1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
 12 Ağustos 2013, Pazartesi
 

Ünlü oyuncu ve yönetmenlere yapılan narkotik operasyonu, polisin trafik kontrolleri şovuna benziyordu. İstediğinde gözaltına aldıklarını gizlice getirip götüren polis, bu kez oyuncuları podyumda gezdirir gibi çıkardı medya ordusunun önüne. Tam da Ergenekon davası kararlarının açıklandığı gün böyle bir operasyona girişilmesi manidardı.

Beklendiği gibi, haber kanalları, internet siteleri ve gazeteler geniş şekilde okurlarına aktardılar bu operasyonla ilgili gelişmeleri. Çoğu medya kuruluşu isim ve fotoğraflarını gizlemeden afişe etti o insanları. Medyanın bu tavrı tartışma konusu olunca kimi gazeteci, ünlülerin adlarının açıkça yazılmasını savundu; kimisi de isimlerin kodlanmasını.

Hürriyet ise bütünlüklü bir tavır alamadı bu konuda. İnternet sayfasında isim ve fotoğraflar açıkça verilirken, gazetede isimler kodlanıp, fotoğraflar flulaştırıldı. Tabii okuyucuların gözünden kaçmadı bu farklı yaklaşım. Twitter’da alaysı bir dille eleştirildi: "Hürriyet çok komiksiniz. Net sitende çarşaf çarşaf yayınla sonra gazetede K.İ., S.A. vs diye kısalt suratları buzla" Aslında bununla kalmadı; daha sonra Kelebek’teki haberlerde de açık isimler verildi.

Gazete Koordinatörü Emre Oral’a sordum ünlüler haberiyle ilgili eleştiriyi. "Gazete açısından geçmiş olaylara göre farklı bir durum yok. İfade vermeye giden insanlar suçlu gibi lanse edildiği için bu tip operasyonlarda kimlik açıklamama kararımız var" yanıtını verdi.

Web Koordinatörü Bülent Mumay ise aynı soruyu yanıtlarken, sanatçılar ve avukatlarının savunmalarını da ayrıntılı olarak vererek, "peşinen suçlu ilan etmeme ilkesine sadık kalıp, dengeli bir yayıncılık yaptıklarının" altını çizdi:

"Polisin operasyonu düzenleme şekli, gazetecilerin görüntü alacağı şekilde Emniyet’e getirmesi ayrı eleştiri konusu olabilir. Ama onlarca ünlünün adlarını rumuzlamanın doğru olmadığını düşünüyoruz. Dünyanın her yerinde ünlülerin bu tarz bir operasyonda gözaltına alınması haberdir. Maradona’nın, Lindsay Lohan ve Paris Hilton gibi şöhretlerin uyuşturucudan gözaltına alınmalarını dünya basınının adları ve resimleriyle yayınladığını hatırlamakta yarar var."

Okur Temsilcisi olarak, okurların Hürriyet’in iki farklı mecrasında birbiriyle çelişik tavır alınmasına yönelik eleştirilerini son derece haklı bulduğumu belirtmeliyim. Basılı gazete ve internet sayfalarının başını çektiği bütün mecraların tek çatı altında birleştirildiği "Hürriyet Dünyası"nda böyle ikircikli tavırlar sergilenmemeliydi. Okur, tek bir çizgi, ortak tavır görmeliydi.

Ünlülerin isimleri gizlenmeli miydi? Mumay’ın verdiği örneklerde olduğu gibi, ünlülere yönelik uyuşturucu operasyonları dünyanın her yerinde haberdir. İsimlerin gizlenmesi de düşünülmez oralarda.

Ancak her zaman olduğu gibi bir de işin vicdani tarafı var. Biz gazeteciler, hiç kimseyi mağdur etmemeliyiz. Türkiye’deki polis soruşturmaları ve yargı süreci ile ABD ya da Avrupa’daki sistem aynı kalibrede değil. Somutlayayım; ceza davalarında mahkûmiyet oranı örneğin Japonya’da yüzde 99,9, İngiltere’de yüzde 90,3 iken Türkiye’de yüzde 34’lerde. Yani Türkiye’de yargılananların yüzde 66’sı masum! Polis operasyonlarından başlatırsak masumların oranı ne olur varın siz tahmin edin. Bu duruma rağmen, polis operasyonlarının hedefindeki ünlüleri afişe edip, yaftalamak adil olmaz sanırım.

Ayrıca artık o oyuncular hakkında adli sicilden daha kalıcı bir Google sicili oluşacağını da unutmamak lazım.

 

Yanlışı anlatma üslubu

Mehmet Tekinbaş adlı okur, 28 Temmuz’da çıkan "Kilometreye yazılım ayarı" haberinin "yanlışı öğrettiği" kanısındaydı:

"Haberinizle bu tür üç kâğıtları, bilmeyenlerin de aklına getirdiğinizin farkında mısınız? Nasıl yapılacağı hakkında ayrıntılı bilgi vererek yanlış bir habercilik yaptınız. İyi niyetli olduğunuzu düşünüyorum ancak halkımız o kadar uyanık ki inşallah bu tür yasadışı işlerde bu yazıdan sonra artış olmaz. "

Okurun eleştirisini Ekonomi Müdürü Sefer Levent’e ilettim. Levent, okurun görüşüne katılmadı:

"Tam tersine bu konuda daha yüksek sesle bağırmalıyız ki düşük kilometreli araç satın aldığını düşünüp aldatılanlara uyarı görevimizi yapalım. Ayrıca bu sahtekârlığın yapılmasını engelleyecek yasal denetimin oluşmasına, otomotiv firmalarının önlem almasına da vesile olalım."

Levent’in vurguladığı gibi, haberin bu sahtekârlığın önlenmesiyle ilgili uyarı amacı taşıdığı açık. Fakat haberde "kilometre değişikliğinin nasıl yapıldığı" konusunda "bilgilendirici" ayrıntılar var. Örneğin panelin arkasındaki vidalar, soketin yeri vs. Bu kadar ayrıntı vermek gerekmezdi. Tıpkı bombanın kötülüğünü yazarken nasıl yapıldığını anlatmanın gerekmeyeceği gibi.

 

Okurdan kısa kısa:

Osman Serdar Uluç: 20 Temmuz’da "İngiliz kızın cinsel taciz oyunu" başlıklı haberde; kızın, 28 yaşındaki Türk bir animatöre, "14 yaşındayım ama bakire değilim gel buluşalım" mesajı attığı ama buluşmaya gitmeyip olayı babasına anlattığı, onun da animatörden şikâyetçi olduğu anlaşılıyor. Kızın mesajı, haberde "İngiliz kızın oyunu" olarak nitelendirilmiş. İngiliz olunca yaşadığı oyun mu oluyor? Bahsedilen kız 14 yaşında! Bu mesajlaşmanın sonunda o kızla birlikte olan erkek oyuna gelmiş olmaz; tecavüz etmiş olur. Cinsiyetçi ve tecavüzü haklı gösterecek yanlış bir başlık.

Engin Elçin: 1 Ağustos’ta "Diana’yı oynamak zor" yazısında Diana’nın 26 yaşında öldüğü yazılıyor. 1961 doğumlu olup 1997’de vefat ettiğine göre 36 yaşındaydı. 6 Ağustos ‘ta spor sayfasında "Mourinho’yu kale almıyorum" haberinde kale kelimesi "kaale" olacaktı. Zaten kaale kelimesi de Arapça.

Semih Kalkanoğlu: 7 Ağustos’ta "Bermudalı baba" haberinde Vedat Dalokay, "eski CHP Ankara Milletvekili" olarak yazıldı. Helal olsun. Gazetelerde çalışanlar ne kadar dünyadan habersiz! Dalokay hiç milletvekili olmadı; 1973’te yüzde 62 oyla seçilen ünlü bir Ankara Belediye Başkanıydı.

Ünsal Tozar: 27 Temmuz’da "TCDD tarihinin en büyük ihalelerinden birine çıkıyor" başlığı vardı. İhale sözcüğüyle ilgili bu hastalık beni rahatsız ediyor. TDK’ya sordum, "Türkçede ‘ihaleye çıkılmak’ şeklindeki kullanım bulunmamaktadır" cevabı aldım. İhaleye girilir, ihaleye verilir, ihale edilir! 5 Temmuz’da "Darphane duracak" haberinde de "greve çıkılacağı" ibaresi vardı. Greve çıkılmaz, greve gidilir. Bu arkadaşlar çıkmak fiiline öylesine takılmışlar ki, neredeyse kuyuya bile çıkacaklar.

Ergün Demircioğlu: 9 Ağustos günü Voleybol Bayanlar Dünya Grand Prix maçı spor sayfalarında yer almadığı gibi, "Saat saat spor ekranı" TV programında da maçın canlı yayınlanacağından hiç bahsedilmiyordu! Programları ya tam yayınlayın veya hiç yayınlamayın lütfen.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 12 AĞUSTOS 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr