1980 Haziranıydı gazeteciliğe başladığımda. 39 yıldır bu meslekteyim.  Haberlerin peşinden koştum; söyleşiler yaptım; kitaplar yazdım; haber müdürlüğünde bulundum; bunca yıldır hep gazetecilik faaliyetleri içinde oldum. 19 Nisan 2010’dan itibaren yaklaşık dokuz yıl Hürriyet gazetesinde Okur Temsilcisi (Ombudsman) olarak görev yaptım.

Faruk Bildirici


 ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
 24 Haziran 2013, Pazartesi
 

Soru sormadan gerçeğe ulaşmak mümkün değil, dolayısıyla gazetecilik yapmak da. “TOMA’lardan sıkılan, ilaçlı bir su ama kimyasal nitelikli bir su değil” diyen İstanbul Valisi H. Avni Mutlu’ya soru sorulamadı basın toplantısında.

Halbuki Vali’nin “kimyasal olmayan ilaç” sözleri açıklanmaya muhtaçtı. En azından “Nasıl bir ilaç? O ilaç kimyasal değil mi?” diye sorulabilmeliydi. Ya da neden ilaç katıldığı sorusuna yanıt aranmalıydı. Sorgulanmadan izleyenlere aktarıldı Vali’nin bu çelişkili sözleri. 

Bereket o akşamki gazetecilik açığı, ertesi gün polislerin TOMA’lara bidonlarla sıvı biber gazı boşaltırken çekilen fotoğrafları yayımlanarak bir ölçüde giderildi. Vali’nin “ilacı”nın ne olduğu böylece anlaşıldı. Fakat gördüğüm kadarıyla sözlerini tekzip eden fotoğraflar hatırlatılıp, “neden kamuoyuna doğru bilgi vermediği” de sorulamadı Vali’ye. 

Gazetecilerin soru soramadığı (ya da sormadığı) eleştirileri son yıllarda iyiden iyiye yaygınlaştı. Sadece siyasette de değil, polisten diplomasiye, spordan magazine kadar hemen her alanda gazetecilerin, muhataplarına soru soramadığını gösteren örnekler göze çarpıyor.

Bence “ilaç değil kimyasal” vakası, eleştirilerin haklılığının yeni ve çok önemli bir kanıtı. Reuters muhabiri Birsen Altaylı’nın tavrından ders alınamamış. Altaylı, o gün, Başbakan Erdoğan’ın sinirlenmesine rağmen ezilip büzülmemiş, gazeteci serinkanlılığı içinde sorusunu sormuştu. Yapılması gereken de oydu. Altaylı, o gün o soruyu sormamış olsaydı, Erdoğan’ın Tunus’tan döndükten sonra “Samimi gençlerin mesajı alınmıştır” sözlerinin bir değişimi ifade ettiği anlaşılamazdı.

Maalesef durum bu. Soru sormak, sorgulamak, araştırmak, didiklemek konusunda bir zaaf oluştu gazeteciliğimizde. Artık “Neden?” sorusuna yanıt aramalıyız. Neden gazetecilik bu ölümcül mesleki hastalığın pençesine düştü?

Sadece sahadaki gazetecilerin mesleki yetersizlikleri gerekçesine sığınmak hem arkadaşlarımıza haksızlık olur, hem de bu kadar yaygın olmasını açıklamaya yetmez.

Sorunun kaynağını gazetecinin gücünde aramalıyız. Soru sormak bir tür iktidardır aslında. Muktedirlerin karşısına geçip, onlara soru sorabilmek için gazetecinin kendisinde o gücü bulabilmesi gerekir. Sırtını dayadığı kurumunun ve meslek örgütlerinin gücünü arkasında hissedemeyen hatta tersine örnekleri gören gazeteci soru soramaz hale gelir. Gazetecinin gücü, çalıştığı medya kuruluşunun ve ülkesindeki gazeteciliğin gücü kadardır. Zincirin zayıf halkasını yanlış yerde aramamak gerek.

 

Gazetecinin gazeteciye yaptığı

Gezi eylemlerinde hükümet çevrelerinin eleştiri okları, Twitter kadar yabancı medya mensuplarına da yöneldi. Yaralanan, polis şiddetine maruz kalan, gözaltına alınan yabancı medya mensupları oldu. Fakat anlaşılan onları en çok yaralayan Anadolu Ajansı’nın, “..olayları, aralarında CNN ve BBC gibi ünlü tv kanalları ile Reuters gibi haber ajanslarının da bulunduğu yabancı medya kuruluşlarının ‘Türkiye’de iç savaş var’ gibi yansıtması tepki topladı” notu ekleyerek bu gazetecilerin fotoğraflarını servise koyması oldu.

Agence France Press’in Türkiye fotoğrafçısı Bülent Kılıç, AA’nın kendilerini hedef haline getirdiğini ve “yaşanan kargaşadan sorumlu” tuttuğunu savundu:

“Bu arkadan vurulmakla eşdeğer bir davranış. 17 Haziran pazar günü, İtalyan foto muhabiri Daniele Stefanini, kaskı ve maskesi çıkarıldıktan sonra ağır şekilde dövüldü. Reuters ve AP’ye çalışan foto muhabiri arkadaşlarımız apar topar neden ülkeyi terk etti? Polis, AA’nın fotoğrafını servise koyduğu New York Times’a çalışan Ed Ou’nun maskesini park içinde aldı; çektiği fotoğrafları sildi. Bunlar çok ciddi sorumsuzluklar, bu olayı ben ve diğer foto muhabiri arkadaşlarımız hiç ama hiçbir zaman unutmayacağız.”

Bu süreçte “gazetecilerin hedef seçilmesini” kınayan Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin açıklamasında AA’nın tavrı da eleştirildi:

“AA, Taksim protestoları sırasında tüm dünyada simge haline gelen ‘Kırmızılı Kadın’ fotoğrafını çeken Reuters foto muhabirinin de aralarında bulunduğu, yabancı basın kuruluşlarında çalışan Türk gazetecileri ve yabancı meslektaşlarımızın fotoğraflarını servise koymuştur. Ajansın yayına koyduğu fotoğrafların meslektaşlarımızı açık birer hedef haline getirmesinden endişe duyuyoruz. Bu kurumun kendi etik ilkelerine bile aykırıdır.”

Gerçekten Anadolu Ajansı’nın yabancı gazetecilerin fotoğraflarını böylesi bir notla abonelerine geçmesi üzücü. Eylemlerde “yabancı parmağı” arayan bazı gazetelerin “Zello örgütü” senaryoları ve aylar önce oynanan bir tiyatro oyununu protesto eylemlerinin provası olarak sunması kadar da yadırgatıcı…

 

Okurdan kısa kısa:

Nezih Akkutay: Sporda (17 Haziran) “Babasının oğlu” başlıklı haberde, Kadlec’in 2008’de Heynckes tarafından keşfedilip Leverkusen’e transfer edildiği belirtiliyor. 2008’de ne Heynckes ne de Kadlec, Leverkusen’de görev yaptı. Kadlec, Leverkusen’e 1.1.2009’da transfer oldu. Heynckes, Leverkusen’de 2009 haziranda işbaşı yaptı. Yani Kadlec’ten altı ay sonra.

Hüseyin Mehdipur: Bazı haberleriniz çok küçük puntolarla ve silik olarak yazılıyor. Bizim gibi yaşlı, gözleri iyi görmeyen okurlarınızı da düşünün.

Yavuz Güçtürk / Yağmur Akgün: 15 Haziran’da web sitenizde yer alan “İşte Fethiye’deki Uyanık Turist Kadınlar” haberinde çarpıtma var. Kaldıkları otele para vermek yerine günde altı saat çalışarak tatil yapmanın adı niye uyanıklık olsun? Bild, Krone veya The Sun kendi ülkelerindeki Türk work&travelcılar için bunu yapsa, onu da “Türk düşmanlığı” diye haber yaparsınız.

Özlem Kuru: 12 Haziran’da Ankara Eki’nizin birinci sayfasını Altındağ Belediyesi’nin reklamı kaplamıştı. Ama en altta küçücük bir “Bu bir ilandır” yazısı olsa da sayfanın tamamı haber gibi düzenlenmişti. Firmaların reklamı olduğunda hemen anlaşılıyor ama bu insanı yanıltıyordu. Malum yakında yerel seçimler geliyor. Umarım parayı bastıran böyle “haber” olmaz.

Kartal Tekin: 20 Haziran’da Bursa Eki’nde “Yalovaspor’a Kamerun’dan çifte transfer” haberi çıktı. Transferleri anlatan bu haberde Teknik Direktör olarak adımın hiç yazılmamasından rahatsız oldum. Umarım kasıtlı değildir. 

FARUK BİLDİRİCİ / HÜRRİYET / 24 HAZİRAN 2013


 
MATKAP SESİ ALTINDA MUAYENE
KABATAŞ'TAKİ İKİ TWEETİN ÖNEMİ
BAYRAKTAR'IN YATIRIMI VE GAZETECİLİK
GAZETENİN İTİBARI REKLAMIN FİYATI
"KARŞIT GÖRÜŞ" NE DEMEK?
TACİZ HABERİNDE EROTİK ÇAĞRIŞIM
HARDDİSKTEKİ KAYITLAR
ARAP KADIN TURİSTE AYRIMCILIK
ÖRTÜLÜ REKLAMLARA TAKİP
ÖYKÜSÜNÜ ANLATAMAYAN HABER
ŞÜPHECİ EDİTÖRLÜK
HAYALİ MİYDİ?
TELEKULAK HABERCİLİĞİ
İNTİHAR HABERLERİNE SON
SADECE HABERLER SORULUYORSA
"VIP TORPİLLER" HABERİ
"YİNE" DİYORSAK EĞER
GAZETECİLİĞİN YENİ SINAVI
VOLKAN İLE MADENCİLER KIYASLANABİLİR Mİ?
HESABI VALİLİK ÖDEMEMİŞ
ERMENEK'TE ENGELLENEN GAZETECİLİK
PEŞMERGENİN HESABI KAPANDI
İKİ OLUMLU GELİŞME
LANSMAN GAZETECİLİĞİ
O SÖYLEŞİDE NE OLDU?
HACK'LENMİŞ FOTOĞRAF FETİŞİZMİ
NEDEN "İSLAM DEVLETİ" DEMİYORUZ?
GÜVENİLİRLİĞİ REKLAMA TAHVİL ETMEK
NEDEN HÂLÂ GİZLİYORUZ?
EŞ DOST GAZETECİLİĞİ
MAHREMİYETE ALENİ SALDIRI
"MUHTAR BİLE OLAMAZ"DI
ÖZÜR DİLİYORUM
ÇAĞRIYA UYDUM
GAZETECİYE REVA GÖRÜLEN
NEDEN TEŞHİR ETMİYORUZ?
SAHUR DAYAĞI VE HÜRRİYET
TEKZİP VE ADALET DUYGUSU
TAKIR TUKUR HABERLER
GÜL'ÜN YENİ ADRESİ
OTOBÜS FİRMALARINA KORUMA
HAYAT BİZDEN İLERDEYSE
SPOR MEDYASINA ÇAĞRI
BASIN TOPLANTISINDA ROL DEĞİŞİMİ
İŞ KAZALARININ SORUMLULARI
UÇAKTAKİ GAZETECİLER
TEKME FOTOĞRAFININ SAHİBİ
YA MEDYANIN SORUMLULUĞU?
MAĞDURUN YANINDA OLMALIYIZ
BOŞANDIM, DÜĞÜN HABERİMİ SİLİN
MAHKEME KARARIYLA SANSÜR
İHTAR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE
TÜRKİYE'NİN KESEB'TEKİ ROLÜ NE?
KAMU YARARI YA DA ORTAK ÇIKAR
ÇOCUĞU KİM VURDU?
TEMAS VE MESAFE MESLEĞİ
İNTERNET MEDYASINA YARGISIZ İNFAZ
FIKRA ÜZERSE
DİJİTAL ARŞİVDE DÜZELTME KILAVUZU
FACEBOOK FOTOĞRAFLARI
LEZZETE KEFİL OLUNURSA
ADALET DUYGUSU EKSİKLİĞİ
FENERBAHÇELİLERİN ÜZÜNTÜSÜ
TIR VAKASINDA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
GİZLİ KAYITLARDA ÇİFTE STANDART
PERDELEME NEREDE?
ÖLÜMÜN FOTOĞRAFI
OKURUN RUHUNU YAKALAMAK
BU BAKAN BAŞKA BAKAN
ÇEK DEFTERİ GAZETECİLİĞİ
HÜRRİYET'TE "SEYİRCİSİZ MAÇ" OLMAYACAK
ESRARENGİZ YARATIK KOMİKLİĞİ
GAZETECİLİĞİN KUTSALI
YANLIŞIN ÜZERİNİ ÖRTMEK
YAYIMLANMAYAN SÖYLEŞİNİN ÖYKÜSÜ
KADIN ÇIPLAKLIĞINDAN KORKMAK
RESTORASYON UZMANI HUKUKÇU
OKURA SAYGI ÇAĞRISI
SABAH OKURLARININ BİLME HAKKI
NEFRET SUÇUNDA YANLIŞ
ERMAN TOROĞLU VE REKLAMLAR
CİNAYETE GEREKÇE YAZILIRSA
LSD İLAÇ OLAMAZ
ÇAKAR'IN SÖZLERİ ÇARPITILMIŞ
DOLANDIRILAN KADIN OLUNCA
MANŞETLERE KİM KARAR VERİR?
KALAŞNİKOFLU FOTOĞRAFIN ÖYKÜSÜ
ÜNLÜLERİ YAFTALAMAK MI?
İZİNSİZ KAYIT ETİK DIŞI
MAHKEME NE DERSE DESİN
KARAKTER SUİKASTİ
İDDİANAMEYLE GELEN TEKZİP
ATALAY HAKLI MIYDI?
GAZETECİNİN VELİNİMETİ OKURUDUR
ÖLÜMCÜL BİR MESLEKİ HASTALIK
GEZİ'Yİ İLANLARDAN OKURSAK
GEZİ'DEN MEDYAYA DERSLER
SOSYAL MEDYAYA ALKIŞLAR
İKİLİ FOTOĞRAF KOMİKLİĞİ
SANSÜR NEYE YARADI?
<<< <
1 - 2 - 3 - 4 - 5
> >>>


© Tüm Hakları Saklıdır. 2019   |   fbildirici@hurriyet.com.tr