1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
 16 Aralık 2013, Pazartesi
 

Magazin basını bir süredir futbolcu Caner Erkin’in tasarımcı eşi Asena Erkin’in, şarkıcı Berkay ile birlikte çekilen fotoğrafları ile meşgul. Sonuç (!) alana dek de peşini bırakmayacakları anlaşılıyor.

Bu olay, Akmerkez’de bebek odası önünde çekilen fotoğrafların, 26 Kasım’da Sabah’ın magazin eki Günaydın’da yayımlanmasıyla magazin gündemine düştü. 1 Aralık’ta, Hürriyet’in magazin eki Kelebek’te çıkan Londra’daki buluşma fotoğraflarıyla da sansasyon balonuna dönüştü.

Kelebek’teki Londra fotoğraflarının parayla satın alındığı iddiasının internette ve sosyal medyada ortaya atılması üzerine inceledim iki haberi de. İlk dikkatimi çeken, hem Günaydın’da, hem de Kelebek’in haberinde zaman kavramına yer verilmemesiydi.

Her gazeteci, mesleğimizin alfabesi olan “5N1K” kuralını bilir. Bu kurala göre, “Ne zaman?” sorusunun yanıtı haberin olmazsa olmazıdır. O bakımdan haberlerde zaman belirtilmemesi şaşırtıcıydı. Günaydın’ın özel bir nedeni olduğu Asena Erkin’in “O fotoğraflar, dört ay önce çekilmişti” sözleriyle anlaşıldı. Günaydın’ın Yayın Koordinatörü Sinan Özedincik, gazetesinin internet sitesindeki söyleşide, o fotoğrafları çekildikten sonra beklettiklerini doğruladı; Berkay’ın “Yok öyle bir fotoğraf, çünkü böyle bir ilişki yok” diye konuşması üzerine yayımlama karar aldıklarını açıkladı. Tartışmalı bir gazetecilik tarzı bu. Bildiğim kadarıyla gazeteci cephane biriktirmez…

Magazinde hoşgörü

Kelebek’in Londra fotoğraflarının ne zaman çekildiğinin yazılmamasının nedenini arkadaşlara sordum. Zaman belirtilmemesinin “unutulmasından kaynaklandığı” yanıtını verdiler. Fotoğrafların satın alındığı iddiası için de sadece “Yayın İlkeleri’ne aykırı bir durum olmadığını” söylemekle yetindiler.

Londra fotoğraflarına para ödenip ödenmemesi bir yana Doğan Medya Yayın İlkeleri’nde parayla fotoğraf ya da bilgi alınmasını engelleyen bir madde yok. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nde de “Gazeteci belge veya görüntü sağlamak amacıyla, bir suçla ilgili sanık, tanık veya onların yakınlarına para teklif etmemeli ve vermemelidir” deniyor. Görüldüğü gibi tek sınırlama yargı süreçleriyle ilgili.

Zaten dünya medyasında yargıdaki olayların taraflarına para ödenmemesi konusunda neredeyse bir görüş birliği var. Tabii İngiltere’de seri katil Rosemary West’e cinayet sırları için binlerce sterlin ödenmesi, ABD’de ünlü O. J. Simpson davasında paralı tanıklıklar gibi onlarca örneğin ardından gelindi bu noktaya.

Magazin ünlüleriyle ilgili bilgi ve görüntülere para ödenmesi konusunda genelde daha esnek tavır alınıyor. Ama bunun okuyucudan gizlenmemesi ilkesi benimseniyor. Örneğin Avustralya’da Etik İzleme Komitesi, “Medya kuruluşları okuyucularını yapılan ödemelerden haberdar etmelidir” diyor.

Buradan “Londra fotoğrafları”na döneyim. O fotoğrafları yayımlamak elbette editoryal takdir konusu. Ama imzasız mahreçsiz yayımlanan o fotoğrafların ne zaman çekildiğinin ve kaynağının belirtilmesi, mahreç konulması, parayla alındıysa da okura açıklanması gerekliydi. Çünkü okurun bilme hakkı her şeyin önünde tutulmalı. Hem gazetecilik şeffaf ve okur denetimine açık bir meslektir.

Bozulma riski

1912’de New York Times’ın, Titanik gemisinin telsiz operatörüne bin dolar ödeyerek görüşmesiyle gündeme gelen, İngiltere’de tabloid gazetelerin yaygınlaştırdığı ve “Çek defteri gazeteciliği” denen parayla veri satın alınması yöntemine karşı katı yaklaşımlar da var dünyada. Örneğin İsviçre Basın Konseyi, tümüyle karşı parayla haber yapmaya:

“Haber kaynağına para ödemek meslek kurallarının dışına çıkar ve sadece enformasyonun serbest dolaşımını değil, içeriğin bozulma riskini de taşıdığından, kural olarak kabul edilebilir değildir. İstisnası kamu çıkarının olduğu durumlardır. ”

“İçeriğin bozulması riski”nden kasıt, insanların para ya da kin ve şöhret gibi kişisel hesaplar nedeniyle yalan söyleme olasılığı. Bu çok haklı bir endişe. Kaldı ki, parayla alınan bilgilerin kontrolü gazetecilik olanakları dışındadır çoğu kez.

Başka bir sakınca da suçlulara para verilmesinin suçun ödüllendirilmesi sonucunu doğurması. Fakat bence “Çek defteri gazeteciliği”nin en önemli sakıncası, editoryal alanın masumiyetini yitirmesi; haberi parayla alınan bir meta haline getirmesi. 

Artık bu tür gazeteciliği açıkça tartışmakta yarar var. Türkiye’de adliyeler ve kimi kamu kuruluşlarında küçük bahşişlerle süregiden paralı habercilik, özel televizyonların kurulmasıyla birlikte büyük miktarlarda paralarla yapılmaya başlanmadı mı? M. Ali Ağca’ya para ödeyip onu ödüllendiren ya da ekrana çıkması için para ödenen bakanları görmedik mi?

 

Kadınlar fark edildi

Hürriyet Spor Servisi’nin “Seyircisiz maç” demekten vazgeçme kararı, Yeni Asır’ın Genel Yayın Yönetmeni Şebnem Bursalı’yı mutlu etmiş. Türkiye’deki iki kadın gazete genel yayın yönetmeninden biri olan Bursalı, mail göndererek duygularını aktardı:

“Yeni Asır’da, kadın ve çocukların gittiği maçlara ‘Seyircisiz maç’ ifadesini kullanmama uygulamasını dört yıl önce başlatmıştım. Türk basınında sadece Yeni Asır’da süren bu konuyu Hürriyet’in de fark etmesi beni ziyadesiyle mutlu etti. Dil, pek çok önyargının en kuvvetli vurgusu ve devamını sağlar. Bu yüzden, önce haberin dilinde bu önyargı ve vurguları kaldırmalıyız ki zihniyet değişsin. Bugüne kadar ısrarla kullanılan ‘Seyircisiz maç’ ifadesi, kadın ve çocukların dolaylı olarak ‘hiç’leştirilmesidir. Bu ‘hiç’leştirmeye dur diyen herkese ve her kuruma, bir kadın olarak teşekkür ederim.”

Hürriyet’in bu kararıyla ilgili gelişmeler Bursalı’nın teşekkürüyle sınırlı kalmadı. Fenerbahçe’nin, Akhisar Belediyespor ile oynadığı maç hakkındaki haberlerde sadece Milliyet ve Yeni Şafak, “seyircisiz maç cezası” yazdı. Diğer gazeteler, Hürriyet’in tavrına destek vermişti. Bu farkındalığın oluşması gazetecilik ve kadınlar adına sevindirici.

 

JİTEM sürprizi

“JİTEM sürprizi” manşetinin yayımlandığı gün meslektaşımız Ertuğrul Mavioğlu, Twitter’dan bu haberin bir gün önce Özgür Gündem’de yayımlandığı uyarısında bulundu. Ertesi gün de Özgür Gündem, Hürriyet’in kendi haberlerini kaynak göstermeden kullandığı eleştirisini yöneltti.

7 Aralık’ta Özgür Gündem’in birinci sayfasında JİTEM Okulu” başlığıyla bir haber çıkmıştı. Hürriyet, İşkur yetkilileriyle görüşerek haberi geliştirmişti. Elbette üzerinde çalışılması kaynak gösterme zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Nitekim haberi kaleme alan Erdinç Çelikkan da kaynak gösterilmesi gerekliliğini kabul ediyordu; eleştirilere de üzülmüştü. “Haberde en çok dikkat etmemiz gereken ‘kaynak gösterme’ konusunu sanırım gözden kaçırdık.”

Bu haberdeki yanlış, nerede yayımlanmış olursa olsun kaynak göstermeyi unutmamak gerektiğini bir kez daha hatırlatmış oldu.

 

Antalya’nın itirazı

Aile Hekimlerinin eylemlerinin Hürriyet’te haber olmamasına dönük okur eleştirilerini yazmıştım geçen hafta. Hürriyet Antalya Bölge Temsilcisi Hayri Dizerkonca’dan haklı bir itiraz geldi:

“Köşenizde, okurumuz Sedat Kiraz’dan gelen sitemi okudum. Aile Hekimleri’nin yurt genelinde yaptığı protesto eyleminin, Hürriyet’te yer almadığından yakınıyordu. Oysa biz Akdeniz Eki’nde, 5 Aralık günü ‘eylemi’ manşete taşıdık. Antalya Aile Hekimleri Derneği Yönetim Kurulu adına ANTAHED Başkanı Alp Karan da bize teşekkür etti. Kısacası, Hürriyet sadece İstanbul’da değil, yurdun dört bir yanında okuyucusunun ‘gözü’, ‘kulağı’, ‘sesi’ oluyor. Bundan şüphe duyulmasın.”

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 9 ARALIK 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr