1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
 09 Haziran 2014, Pazartesi
 

Soma’daki maden ocağı faciası, iş kazaları konusunda duyarlılık yarattı. İnsanlar iş kazalarıyla ilgili haberleri daha yakından izliyor; haklı olarak bu haberlerde sorumluların adlarını da görmek istiyor.

Okurlarımızdan İsmail Güncüoğlu, bir iş kazası haberinde şirket sahip ve yöneticilerinin adlarının verilmemesine itiraz etti. İstanbul Kartal’daki bir inşaatta meydana gelen ve 3 işçinin ölümüne yol açan iş kazasıyla ilgili olarak Hürriyet’te 1 Haziran’da çıkan “16’ncı katta iş kazası” haberini eleştirdi gönderdiği mailde:

“Haberi üzüntü ile birlikte hayretle okudum. Kazada hayatını kaybeden işçilerin isimleri haberde verilmişti. İnşaatın yüklenicisi, ölen işçilerin hangi altyüklenici sorumluluğunda ve istihdamında çalıştığı, sigortası olup olmadığı hakkında gerekli bilgileri içermiyordu. İnternetten araştırdığım diğer kaynaklarda da işveren/ inşaatın yüklenicisi ve benzeri sorumluları hakkında bilgi olmadığını gördüm.

Anladığım kadarıyla, kazanın meydana geldiği adresi bildirirken, işyerinin adını haberin ayrılmaz bir parçası olarak kamu ile paylaşmak, işveren haklarını koruma pahasına vatandaşın haber alma özgürlüğü kısıtlanabiliyor!

Halbuki tedbir almayan sorumluların görüşleri ve hukuki sürecin kamuoyu tarafından takibi bu kazaların tekrarlanmaması için tedbir almakla sorumlu işveren üzerindeki en önemli caydırıcı unsurdur.

Basın kuruluşlarına, işveren kimliğini saklı tutma ile ilgili ( varsa ) hukuki engellere karşı girişimde bulunulmasını öneriyorum. Kişi ve Kurumların hesap verebilirliğinin, kamuoyunda paylaşılabilir, basın yoluyla takip edilebilir olması yoluyla, ülke çapında ilerlememize katkı sağlanacağına inanıyorum. Şeffaf bilgi toplumuna doğru ilerleme sağlanmasında basından öncülük bekliyorum.”

Okur haklıydı. Medya genel olarak iş kazası haberlerinin çoğunda şirketlerin adlarını, sahip ve yöneticilerinin kimliğini duyurmuyor. Hürriyet’teki haberlerde de çoğu kez yer almıyor bu bilgiler. Örneğin Sakarya’nın Arifiye ilçesinde Yüksek Hızlı Tren İstasyonunda 30 Mayıs’ta meydana gelen ve beş işçinin yaralandığı iş kazası haberinde de yoktu bu isimler…

Oysa medyanın görevi, iş kazası haberlerinde sorumluları bulup ortaya çıkarmak ve kazanın nedenlerini araştırmak. Böylece yeni iş kazalarının, insan ölümlerinin önüne geçilmesini sağlamak.

Türkiye’de iş kazalarının birincil nedeni, vahşi kapitalizm kuralları uygulanıp yeterli önlem alınmaması olduğu için objektifleri ilk önce şirket sahip ve yöneticilerine doğrultmak kaçınılmaz. Peşinen suçlamaktan da bahsetmiyorum, en azından şirket sahip ve yöneticilerine sorular sorup, yanıtlarını haberde aktarmaktan söz ediyorum.

Şirket ismi vermek, iş kazası haberlerini üçüncü sayfa haberleri olarak görüp, ölü yaralı bilançosu vermekle yetinme alışkanlığını bırakmaya da zorlar medyayı. Soma’da -gerçi bir kısmı geriden geldi ama- Hürriyet’in de aralarında yer aldığı medya kuruluşları, maden işletmecilerinin adlarını yazdı, sorumluların peşine düştü, fena mı oldu? Hükümet ve medya başta olmak üzere tüm kamuoyu madenlerde uygulanan vahşi kapitalizm koşullarını bu sayede öğrenmedi mi? 

 

Fotoğraflardaki emek

Lice’deki yol kapatma eylemiyle ilgili haberin hemen üzerine bir fotoğraf konulmuştu. Altı askerin, yaralanan bir arkadaşlarını kucaklarında taşımaya çalıştıkları telaş anını yakalamıştı fotoğraf. Olay sırasında asker tarafında yaşananları çarpıcı biçimde özetliyordu.

Bu fotoğrafın 5 Haziran günü Hürriyet internette yayımlanmasının hemen ardından Anadolu Ajansı Fotoğraf editörü Fırat Yurdakul, bana hitaben bir tweet attı. “Günün fotoğrafı olan AA fotoğrafına yine DHA imzası atmışsınız” diyordu. İkinci tweetinde de aynı haberdeki foto galeriye dikkat çekiyor, oradaki imzasız fotoğrafların da AA’ya ait olduğunu vurguluyor; fotoğraflara imza konulmamasını “emeği anonim hale getirmek” olarak nitelendiriyordu.

Yanlış varsa düzeltileceği yanıtını vererek Yurdakul’un eleştirisini Hurriyet.com.tr’ye ilettim. Editör arkadaşlar, haberin girişindeki fotoğrafın AA’ya ait olduğunu doğruladı; foto galerideki fotoğrafların da AA ve DHA’dan seçilmiş karma bir albüm olduğu bilgisini verdi. O fotoğraflara AA mahreci konulmamasının özel bir uygulama olmadığını, haberlerde imza ve mahreç kullandıklarını ama fotoğraflarda “çok özel bir durum söz konusu değilse imza kullanmadıklarını” söylediler. Fakat bence düzeltilmesi gereken bir yanlış vardı orada. Lice haberinin girişine DHA imzası konulmuştu, dolayısıyla AA’nın fotoğraflarının da DHA’nın olduğu izlenimi veriyordu. AA’daki foto muhabirlerinin emeğine karşı açık bir haksızlıktı bu durum.

Kaldı ki, ertesi gün aynı olaydan fotoğraflar basılı gazetede de yer aldı. O fotoğraflardan birinde DHA’nın, diğerinde AA’nın imzası vardı. Zaten basılı gazetede hemen her fotoğrafta mahreç ya da imza konuluyor. İnternette ise sanırım hızdan da kaynaklanan eksik bir uygulama söz konusu. Ama Hürriyet Dünyası’ndaki her mecrada aynı gazetecilik standartlarının geçerli olması gerekli. Evrensel gazetecilik ilkeleri, her fotoğrafta, her haberde kısacası her fikri üründe kaynak göstermeyi, mahreç ve imza kullanmayı zorunlu kılıyor. Neticede emeğe saygı bu…

 

Okurdan kısa kısa

Mehmet Öztürk: Bulmacanızda bazen hatalar oluyor. En sık yapılan hata ise 1 Haziran Pazar günkü bulmacanın ilk sayfasında olduğu gibi, “fotoğraftaki şarkıcı”nın adı soruluyor ama bulmacada herhangi bir fotoğraf falan yok!

Fezaren Varan: “Atomu üç metre öteye ışınladılar” (31 Mayıs) haberiniz yanlış. Science dergisinin sitesi www.sciencemag.org’da “Scientists Crack Quantum Teleportation” başlıklı yazıda bahsedilen “Kuantum Işınlaması”, elektronlar veya diğer parçacıkların ışınlanması değil, iki elektron arasında bilgi aktarımı olduğudur. Elektronların kristal kafeslerde ve aralarında üç metre olduğu doğruysa da bir atomun başka bir yere ışınlanması söz konusu değildir.

Mehmet Çağlayan: “TİB’e baskın” haberi, 4 Haziran’da ekonomi sayfasındaydı. Acaba neden? Olay siyasi değil de ekonomik mi?

Cüneyt Uzun: 7 Haziran’da “Nedeni Suriye” haberinin spotunda kadının “Suriye’ye dönmek istediği” için öldürüldüğü yazıyor. Haberde ise tam tersine öldürülmesinin nedeni “Suriye’ye dönmek istememesi”. Biraz dikkat lütfen.

Hamit Doğulu: Selçuk Üniversitesi’ndeki cinayet haberinde 6 Haziran’da zanlı profesörün bölümünü, görevini verip, soyadını kodlamanıza şaşırmıştım. Bir gün sonra 7 Haziran’da da kodlamadan vazgeçip adını, soyadını yazdınız, fotoğrafını verdiniz. Biri yanlış olsa gerek… Hangisi ilkelerinize uygun?

İsmail Büyükakan: 27 Mayıs’ta “Bir madenci olarak utanç duyuyorum” haberinde EBSO Maden ve Taş Ocakçılığı Sanayi Meslek Komitesi Meclis Üyesi Ahmet Telek, madenlerin de dahil olduğu “çok tehlikeli işler”de yaklaşık 12.3 milyon kişi çalıştığını söylemiş. Bu rakam abartılı. Çalışma Bakanı Çelik, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde 6 milyon kişinin çalıştığını açıklamıştı.

Tuncay Yazıcı: Çocukluğumda, Tarkan, Hüdaverdi, Güngörmüşler, Fatoş-Basri ve Dedektif Nik çizgi romanları sayesinde gazete okuma alışkınlığı edindim. Bugün 9 yaşında bir çocuğum var. Yaşından beklenilmeyecek kadar çok kitap okuyor ama gazete okumuyor. Sizden ricam, çocukları her gün gazete başına çekebilecek birkaç çizgi romandan başlayarak bu eksikliği gidermeniz.

Mehmet Deniz (Safranbolu Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı): Federasyonun anti demokratik yönetim şekli basına yansıması gerekirken verilen harcırahların cep harçlığı olarak gündeme gelmesi canımı incitti. Asıl sorun delegelerin iki saatte bitirilen kongrede dertlerini dile getirememesidir. Kongreye 5 binin üzerinde delege davet edilir. Her odanın yönetim kurulu doğal delegedir. Bu sistem yanlıştır.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 9 HAZİRAN 2014


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr