan cuma sabahı gazetenin geniş katılımlı sabah toplantısında da nefret söylemi konusundaki görüşlerini ayrıntılı bir şekilde anlatarak, editörlerin daha dikkatli ve özenli olmalarını istedi.

  Tepkiler üzerine Prof.Dr.Çetin ise yeni bir yazı göndererek, “Kimseyi üzmek, kırmak istemem. Artık tarih üzerine bir kelime yazmayacağım” açıklaması yaptı.

   Ertuğrul Özkök’ün, cumartesi günkü yazısı da bu tartışmalara denk düştü. Özkök yazısında, bir Ermeni genç kızın taşıdığı posteri eleştiriyordu. Posterde, Hitler’in bıyığı ve kakülünün arasına 1939, yanında Türkleri simgeleyen bir fes ve bıyığın arasına da 1915 yazılmıştı.

     Özkök, “Bu postere itirazım var kardeşim. Hem de 21. Yüzyılda yaşayan bir Türk olarak öfkeli bir itirazım var” diyor; nedenini şöyle açıklıyordu:

   “Bu afiş diyor ki…1945’te, milyonlarca Yahudi’nin öldürülmesinden sorumlu ‘Sadece Hitler’dir.’ 1915’te ise Ermenilerin öldürülmesinden sorumlu ‘bir halk..’ yani ‘Türkler.’ Bu ‘Yahudileri Hitler, Ermenileri Türkler’ sloganı hiç olmadı. Madem yaratıcılığınız var, denklemin ikinci tarafına, o trajedinin sorumlusu kimse onu simgeleyen bir figür bulun, onu koyun.”

   Özkök itiraz etmekte haklı. Osmanlı’nın 1915’teki yöneticilerinin fiillerinden dolayı neden bütün Türkler suçlu olsun? Bu büyük bir haksızlık. Ama aynı şekilde “Ermenilerin azgınlığı gına getirdi” demek, o dönemde yaşayan bütün Ermenileri kategorik olarak “hain” ilan etmek de çok büyük haksızlık. Her ikisi de nefret söyleminin ta kendisi…

    Demek ki, size yapıldığında rahatsızlık duyduğunuz kategorileştirmeyi siz de başkalarına yapmayacaksınız.

 

Yalçın Bayer’in eleştirilere yanıtı

     Peşinen şunu söylemeliyim. Ben ne bir Ermeni düşmanıyım, ne de faşist ve ırkçıyım.  Ben doğduğumda kapı komşumuz, Dikran Dişlioğlu amcalar vardı; O yaşlarda Türk komşularımızı hatırlamıyorum bile. Onlar daha sonra Yeşilköy’e göç ettiler; bir çocuğu Robert Kolejde okurken, velisi babamdı. Sonra Kanada’ya gitti. Anne ve babalarıyla akraba gibi bir ilişkimiz vardı; acı tatlı günlerimizde. Yaşamım boyunca birçok Ermeni dostum oldu; bunların başında da Rafi Portakal vardır.

    Bu yazıya bu kadar tepki geleceğini hiç ummadım; geçmişte Ermeni görüşlerini aktardığımda dahi bu kadar “Türk” tepkisi almamıştım.

     Bir tarih hocası olan Prof. Dr. Atilla Çetin bu konuların uzmanıdır. Bana göre, yazısı dengelidir; özetle her soruna değinmektedir. “Ermeni de Türk’ü katletti, kesti; Türk de Ermeni’yi katletti, kesti. Ermenilerin en büyük hatası şudur; hiçbir devlet, savaş halinde iken, düşmanla işbirliği yapan, yaşadığı ülkeyi arkadan vuran tebaasını affetmez” cümlelerini kim inkar edebilir? Tarihi gerçekleri kimse örtemez.

    Eğer yazının başlığında “Diaspora gına getirdi” deseydim, peşin hükümlü tepkiler bu kadar olmazdı. Ben kendimi biliyorum; yineliyorum, Ermeni düşmanı değilim; hiç de olmadım. Zaten gazeteci hiç kimsenin “düşmanı” değildir. Ermenilerin tümünü suçlamak gibi bir düşüncem de olamaz.

    Böyle dış güçler tarafından Türkiye’nin baskı altına alınmaya çalışıldığı bir dönemde bu kadarcık eleştiriye de tahammül etmek gerekiyor.

 

        Okurdan kısa kısa

      Zekeriya Cesur/ Necla Şen/ Gökçe Diykan: Bugünkü (19 Nisan) pazar ekindeki “Kalp krizi geçirdiğinizi nasıl anlarsınız” haberinde hemşirelik gibi bir mesleği cinsel obje olarak kullanmanızı kınıyorum. Vamp kadın, hizmetçi ve kızılhaç üçlüsünden oluşan bir hemşire resmi nasıl denetimden geçti? Demek ki sizin hemşireye bakışınız böyle. Özür dilemelisiniz.

      Alkan Esin: 15 Nisan’da spor sayfasında; “Madrid derbisinde sessizlik” haberinde gol yerine “fol” yazıyor. Efes-Real Madrid maçı 20.00 yazıyor, maç 22.00 de. “Darısı perşembeye” yazısında “..Joric'den geldi” yazıyor. Zoric olacak. Dakika skor bölümünde 43-52’den sonra 30-23’e geri dönmüş. Dk 33’de “Kenan'dan üst üste üçlükler geldi” yazıyor. 1 tane üçlük attı.

     Turan Yokuş: “15 kişi öldü suçlu yok” haberinde ilk sayfada “dava açıldı” diyorsunuz ama haber farklı. Kamu görevlilerinin yargılanmasına izin verilmediği için soruşturma kapanmış, dava açılamamış. (15 Nisan)

    Not: Spottaki bu hata şehir baskılarında düzeltilmiş.

   Erdal İmrek: 20 Nisan’da “Giresun gazı” başlıklı haberin spotunda “Terörist mezarına ziyaret kenti savaş alanına çevirdi” denilmiş. “Kenti savaş alanına çeviren” mezar ziyaretçileri mi, onlara saldıranlarla polisin çatışması mı?

   Orhan Kılıç: İnternetteki “Barış için kürek çekiyorlar” haberinde sabırla 19 sayfa açtım. Fotoğraftaki iki kişinin kimlikleri, ne zaman yola çıkacakları gibi bilgiler yoktu. 16. karede, montlarının arkasındaki yazıdan Çanakkale zaferinin 100. yılı anısına İstanbul’dan Çanakkale’ye gideceklerini öğrenebildim.

   A.Feridun Gündoğdu: Bu konuda yazmaktan bıkmayacağım. Son olarak 20 Nisan’da Kelebek’in 1.sayfa sağ ve sol üst köşede, 2.sayfanın ortasında ve 6. sayfada ve 21 Nisan’da da bazı yazarlarınız tarafından S.. adlı kulüple ilgili bombardımana tabi tutulduk. Artık bu konu kabak tadı verdi.

       C.Kenarlı: 17 Nisan’da ekonomide yer alan “Parsel Parsel Satılık Gölet” haberinde olmayan bir belediye var gibi bir başlık atılmıştır.  Bahçeşehir Belediyesi bulunmuyor. Başakşehir Belediyesi ile karıştırılmış.

     İrfan Sarp: “Çanakkale’nin ‘derin hayaleti” haberinde, AE2 isimli Avustralya denizaltısının, 1915’te top ateşiyle yara alınca, komutanının Marmara'da Karaburun açıklarında batırdığı bilgisi yer alıyordu. Benim bildiğim Karaburun, bir İzmir Körfezi girişinde; bir de Karadeniz sahilinde var. (23 Nisan)

Not: Okur haklı. Denizaltının battığı yer Karaburun değil, Karabiga açıkları.     

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 27 NİSAN 2015

 
FATİH TERİM VE ÜST AKIL
ÖLEN ÜNLÜNÜN ARDINDAN
DUAYENDEN ETİK UYARILAR
GAZETECİLİK VE AKTİVİZM
ASMALIMESCİT'TEKİ STÜDYO
SÖYLEŞİNİN KAYNAĞI EKSİK
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr