1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
 17 Mart 2014, Pazartesi
 

Hükümet, dijital alanın el atmadık yanını bırakmamaya kararlı. “İnternet ortamında işlenen suçlar ile mücadele” ile ilgili düzenlemenin ardından bu kez internet medyası ile ilgili tasarıyı Meclis’e gönderdi.

Aslında gecikmiş bir yasal düzenleme bu. İnternet medyasının faaliyete geçtiği 15 yıldır bekleniyordu. Eksikliğin giderilmesi ve internet medyası çalışanlarının da Basın Kanunu kapsamına alınması olumlu bir gelişme.   Tasarıdaki, “içeriğin ilk kez sunulmaya başlandığı tarih, her erişildiğine değişmeyecek şekilde içeriğin üzerinde belirtilir” hükmü de olumlu bir yenilik. Ama bence içeriklerin üzerine tarihle birlikte saat de girilse daha iyi olur.  Yayına girdiği saat, tartışmalı konularda değerli bir veri haline geliyor.

Tasarıda gözüme çarpan bir eksiklik, internet medyasında çalışan meslektaşlarımızın geriye dönük hakları ve gazetelerin internet siteleri ile ilgili bir düzenleme olmaması.

Zaten incelediğinizde tasarının, yüzeysel bir yaklaşımın eseri olduğu anlaşılıyor. Tasarı, yine özgürlüklerin genişletilmesi değil, devletin cezalandırıcı elinin bu alanın üzerindeki eksikliğini giderme kaygısıyla hazırlanmış.

Öyle olmasaydı, bilişim çağının yarattığı internet medyası,  zamanın ve teknolojik gelişmelerin karşısında köhneleşmiş Basın kanununa eklemlenmez; kanunun tümüyle yenilenmesi yoluna gidilirdi.

Uygulamadaki bu Basın Kanunu, devletin basın üzerindeki vesayetinin belgesi. Bu yasa sayesinde devlet bu alanda düzenleyici değil, belirleyici rol üstleniyor. Bırakın basın kuruluşlarının faaliyete geçebilmesine izin vermeyi, kimin sarı basın kartı alacağına bile hala devlet karar veriyor bu ülkede.

İnternet medyası tasarısı da bu vesayetçi yaklaşımı aynen devam ettiriyor; medyanın kendi özdenetimine ve basın kartını meslek örgütlerinin verebilmesine kapıları açmıyor. İnternet medyasını basın kuruluşu kabul eden ve resmi ilan alabilmelerine olanak tanıyan tasarı, Basın İlan Kurumu’nu da yerel medyada olduğu gibi internet medyası üzerinde “denetleyici ve hatta cezalandırıcı organ” haline getiriyor.

Bu “vesayetçi” yaklaşımın sonucu olarak, tasarının 7. maddesine son derece vahim bir düzenleme yerleştirilmiş. İnternet yasakları getiren yeni 5651 sayılı yasa uyarınca “erişimin engellenmesi veya içeriğin yayından çıkarılması kararları nedeniyle sorumluları hakkında adli makamlarca kovuşturmaya başlanılması” halinde haber siteleri için sağlanan resmi ilan ve reklam ile basın kartına ilişkin haklar ortadan kalkacak. Bu işlem için düzenlenen iddianamenin savcılık tarafından Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü ile Basın İlan Kurumu Genel Müdürlüğü’ne gönderilmesi yeterli olacak.

Bakar mısınız? Bir haber sitesinin yöneticileri hakkında kovuşturma açılması, iddianame hazırlanması, o sitenin haklarının ortadan kaldırılması için yeterli görülüyor. Yargının karar vermesi beklenmeden ceza uygulanacak! Yargı beraat kararı verse bile reklam ve basın kartı hakları elinden alınan internet sitesi, o zamana kadar boğulup ortadan kaldırılmış olacak muhtemelen…

Bu maddenin, internet medyası üzerinde siyasi ve idari baskı aracı haline geleceği, sansür ve otosansüre yol açacağı çok açık. Umarım Meclis’teki görüşmeler sırasında düzeltilir bu hüküm…

 

Seçmenin bilme hakkı

TRT’nin, “iktidar partisinin sesi” haline gelişini izliyorduk ama kurumun düştüğü hali rakamlar açıkça ortaya koydu. Hürriyet’in Oya Armutçu ve Meltem Özgenç imzalı haberine göre, TRT, 22 Şubat-2 Mart arasında seçim haberlerinde yayın süresinin yüzde 89.5’ini AKP’ye ayırmış. AKP haberlerini 792 dakika yayımlarken,  MHP haberlerini 48 dakika, CHP haberlerini 45 dakika, BDP haberlerini ise 2 dakika süreyle vermiş.

Halbuki TRT, kamu yayıncılığı yapması gereken bir kurum. İzlediği bu çizgi kamu yayıncılık ilkelerine de aykırı, kuruluş yasasına da. TRT Yasasının 5.maddesi, kurumun temel görevlerinden birini “kamu yararını korumak ve kollamak” olarak belirliyor; “tarafsızlığı” da görevleri arasında sıralıyor:

“Kamuoyunun sağlıklı ve serbestçe oluşabilmesi için kamuoyunu ilgilendirecek konularda yeterli yayın yapmak; tek yönlü, taraf tutan yayın yapmamak ve bir siyasi partinin, grubun, çıkar çevresinin, inanç veya düşüncenin menfaatlerine alet olmamak.”

Aslında bu maddede yazılanlar sadece TRT için değil bütün medya için geçerli evrensel gazetecilik ilkesi. Kamunun gözü kulağı olması gereken medyanın temel görevi hiçbir çıkar grubuna bağımlı olmadan bilgi vermek.

Toplumu bilgilendirme görevi, seçim dönemlerinde daha da önem kazanır. Seçmenin karar verme sürecine yardımcı olma işlevi öne çıkar. Bu da ancak haberlerde bütün partilere karşı eşit mesafede durarak, partilerin mitinglerini, açıklamalarını, projelerini nesnel biçimde seçmene aktararak yapılabilir. Adil ve demokratik bir seçim için seçmenlerin sağlıklı bilgi alabilmesi elzemdir.

Peki, Türkiye’de medya yerel seçimlere giderken seçmenin “bilgi edinme hakkı”na ne kadar saygı gösteriyor? Maalesef buna olumlu yanıt verebilmek mümkün değil. Daha önce olduğu gibi seçim kampanyası döneminde de Başbakan Erdoğan’ın konuşmaları en az 5-10 tv kanalında canlı veriliyor; diğer liderlerin konuşmaları durumu kurtarmak için kısa bölümler yayımlanıyor.

Gazetelerin tutumlarını görebilmek için sekiz gazetenin lider konuşmalarıyla ilgili olarak birinci sayfada verdikleri haberleri saydım. Tablodan da göreceğiniz gibi, 5-14 Mart arasındaki 10 gün içerisinde ilk sayfalarına çıkardıkları lider haberlerinin sayıları gazetelerin tutumlarıyla ilgili yeterli fikir veriyor.

İlk göze çarpan BDP Genel Başkanı Demirtaş ile ilgili haberlerin bu gazetelerin hiçbirinde ilk sayfaya çıkamaması. Hürriyet, Habertürk, Milliyet ve Vatan gazeteleri, Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli haberlerine dengeli biçimde yaklaşıyor; üç lideri hemen her gün yaklaşık büyüklüklerde ilk sayfadan duyuruyor. Akşam, Sabah, Star ve Yeni Şafak ise sadece Erdoğan’ın konuşmalarını ilk sayfaya, hatta bazen de manşet veya sürmanşete çıkarıyor. Kılıçdaroğlu ve Bahçeli haberleri hiç görülmüyor bu gazetelerin ilk sayfalarında.

Bereket günümüzde hem haber kaynakları çok çeşitlendi;  hem de okur tek yönlü haber kaynaklarına karşı daha seçici. Okur artık göstermek istemediklerinizi de görüyor; hiçbir şey gizli kalmıyor.

5-14 MART’TA İLK SAYFADAKİ LİDER HABERLERİ
ErdoğanKılıçdaroğluBahçeli
Hürriyet8 (1)
87
Habertürk8 (2)
88
Milliyet10 (1)
1010
Vatan10 (1)
1010
Akşam10 (4)
--
Sabah10 (7)
--
Star10 (4)
1-
Yeni Şafak10 (5)
--

(* Parantez içindeki rakamlar, Erdoğanın manşet ve

sürmanşette yer aldığı haber sayılarını gösteriyor.)

 

Okurdan kısa kısa

M. Aksoy: Anlaşılan 6 Mart’ta ekonomi sayfasında çıkan “.. gelirlerini yüzde 25 artırdı” haberini, halkla ilişkiler uzmanları yazmış. Çünkü haber gazetecilerin değil, şirketlerin diliyle yazılmış. Havayolu şirketinin taşıdığı “misafir”lerden bahsediyor haber. Hiç olmazsa orayı “yolcu” olarak değiştirseydiniz.

Bahri Ovalı: 2 Mart’ta başlık “Üç öğrenciden biri striptizci” iken haberde striptizci kadınların üçte birinin üniversite öğrencisi olduğu söyleniyor. Ancak üniversiteli kız sayısı  toplam striptizci sayısına eşitse iki ifade de doğru olabilir!

Not: Gazetedeki başlık yanlıştı. İnternette bu hata düzeltilmiş, “Üç striptizciden biri öğrenci” başlığı kullanılmıştı.

Ertan Büyükoğlu: Ailesini katleden baba ile oğulun yan yana cesetlerinin olduğu fotoğraflar yayınladınız. Bu tip fotoğrafların habercilikle ilgisi yok. İnsanın moralini bozuyor. Yine “cinnet” diyerek de cinayeti mazur gösterdiniz.

Erdal Uluyol: İlk gününden beri Hürriyet okurum. Eskişehir’de yaşıyorum. Bugünkü  (25 Şubat) baskıda gazete içindeki küçük bulmaca daha önce bir kaç kez olduğu gibi yine yok.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 17 MART 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr