1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda.  Haberlerin peşinden koştum; haber trafiği yönettim, söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım. Dokuz yıl boyunca sürdürdüğüm Hürriyet gazetesi Okur Temsilciliği (Ombudsman) görevinden 4 Mart 2019’da ayrıldım. Artık mesleğime "Medya ombudsmanı" olarak katkıda bulunmayı hedefliyorum.  Okurlardan da somut örnekler üzerinden medya eleştirileri bekliyorum.

Faruk Bildirici


 İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
 05 Ağustos 2013, Pazartesi
 

Telefon konuşmalarını kaydetme yöntemi, 80’lerin ikinci yarısında girdi gazeteci milletinin hayatına. Kocaman, omuzda zor taşınan teyplerin yerini minileri alıp, telefondan teybe bağlantı yapan aygıtlar piyasaya çıkınca not almaktan daha pratik geldi konuşmaları kaydetmek. Giderek kolaylaşınca çoğu gazetecide alışkanlık halini aldı. Halen de yaygın olarak devam ettiği anlaşılıyor.

Fakat gizli kamera gibi, telefon konuşmalarını gizlice kaydetmek de bireylerin özel alanlarına saygı göstermeyen, etik olmayan bir yöntem. “Ne var bunda? Bir gazetecinin konuştuğu kişi onun yazmak üzere aradığını zaten biliyordur” tezini savunan gazeteciler de var. Bu görüşe katılmıyorum. Çünkü bazı durumlarda muhatabı onun yazmak üzere konuştuğunu anlamayabilir. Gazetecilik casusluk değildir; her zaman açık, şeffaf yöntemler kullanır; muhatabını kandırmaz. O nedenle gazeteci, konuştuğu kişiye kimliğini doğru bildirmek ve konuşmayı yazacağını söylemekle yükümlüdür.

Ama tabii gazeteci, bir politikacı ya da bürokrat ile konuşurken bunu ayrıca belirtmesine gerek yoktur; çünkü iki tarafın pozisyonları da bellidir. Böyle bile olsa gazeteci karşısındaki kişiye sesini kaydedeceğini belirterek izin almalıdır.

Konuşmasının kaydedildiğini bilerek konuşmak herkesin hakkıdır.

Türk Ceza Yasası “aleni olamayan bir söyleşiyi, konuşanın rızası ile kayda alma”ya onay veriyor. Yasanın 133.maddesi, “rıza almadan ses cihazıyla kaydetmeyi” ve bu kaydı “basın ve yayın yoluyla yayınlanmayı” ise suç olarak tanımlıyor. 

Yasadaki sınırlamadan daha önemlisi gazetecilik kuralları. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi, “Doğrudan kamu yararı olmadıkça, sahibinin izni dışında belge, fotoğraf, ses yahut görüntü alınmamalıdır” kuralını koyuyor. “Kamu yararı olduğunda dahi, başka hiçbir şekilde elde edilmeyeceğinin kesin olması” koşulunu getiriyor. Doğan Grubu Yayın İlkeleri de “gizli veya izinsiz ses kaydı yapmayı” yasaklıyor; üstelik bu yöntemi “kişilik haklarına saldırı” olarak değerlendiriyor.

Etik gazeteciliğin bu sınırlamalarına uymak gazeteci milletinin saygınlığını ve güvenilirliğini artırır. Sanırım buna ihtiyacımız var.

 

Okur temsilcileri

Gazetecilere Özgürlük Kongresi’nin sonuç bildirisinde, “Türkiye’de merkez medyada üç okur temsilcisi” bulunduğu belirtiliyordu. Ben de geçen haftaki yazımda bu cümleyi alıntıladım.

Cumhuriyet Okur Temsilcisi Güray Öz aradı ve serzenişte bulundu. Haklıydı, sonuç bildirisinde sadece Hürriyet, Sabah ve Milliyet’te okur temsilcileri bulunduğu varsayılmış, ben de yanlışı düzeltmeden aktarmıştım.

Okur Temsilcisi Yavuz Baydar’ın Sabah’tan atılmasının ardından bu alandaki tabloyu açıklama zorunluluğu doğdu. Halen Türkiye’de sadece dört gazetede okur temsilcisi var; Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet ve Posta. Milliyet’te Belma Akçura ve Cumhuriyet’te Güray Öz her pazartesi okur eleştirilerini ve değerlendirmelerini gazetelerinde yazıyorlar. Ama Posta’da Timur Soykan, okurlarla sürekli temasta olsa da gazetede köşesi yok. Kıbrıs’ta ise sadece Yenidüzen gazetesinde Süleyman İrvan bu görevi üstlenmiş durumda.

Maalesef Sabah’ta yeni bir okur temsilcisi atanmayacak gibi görünüyor. Star’da da bir süre Gülay Erdemli’nin yürüttüğü okur temsilciliği kaldırılmıştı. Oysa okur temsilciliği okurlarla iletişimde ve iç denetimde etkin bir mekanizma. Dünya Haber Ombudsmanları Örgütü’nün (ONO) 2007’de ombudsmanlar (okur temsilcileri) için belirlediği on kuraldan ilk ikisi bile okur temsilciliği olmamasının yaratacağı açığa yeterince dikkat çeker sanırım:

“1- Ombudsmanın birincil amacı kendi haber kuruluşundaki sorumluluk bilincini yükseltmektir. 2- Ombudsman basın özgürlüğünün korunması, sorumlu ve yüksek kalitede gazetecilik yapılması için çalışır.”

Bu işlevi yerine getiren bir okur temsilcisinin editoryal kadronun rakibi değil destekçisi olacağı açık.

Not: Bu yazının yayımlandığı gün Sabah gazetesi Okur Temsilciliği’ne İbrahim Altay atandı.

Okurdan kısa kısa:

Hakan Kapıcıoğlu: “Babam annemi öldürüp aside attı” haberinde gencin ad ve soyadının baş harfleri kullanılmış ve doğru yapılmıştır. Ama haberi okuyunca başta baba olmak üzere herkes soyadı ile yazılmış. Sizce bu gencin kim olduğu açığa çıkmadı mı? Bunun ilk olmadığını da belirteyim.

Ali Tuğal: Yunan Sahil Güvenlik güçlerinin bir botta buldukları silahlarla ilgili haberinizdeki “tanksavar havan mermisi” tanımlamanıza çok güldüm. Böyle bir mermi çeşidi henüz icat edilmedi! Lütfen haberi önemli hale getireyim derken komik olmaması için profesyonellerden fikir alın.

Ahmet Demir: Askeri Şura haberlerinizde Bekir Kalyoncu’nun Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın en güçlü adayı olduğunu yazdınız. Hatta ilerde Genelkurmay Başkanı olacak bile dediniz. Sadece siz değil medyanın çoğu böyle yazdı. Ama Kalyoncu emekli oldu! Demek, bilgi değil tahmin yazmışsınız.

Mehmet Kaymaklıoğulları: 27 Temmuz’da ekonomi sayfasındaki “Yüzde 99 Küçükçekmece” haberinde Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay’ın soyadı yanlış yazılmış. Başlıkta ve haberin girişinde sorun yok ama ilk arabaşlıktan sonra Aziz Kocaoğlu olarak yazılmış!

Berra Öztürk: “İsveç’te sosyal medya felaketi” haberini internette manşetlerde yayınlamanızı protesto ediyorum. Hadi yayınladınız; neden İsveç bilmem ne partisi eski liderinin, açıkta kalan bilmem neresini görmek zorunda bırakıyorsunuz bizi iki gündür? Neden magazin meraklılarının okuyabileceği yerde değil?

Meral Kolcu: Koymak ve konmak arasındaki fark hep karıştırılıyor. Kelebek’teki “Artık yalnızım bu kez düet yok” haberinde de “sokak kedilerine koyulan Kaliko ismi” deniyor. Kediye isim konur, koyulmaz!

Nezih Akkutay: 30 Temmuz’da spor sayfasında hatalar vardı. Örneğin Drogba haberinde “ufaklığa” yerine “ufaklı” yazılmıştı. Ama o gün en ilginci Dış Haberler sayfasındaki İtalya’daki otobüs kazası haberiydi: “Şoförün de can verdiği, kazadan kurtulması halinde gözaltına alınabileceği belirtildi.”

Reşit Resuloğlu: Hürriyet gazetesinin yalnızca e-nüshasını okuyorum. Bazı yazarlarınızın mail adresinin olmamasını anlamakta zorluk çekiyorum. Tabii ki kendi tercihleri, fakat biraz tuhaf kaçmıyor mu? Yazarların okuyucularıyla iletişim halinde olmaları zararlı mı?

Cenap Kayasü: “Çaldıkları arabaları ağır hasarlı araçlarla change yaparak satan hırsızlık çetesi” diyor haberde. O çocuklar bir kaç yıl yatar çıkar. Ama “change yaparak” lafınız dillere pelesenk olur. Bu Türkçe cinayeti.

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 5 AĞUSTOS 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@gmail.com