1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
 11 Kasım 2013, Pazartesi
 

Kimi internet siteleri ve gazetelerde “Hürriyet bu röportajı yaptı ama yayınlayamadı” başlıklarını görünce konuyu araştırdım. Önce olayın Yazı İşleri’nden ve söyleşiyi yapan arkadaştan dinlediğim öyküsünü aktarayım.

Donanma Komutanı iken istifa ederek emekliye ayrılan Oramiral Nusret Güner ile Hürriyet adına Toygun Atilla söyleşi yapmış. Atilla, dört saatlik söyleşiyi deşifre ederek hazırladığı metni “kontrol etmesi” amacıyla Güner’e göndermiş. Atilla, düzeltmeleri yaptıktan sonra söyleşiyi 27 Ekim’de geçmiş.

Yazı İşleri, söyleşiyi ilginç bulup, yayımlamaya karar vermiş. Ama “geniş bir sayfa ayrılabilen bir gün” beklenmiş, sonra da “gündemdeki yoğunluk nedeniyle söyleşi yayımlanamamış”.

Aradan 10 gün geçmesine rağmen söyleşinin çıkmamasına sinirlenen Güner, söyleşinin metnini 6 Kasım’da Twitter’dan açıkladı. Tweetine koyduğu notla da Hürriyet’i suçladı:

“Hürriyet ile yaptığım, ancak yayınlanmayan ‘Deniz Kuvvetlerinin düşürülmüş olduğu durum’ hakkındaki söyleşim 25 Ekim.” https://docs.google.com/document/d/1FIz_VQ9UZQ_RZEFPyt27K5MB2O8i2AlgGCgEudpRB7o/edit?pli=1

İşte bu tweetin ardından “Hürriyet’in yayımlayamadığı söyleşi” haberleri çıktı çeşitli yerlerde. Bu gelişmeler üzerine konuyu Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu’na da sordum; o da Yazı İşleri’nin söyleşiyi yayımlamama kararı olmadığını ifade etti. Sonra da bir noktayı vurguladı:

“Hürriyet, Ergenekon ve Balyoz gibi kamuoyu nezdinde derin tartışmalar yaratan büyük davalarda tutuklu ve hükümlülerin söz hakkına en fazla saygı gösteren gazeteler arasındadır.”

Hürriyet yönetiminin, Nusret Güner söyleşisinin akıbeti ile ilgili editoryal yaklaşımı bu...

 

Cinayet haberi

Haberdeki fotoğrafta kızın gençliği dikkatini çekmiş bir okurun. Telefonla arayıp, “Haberde, öldürülen annenin 54 yaşında olduğunu yazıyor ama fotoğrafta genç bir kız var” dedi.

Bir anne ve iki kızının öldürülmesine ilişkin “Sevgilisi için ailesini katletti” haberinden söz ediyordu. Gerçekten fotoğrafta bir gariplik olduğu ilk bakışta bile anlaşılıyordu.

Hemen diğer gazetelere baktım; haber yazan arkadaş ve editörlerle konuştum. Evet, fotoğraf anneye değil, 20 yaşındaki kızına aitti. Ayrıca haberdeki yanlışlar bu fotoğrafla sınırlı değildi. Annenin adı, haberde yazıldığı gibi Güllücan değil Gülizar Özbir’di; cinayetleri işleyen Ömer Kaya’nın “eski karısı” değil, “imam nikâhlı eşi”ydi. Ömer Kaya da haberde belirtildiği gibi 40 değil 55 yaşındaydı.

Bir cinayet haberinde bu kadar yanlış olması üzerinde durmaya değer. Nedenini araştırdım. İstanbul İstihbarat Servisi’nden Çetin Aydın, 6 Kasım akşamı cinayeti duyar duymaz haberi toplamış; servis şefi Celal Korkut da saat 18.28’de haberi geçerken “haberin ilk bilgilerle yazıldığı, hatalar olabileceği, ayrıntıların sonra geleceği” uyarısında bulunmuş.

Olay yerine giden Fırat Alkaç’ın saat 20.14’te gönderdiği mailde, ilk haberdeki bilgi hataları düzeltilmiş. Fakat Yazı İşleri’ne geçilen bu haber gazeteye konulmamış, yanlışlarla dolu ilk haber gazetede aynen kalmış. 

Gece editörü İzzet Doğan, o akşam haber trafiğinde yaşanan yoğunluktan kaynaklanan bu yanlışlıktan dolayı üzgün. Okurlardan özür diliyor. Gazetecilik her gün maraton koşarcasına hızlı yaşanan bir meslek. Ne kadar titiz davranırsanız davranın bazen böyle yanlışlıklardan kaçınılamayabiliyor. Önemli olan hatayı kabul etmek ve tekrarlanmaması için ders çıkarmak. İzzet Doğan’a açık sözlülüğü için teşekkür ederim.

 

Seçim anketleri

Yerel seçimler yaklaşırken yine partiler ve adaylar, hatta aday adayları ile ilgili kamuoyu araştırmaları sıklıkla yayımlanmaya başladı medyada. Okurların dikkatini çekmiştir, Hürriyet Dünyası uzak duruyor bu araştırmalara.

Zira kimi zaman bu araştırmalar, kamuoyundaki eğilimleri araştırmak yerine kamuoyunu yönlendirmeyi de amaçlayabiliyor. Aralarındaki farkı ayırt etmek de titiz bir editoryal çalışma gerektiriyor. Bu kaygıdan hareketle Doğan Grubu Yayın İlkeleri’nde kamuoyu araştırmalarının yayımı konusunda özel sınırlandırmalara da yer veriliyor:

“Kamuoyu araştırmalarıyla ilgili bütün haberlerde, yapan kuruluşun adı, kimin talebi ve finansmanı ile yapıldığı, tarihi, görüşülen kişi sayısı ve araştırma yöntemi açık olarak belirtilir.”

Bu çerçeveye uysa da siyasi partilerin yaptırdıkları araştırmaların medyaya duyurulmasında hedefin seçmeni etkilemek olduğu açık. Artık anket sonuçları açıklamak partilerin propaganda çalışmalarının bir parçası halini aldı.

Medya bu propaganda çabalarının parçası olmamalı. Medyanın görevi -her zaman olduğu gibi- seçim döneminde de doğru, tarafsız, nesnel bilgiler aktararak seçmenin karar verme sürecine yardımcı olmak…

 

Okurdan kısa kısa:

Ahmet Feridun Gündoğdu: 31 Ekim’de “Mahmutbey’e özel mahkeme” haberinde, özel yetkili mahkemelerin kullanacağı bina ibaresi geçiyor. Bildiğim kadarıyla davaların sonuna kadar açık kalacaklar (Silivri ve Ankara) hariç özel yetkili mahkemeler kaldırıldı. Hala bu şekilde bahsetmek ne derece doğru?

Not: Haklısınız, haberde kastedilen de kaldırılan özel yetkili mahkemeler değil, TMK ile yetkilendirilen yeni mahkemeler. Tabii bunlar da bir tür özel mahkeme.

Ahmet Kuru: 5 Kasım’da Mursi’nin Mısır’da mahkemeye çıkarılması haberinin başlığı “Duruşmaya Türk malı ceketle geldi”! Bravo, size göre seçilmiş bir cumhurbaşkanının yargılanması ve sözleri değil, ceketi önemli. Türk malı olsa ne olur olmasa ne olur? Bununla övünmenin ne anlamı var? 

Tuncay Hacaloğlu: Dün gece (7 Kasım) Trabzonspor Legia’yı Varşova’da 2-0 yendi. Gazeteler bu sonucu ilk sayfalarından verirken Hürriyet’in bunu es geçmesi ne ile izah edilebilir? Böyle bir sonucu Fenerbahçe alsaydı gene birinci sayfadan verilmeyecek miydi? Bu tutumu kınıyorum.

Uğur Erman: 2 Kasım’da ekonomide çıkan “3 günde 900 bin kişi” haberinin giriş cümlesinde “Karaman, dün bugün itibariyle Marmaray’da yaklaşık 900 bin kişinin taşındığını belirterek..” diyordu. Dün mü bugün mü, anlamadım.

Umut Özen: “Claudia Rogge sergisi İstanbul’da” haberinde sanat fotoğraflarına yaptığınız sansür çirkin. Arşivinizde erotik fotoğraflar varken sanat eserine bunu yapmamalıydınız.(4 Kasım)

Şebnem Özay: Tam soracaktım, (geçen hafta) siz de bu konuda yazmışsınız. Kadın çıplaklığından korkmak mı? Haberlerinizi açtığımızda “Bana şaplak at” gibi bir sloganla kadın poposu resmi. Türkiye’nin saygın gazetelerinden birini okuyorum sanıyordum. Bunun korkuyla değil ahlak ve kültürle alakası var.

Taner Dora / Ayhan Sındar: 7 Kasım’da “Masraf hukuk dışı” haberinde “Geri iade talep edildiği” belirtiliyor. İade kelimesi zaten geri kelimesini de içerir. Böyle bir hata nasıl gözden kaçıyor?

Zati Ünal: Ankara’nın merkezinde oturan bir okurunuzum. 1 Kasım’da, sabah saat 07.00’de evime gelen gazetenizde ne yazık ki FB-CSKA ve GS-Malaga Euroleague maçlarıyla ilgili haber göremedim.

Not: Gazetenin daha geç basıldığı yerlerde bu maçla ilgili haber vardı.

 

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 11 KASIM 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr