1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
 18 Kasım 2013, Pazartesi
 

Haberlerin de ömrü gazeteler kadar kısa. Gün bitince gazeteyle birlikte haberler de arşive kalkıyor. İnternette daha da hızla arşiv sayfalarına gidiyor yazılanlar. Okurların hafızalarında kalıcı yer tuttuğundan da emin değilim.

Akıp giden haber ırmağını kıyıdan seyreden okurların unutması son derece doğal. Biz gazeteciler, hafızaların zayıflığına sığınamayız. Gerçeğin bekçiliğini hakkıyla yapacaksak, zamanla yanlış olduğu ortaya çıkan haberlerimiz için okura hesap vermeliyiz. Kendi hatasını saklayan gazetecinin, başkalarının hatalarını yazarak afişe etmesi adil ve dürüst olmaz.

Ne yazık ki, Türkiye’de gazetecilik, geçmiş dönemlerdeki yanlışların üzerini örtme geleneği oluşturdu. Büyük başarı olarak sunulan kimi haberlerin tamamen yanlış olduğu açığa çıksa bile görmezden gelinip geçiştirildi. Fakat bu tarz ilkesiz gazeteciliğin artık devam etmesi mümkün değil.

Okur Temsilcisi olarak yeri geldikçe Hürriyet’in geçmişteki haberlerini ele almış; haberlerin akıbetini takip edeceğimi duyurmuştum. İçişleri Bakanı Muammer Güler’in Hürriyet’in Cilvegözü’nde bombalı saldırı düzenleyenlerin “17 özel harekât polisinin Lazkiye’de yapılan operasyonla yakalandığı” haberini yalanlamasıyla ilgili gelişmeleri takip edeceğimi de vurgulamıştım.

Şimdi bir ipucu ortaya çıktı. Hürriyet’in Feyzi Kızılkoyun imzasıyla 12 Haziran’da çıkan “Reyhanlı’daki saldırının bir numaralı faili Suriye’de yakalandı” haberi, 13 Mart’ta yayımlanan Cilvegözü saldırısıyla ilgili “Yerel giysiyle bastılar” haberini doğru kabul ediyor; benzer bir operasyondan söz ediyordu. Reyhanlı saldırısının faili Nasır Eskiocak’ı, Türk polisinin muhaliflerle ortak bir operasyonla Lazkiye’de yakaladığını öne sürüyordu. Hatta “Eskiocak’ı Türkiye’ye getiren ekibin, Cilvegözü’ndeki patlamanın şüphelilerine yönelik operasyonu gerçekleştiren ekip olduğu öne sürüldü” deniyordu.

“Gerçeğin er geç ortaya çıkma huyu vardır” derler. Geçen hafta çıkan Reyhanlı saldırısı iddianamesi de böyle bir işlev gördü. Nasır Eskiocak, iddianamedeki ifadesinde nasıl yakalandığını anlatırken, Türk polisinin sınır ötesi operasyon yaptığı iddiasını çürütmüş oldu:

“..yaya olarak tel örgülerine doğru yürüdük. Tamer beni Suriye’de muhaliflerin hâkim olduğu bir köye götürdü. Burada beni boş bir eve götürüp bıraktı. Sonra yaklaşık 20 kişilik Suriyeli muhalif grup içeri girdi. Adımın Mehmet olduğunu söyledim. İlk başta inandılar. Ancak 3-4 saat sonra yine gelerek ‘Senin ismin Mehmet değil doğruyu söyle’ dediler. Ben de ‘Türkiye’de içki ve sigara kaçakçılığı yaptığımdan dolayı aranıyorum’ dedim. Bunun üzerine 20 kişi beni darp ederek ‘Sen Türkiye’de bulunan muhalif askerleri kaçıran kişisin’ dediler. Ben de ‘Öyle bir şeye yaklaşmadım’ dedim. Daha sonra akşam saatlerinde tekrar beni darp ettikleri sırada içlerinden biri ‘Ben bunun fotoğrafını televizyonda gördüm. Reyhanlı patlaması ile alakası var, onun için kaçıyor’ dedi. Ben de ‘Doğrudur Reyhanlı eylemini ben yaptım, ismim Nasır Eskiocak’ dedim. Aynı gün akşamı yani 10 Haziran günü Türkiye güvenlik güçlerinin bulunduğu Türkiye tarafına getirerek teslim ettiler.”

Sanırım her şey açık. Türk polisi, Reyhanlı sanığının yakalanması için sınır ötesi operasyon düzenlememiş! O haber yanlış. Dolayısıyla “Reyhanlı sanığını yakalayan ekibin Cilvegözü operasyonunu gerçekleştirdiği” bilgisi de doğru değil. Bakalım Cilvegözü iddianamesi ne gibi bilgileri serecek gözler önüne…

 

Poliste sözcü niye yok?

Henüz somut sonuçlarını görememiş olsak da İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve Adana’daki beş başsavcılıkta “Basın Sözcüleri” var artık. Avrupa Birliği destekli, “Kitlesel Medya ve Yargı Arasındaki İlişkilerin Geliştirilmesi” projesi çerçevesinde başlayan “Basın Sözcülüğü” sistemi, zamanla bütün başsavcılıklara ve mahkemelere de yayılacak.

Adalet Bakanlığı, geçen ay Hollanda ve Almanya’ya gezi düzenledi. İki ülkedeki sözcülük sistemini incelemeyi amaçlayan geziye, İstanbul, Ankara ve İzmir Cumhuriyet Başsavcılarının yanı sıra gazeteciler de katıldı. Hürriyet adına geziye katılan Oya Armutçu’nun gözlemleri dikkate değer:

“Almanya’da basın sözcülüğü 30 yıllık bir geçmişe sahip. Hollanda da ise 13 yıllık. Bu ülkelerin mevzuatının Türkiye’den temel farkı, resmi mercilerin medyaya bilgiyi vermekle yükümlü olmaları. Hatta basın sözcüsünün bilgi talebini reddettiği medya kuruluşu dava açabiliyor. Türkiye’de ise kamu görevlilerinin basına bilgi vermesi 657 sayılı kanunun 15. maddesine göre hala yasak. Yargı, medya açısından bilgi almakta sıkıntı çekilen bir alan.”

Sözcülük sisteminin kurulması olumlu bir adım ama Armutçu’nun vurguladığı gibi devletin şeffaflığını engelleyen bu yasalar değişmediği sürece yargıda sözcülük sisteminin işlevsel olabilmesi zor. Yasaların değişmesi de yetmez, kamu kuruluşlarının medyaya bakışının da değişmesi gerek.

Ayrıca medyanın bilgi almakta en çok sıkıntı çektiği alanlardan biri de Emniyet. Polisin kulaklara fısıldamasıyla yazılan haberler, sonra gazetecileri zora sokuyor. Yanlışın sorumluluğu gazetecilere kalıyor, bazen de gazeteci kullanılmış oluyor. Eminim poliste GEÇMİŞTE BİR SÜRE DENENEN sözcülük sistemi YENİDEN KURULSA polisiye haberlerdeki yalan yanlış sayısı azalır; kurgu haberler ortadan kalkar. Genelkurmay bile “Sivil sözcülük” sistemine geçiyor ama maalesef Emniyet’te henüz hiç hareket yok. Demek ki, polis durumdan memnun…

 

Okurdan kısa kısa:

Mustafa Özyurt / H. Soydal Sılay:10 Kasım’da verilen “İkinci Adam Birinci Adamı” anlatıyor ekinde İsmet Paşa ve Abdi İpekçi resmi altında bulunan editörden bölümünde Mondros ve Lozan’dan yazmakta. Bu yanlış. Kurtuluş Savaşı askerlerinden hiçbiri Mondoros’ta bulunmamıştır.

Vural Savaş: 10 Kasım’da, “Calos, Daum’u mat etti” haberinde Sivasspor olarak belirtilen kadro Elazığspor, Bursaspor olarak belirtilen kadro ise Kayserispor kadrosuydu.

Serpil İnci: 11 Kasım’da “Boğaz’da yemek” haberinde Mustafa Sarıgül ile yemekte buluşan Faruk Loğoğlu için “CHP Genel Başkanı” yazılmıştı. Loğoğlu CHP Genel Başkan Yardımcısı. Gazetedeki yanlış internete de aynen taşınmıştı.

Dinçer Irmak: CHP İstanbul Milletvekili Emekli müftü İhsan Özkes’in öncülüğünde Atatürk’ün ölümünün 75.yıldönümü dolayısı ile İstanbul Yenicami’de 10 Kasım günü okutulan mevlide çok sevindim. Benim gazeteme sitemim var. Maalesef Hürriyet’te bu mevlit hakkında tek satır göremedim.

Güner Aykan: Hürriyet’in Ankaralı okurlara reva gördüğü uygulamadan rahatsızım. Efes Pilsen-Real Madrid basketbol maçı, Hürriyet’i Ankara’da izleyenlere göre oynanmadı! Ne oynanacağı günkü nüshasında spor ekranı dahil ne de ertesi gün bu maç ile ilgili hiçbir haber çıkmadı. F.Bahçe-Nanterres maçı sadece spor ekranında duyuruldu, ertesi gün gazetede hiçbir yayın yoktu.

Aziz Naci Doğan: Gazetemiz Hürriyet’in “Hürriyet Benim” temalı yeni televizyon reklam filmi gerek çekimi, gerekse müziğiyle çok başarılı bir çalışma olmuş. Biz okurlar açısından duygulandırıcı ve yüz ağartıcı bir iş çıkarılmış. Kutlarım.

Şennur Emir: Hayvanlara eziyet görüntüleri içeren video görüntülerinden rahatsızlığımı daha önce de yazmıştım. Bugün yine mikrodalgaya atılan kedi haberi var. Bu habercilik anlayışını kınıyorum. Psikolojimi bozuyor ve hayvan haklarına da aykırı.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 18 KASIM 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr