1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
 30 Mart 2015, Pazartesi
 

    Bir doktor, özellikle de bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanı, tavandan gelen matkap sesi altında hasta muayene edebilir mi? Böyle sorunca saçma gibi gelse de aslında bir Türkiye gerçeğine işaret ediyor.

   Mersin Devlet Hastanesi'nde görevli Op. Dr. Necati Demirhan, hastalarını bu koşullarda muayene etmek zorunda kalmış. Anlaşılan bir süre sonra da dayanamamış, başhekimliğe gidip inşaat faaliyetinin durdurulmasını istemiş. Sesler kesilince,  geri dönüp muayeneye kaldığı yerden devam etmiş.

   Ne yazık ki, hastalar doktorun itirazını anlayışla karşılamak yerine tepki göstermişler. Doktoru hastane yönetimine şikayet etmiş, gazetecilere de haber vermişler.

   İhlas Haber Ajansı mahreciyle geçilen haber, “Doktor matkap sesine kızdı hastaneyi terketti” başlığını taşıyordu. Şikayet eden hasta ve hasta yakınlarının gözüyle, onların anlattıkları üzerinden yazılan haber, Hürriyet’in yanısıra onlarca haber sitesinde yer aldı.

   Doktorlar , etik duyarlılığını bildiklerinden olsa gerek, sadece Hürriyet’e tepki gösterdiler.  Haberin yanlış olduğunu ve suçlanan doktorun açıklamasına yer verilmesi gerektiğini vurguladılar. 

    Doktorların eleştirisi, hemen karşılık buldu; Demirhan’ın doktorlar.net sitesine yaptığı açıklama, Hürriyet’in haberine eklendi. Demirhan, açıklamasında “Hastanede matkabın çalışması mı anormal, benim bu çalışmayı durdurmak için başhekimliğe gitmem mi?” diye soruyordu.

   Çok haklı bir soru bu. Bir doktorun o koşullarda hasta muayene etmesi beklenmemeli. Belli ki, bu durum hastalara ve hasta yakınlarına gerektiği gibi anlatılamamış, haberi yazan gazeteci de sadece onlara kulak vermiş.

    Doktorun görüşünü almadan, tek taraflı ve de baştan aşağı doktoru suçlayan bir dille haber yazmak yanlış. Üstelik bu tür haberlerin doktorlara yönelik şiddete zemin hazırlayabileceğini unutmamak gerek. Yeni şiddet haberleri yazmak istemiyorsak, daha iyi araştırılmış, daha özenli haberler yazmalıyız.

 

    Eskişehir’deki köpekler

  “ ‘Eskişehir’de köpekler genç kadını parçaladı’ haberi fantastik unsurlara dayanıyor” diyordu İpek Ruacan adlı okur. “Köpek davranış biliminden anlayan herkesin belirteceği üzere bu imkansıza yakın bir ihtimal. Zaten her vesile ile zehirlenen bu zavallı hayvanları şeytanlaştırmayın” görüşünü dile getiriyordu.

   Ruacan, 15 Mart’ta internette yayımlanan habere tepki gösteren çok sayıda okurdan biriydi. Özellikle de hayvansever okurlar,  genç kadını köpeklerin parçalamasının mümkün olmadığını, ölüm nedeninin henüz kesinleşmediğini savunuyorlardı.

   Maalesef ertesi gün çıkan otopsi raporu, ilk haberi doğruladı. Erinç Pütün adlı genç kadının ölüm nedeni otopside “Hayvan saldırısı sonucu dış kanamaya bağlı ölüm” olarak açıklandı. Her iki haberi de kaleme alan DHA Eskişehir Büro Şefi Eyüp Kelebek’in edindiği bilgiler de bu yöndeydi:

       “Eskişehir Emniyet Müdürlüğü, otopsi öncesinde ‘Ceset üzerinde yapılan ilk inceleme neticesi herhangi bir ateşli silah veya kesici alet yaralanması tespit edilmediği, ölümün başıboş sokak köpeklerinin saldırması neticesi gerçekleştiği değerlendirilmekle birlikte, konu hakkındaki soruşturma devam etmektedir’ şeklinde yazılı açıklama yaptı. İlk haberi  bu açıklamaya dayanarak yazdık.

   Otopside  Erinç Pütün’ün ‘hayvan saldırısı sonucu’ öldüğü tespit edildi. Olay yerinde kan izleri, parçalanmış giysi parçaları ile köpeklerin ayak izlerine rastlandı. Ancak saldırı anını hiç kimse görememiş.

   Ayrıca hayvanların kadını yediği iddiası doğru değil. Gördüğümüz kadarıyla cesette ısırma izleri, bazı bölümlerinde deri sıyrılması vardı.”

   Eyüp Kelebek’in anlattıkları da haberleri teyid ediyor. Üzücü de olsa gerçek bu. Olayın meydana geldiği yer, kentin kenar bölgesi. Bu saldırıyı yapanlar, kurt gibi vahşi hayvanlar olabilir mi? O konuda da bir veri yok…

    Kuşkusuz bu haberlerden bütün sokak köpeklerinin insanları parçalayacağı gibi bir sonuç çıkarmamak gerek. Köpeklerin genel davranış biçimi değildir insanlara saldırmak. Ama o bölgedeki sokak köpekleri neden vahşileşti? Bunu araştırmak, yetkililer kadar biz gazetecilerin de görevi…

 

Akarcalı’nın itirazı

    Selahattin Duman, 9 Mart tarihli yazısında ANAP dönemi bakanlarından ve AKP milletvekili aday adayı Bülent Akarcalı’nın, 1984 yılında yaptığı Mamak Cezaevi ziyaretinde bazı mahkumları terslediğinden söz etmişti. Akarcalı, bu yazıya itiraz etti:

   “Cezaevlerini İnceleme Komisyonu olarak Mamak Cezaevi ziyaretimiz sırasında değil terslemek, tek mahkumla tartışmadık. Bir tekine dahi ağzımızdan olumsuz laf çıkmadı. Tam tersine olabildiğince olumlu, rahatlatıcı konuştuk.

   Tüm koğuşlara yalnız girdik. Mahkumlarla başbaşa görüştük. Bu komisyonun kurulması için Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde Türkiye’yi temsil eden milletvekilleri olarak çok emek verdik. Raporumuz da 2 bin adet basıldı.

     ‘Savaşın bittiğinden habersiz Japon askeri’ örneği, tecrit durumlarını yani ülkede olup bitenlerden habersiz bırakıldıklarını anlatmak için kullanılmıştır. ‘İstiklal marşı okumadıkları için biraz dayak yiyecekler tabii’ sözünü ise kesinlikle kullanmadım. ‘Mahkumlara zorla İstiklal Marşı söyletmek İstiklal Marşımıza hakarettir. Esas bunu yaptıranları mahkum etmek gerekir’ demiştim.  
     Sırrı Süreyya Önder’i bu konuda yanlış bilgi verdi diye kesinlikle suçlamam. O ortamda yaşamış birinin mantığı da hafızası da etkilenir. Esas olan Selahattin Duman’ın, tam 30 yıl önceki bir olayı, hoşuna gitmeyen bir partiden aday adayı olmam üzerine yazmasıdır. Ben bu anlayışa karşı çıkıyorum.”

  Selahattin Duman’ın ise Akarcalı’nın bu itirazını haklı bulmadığını, yazısında belirttiği unsurların doğru olduğunu savunduğunu kayda geçirmeliyim.

 

Okurdan kısa kısa

    Mehmet Çağlayan: Halit Akçatepe hakkındaki hangi haber doğru? Bugün (28 Mart) Hürriyet Kelebek’te çıkan “Akçatepe felç kaldı” haberi mi, yoksa Hürriyet’teki “Babam yakında evde” haberi mi?

   Not: Ana gazetedeki haber doğru. Kızı ve doktoru, Akçatepe’nin felç kaldığı söylentilerini yalanladı.

    Mualla El: 24 Mart’ta, “KPSS’de soruların çalınması ve dağıtılmasıyla ilgili soruşturmada” demişsiniz. Yanlış olmuş. “İddialar” demeliydiniz; bildiğiniz gibi savcılığın soruşturma açmış olması suçlamaların doğru olduğunu göstermez.   

     Menekşe Özbey: Cumartesi ekinde yer alan “Türkiye’nin en iyi 10 pastacısı” bölümünde sadece İstanbul, İzmir, Ankara olması ne kötü. Bildiğim çok örnek var. Türkiye denince başka şehirlerden de isim görmek istiyor insan.

      Mahmut Demirci: 14 Mart’ta gazetedeki bulmacada soldan sağa 8’in üçüncü sorusu, “Namaza çağırmak için minarelerden okunan dua”. Cevap “sala” çıkıyor ama doğrusu “ezan.”

    Not: Bu hata, sorunun dizgide kısaltılması sırasında meydana gelmiş.

    E.Demiroğlu: Ekonomi sayfasında doların tekrar yükseldiği ve 2.61 olduğu haberi verilirken, yukarıda kur tablosunda dolar 2.59. Bir gün önce de haberde kurun 2.57’ye düştüğü belirtilirken, tabloda 2.61 olarak gözüküyordu.(20 Mart)

FARUK BİLDİRİCİ/ HÜRRİYET/ 30 MART 2015

 
KORKU HİPNOZU
YEDİ BİN YILLIK BUĞDAY
GAZETECİNİN KİŞİSEL ÇIKARI
"KÜSTAH" YAZMA ÖZGÜRLÜĞÜ
INSTAGRAMDA ÜRÜN YERLEŞTİRME
KANDIRMAK KOLAYMIŞ
TUTUKLATAN FOTOĞRAF İDDİANAMEDE YOK
ELEKTRİKLİ SCOOTER SORULARI
SÖYLEŞİDE DOĞRULAR SÖYLENMİYORSA
POHPOHLAYAN DA NORMALLEŞTİREN DE BİZİZ
TÜRKÇEYE SAYGI
KOPYA ÇEKME ADABI
AVRUPA FOBİSİ
RONALDO SÖYLEŞİSİ
İNSAN HAKLARI HABERLERİ
"ASKERİ KAYNAKLAR" YANLIŞI
SİLAH KENDİLİĞİNDEN ATEŞ ALIR MI?
TECAVÜZÜ HAFİFLETMEYELİM
GAZETECİLİKTE ÇIKAR ÇATIŞMASI
MEDYANIN ÜLKE ALGISINA KATKISI
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELİNA JOLİE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
DR.MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
1 - 2 - 3 - 4
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr