1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 30 yılı aşkın bir süredir bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 1 Nisan 2010'dan bu yana Hürriyet gazetesinin Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yapıyorum.

Faruk Bildirici


 SOSYAL SORUMLULUKTA MEDYA
 20 Mart 2013, Çarşamba
 

Farkındalık yaratmanın etkili kanalı

 

 Gazetecilik, bilgi aktarma işidir. Hangi bilgilerin haber olacağı, hangilerinin olamayacağı konusunda “Haber değeri” kavramı yön gösterir biz gazetecilere. Haber değerinin temel ölçütü de “kamu yararı”dır.

   “Kamu yararı” ölçütünün kullanılması, gazeteciliğin temel işlevine işaret eder. Zira gazetecilik insanlar için yapılır, her adımda toplumun çıkarı gözetilir. Bu nedenle de her gazeteci, sosyal sorumluluğunun bilincinde olmak zorundadır; mesleğini icra ederken bir an bile bu sorumluğunu unutmamalıdır.

   Gazeteci, haberleriyle, röportajlarıyla toplumu bilgilendirip, uyarır, yönlendirir,  kimi zaman dikkat çeker. 1980’lerin sonunda caretta caretta kaplumbağalarının ender üreme alanlarının Türkiye sahillerinde olduğuna dikkat çeken gazetecilerdi. Nükleer santrallerden altın madenlerinin protestosuna, suda çözünür deterjan kullanımına kadar birçok alanda çevre bilinci oluşmasına zemin hazırlayan 1990’ların medyasıydı. Tersane ve madenlerdeki iş kazalarına karşı önlem alınması çabaları, organ bağışı ve kadına şiddet kampanyaları da 2000’li yıllarda medyanın toplumda farkındalık yarattığı konuların başındaydı.

   Dünyadaki örneklere ise hiç girmeyelim, saymakla bitmez. Şurası açık, medyanın uyarmasıyla birlikte o alanda faaliyet gösteren ticari kuruluşlar, önlem almak, sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirmek zorunda kalıyorlar.

Hayırseverliğin görünürlüğü

 

    Medyanın habercilik üzerinden yürüttüğü sosyal sorumluluk faaliyeti, 1990’lardan itibaren farklılaştı. O yıllara kadar, kapalı biçimde çoğunlukla vakıflar ve hayır kurumları üzerinden sürdürülen “hayırseverlik” piyasa ekonomisinin gelişmesiyle birlikte açıktan, görünür şekilde yapılmaya başlandı. Eskinin tersine yardım yapanlar, bu iyiliklerinin duyulmasını istiyorlardı. Hele ticari kuruluşlar, duyulsun, bilinsin diye yardımlar yapıyordu. Doğal olarak bunu en iyi duyuracak olan kanal da medyaydı.

      Giderek büyük şirketlerin, holdinglerin “olmazsa olmazı” haline geldi bu yardımlar ve “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri” adını aldı. Büyük şirketler, KSS’leri bir tür reklam aracı olarak görür; bu alanda harcamak üzere bütçe kalemleri hazırlar oldular.  2000’lerden itibaren de sadece kendileri proje hazırlamakla yetinmeyip, kimi sosyal projelere “sponsorluk” adı altında yardımda bulunur hale geldiler. Türkiye’deki en büyük sosyal sorumluluk projelerinden biri olarak Eczacıbaşı grubunun büyük katkılarıyla kurulan ve birçok şirketin sponsorluk yaptığı İKSV’yi ve İstanbul Film Festivali başta olmak üzere düzenlediği kültürel etkinlikleri sayabiliriz.

Medyanın bakışındaki değişim

   Ticari kuruluşların sosyal sorumluluk projeleri geliştirdiği, sponsorlukta birbiriyle yarıştığı günler, ister istemez devasa ticari kuruluşlar halini alan medyayı da etkiledi. Medya, başka şirketlerin sosyal sorumluluk projelerini duyurmakla yetinmedi; kendisi de bu tür kampanyalar, projeler oluşturmaya yöneldi.

   Hürriyet de bu akıma katılan medya kuruluşlarından oldu. Eskiden düzenlediği kimi yardım kampanyalarını 2000’li yıllardan itibaren, kampanyalara dönüştürdü, kalıcılaştırdı. Hürriyet’in misyon üstlendiği sosyal sorumluluk projelerinden kısaca söz edelim:

        “Hürriyet aile İçi Şiddete Son Kampanyası:  Bu kampanya, Hürriyet’in,  sosyal sorumluluk kampanyalarının miladı. 2004 yılında, araştırmaların Türkiye’de ailelerin yüzde 34'ünde fiziksel, yüzde 53'ünde sözel şiddet yaşandığını ortaya koyduğu bir dönemde doğdu.

    Hürriyet bu gerçeklerden yola çıkarak, bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi olarak “Aile İçi Şiddete Son” kampanyasını başlattı. Kampanyanın hedefini, aile içi şiddetle ilgili kamuoyunda farkındalık yaratmak, toplumsal duyarlılık oluşturmak, davranış değişikliğini sağlamak ve sorunun siyasiler nezdinde çözümüne katkıda bulunmak olarak açıkladı.

   Kampanya çerçevesinde kurulan ‘Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı’ 7 gün 24 saat faaliyet halinde. Şiddet mağdurlarına psikolojik, hukuki destek sağlanıyor; acil durumdaki vakalar polis ve Sosyal Hizmetler ile işbirliği yapılarak koruma altına aldırılıyor. Bu hat, 2007 yılından bugüne kadar 14 bin mağdura destek verdi. Aralarında 1.224’ü can güvenliği açısından acil durumdaydı.

     Haklı Kadın Platformu:  Hürriyet, 2011 yılında Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı’nın girişimiyle, 41 sivil toplum örgütünü, akademisyen, gazeteci-yazar, iş kadını, hukukçu ve sivil toplum temsilcisi binlerce bireyi bir araya getiren Haklı Kadın Platformu’nun kuruluşuna öncülük etti.

    Çatısı altında toplanan dernek üyelerinin ve bireylerin toplam sayısı 100 bini bulan Haklı Kadın Platformu, kadınların parlamentoda erkeklerle eşit şekilde temsil edilmesini; şiddetin her türlüsünden korunmasını; istihdamda hak ettikleri yeri bir an önce almasını; onları ayrımcılıktan koruyacak yasaların hayata geçirilmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliği için gereken adımların ivedilikle atılmasını sağlamak için çalışmalar yapmayı amaçladı.

     Platform, ilk olarak, 2011 genel seçimlerine daha fazla kadın adayın katılabilmesi için seçmene ve parti liderlerine çağrı yaptı. Çağrıya ve bu yöndeki kampanyanın da katkısıyla bir önceki döneme kıyasla Meclis’te temsil edilen kadın milletvekili oranı yüzde 9’dan yüzde 14’e yükselse de  Meclisteki kadın oranı gerçek demokrasi hedefinin gerisinde kaldı. Kadın Platformu,  Kadın ve Aile Bireylerinin Şiddetten Korunmasına Dair kanun tasarı taslağının hazırlanması çalışmalarına katıldı.

      Hürriyet Hakkımızdır Treni:  Hürriyet’in büyük önem verdiği bu sosyal sorumluluk projesi, 2009 yılında başladı.  2011 yılında üçüncü yolculuğunu yapan Hürriyet Treni, 12 Haziran seçimleri öncesinde ‘Türkiye ne istiyor’ sorusunun yanıtını alabilmek için 32 günde 25 kenti dolaşıp, 8054 kilometre yol yaptı.  Hürriyet yazarlarının yanı sıra Türkiye’nin sorunlarına duyarlı aydınları ve gazetecileri taşıyan trenin uğradığı her kentteki ziyaretçilerden edinilen bilgiler, Hürriyet aracılığıyla her gün okurlarla paylaşıldı.

     Pınar Kido Çocuk Tiyatrosu, her durakta ‘Nasreddin-İnadın Sonu’ adlı çocuk oyununu sahneledi; Zil Zurna Perküsyon Grubu tren müziklerinin yanı sıra, çocuklarla beden perküsyonu atölye çalışmaları gerçekleştirdi.

    Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV), her durakta ‘çocuklarla haklar atölyesi’ düzenleyerek hakları konusunda onları bilgilendirdi. Doğal Afet Sigortaları Kurumu, deprem gerçeğine dikkat çekmek ve deprem eğitimleri gerçekleştirmek amacıyla  ‘Deprem simülasyon vagonu’ kurdu.

       Van yardımlarınızı bekliyor:  2011 yılında Türkiye’yi derinden sarsan Van Depremi’nin ilk gününde bölgeye binlerce battaniye yollayan Hürriyet, büyük kampanyayı depremin üçüncü gününde başlattı. Kızılay ile ortaklasa gerçekleştirilen kampanya, okurların bağışlarıyla Van Erciş’te bir Hürriyet Mahallesi oluşturmayı hedef aldı. Hürriyet, Kanal D ve Doğan Holding’in 2 milyon liralık bağışıyla başlayan kampanya sayesinde, aralık ayı sonunda 600’e yakın konteynır ev yaptırıldı. Yatak odası, banyosu, tuvaleti ve mutfağı olan evler, bir ailenin bütün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde tasarlandı.  Törenle depremzedelerin hizmetine sunulan Hürriyet mahallesindeki 30’a yakın caddeye en büyük bağışçıların adları verildi.

   Çevre Korunması ve Çevresel Sürdürülebilirlik: Hürriyet, ‘çevresel sürdürülebilirlik’ kavramına önem veriyor; bu konudaki kurumsal projeler geliştiriyor. Çevrenin korunması ve kaynakların doğru kullanılması doğrultusunda çalışmalar yürütülüyor.

   Bu kapsamda Hürriyet bünyesinde 31 Ocak 2011 tarihinde Çevre Denetim Birimi kuruldu, üretim ve diğer faaliyetlerin çevresel etkilerinin azaltılması ve çalışanlarda çevre bilincinin arttırılmasına yönelik çalışmalara başlandı. Tüm matbaa ve bürolar Çevre Denetim Yönetmeliklerine göre denetimden geçirildi.

    Hürriyet, 2011 yılında çevresel sorunlara dikkat çekebilmek ve bu sektörde çalışan firmaların ortak bir noktada buluşmasını sağlamak amacıyla iki kez Çevre Gazetesi basarak dağıttı. “

    Hürriyet’in ve diğer medya kurulularının sosyal sorumluluk projelerinin görünür hale gelmesi, özendiricilik açısından çok önemli. Diğer kuruluşlar da bu yoldan giderek yeni projeler geliştirebilirler.

   Nitekim Türkiye son yıllarda sosyal sorumluluk projelerinde aşama kaydetti.  Banka reklamlarında bile artık sosyal sorumluluk projeleri aktarılabiliyor, o projeler üzerinden bankaların reklamı yapılabiliyor. Elbette bunda medyanın da farkındalık yaratma çabalarının katkısı büyük.

 

FARUK BİLDİRİCİ/ 20 Mart 2013/(TSE’nin Standart dergisi)


 
OKURLARIN İLK TEMAS NOKTASI
BİLGİ EDİNME VE VERİ GAZETECİLİĞİ
MEDYA VE CEBERRUT DEVLET
KRAVATLI GAZETECİLİK
ÖZEL HAYAT KATİLLERİ
BİANET İLE SÖYLEŞİ
TEKNOLOJİK DÖNÜŞÜME TANIKLIK
BARIŞ GAZETECİLİĞİ SEMİNERİ
SOSYAL SORUMLULUKTA MEDYA
MEDYA GÜNLÜĞÜ SÖYLEŞİ
ERKEN ÖLÜMLER MESLEĞİ: GAZETECİLİK
KURTHAN FİŞEK
KUTUP YILDIZINA İHTİYAÇ
YENİDÜZEN GAZETESİ
TUTUKLU GAZETE
MUSTAFA BALBAY'IN HAPİSTE BİN GÜNÜ
BEŞİR ATALAY İLE SÖYLEŞİ
MEDYA VE ETİK SÖYLEŞİSİ
BASIN HAYATI DERGİSİ SÖYLEŞİ
KILIÇDAROĞLU KEMAL BEYİ ANLATIYOR
CÖMERT AİLESİNİN ÖYKÜSÜ
KAR VADİSİ DOSYASI
KURAN KURSLARI ARAŞTIRMASI
CAHİT ARAL VE ÇERNOBİL OLAYI
METAL FIRTINA DÖNEMİNDE ÜLKÜCÜLÜK
TRABZON DOSYASI
ORHAN DOĞAN İLE SÖYLEŞİ
ARJANTİN FELSEFE GRUBU
ERMENİ TİYATROCULARA ALKIŞ
ARAŞTIRMACI GAZETECİLİK SEMİNERİ


© Tüm Hakları Saklıdır. 2017   |   fbildirici@hurriyet.com.tr