1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 38 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
 23 Şubat 2015, Pazartesi
 

Özgecan Aslan’ın erkek şiddetine kurban gitmesinin ardından başlayan protestolar, bir ara Hürriyet’e de yöneldi. Kadınlar, sosyal medyada mesaj yağdırdılar; “#Hürriyetelinibedenimizdençek” etiketi açanlar da oldu.

Kadınların bu tepkisinin nedeni 15 Şubat akşamı Hürriyet internette yer alan bir başlıktı. Kadınların, şiddet, taciz, tecavüz gibi yaşadıkları olayları anlattıkları “#sendeanlat” etiketi ile ilgili haberin kapağında “#sendeanlat başlığı açıldı kadınlardan mesaj yağdı” yazılmış, altına da büyük harflerle şu başlık atılmıştı:

“Metrobüste kaç defa...”

Kadınların bu başlığa itirazlarının nedenini aktarmadan önce hatırlatayım. Başlık haberin özüdür. Haberi en çarpıcı biçimde sunar okura. Amaç okurun ilgisini çekmektir ama bunu yaparken haberi doğru, eksiksiz ve içeriği deforme etmeden yansıtır, okuru bilgilendirir. Soru işaretiyle ya da üç nokta ile biten, haberin ne olduğunu söylemeyen başlıklar atılmaz gazetelerde. Mesele, hem bu kurallara uyan hem de çarpıcı ve merak uyandırıcı başlık atmaktadır. Yaratıcı gazetecilik burada kendini gösterir.

Ama başlıklarla ilgili bu kurallar, internet haberciliği ile birlikte değişim gösterdi. İnternette haberle uyumlu ve haberin özünü yansıtan başlıkların yerini, bol miktarda “Flaş”, “Son dakika” sözcükleri, soru işaretleri, üç noktalar, kesik cümleler ve içeriğin ipucunu vermekle yetinen, yer yer kışkırtıcı, spekülatif niteliğe bürünen başlıklar aldı. İnternet başlıkları, genel olarak haberi yansıtmaktan çok ilgi çekmek yani “daha çok tık almaya” yönelik.

Tamam ama her haberde illa daha fazla “tık alma” kaygısıyla hareket etmek doğru mu? Bence hayır. Somut örnek de “#sendeanlat” etiketi hakkında Hürriyet internette atılan başlık. Ne diyordu? “Metrobüste kaç defa..” Okurlar, merak edip tıklasınlar diye içerik tam olarak yazılmamış, cümle yarım bırakılmış.

Türkiye’de kadınlar ayağa kalkmış, bir cinayeti protesto ederken “meraklandırma” kaygısı bir kenara bırakılarak başlık atılmalıydı. Bu kaygıdan uzaklaşamayınca maalesef, bir trajediden nemalanma görüntüsü ortaya çıktı ki, bu en başta Hürriyet internetin sürdüregeldiği gazeteciliğe haksızlık oldu.

Kadınların bu başlığa itiraz nedenlerine gelelim. Eleştirilerin ortak noktası, “Metrobüste kaç defa…” başlığının, kadınların şiddet, taciz ve tecavüze karşı başlattığı değişim çabasını “erotik obje” haline getirmesiydi. Fikir edinmek açısından tweetlerden iki örnek vereyim:

“Bizim hayatımızı mahveden hikâyeleri ‘erotik’ çağrışımlarla sunmaktan utanmıyor musunuz?”, “Tacize karşı farkındalık yaratmayı hedefleyen hastag’i bile erotik malzemeye çeviren Hürriyet.”

İtiraz eden kadınlar haksız değil. Başlıktaki bu cümle bence de erotik çağrışımlarla yüklü. Erkeklerin cinsel güdülerini tahrik ediyor; cümlenin gerisini tamamlamayı onların fantezi dünyasına bırakıyor. Tam bir erkek dili bu.

Kadın mağduriyetinin işlendiği böyle bir haberde kadınlarla empati kurulabilmeliydi. Yıllardır kadına yönelik şiddete karşı farkındalık oluşturmaya çalışan, kampanyalar düzenleyen Hürriyet’te böyle bir vaka yaşanması üzücü.

 

Gazetecilerin adaylığı

Fatih Çekirge, iki gün önceki yazısında milletvekili adayı olan gazetecilerin durumuna değindi. “Aday olan kamu görevlileri istifa ediyorlarsa, aday olacak gazeteciler de yazmayı bırakmalı” görüşünü dile getirdi.

Aslına bakarsanız, üniversitedeki görevinden istifa ederek adaylığını açıklamasına rağmen gazetelerde yazmaya devam eden isimlerin durumu, Çekirge’nin sözünü ettiği çelişkiyi açıkça gözler önüne seriyor.

Halbuki gazeteci, “mesleki çalışmalarını her türlü çıkar ve nüfuz ilişkilerinin dışında tutmalı”. Gazeteci aday olarak, farklı bir nüfuz ilişkisinin içine girmiş oluyor; gazeteci kimliğinin yerini “partili kimliği” alıyor.

Aday olarak bir siyasi parti ile “özdeşleşen” bir yazarın ne yorumlarının bağımsızlığından söz edilebilir, ne de bir gazeteci gibi “gerçeğin avukatlığı”nı yapabilir. Gazetecilik olanaklarını bireysel çıkarları için kullanması bir yana, okura yansız bilgi verebilmesi olanağı ortadan kalkar. Yazıları, partinin görüşlerinin yansıtıldığı propaganda metinlerine dönüşür. “Milletvekili yazar”ların yazdıkları yazılar bunun somut kanıtı.

Bu nedenlerle milletvekili adayı olmaya karar veren gazeteci ve yazarların medyaya veda etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Zaten bu kural, Doğan Grubunda yıllardır uygulanıyor; milletvekili adayı olanlar ya da partilerde aktif görev alanlar hemen ayrılıyor Hürriyet’ten.

Artık bu anlayış, bütün medya kuruluşlarına yayılmalı. Zira “partili yazarlık” mesleğimize zarar veriyor; gazetecilik ile “parti sözcülüğü” arasındaki fark belirsizleşiyor.

 

Okurdan kısa kısa

Kanal D’den bir muhabir: Bugün (17 Şubat) Hürriyet’te kullanılan, Özgecan’ın babası, annesi ve kardeşiyle röportajın nerede ise tamamı dün gece Kanal D Haber için canlı yayında Mersin’de yapılan röportajdan alıntılanmış ama kaynak gösterilmemiş. En hafif deyimi ile ayıp olmuyor mu?

Murat Bakır: Arkadaş, gazetenizi her gün takip eden bir okurunuzum. Allah aşkına artık şu Kim Kardasian’ın kalçasını göstermeyin. Hangi gün açsam o.

Nuri Sorgun: Sanat sayfasında ressam Hüseyin Yüce ile ilgili haberin başlığı “Nahif ressam Yüce’ye veda”ydı. Haberin içinde de üç kez daha “nahif” yazılmıştı. Benim bildiğim “naif” olacak o kelime.

Suphi Bediz / Gündüz Uğural: “Spor ekranı” köşenizde o gün yapılacak spor karşılaşmalarının ve spor programlarının dallarına göre başlıklar halinde yayınlanması değişikliğinden dolayı gazetenize teşekkür ederim.

M. Nafiz Özdemir: 18 Ocak’ta Yalçın Doğan’ın kaleme aldığı “Sağlam Kazık: 270 Yıl” başlıklı makalede; Voltaire’in eserlerinden “Zadik” in aradan geçen 270 yıla rağmen hala Türkçeye çevrilmediği belirtilmişti. Milli Eğitim Bakanlığı, adı geçen eseri Fransız Klasikleri serisinin 110 numaralı kitabı olarak 1962’de Türkçe olarak yayımlandı. Bir nüshası da kütüphanemde bulunuyor.

Nezih Akkutay / Tayfun Timoçin: (16 Şubat) Avrupa baskısında Savaş Özbey’in yaptığı bir röportaj var. Konuştuğu kişinin çok ünlü olduğu anlaşılıyor. Ama ne başlık ve spotta, ne de resimaltlarında bir kez bile adı geçmiyor.

Not: Hollywood yıldızı Hugh Jackman ile yapılan bu söyleşi önce Hürriyet Pazar’da yayımlandı. Orada da ilk sayfada vardı ama iç sayfada isim yoktu.

Yalçın Tahmaz: 15 Şubat’ta üçüncü sayfada “Duş fantezisi ölümle bitti” başlıklı haber rahatsız edici. Türkiye’nin, Özgecan cinayeti ile sarsıldığı bugünlerde gazetenizde böyle bir haberin olması yanlış.

Cem Yüce: Anlayan beri gelsin, “Sadettin Teksoy şimdi ne yapıyor?” başlığı atılmış. Okuyucuyu internette birkaç dakika fazla tutmak için yaptığınıza bakın! Bak bak anlamıyorsun. Açıklayın bakalım Sadettin Teksoy şimdi ne yapıyor?

Oğuz Mangit: Bugünkü (12 Şubat) Hürriyet’in 1.sayfasında GS basketbol koçunu önce “Engin” diye yazmışsınız, hemen altında ise Ergin diyerek düzeltmişsiniz. Kelebek ekinizde “10.yıla çifte sergili kutlama” başlığı altında Semahat Arsel’in fotoğrafına Suna Kıraç yazmışsınız.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 23 ŞUBAT 2015


 
BOŞ SÜTUNLAR
MEDYA İKLİM SORUNUNDA ETKİSİZ AKTÖR
"NOBEL ÖDÜLLÜ" DİYORSAN
MÜZİSYEN BERKLEE'DE OKUDUM DERSE
REKLAMIN ETKİLİ VE UCUZ YOLU
ÜRPERTİCİ BİR FOTOĞRAFTI
"HAMİLEYE TEKME"DEN HUKUK DERSİ
"KAYYIM"A DİLİMİZ DÖNMÜYOR
YABANCI MARKALI YERLİ ARAÇLAR
YALANLAMALAR DA YALANLANIR
TEK KAYNAĞA DAYALI HABER
SİYASİ HABERLERDE EŞİTLİK
GAZETECİLİĞİ SAVUNMAK
MASABAŞI HABERCİLİK
JİGOLO KOCALAR VE IŞİD'E KAÇAN KIZLAR
ÜNİVERSİTEDE ATIŞ POLİGONU
ÇEKYA MI?
ANGELINA JOLIE NEDEN GELMEDİ?
MANTIK VE VİCDAN SÜZGECİ
YANILTAN SANATÇILAR
HABERCİLİK SUÇU
EKONOMİNİN AKTÖRLERİ
İNTİHAR HABERLERİNİN ÇEKİCİLİĞİ
ÖZELEŞTİRİ ZAMANI
İNTİHARLAR, TAHLİYELER VE SORUMLULUĞUMUZ
DARBELERE KARŞI ÇIKARKEN
HABERCİNİN KADERİ
MERAK KONUSU KLASİĞİ
İSTANBUL-İZMİR ARASI KAÇ SAAT?
İKİ TURİZMCİDEN ELEŞTİRİ
SERİ KATİL TEFRİKASI
ŞEHİT CENAZELERİNDEKİ SALDIRGANLIK
BİNALARI KİM YIKTI?
VENEZUELA'DAKİ HAMBURGER
YAZILMAMIŞ HABERE İHTAR
BAKAN HAKLI MIYDI?
HABER NASIL YAZILMAZ?
YARGIÇ DEĞİLİZ
BASKIN HABERİNDEKİ YANLIŞLAR
GAZETECİ ÖRTBAS ETMEZ
KODLAMA VE BUZLAMA KILAVUZU
140 BİN TÜPGAZ MI?
FRİKİK GAZETECİLİĞİ
BİLGİ KİRLİLİĞİNE DİKKAT
GÜNEŞ GÖZLÜKLÜ KADIN
GAZETECİ KİMLİĞİNİ GİZLER Mİ?
BULMACA MERAKLILARINA YANITLAR
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
CAN YÜCEL GÖRSE KAHROLURDU
KİŞİSEL VERİLERİN GÜVENLİĞİ
OPERASYON HABERLERİNE DAİR GÖZLEMLER
SUÇLU İLAN ETMEDEN
KADIN AKADEMİSYENİN İTİRAZI
RUS SÖZCÜ HAKLI MI?
İDAMIN YAŞI
HAYVANLAR VE HAKARETLER
SOSYAL MEDYA VE MAHREMİYET
TATLITUĞ FOTOĞRAFINA YORUM
O KOMUTAN ŞEHİT Mİ?
YEREL HABERLERE EDİTORYAL SÜZGEÇ
MAHKEME KARARI YAZARKEN
AZİZ YILDIRIM'DAN MEKTUP
REKLAMLARDAKİ HÜRRİYET YAZARLARI
DR. MUCİZE Mİ?
RİVAYETLER ÖLDÜRÜCÜDÜR
GAZETECİ REFLEKSİ
GERÇEĞİ SÖYLEMEYEN KINAMALAR
BİR YAZAR TUTUKLANIRSA
YALAN BİLE DEĞİL
HÜRRİYET OKURLARINA ÇAĞRI
HÜRRİYET VE ERDOĞAN'IN "400 VEKİL" SÖZÜ
GÖRMEZDEN GELİNEMEZDİ
YA SONRA?
NE DERLERSE DESİNLER
GAZETECİ CİNAYETİNİN NEDENİ
HABER AJANSLARINA ÇAĞRI
SÖYLEŞİDE GAZETECİNİN ROLÜ
"ASKERİ KAYNAK" NEDİR?
ASPARAGAS BÖCEĞİ
NEFRET TACİRLERİNE ARACILIK
GÜCÜN SÖYLEME ETKİSİ
HABERLER AKLAMAZ
GAZETECİYE YASAĞI SAVUNMAK
MEDYA DA MUHASEBE YAPMALI
OKURUN ÖĞRETİCİLİĞİ
İMA ETME SUÇU
CUMHURBAŞKANI'NA DA EŞİT MESAFE
BAKANLIĞIN SÖYLEYEMEDİĞİ
GÜMRÜKSÜZ PARA SAHASI
NEFRET SÖYLEMİ Mİ?
OTOMOTİV SAYFASINA BİR ELEŞTİRİ
ZAYTUNG ŞAKASI GİBİ
MEDYA MAHALLESİNİN JANDARMALARI
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr