1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME TANIKLIK
 08 Ekim 2013, Salı
 

    1980 haziranında gazeteciliğe başlamıştım.  Daha kapıdan girer girmez, insanı daktilo ve teleks sesleri karşılardı. O kadar yüksekti ki daktilo ve teleks sesleri, bazen önemli bir telefon konuşması yaparken arkadaşlardan yazmaya biraz ara vermelerini rica ederdik.

  Zaten telefonla konuşmak da bir olaydı. Aynı kent içinde telefonla konuşurken cızırtıdan ses zor duyulurdu; başka kentlerden ararken de PTT’ye yazdırıp saatlerce telefonun bağlanmasını beklemek gerekirdi. Ankara dışındaki bir gelişmeyi izlerken, telefonla bağıra bağıra haber  yazdırırdık.

   Büroda haberleri daktilo ile yazıyorduk, teleks ile gazetenin merkezinin bulunduğu İstanbul’a gönderiliyordu. Teleks görevlisi haberleri sarı bantlara delikler oluşturarak aktarır, hat bağlandığında o bandı takarak İstanbul’a geçerdi. O bandın akışını izlemek heyecan verici olurdu.

    Röportaj yaparken kullandığımız teypler kilolarca ağılıktaydı; minik kasetli ses kayıt cihazları çıktığında artık cebimize sığabilecek hafif bir aygıtımız olduğu için çok sevinmiştik.

    Fotoğraflar, film halinde ya da basılı olarak zarfla iletiliyordu merkeze.  Başka bir kente gittiğimizde foto muhabiri arkadaşlar filmlerini yıkatmak için yerel bir fotoğrafçı arardı. Açık dükkan bulduklarında çok sevinirlerdi. Zamanla telefaks diye bir alet çıktı; karta basılı fotoğrafı bir ibre vasıtasıyla tarayarak telefon hattı üzerinden karşı tarafa aktarırdı. Fakat çok zahmetli bir işti; bir kare fotoğrafı geçmek 15-20 dakikayı bulurdu. Bazen de hatlar kopar, yeni baştan almak gerekirdi.

   Faksın icadı bizim için büyük bir yenilikti. Hem haber geçmekte, hem de haber almakta büyük kolaylık sağladı. Sonra çağrı cihazları ve ardından cep telefonları iletişimimizi kolaylaştırdı. Önceleri bürodan çıkan bir gazeteciyi bulmak çok zordu. Cep telefonları sayesinde bu sorun ortadan kalktı.

   Daktilo ile başlayan gazetecilik yaşamımda devrim sayılabilecek yenilik bilgisayardı.  Bilgisayarlar da masa üstünde dev aygıtlar olarak başlayıp, giderek küçüldü ve en sonunda tablete dönüştü. Hem haber yazmak ve göndermek, hem de fotoğraf çekmek ve iletmek artık saniyelerden bile hızla yapılabiliyor. Gazeteci artık zamanının daha büyük bölümünü üretimini nasıl metne döküp merkeze ileteceğine değil, üretmeye harcıyor. Bu teknolojik dönüşümü yaşadığım için kendimi mutlu sayıyorum.

   Zaman denilen büyük çarkın benimle birlikte döndüğünü hissedebilen gazeteci kuşağındanım ben.  Gözlerini açtığında bilgisayar teknolojisini gören kuşaklara göre daha avantajlı sayıyorum kendimi.

   Zira görüp geçirdiklerim teknolojik aletleri kutsamamı engelliyor. Aygıtların sadece aktarıcı olduğunu, işimi kolaylaştırdığını ama asıl olanın yazılar ve düşünsel üretimim olduğunun bilincinde olmamı sağlıyor teknolojik dönüşüme tanıklığım.

FARUK BİLDİRİCİ / 8 EKİM 2013


 
OKURLARIN İLK TEMAS NOKTASI
BİLGİ EDİNME VE VERİ GAZETECİLİĞİ
MEDYA VE CEBERRUT DEVLET
KRAVATLI GAZETECİLİK
ÖZEL HAYAT KATİLLERİ
BİANET İLE SÖYLEŞİ
TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME TANIKLIK
BARIŞ GAZETECİLİĞİ SEMİNERİ
SOSYAL SORUMLULUKTA MEDYA
MEDYA GÜNLÜĞÜ SÖYLEŞİ
ERKEN ÖLÜMLER MESLEĞİ: GAZETECİLİK
KURTHAN FİŞEK
KUTUP YILDIZINA İHTİYAÇ
YENİDÜZEN GAZETESİ
TUTUKLU GAZETE
MUSTAFA BALBAY'IN HAPİSTE BİN GÜNÜ
BEŞİR ATALAY İLE SÖYLEŞİ
MEDYA VE ETİK SÖYLEŞİSİ
BASIN HAYATI DERGİSİ SÖYLEŞİ
KILIÇDAROĞLU KEMAL BEYİ ANLATIYOR
CÖMERT AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
KAR VADİSİ DOSYASI
KURAN KURSLARI ARAŞTIRMASI
CAHİT ARAL VE ÇERNOBİL OLAYI
METAL FIRTINA DÖNEMİNDE ÜLKÜCÜLÜK
TRABZON DOSYASI
ORHAN DOĞAN İLE SÖYLEŞİ
ARJANTİN FELSEFE GRUBU
ERMENİ TİYATROCULARA ALKIŞ
ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK SEMİNERİ


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr