1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda.  Haberlerin peşinden koştum; haber trafiği yönettim, söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım. Dokuz yıl boyunca sürdürdüğüm Hürriyet gazetesi Okur Temsilciliği (Ombudsman) görevinden 4 Mart 2019’da ayrıldım. Artık mesleğime "Medya ombudsmanı" olarak katkıda bulunmayı hedefliyorum.  Okurlardan da somut örnekler üzerinden medya eleştirileri bekliyorum.

Faruk Bildirici


 PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
 10 Kasım 2014, Pazartesi
 

Kobani’ye destek vermeye giden Peşmergeler, geçtikleri her yerleşim merkezinde coşkuyla karşılanmış; Kürtler, yol boyunca büyük sevgi gösterilerinde bulunmuştu.

Bu koşullarda yayımlanan "Peşmergeler hesap ödemedi" haberine siyasi anlamlar yüklenmesi de kaçınılmazdı. Nitekim 31 Ekim’de haberin çıktığı gün hem sosyal medyadan tepkiler geldi; hem de okurlardan telefon ve mail yağdı. Eleştiriler daha çok, "doğru olmayan bir haberle Peşmergenin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığı" yönündeydi.

Öğle saatlerinde de Peşmergelerin, Şanlıurfa’da yemek yediği Demirol Tesisleri’nin sahipleri açıklama yaparak haberi yalanladılar. Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı adına kesilmiş 979 liralık faturayı da kanıt olarak gösterdiler. Bu eleştirileri, haberi hazırlayan Ahmet Can’a sordum.

"Ne yediler, restoran ne kadarlık bir ciro artışı yaşadı sorularını sormak için tamamen gazetecilik refleksiyle dinlenme tesisini aradım. Yetkili biriyle görüşmek istediğimi söyledim. Karşıma akaryakıt istasyonunun sahibi olduğunu belirten Bekir Demirol çıktı. Bekir Bey, tüm sorularıma yanıt verdi. Hesabı kimin ödediğini sorduğumda ise hesabın ödenmediğini söyledi. Bu kez ‘Kim ödeyecek’ diye sordum, bilmediğini söyledi. Ayrıca ismini yazmamamı da rica etti. İlk gün hesabın ödenmediği haberimi bu görüşmeye istinaden yazdım.

Bu haber ertesi gün sabahtan yoğun tepki aldı. Üstelik sosyal medyada bir fatura dolaşmaya başladı. O faturanın yemeğin parasının ödendiğinin ispatı olduğu, yalan haber yazdığım iddia edildi.

Bekir Bey ile o gün yeniden görüştüm. Bekir Bey, kendisinin restoran bölümüyle ilgilenmediğini, sözlerinin yanlış anlaşıldığını ve Şanlıurfa Valiliği’nin nakit olarak ödeme yaptığını söyledi. Sabahtan itibaren yoğun tepki ile karşılaştıklarını belirterek yardımcı olmamızı talep etti. Bekir Bey bu kez haberde isminin kullanılabileceğini de belirtti.

Bu bilgiyi doğrulatmak için bu kez Şanlıurfa Valiliği Özel Kalem Müdürü Hüseyin Ötegeçeli ve faturanın kesildiği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB) Müdürü Mehmet Kızılkanat’ı aradım. Her ikisi de faturanın kendilerine ulaşmadığı ve nakit ödemenin söz konusu olmadığı yanıtını verdiler. İkinci günkü haberimiz de bu demeçlerden oluştu. Ekonomi haberciliği refleksiyle ve demeçlere dayanarak yazdığım haberlerin, siyasi gerilimin etkisiyle bu alana çekilmesine üzüldüğümü belirtmeliyim."

Ahmet Can’ın bu yanıtının ardından, Şanlıurfa Valiliği ve Bekir Demirol ile görüştüm. Valilik, "Peşmergenin gelişinden önce zaten o restorana gideceği belliydi. Biz organize ettik, onlarla birlikte bizim güvenlik güçlerimiz de yemek yedi. Fatura geldikten sonra ödeme yapıldı" bilgisini verdi. Bekir Demirol da bu bilgiyi doğruladı, "Buraya geleceklerini Valilik önceden haber vermişti. Hatta akaryakıtı da bizden alacakları söylenmişti. Valilik, fatura kesildikten sonra da ödemeyi yaptı" dedi.

İki tarafın verdiği bilgi birbirini tamamlıyor; belli ki, ödemeyi valiliğin yapacağı baştan belliymiş, fatura kesildikten sonra da (yani Hürriyet’in haberlerinin ardından) ödeme yapılmış. Yemek bedelini valiliğin ödemesi çok doğal. Zira Peşmergelerin akaryakıt bedelini de Suruç Kaymakamlığı’nın ödediğini haberlerden biliyoruz. Anlaşılan Peşmergelerin bütün harcamalarını Türkiye Cumhuriyeti devleti karşılamış.

Bu bilgiler ışığında bakarak Hürriyet’te ilk günkü haberindeki "Peşmergelerin hesabı ödemeden ayrıldığı, hesabı kimin ödeyeceğinin belli olmadığı" bilgisinin doğru olmadığını söyleyebilirim.

Peki bu yanlışlık nereden kaynaklandı? Ahmet Can, gerçekten gazetecilik refleksiyle hareket edip, haber yapmak amacıyla İstanbul’dan Ş.Urfa’yı aramış; Demirol Tesisleri sahiplerinden Bekir Demirol ile konuşup haberi yazmış. Ama o konuşmada bir yanlış anlaşılma ya da eksik ve yanlış bilgilenme olmuş.

Bekir Demirol’un sonradan söylediği "Ben restoran değil akaryakıt tarafındayım. Restoranda olanları tam olarak bilmiyorum" açıklamasının doğru olduğunun ipuçları ilk haberde var. "Peşmerge hesap ödemedi" haberinde, "Tesislerde yemek yiyen bir kişi 13 TL civarında hesap ödüyor. Bu da Peşmergelerin yaklaşık 1040 TL’lik hesabı ödemediklerini gösteriyor" diye yazıyor. Yani net bir rakam değil, tahmini bir hesaptan söz ediliyor. Bekir Demirol, restoran kısmının yöneticisi olsa kesin bir rakam verebilirdi.

Haberdeki bilgi eksikliği ya da yanlışlık o gün fark edilebilir miydi? Emin değilim. Belli ki, Ahmet Can restoranın her şeyini bilen bir yetkili ile konuştuğunu sanıyor o sırada. Organizasyonu Valiliğin yaptığı bilgisi olmadığı için o noktanın üzerine gidemiyor. Ama bu haberin siyasi yanı nedeniyle Yazı İşleri’nde daha fazla titizlenilebilir, bir kez de yerel kaynaklardan araştırılması, oradaki muhabirlere sorulması yoluna gidilebilirdi. Bu da bir eksiklik olmuş.

Keşke restoran sahiplerinin fatura açıklamasının ardından Ş.Urfa Valiliği de bir açıklama yapıp, fatura geldikten sonra ödeme yapacaklarını duyursaydı. Böylece ikinci günkü haberde "valiliğin ödeme yapıp yapmadığı" karmaşası engellenmiş olur, konuya ilişkin belirsizlikler gecikmeksizin ortadan kalkardı.

Sonuçta nedeni ne olursa olsun "Peşmergeler hesap ödemedi" haberinin doğru olmadığı açık… Şimdi buradan yeni tecrübeler çıkarma zamanı…

 

Peşmergenin yakıt parası

"10 bin ton yakıtın parası kaymakamlıktan" haberindeki rakamlar, Murat Özbahçeci, Ertuğrul Aksoy, Tuncer Önal ve Mustafa Çoban adlı okurların dikkatini çekmişti:

"Kobaniye giden Peşmergeler dün araçlarına 5 bin litre mazot 5 bin litre motorin aldı. Bu 10 bin ton yakıtın parasını ise Suruç Kaymakamlığı ödedi" yazmaktaydı. Herkesin bildiği gibi 5+5 bin litre toplanınca 10 bin litre eder. 10 bin ton yapmaz! Bu küçük bir hesap hatası deyip geçiştirilecek bir konu değil."

Evet, okurlar kesinlikle haklı. 10 bin litre yerine 10 bin ton yazınca epeyce abartılı bir rakam ortaya çıkıyor. Elbette kasıtlı bir hata olamaz ama tam da "Peşmerge hesap ödemedi" haberiyle ilgili tartışmaların üzerine gelince okurların tepkileri de daha sert oluyor.

 

Okurdan kısa kısa:

Murat Bükcüoğlu: 3 ve 4 Kasım tarihli BilBul eklerindeki ilk sayfa Çengel Bulmaca aynı. Okura saygı lütfen.

Mehmet Erbil: İnternette "Talip Apaydın yaşamını yitirdi", gazetede 1 Ekim’de çıkan "Usta yazara son görev" haberinde ve sonra Radikal Kitap Eki’nde kullanılan Talip Apaydın fotoğrafı benim. Web sayfamdan site adresim silinerek servis edilmiş. Emeğe saygı lütfen.

Orkun Tayan: "Hâkimin savcının özeli mözeli olmaz" haberinizde "tabi hâkim ilkesi" demişsiniz. İkisi de Arapça kökenli sözcükler. "Tabi"nin anlamı bağımlı, "tabii"nin ise "doğal"dır. "bağımlı hâkim ilkesi" olamayacağına göre haberde "tabii hâkim ilkesi" yazmanız gerekirdi. İki "i" ile yani...

Alaattin Yaşar Güneş: Son günlerde birinci sayfadaki karikatürler niye küçüldü? Latif Demirci her şeyi kısa yoldan o kadar güzel anlatıyor ki. Lütfen…

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 10 KASIM 2014


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@gmail.com