1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
 11 Ağustos 2014, Pazartesi
 

Sabah gazetesi foto muhabiri Erkan Koyuncu’nun ölümünün nedenlerini irdeleyen “Florya’da katil kapı gerçeği” başlıklı yazıda bir cümle dikkatimi çekti:

“Sürekli basın mensuplarının kullandığı bu kapıyı futbolcular ve yöneticiler neden kullanmıyor?”

Futbol ile pek de ilgim olmadığı için olsa gerek o cümleyi okuyana değin, Galatasaray’da gazetecilerin kulüp yöneticileri ve futbolcularla aynı kapıyı kullanamadığını bilmiyordum. Şaşkınlıkla arkadaşlara sordum, bu iki kapı olayını. Evet doğruydu, Galatasaray Tesisleri’nde A ve B kapıları vardı; gazeteciler, alınan malzemelerin vb girdiği B kapısını kullanabiliyorlardı.

Demek meslektaşımız Koyuncu’nun ölümünün asıl nedeni Florya’daki çelik kapının ağırlığı, sensörün olmayışı falan değil, gazetecilere reva görülen bu tutumdu. Gazetecilere ikinci sınıf insan muamelesi reva görülmese, gerekli bütün önlemlerin alındığı A kapısına gidebilseler Koyuncu ölmeyecekti.

Haklı olarak Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası da Koyuncu’nun ölümüyle ilgili açıklamalarında olayın bu yönüne dikkat çektiler. TGC açıklamasında sert bir dille eleştirildi bu “aşağılayıcı” tutum:

“Spor kulüplerinin çalışmalarını izlemeye gelen muhabirlerin normal giriş kapılarından değil eşyaların içeri sokulduğu kapılardan sahaya alındıkları anlaşılmıştır. Basın emekçilerine aşağılayıcı bir tavır takınılması kabul edilemez”

Diğer kulüplerdeki uygulamayı da merak ettim. Meğer gazeteciler, başka bazı kulüplerde de futbolcu ve yöneticilerin girdiği ana kapıyı kullanamıyormuş.

Kulüp yönetimlerinin bu konuma indirgediği ve bu durumu sessizce kabullenmek zorunda kalan medya mensupları o takımları eleştirel bir gözle izleyebilir mi? Sanmıyorum.

Gazeteciliğe ne kadar izin veriliyorsa o kadarına razı oluyoruz anlaşılan…

 

Plaj magazini

Hürriyet okuru Yadigar Yaşar, yaz aylarında sahillerden yapılan “magazin gazeteciliğini” eleştirdi. “Plaj magazini”nin kimi okurlar tarafından nasıl algılandığını anlamak ve onlarla empati geliştirebilmek açısından kayda değer bulduğum için özetleyerek yayımlıyorum:

“Nedense her yaz, denize giren medyatik kişilerin fotoğraflanması ve haber yapılması, üstelik kadınları arkadan çekip popolarını gözümüze sokacak şekilde sayfa düzenlemesi yapılması gazeteciliğin şanından (!) olmuş.

Kelebek’in 27 Haziran sayısında, Özge Özpirinççi ile Hande Subaşı’nın popoları alt alta 1. sayfanın sağını kaplamış. 11 Temmuz’da, Nilüfer Gürbüz isimli kadının arkadan çekilmiş fotoğrafı 1. sayfanın 1/3’ini kaplamış. 14 Temmuz’da, Ebru Şallı’nın poposuna maruz kalmışız. 18 Temmuz’da, Cansu Dere’nin habercilere yakalanmamak için sabah erken saatlerde denize girmesi. Tuzu biberi de 18 Temmuz’da Hamdi Alkan’ın memeleri ve kat kat göbeği!

‘İçinde bir ünlü olsun da ne olursa olsun’ haberciliği de sayfa doldurmak için başvurulan bir yöntem olmaya başlamış. ‘Bilmem kim bilmem hangi AVM’de alışveriş yaparken görüntülendi’ Eeeee! ‘Bilmem kim Çeşme plajında denize girdi’ Eeeee! ‘Bilmem kim muhabirleri görünce suratını asıp mekândan hızla uzaklaştı.’ Eeeee! Evet magazin bir ihtiyaç ama bütün bir yaz boyunca kadınların popolarını ya da erkeklerin kıllı göbeklerini görmek bir ihtiyaç değil!”

 

Okurdan kısa kısa:

Uğur Kuru: 3 Ağustos’ta, ailesinin Çolpan İlhan için verdiği teşekkür ilanında Genelkurmay Başkanı’nın adı, “Necdet Özer” olarak yazılmıştı. Soyadının Özel olduğunu aile karıştırmış olabilir ama Hürriyet Reklam Servisi düzeltmeliydi.

Sinan Somer: 3 Ağustos’ta, İkili Oyun Bulmacada aranacak kelimelerden baloncu balkncu olarak, karizma ise kurizma olarak basılmış; bir değil iki kelime açıkta kalıyor. Petek bulmacada 9. ve 10. sorular yerine “Bulunamadı” yazılmış, cevaplar da basılmış. Eki kontrol etmeden bastığınızı düşünüyorum.

İlhami Akkum:  Garp Cephesinde yeni bir şey yok! “Ankara’da yolcu otobüsü devrildi: 42 yaralı” haberinde yine firma adı yoktu. Yalın bir standart var; Uçak firmaları için ne yapıyorsanız, otobüs firmaları için de aynısını yapın.

Deniz Kambal: Kabataş iskelesindeki belediye otobüsü kazası haberinin başlığında Kübra Dere adlı genç kızın bacağının koptuğunu yazdınız. Ama haberde, bacağında çok sayıda kırık olduğu belirtiliyordu. Bir gün sonraki haberde ise “bacağın kopma noktasına geldiğini” bildirdiniz. Demek kopmamış!  

Not: Maalesef o genç kızın bacağı ameliyat sonrası kesilmek zorunda kalındı.

Engin Nur: Formula 1’in patronunun yargılandığı davada dolar karşılığı özgürlüğünü satın aldığına dair bugünkü (6 Ağustos) haber 1.sayfada, 13. sayfada ve spor sayfasında yer almış. Bu zat üç yerde haber olacak kadar önemli mi!

Talat Boztan: 6 Ağustos’ta ekonomi sayfasında “Tablette puzzle dönemi” haberinde bir firmanın yeni çıkardığı tabletin teknik özelliklerini anlatmışsınız. Teşekkür ederiz ama bu tabletin hiç mi eksisi yok? Onları da anlatsaydınız da ben sizin uzmanlığınıza tam puan verseydim. Sadece överek uzmanlık mı olur?

Abdurrahman Muşlu: “Glock’lu intihar” (7 Ağustos) diye yazdınız yine. Glock değil Baretta ya da Smith Wesson ile intihar etse ne değişir ki? Hem siz daha önce bu haberlerle “gereksiz bir glock efsanesi” yaratıldığını yazmıştınız. O zaman niye böyle haberlere devam ediyor gazeteniz?

Bülent Koç: 4 Ağustos’ta internette “TIR biçti geçti” başlıklı haberinizin başlığı yanlıştı. Çünkü taksi, park halindeki TIR’a arkadan çarpmıştı; TIR taksiyi biçip geçmemişti.

Suphi Bediz: 27 Temmuz’da “O koca ucuz kurtulmuş” haberinizde “sahte icra takibi” yapıldığı yazılmış. Sahte icra takibi ile haciz konulması hukuken mümkün değil. Bu yapılan işlem muvazaadır. Muvazaa, borçluların kendisi aleyhine gerçek bir borç/alacak ilişkisine dayanmayan icra takibi yaptırıp haciz koydurmasıdır.

Faruk Koşucu: Arsenal’in çıkması üzerine hurriyet.com’un yayın politikasını şaşkınlıkla izliyorum. “Demba Ba, Arsenal çıkınca borsaya sakatlık bildirmiş” tweeti üzerinden manşet ve altında bir yığın tweet.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 11 AĞUSTOS 2014


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr