1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 KARAKTER SUİKASTİ
 22 Temmuz 2013, Pazartesi
 

“Fethullah Gülen’in evine çay içmeye gitmiyoruz” haberi, eski bir sahtecilik vakasını hatırlattı kimilerine. “ABD’de yaşayan ünlü Türk fotoğrafçı David Natu” denilen bir kişi gazetelere röportaj vermiş, sonra da Kolombiya’da geçirdiği bir trafik kazasında öldüğü yazılmıştı. Ünlü moda fotoğrafçısının öldüğü haberini AA ve DHA da geçmiş, Hürriyet’in de aralarında olduğu birçok gazetede yayımlanmıştı bu haberler.

David Natu’nun hayali bir kimlik olduğunu ortaya çıkaranlardan biri Hürriyet’in New York Temsilcisi Razi Canikligil’di. 1 Mart 2012 tarihinde Hürriyet’te çıkan “Vay David vay” başlıklı haberi şaşırtıcı bilgilerle doluydu:

“..David Natu’nun aslında hiç var olmadığı, Sezer Gök’ün bu ismi kullanarak hem basını hem de yüzlerce kişiyi aldattığı öne sürülüyor. Gök’ün New York’ta yaşayan yüzlerce Türk’ü David Natu adıyla dolandırdığı, peşine takılan kurbanlarından kurtulmak için de Türk medyasına vefat haberi gönderdiği iddia ediliyor. Türk basınında çıkan kaza fotoğrafının Missouri’de bir kamyon kazasına ait olduğu, yaralı fotoğrafının ise vefat eden şarkıcı Barış Akarsu’nun yoğun bakım görüntüsü olduğu anlaşıldı.”

O haberde Sezer Gök’ü dolandırıcılıkla suçlayanlardan biri de New York’lu Türk reklamcı Armağan Yılmaz’dı. 1.5 yıl kadar sonra Gülen’in evinin önünde protesto eylemini organize edince yeniden gündeme geldi bu kişi.

Armağan Yılmaz ile konuşarak “Çay içmeye gitmiyoruz” haberini yazan Razi Canikligil, aniden eleştirilerin odağına yerleşti. Bugün gazetesinden Tarık Toros, “Çekirge üçüncüde sıçrayamadı” başlıklı yazısında Canikligil’i hedef aldı:

“DHA’dan Razi Canikligil’in Hürriyet’e geçtiği haberle David Natu bir anda ilgi odağı oldu. Gazeteciler röportaj kuyruğuna girdi.”

Yazı baştan sona Canikligil’i hedef alıyor; Sezer Gök’ün sözlerine dayanarak “David Natu sahteciliğini Armağan Yılmaz’ın kurguladığını, Gök’ün masum olduğunu savunuyordu. Canikligil’e soruyordu; “David Natu olayında iki kere gol yemişsin. Neden hala aynı adamın ipiyle kuyuya iniyorsun?”

Bu yazının internet siteleri ve Twitter’da yayılıp bir kampanyaya dönüşmesi, okurlardan da sorular gelmesi üzerine Razi Canikligil ile görüştüm. Yazıdaki temel hareket noktalarının yanlış olduğuna dikkat çekti:

“Bu protestoyu haber yaptığımdan dolayı bana karakter suikasti yapacağının sinyalini yazısının ilk cümlesinden veriyor. David Natu sahtekârlığını yapan Sezer Gök’ün bazı internet sitelerinde yeralan ifadelerinin gerçekliğini araştırmadan yazan Tarık Toros’un kasıtlı ve küçük düşürücü iftirası çok açık. Çünkü ben haber yaptıktan sonra gazeteciler, David Natu ile röportaj kuyruğuna girmedi! Bu hayali kişi olduğunu sanarak Sezer Gök ile yapılan ilk röportaj, 10 Aralık 2011’de Habertürk gazetesinde Elif Kask imzasıyla çıktı. Sahtecilik o zaman başladı. Birçok meslektaşım da bu sahteciliğin kurbanı oldu. Ben ise ‘Vay Natu vay’ haberiyle gerçeği ortaya çıkardım. Keşke medyamız tufaya düşmeseydi de ben bu işi çözmeseydim.”

Toros’un yazısındaki diğer suçlamalarla ilgili yanıtlara değinmeme gerek yok sanırım. Sahteciliği ortaya çıkaran gazeteciyi “çuvallamış” gibi gösterip, onun üzerinden analiz yapılmış olması durumu yeterince açıklıyor.

Galiba sorun önyargılarla hareket edilmesinde. Verilerle değil önyargılarla yazınca haksız suçlamalarla dolu metinler ortaya çıkabiliyor. Maalesef Razi Canikligil’i suçlayan yazı da böyle bir infaz yazısı olmuş. Hiç değilse gazetecilik tavsiyelerine girişenler böyle yapmamalı...

 

Saatlere nokta

Saatler nasıl yazılır? Bu soruyu açıklığa kavuşturma zorunluluğu doğdu. Okurlarımızdan Sehap Önder’in, saatlerin yazımında nokta yerine iki nokta üst üste işareti kullanılmasını savunan görüşünü bu köşede aktarmıştım.

Editörlerimizden Serhan Yediğ ise bu yaklaşıma karşı çıkarak, “Okurumuz elektronik saat imlasının hayatın her alanında kullanıldığını sanıyor. Yanılıyor” dedi. Yediğ, dayanaklarını da sıraladı:

“Biz gazetede temel olarak Ana Yazım Kılavuzu’nu kullanıyoruz. Ana Yazım Kılavuzu’nun nokta kullanımının anlatıldığı bölümde şu bilgi veriliyor; ‘Nokta, belli bir saatle artık dakikaları arasına konur. Saat 13.20’de, 21.15’te.’ TDK’nın Yazım Kılavuzu’nda Sayıların Yazılışı başlığı altında da ‘Saat, para tutarı, ölçü, istatistik verilere ilişkin sayılarda rakam kullanılır: 17.30’da’ deniliyor.”

Ana Yazım Kılavuzu, Serhan Yediğ gibi benim de temel dayanağım. Türk Dil Kurumu’nun yapısının değiştirildiği 12 Eylül askeri dönemi sonrasında eski Genel Yazman Ömer Asım Aksoy başkanlığında bir kurulun hazırladığı Kılavuz, Türkçe sorunlarımda başvurduğum güvenilir bir kaynak.

Kılavuzu hazırlayan kuruldaki isimlerden biri olan Türkçe üstadı Emin Özdemir ile görüştüm. Saatlerin nokta ile yazılması kuralını nasıl belirlediklerini anlattı: 

“Ana Yazım Kılavuzunu, basın, yazın ve bilim dilindeki kullanımları tarayarak hazırladık. Kuralları belirlerken yaygınlık, yerleşiklik ilkesini benimsedik. Bu yönden öteki kılavuzlara göre güvenilirlik katsayısı yüksektir. Dilde, ister istemez yazımda da, bir kural yaygınlık ve yerleşiklik kazanmışsa artık onun yanlışlığı ya da doğruluğu tartışılamaz. Önemli olan, bu kurallara uymaktır. Yazımda birlik ancak bu yolla sağlanır.”

Artık iki nokta üst üsteyi bir kenara bırakıp, bu tartışmaya nokta koyuyorum…

 

Okurdan kısa kısa:

Erol Altuner: ARC Royal uçak gemisi ile ilgili haberi okuyunca artık yazmak gerektiğini düşündüm. Hadi haberi bildiren tetkik etmedi, boyu 210 metre denilen (doğrusu 240 metre) geminin tonajı 22 olur mu? (doğrusu 22.000) 

Sait Renda: 19 Temmuz’da “Dozerler girdi bostana” haberi vardı. Nedir dozer? Haberciler, nerede bir iş makinesi görseler hemen dozer diyorlar. Haberdeki resimde koskoca bir damperli kamyon vardı.

Birol Aydın: “Bakıcı parasını kendiniz verin” haberinizde yanlışlıklar var. Zihinsel engelli sporuyla ilgili federasyonumuz, sporcular Doruk Davran ve Ege Deniz’i, Dünya Yüzme Şampiyonasına gönderiyor. Ege Deniz’in ailesinin istediği antrenör Utku Sözeri’nin masraflarını federasyonumuz karşılıyor.

Bahar Aktaş: Yaz geldi yine selülit haberlerinden geçilmiyor. Bu yoğun gündemde Ceylan’ın selülidinden bize ne? Madem yazacaksınız lütfen kadın bedeninin kusurları terminolojisine hâkim olun. Geçen hafta Victoria’s Secret modelinin selülidi haberi vardı ama kızdakiler selülit değil çatlaktı!

Ali Haydar Yedek: Ülkemizin en saygın gazetelerinden biri olan Hürriyet’in son yıllarda magazin gazetesi haline geldiğini üzülerek gözlemliyorum.

Haluk Kartal: 14 Temmuz tarihli Hürriyet Pazar’da “Yulaf kepekli kek” tarifi verilmiş. Sağlıklı ve basit bir tarif olarak görüp, yapmaya başlıyorsunuz. Haklı iken haksız duruma düşmemek için şu an kendimi zorluyorum!

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 20 TEMMUZ 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr