1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
 04 Kasım 2013, Pazartesi
 

Türkiye basın tarihi, bir de kadın fotoğraflarının kullanımı açısından incelenip yazılsa. Eminim çok renkli olmakla kalmaz, çok da öğretici olurdu.

Yakın tarihe hızlı bir bakış bile medyanın kadın cinselliğine yaklaşım açısından evriminin ne denli çarpıcı olduğunu ortaya koymaya yeterli. 1960’lara varana değin mayolu kadın fotoğraflarını mahcup bir edayla kullanan basının, 1970’lerde çıplaklığı göğüslere konulan küçük siyah bantlarla örtülmeye çalışılmış fotoğraflarla sergilemeye başlaması büyük bir dönüşüme işaret ediyordu. Elbette kadın cinselliğinin tiraja katkısının fark edilmesi bir etkendi ama ülkedeki genel siyasi ve sosyal atmosferle de yakından ilgiliydi çıplaklığın normalleşmesi.

1980’lerde ise ölçü iyice kaçtı diyebilirim; Yeşilçam’da seks filmleri furyasının da başladığı günlerdi o dönem. 12 Eylül’de askeri rejimin yasaklarından bunalan basın için magazin tam bir sığınak oldu; kadın cinselliği metalaştırıldı. İngiltere’de Sun gazetesinin başlattığı “Üçüncü sayfa güzeli” modeli de o zamanlar örnek alındı Türkiye’de. 80’lerin sonuna doğru önce üçüncü sayfada başladı, sonra arka sayfaya taşındı yarı çıplak kadın fotoğrafları.

Gerçi hiçbir zaman Sun’daki kadar göğüslerin uluorta sergilendiği manken fotoğrafları kullanılmadı; hatta siyah bantlar da uzun süre devam etti. Ama bizdekiler de aynı mantıkla hazırlanan, sırf “görsellik” uğruna ilgisiz ya da asparagas metinler yazılarak kullanılan erotik fotoğraflardı. 

Hürriyet’in arşivinde bulduğum başlıklardan ikisini aktarayım; “Bu kız muzır mı? “4 Aralık 1986), Rambo’nun eski karısı utanmak bilmiyor” (5 Aralık 1987). Hürriyet de “Arka sayfa güzeli” kullanan gazetelerden biriydi.

Neyse ki, “Arka sayfa güzeli” son yıllarda önce örtündü; sonra da pek görülmez oldu. Hürriyet’te hem azaldı, hem de kapandı “Arka sayfa güzeli”. Sadece Hürriyet’te de değil, medyada genel olarak kadın fotoğraflarında bir örtünme hali olduğu dikkatimi çekiyor. Bu değişim, gazeteciliğin kadın cinselliğinin istismar edilmemesi duyarlılığına ulaşmasının sonucu ise bundan mutluluk duyarım. Fakat böyle olduğundan emin değilim. Çünkü kadın haberlerinde paralel bir evrim gözlenmiyor. Hala cinsiyetçi dil, erkek bakışı egemen bu haberlerde.

Çıplak kadın fotoğraflarının azalmasında siyasi iklimin etkili olduğundan endişe ediyorum ben. Bir gazete, “Ne olursa olsun çıplak kadın fotoğrafı kullanmam” mı diyor; yoksa “Çıplak kadın fotoğrafını haber değeri olması halinde kullanırım” mı? “Asla” diyen “gazetecilik”, ne kadar “Kadın bedeni üzerinden gazetecilik yapmayız” kılıfına girse de evrensel gazetecilik değerleri açısından sorunlu bir yaklaşımdır. Kadın çıplaklığından korkarak, her çıplak fotoğrafı porno sanarak gazetecilik yapılmaz.

Gazetecilik, haber değeri olması halinde çıplak fotoğrafların kullanılmasını gerektirir. Bu sanatsal bir fotoğraf da olabilir, bir olay fotoğrafı da. Son örnek Femen-Türkiye’nin kurulması. Göğüsleri çıplak Türk kadın eylemci fotoğrafı olmadan kullanmak mümkün değildi bu haberi. Nitekim Hürriyet, ilk sayfadan fotoğraflı olarak verdi bu gelişmeyi. Doğrusu da buydu.

26 Ekim günü Hürriyet’in yanı sıra Posta, Sözcü, Milliyet, Habertürk, Vatan, Cumhuriyet ve Radikal de kullandı bu haber ve fotoğrafı. Acaba diğer gazeteler haber değeri görmedikleri için mi kullanmamışlardı Femen haberini, yoksa çıplak kadın fotoğraflarına ambargo uyguladıkları için mi? Temel kaygımız gazetecilik ise yanıtlanması gereken soru bu.

 

Haber havuzu

Hürriyet ve Radikal’de aynı haberlerin çıkması bir okurun dikkatini çekmiş, 18 Ekim’de Twitter’da sordu bana. “Sürekli bir uygulama: ‘İstanbul kaç para eder?’ ve ‘Türk kâhini kaybettik’ haberleri hem Hürriyet, hem de Radikal’de. Nasıl izah edersiniz? Hangi gazeteyi okumalıyız?”

Bu soruya, Hürriyet ve Radikal’in bir süredir “ortak haber havuzu” uygulamasına geçtiğini, o nedenle bazen aynı haberlerin iki gazetede birden ortak imzayla yayımlandığı yanıtını verdim.

“Mecezey” rumuzlu okur, bu yanıtım üzerine “Haber havuzuna Radikal’in köşe yazısını (Uğur Gürses) kaynak göstermeden kullanmak dâhil mi? Bu yayın ilkelerine uyar mı?” dedi.

Aynı haberlerin iki gazetede birden yayımlanmasında yazanların da bilgisi olması halinde bir sakınca yok bence. Okur, “kaynak gösterme” konusunda ise haklı. Hürriyet, Radikal muhabirinin haberini ya da yazarının yazısını alıyorsa mahreçte “Radikal” bilgisine yer vermeli. Radikal de “Hürriyet” mahrecini kullanmalı. Farklı bir yöntem de olabilir; önemli olan okuru bilgilendirmek…

 

Okurdan kısa kısa:

Türk Dermatoloji Derneği Yönetim Kurulu: 29 Ekim’de Hürriyet’in “90 yılın 90 Ödülü” ekinde Behçet Hastalığı’nı tanımlayarak tıp literatürüne adını yazdıran Prof. Dr. Hulusi Behçet ile ilgili bir yazı yayınlandı. Ancak yazıda çok değerli profesörümüzün fotoğrafı yerine yanlışlıkla Yunan bilim insanı Dr. Benediktos Adamantiades’in fotoğrafı konulmuştu. Dünya dermatoloji camiasında “Behçet Hastalığı” yerine “Adamantiades-Behçet Hastalığı” terimi kullanılması gerektiği yönünde tartışmalar yapıldığı bilinmektedir. Bu da olayın vahametini farklı boyutlara taşımaktadır.

Ersin Boğa: Teknolojinin ne kadar hızlı geliştiği hepimizin malumu. Fakat hurriyet.com.tr’de teknoloji haberleri o kadar hızlı değişmiyor. Teknolojiyi takip etmeyi seven okurlar için tam bir hayal kırıklığı. Lütfen teknoloji bölümünü daha sık güncelleyin ya da kaldırın.

Not: Okurun bu eleştirisi haklıydı. Teknoloji bölümü yenilendi, hızlandı.

Nezih Akkutay: Cumhuriyet ekinde yayınlanan ve 1944’de İzmit’te çekilmiş fotoğrafta izci kızların trompet çaldığı yazılmış. Trampet olması gerekmez mi?

Not: Haklısınız, fotoğrafta görünen trompet değil trampet.

Nuriser Özdinç / Aydil Erol: “3 gazete getir 1 Hürriyet al” kampanyasının devam etmesini talep ediyorum. İyi bir uygulama idi, gazeteler değerleniyordu.

Ergun Maraşlı: 30 Ekim’de gazetenizde “Açılışa katılan dünya liderleri” haberi yer aldı. Hürriyet’in, Almanya Ulaştırma Bakanlığı müsteşarı, Japon bakan yardımcısı, Kazakistan bakan yardımcısı ve Pakistan Denizcilik müsteşarı gibi isimleri “dünya lideri” olarak adlandırmasını yadırgadım. Yazınızın başlığına bakılınca Obama, Merker gibi dünya liderlerinin geldiği sanılıyor. 

Ahmet Tiraş: 28 Ekim’de gazetenizde F.Bahçe-Beşiktaş basketbol maçının skoru 74-69 olarak vermiş olup doğrusu 77-69 olacaktır. Yıllardır bir gün bile sektirmeden aldığım Hürriyet’te böyle hata görmek inanın sizden çok beni üzdü.

Not: İlk baskılardaki bu hata fark edilerek sonraki baskılarda düzeltilmiş.

İsmail Edel: Ben ve Hürriyet aynı günde doğduk. Okumaya başladığım günden beri hiç ayrılmadık. Ama artık Almanya’da basılan şekil ve içerik olarak çok değişti. 26 Ekim’de saatler değişti; Almanya Hürriyet bu önemli haberi atladı. Artık çok sevdiğimiz “Sıla Yolu” haberlerine de yer vermiyorsunuz. Dünkü Hürriyet’i (30 Ekim) okuduğumda “Acaba Hürriyet’i yabancılar mı basıyor” dedim. Bielefeld’te bir hayat kadınının öldürülmesi gibi haberleri Bild gazetesinde de okurum. Bana gazetemi geri verin.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 4 KASIM 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr