1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
 10 Şubat 2014, Pazartesi
 

Türkiye’de yaygın medyanın suçlanan kişilerle ilgili tutumu konusunda bir örnek olay aktaracağım bu hafta. Ve bu örnekten de göreceksiniz ki, suçlamaları yayımlamakta son derece hızlı ve de heyecanlı davranan medya, aynı refleksi aklanma haberleri göstermiyor. Adalet duygusu eksikliği var medyada.

Samsun Agape Kilisesi Pastörü Orhan Pıçaklar, geçen yıl 11 Kasım’da polisin bir fuhuş operasyonu sırasında gözaltına alınmıştı. Hürriyet’in de aralarında bulunduğu tam yedi gazete ile onlarca internet sitesinde haber oldu Pıçaklar’ın suçlanması. Hürriyet, Habertürk, Vatan, Türkiye ve Yurt, "Pastöre fuhuş gözaltısı"  gibi yorumsuz başlıkları tercih etmişti. Akşam ise hem hüküm bildiriyordu başlıkta, hem de ayrımcılık yapıyordu;  "Hıristiyan din adamı kadın satıcısı çıktı"! Takvim de Pıçaklar’ın dini kimliğinden hareketle "Pastörize fuhuş" başlığı koyarak düpedüz alay ediyordu.

Bu haberlerin tümünün yanlışı ortaktı; Pıçaklar fuhuş operasyonunda gözaltına alınmış olmasına rağmen hakkındaki suçlamanın fuhuş ile ilgisi yoktu! Gerçekte savcılıkta kayıtlara geçen biçimiyle, "basit cinsel saldırı" ile suçlanıyordu.

Pıçaklar, bu haberlerin ardından Hürriyet’i arayarak, "haksız bir suçlama ile karşı karşıya kaldığını", "bir azınlık mensubu olarak daha önce de suçlamalar ve tehditlerle karşı karşıya kaldığını" vurgulayarak, haberin internet sitesinden çıkarılmasını talep etti. Aklanacağına, hakkında beraat kararı çıkacağına emindi.

Okur Temsilcisi olarak insanların mağduriyetine yol açmamak ya da mağduriyet doğmuşsa devam etmesine katkıda bulunmamak gerektiğine inanıyorum. Pıçaklar’ın da bir din adamı olarak daha fazla mağdur olmaması için gözaltı haberini çıkarmanın doğru olacağını düşündüm. Nihayetinde yargılanacaktı, dediğinin tersine mahkûm olursa suçlu olduğu haberi yapılabilirdi. Bu gerekçemi de belirterek, Hürriyet internet sitesini yöneten arkadaşlarla konuştum. Onlar da inandı Pıçaklar’ın haklı olma ihtimaline. Haberi kaldırdılar internet sitesinden.

İyi ki de kaldırılmış haber. Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Şubat’ta sonuçlandırdı soruşturmayı ve Pıçaklar hakkında "kovuşturmaya yer olmadığı" kararı verdi. Mahkemeye gerek kalmadan aklanmış oldu Hıristiyan din adamı.

Peki, gözaltı haberini veren medya aklanma kararını haberleştirdi mi? Hayır! Hürriyet dahil hiçbir gazetede haber olamadı karar. Onun yerine Sabah, Takvim ve Akşam ile birçok gazetenin internet sitesinde hala suçlama haberleri duruyor. Medyada adalet duygusunun eksik olduğu tespiti yaparken haksız mıyım?

 

Hukuk ölçütü yetmez

Telefon dinlemeleri ve gizli görüntü kayıtlarının yayımlanmasında tek ölçüt, o kaydın yasal yöntemlerle yapılmış olması mıdır? Bence hayır. Gizli kayıtları, sadece hukuka uygunluğuna bakarak yayımlama kararı verirsek kamuyu aydınlatma görevimizi yerine getirmekte atalet içine düşeriz.

Gerekçelerimi anlatmadan önce vurgulayayım da yanlış anlaşılmasın. Yasadışı yöntemlerle elde edilen telefon ve görüntü kayıtlarının kaynağının açığa çıkarılması için çaba göstermek gerektiğine inanıyorum. Ama suçluları bulmak güvenlik birimlerinin işi. Son yıllarda servis edilen yasadışı kayıtların faillerinin yakalanamamasının nedeni de gazeteciler değil. Gelelim, gizli kayıtların yayımlanma ölçütlerine:

1- Gizli kayıtların yayımlanmasına karar vermeden önce ilk olarak, o kaydın özel hayat alanına girip girmediğine bakılmalı. İnsanların mahremiyetine tecavüz eden gizli kayıtlar, hiçbir şekilde yayımlanmamalı. İster yasal, isterse yasadışı yöntemlerle elde edilsin bu tür kayıtları yayımlamak ahlaki olmaz.  

2- Aleniyet kazanmış olması yayına gerekçe gösterilemez. Zira herhangi bir internet sitesi ya da blogda yayımlanması bile aleniyet kazanmasına yeter o ses veya görüntü kaydının. Üstelik aleniyet kazanması kaydın niteliğini değiştirmez. Örneğin özel hayata ilişkin bir görüntü aleniyet kazandı diye yayımlanamaz.

3- Temel ölçüt, gizli ses ve görüntü kayıtlarının içeriğidir. Kamu yararı varsa hukuk dışı yöntemlerle elde edilmiş olsa da o kayıtları yayımlamak toplumun çıkarınadır. Örneğin, yasadışı kaydedilmiş bir telefon konuşmasında suç unsurları varsa ya da birilerine karşı zarar verici bir eylem hazırlığı söz konusuysa bu içerik görmezden gelinemez. Ya da ülkeyi yönetenlerin halkı aldattığına ya da manipülasyon girişiminde bulunduklarına dair kanıtların yayımlanmaması düşünülemez.

4- Hukuka uygunluğun tek ölçüt olarak kabul edilmesinin önündeki en ciddi engel yine hukukun kendisi. Basın ve haberleşme özgürlüğünü tehdit eden, bireysel hak ve özgürlükleri sınırlayan yasaların kaldırılması bir yana yasakları artıran yeni yasalar geliyor.

5- Son yıllarda yayımlanan özel hayata saldıran ve haberleşme özgürlüğünü ihlal eden telefon ve görüntü kayıtlarının çoğu zaten "yasal" ve "hukuka uydurulmuş" kayıtlardı. Polis ve MİT, IMEI numaraları üzerinden alınan hâkim kararlarıyla bazen de mahkeme kararı olmadan dinlemeler yaptılar.

Sonuç olarak, biz gazeteciler hâkim değiliz, medya kuruluşları da mahkeme değil. Bize düşen o kayıtları araştırarak, iddiaları süzgeçten geçirerek ve ilgili tarafların görüşünü alarak kamunun değerlendirmesine sunmak. En önemlisi de bu yayınlarda çifte standart uygulamamak, bütün gizli kayıtlara aynı mesafeden yaklaşmak. Pusulayı bulmak o kadar zor değil. Kamu yararı kavramı konusunda AİHM, ve Yargıtay kararları ile evrensel gazetecilik pratiği yol gösterici...

 

Gazeteci tarafsız taraftır

Gazetecilerin tarafsızlığını herkes kendi duruşuna göre yorumluyor; kendine göre tanımlıyor. Ben ne gazetecinin tarafsızlığını masal olarak görenlerin safındayım, ne de mutlak tarafsız gazeteciliği savunanların.

Gazeteci, tarafsız taraftır bence. Siyasi partilere, ideolojilere, çıkar gruplarına karşı tarafsızdır. Ama demokrasi, insan hakları, barış ve özgürlükler gibi temel değerlerden yanadır; ayrımcılığa, nefret söylemine, şiddete, savaşa karşıdır. Gazeteci, her koşulda bu evrensel değerlerden yana tavır almak durumundadır.

Asıl tarafsız olunması gereken, haberin hazırlanma ve yayımlanma sürecidir. Gazeteci, haber sürecinde nesnel davranmak, siyasi, ideolojik kimliklerinden sıyrılmak zorundadır. Doç. Dr. Ruhdan Uzun’un "İletişim Etiği" kitabında vurguladığı gibi, "gazeteciler, bir bilim adamının yaptığı gibi olayları aktarırken kendi öznelliklerini dışlayabilmeli"dir. Bunu başarabildiği zaman tarafsız gazeteci olur. İnsani değerlerin tarafında  olan ama haber yazarken nesnel davranabilen bir meslek erbabı...

 

Okurdan kısa kısa:

Okan Erdem: Bursa Hürriyet, 1 Şubat, sahife 4. Haber başlığı; "Reklam değil hizmet." Kelimeler haberde ayırarAk, tanıştırmAk, katmAk, bAkan, odAk şeklinde yazılmış. Reklam olabilir diye baktım ama öyle bir ibare göremedim.

Not: Editör, Ak Parti sözcüğünde küçük olan a harflerini topluca düzeltmek için bilgisayara ak/Ak düzelt/değiştir komutu verince böyle bir hata olmuş.

Ferda Kutsal / Serdar Berberoğlu: 3 Şubat tarihinde sürmanşet sol köşede verdiğiniz "Metin Oktay için" rumuzlu haberde "Kralın ölüm yıldönümü" olduğundan bahsetmişsiniz. Halbuki o yüce insanın doğum günü yıldönümüydü!

Not: Spor sayfasında doğru ama maalesef ilk sayfadaki spot yanlış yazılmış.

Ebru Ulufer: 1) İnternet sitenizde "Önemli uyarı" başlığı vardı, tıkladığımda karşıma Hürriyet TV çıktı. İki haberi dinledim, başlıkla ilgisi yoktu, kapattım. "Önemli uyarı"yı öğrenmek için başka haberleri dinlememiz mi gerek? 2) Bazı haber başlıkları yanıltıcı. Haberi okuduğumuzda başlıkla alakası olmadığını görüyoruz. Bu etik değil. 3) Geçen gün sitede "Kötü haber" başlıklı beş fotoğraf vardı! Onun yerine eşanlamlısı veya başka kelimeler kullanılamaz mı? (1 Şubat)

Oya Karabulut: Belki ilerleyen yaşımın etkisi, belki de gazetenin gittikçe renklenmesinin etkisiyle renkli fon üzerine yazılan yazıları okumakta güçlük çekiyorum. Son olarak pazar ekindeki Paul Auster röportajındaki kırmızı üzerine turuncu pembe yazılar gibi. Bu hususa dikkat edilmesini rica ederim.

Erdal Uluyol: İlk gününden beri Hürriyet okuruyum. Eskişehir’de yaşıyorum. Emekli öğretmenim. Bazı haberleri Anadolu baskısında göremiyoruz. Ayrıca iki haftadır bazı günler bulmaca konulmuyor. Bizi bu zevkten mahrum etmeyin.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 10 ŞUBAT 2014


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr